çok yoğun düzeyde eklembacaklı hayvan fobim var. yaş 31 ama doğuştan beri var. sırf bu yüzden askerliği bile kış aylarına denk getirmeye çalışıyorum. bu duyuruyu açma sebebimse, harry potter serisine başlamak istiyorum ama örümcek sahneleri yüzünden başlayamıyorum. bunun bi tedavisi veya rahatlatıcı
çok yoğun düzeyde eklembacaklı hayvan fobim var. yaş 31 ama doğuştan beri var. sırf bu yüzden askerliği bile kış aylarına denk getirmeye çalışıyorum. bu duyuruyu açma sebebimse, harry potter serisine başlamak istiyorum ama örümcek sahneleri yüzünden başlayamıyorum. bunun bi tedavisi veya rahatlatıcı ilacı vs. yok mu
0
isimsiz uye (27.09.26)
var tabii ki de buradan ilaç önerecek ya da terapi yapacak değiliz haliyle. sizin ilacınız psikiyatri uzmanında (swh), geçmiş olsun.
-1
lil siztah
(27.09.26)
Fobilerin tedavisi var.
+3
rock n roll
(27.09.26)
Eklembacaklılar bizden daha dünyalı. 420 milyon yıldır burdalar. Onlara büyük saygı duyuyorum. Dünyamızın yerlisi onlar. Biz birkaç yüzbin yıldır varız, yani sonradan dünyaya geldik.
Bunu bilmen lazım. Belki onlarda senden korkuyordur kim bilir?
Araknofobin var. Yüzleşerek üstesinden gelirsin. Sıkma canını.
Yillar gecse de sizi hala cok üzen ünlü bir kisinin olümü var mi?
kullaniciadinizkullaniciadimdir
Benim icin bir tek Tarik Akan var. 16 eylul de tam 10 yil oldu gideli 66 yasindaydi. Daha dun gibi hatirliyorum olümünu inanilmaz uzulmustum. Bu aralar Kocum Benim dizisini izliyorum hep, hala daha uzuluyorum aklima geldikce. Onun kusagindan 70 ler kusagindan bile degilim dogmamistim o zamanlar bile
Benim icin bir tek Tarik Akan var. 16 eylul de tam 10 yil oldu gideli 66 yasindaydi. Daha dun gibi hatirliyorum olümünu inanilmaz uzulmustum. Bu aralar Kocum Benim dizisini izliyorum hep, hala daha uzuluyorum aklima geldikce. Onun kusagindan 70 ler kusagindan bile degilim dogmamistim o zamanlar bile ama nedense hala beni etkiliyor olumu. Nihat Genc cok guzel tarif etmisti kendisini uzun boylu cok yakisikli yemyesil gozleriyle cok guzel gulen siyasi ve toplumdaki durusuyla adam gibi adamdi diye. Sizin var mi boyle hala akliniza geldikce uzuldugunuz ünlü bir kisinin olümü?
0
kullaniciadinizkullaniciadimdir (26.09.26)
sacma sapan bir sekilde olen unlulere daha cok uzuluyorum ben galiba: (bkz: erdal tosun).
0
baldur2
(26.09.26)
Kerim Tekin ya. Şok bi ölümdü hem genç, hem imaj değişikliği, yükselen çıta, ani olması vb vb...
0
msb
(26.09.26)
Defne Joy Foster ♥️
Bir de üzerinden yıllar geçmedi çok kısa bir zaman geçti ama Ece İrtem de var. Röportajlarından kısa kesitler izledim ve gerçekten sarılmayı çok isterdim🥺
+1
rock n roll
(26.09.26)
baldur2 söyleyince hatırladım Erdal Tosun'un ölümü gerçekten üzücüydü, saçma sapan trafik kazasıyla.
ben Chester Bennington demeye gelmiştim.
0
nhk ni youkosu
(26.09.26)
james gandolfini. tony sopranoyu o kadar sevmiştim ki ölünce üzüldüm.
+1
mikahakkinen
(26.09.26)
yıllar yıllar önce yeni melek'te konser sırası beklerken tarık akan yanımdan yürüyüp geçmişti. adam yaşına rağmen inanılmaz etkileyiciydi; resmen ışık saçıyor gibi bişeydi.. allah rahmet eylesin. ünlülerden çok üzüldüğüm birisi aklıma gelmedi. camia ünlüsü olarak barkın bayoğlu'na günlerce ağlamıştım. aklıma geldikçe hala içim sızlar.
edit: ronnie james dio, tr konserinden hemen önce ölmüştü. bilet elimde, çok fena içimde kalmıştı onu canlı dinleyememek.
0
lil siztah
(26.09.26)
Gökhan Semiz, Kerim Tekin, Yavuz Çetin. Ölümlerine çok üzülmüştüm hala da üzülüyorum.
0
kizil karga
(26.09.26)
Kesinlikle Müslüm Gürses. çok değerli bir kalp, çok değerli bir ses.
0
acabakimdimbenbilemedim
(26.09.26)
barış manço vefat ettiğinde çok üzülmüştüm. harun kolçak, ajlan, ilhan şeşen, hüner coşkuner, zeki müren, banu ve akrep nalan hala şarkılarını dinlerken üzülürüm. sevdiğim sanatçılardı...
+1
exlibris
(27.09.26)
Gökhan Semiz, Müslüm Gürses, Amy Winehouse.
0
pro9it9is9
(27.09.26)
baris manco, baris akarsu, robin williams
0
antikadimag
(27.09.26)
onno tunç ve uzay heparı, ikisi de müzikal manada çok sevdiğim ve değer verdiğim insanlar. bence çok erken oldu. enteresan olan bi başka şey ise bu kadar başarılı insanların birisi trafik kazasında, diğeri uçak kazasında öldü.
ikisi de şu an yaşasaydı, türk pop müziği çok farklı bir noktaya gidecekti, aynen olması gerektiği gibi. keko repler, 4 akorluk şarkılar olmayacaktı.
0
omer460
(27.09.26)
Barış manço ya üzüldüm ama öyle ağlamalı falan olmadım kimse için
0
basond
(27.09.26)
Kazım Koyuncu.
0
auroraaurora
(27.09.26)
Harun Kolçak, Barış Akarsu, Defne Joy Foster
0
mor oje
(27.09.26)
Barış Akarsu ve Kıvırcık Ali üzmüştü öğrendiğimizde.
0
biravekahve
(27.09.26)
Uzay hepari
0
cccbehzatccc
(27.09.26)
Gerçekten böyle her hafta aklıma gelen, hala podcastini dinlediğim, yaptıklarını tekrar tekrar izlediğim kişi Norm Macdonald.
0
logisticsmanager
(27.09.26)
Umberto Eco 19 şubat 2016 o günü hatırlıyorum duyduğum anda çok üzülmüştüm , kitaplarının türkçeye çevirilenlerinin çoğunu okudum . hala aklıma gelir yaşasaydı daha çok yazsaydı diye boğazım düğümlenir . kendime çok yakın hissettiğim bir insandı.
0
devilone
(28.09.26)
Beni çok üzen ölemeyişler var. Bir türlü ölmeyen, ölmeye ayak direyen, ölünce bayram edeceklerim var.
0
thracia
(28.09.26)
yerli baris manco yabanci MJ.. ikisinde de bi gozum sulanmistir.
0
cooperr
(28.09.26)
baris akarsu ümit yilbar kazim koyuncu nick drake mustafa koc suna kirac (ölümünden cok hastaligi)
cok üzmüyor ama ah be dedirtiyor.
-1
Purple life
(28.09.26)
mark lanegan...
en çok mark'ın ölümüne üzüldüm. chris cornell'a ve tom petty'e de üzülmüştüm ama mark aşırı koydu.
--------
ha bir de jules bianchi.
çok sağlam pilottu. leclerc falan yanında halt etmiş.
kazasını izledim.
antoine hubertin kazayı da izledim.
o da çok kötü öldü.
0
rain when i die
(29.09.26)
Emre Gönlüşen. Çok çok üzülmüştüm.
0
kumandanim
(29.09.26)
Barış Akarsu-- hala dinleyemiyorum Kazım koyuncu -- türküleri dinliyorum ama işte gidiyorum albumunu dinleyemiyorum.
0
kuzey li
(29.09.26)
bu arada mesela şu abilerimiz braşovlu bir senfonik metal grubu. www.youtube.com
bunların 94'lü robert cotoros diye bir ritm gitarist / back vokali varmış (şarkı sonundaki brutal vokaller ona ait). eleman covid sebepli ölmüş.
grubun konserine gitmiştim robert öldükten çok sonra. ben normal şekilde ayrıldı zannediyordum. geçmişi inceledim ağladım.
-------
replikasın solisti gökçe akçelik'in ölümüne de çok üzüldüm.
Kardeşimin düğünü şehir dışında ve perşembeden geldik cumartesi düğün olacak. Eşim bavulları yerleştirirken benim bavulu unutmuş. Elbisem, ayakkabım, çantam, iç çamaşırı pijamaya kadar şu an hiç bir şeyim yok yani tamamen sıfırım. Eşimin pijamasıyla uyudum bugün tüm gece ağlamaktan uyuyamadım. Eşim
Kardeşimin düğünü şehir dışında ve perşembeden geldik cumartesi düğün olacak. Eşim bavulları yerleştirirken benim bavulu unutmuş. Elbisem, ayakkabım, çantam, iç çamaşırı pijamaya kadar şu an hiç bir şeyim yok yani tamamen sıfırım. Eşimin pijamasıyla uyudum bugün tüm gece ağlamaktan uyuyamadım. Eşim geri dönüp almayı teklif etti ama git gel 12 saat sürüyor diye istemedim.
Abartıyorsun tekrar alırız elbise diyor. 1 gün içinde her şeyi tekrar alıp tadilat yaptırıp nasıl yetişeceğim ayrıca bir sürü para verdim boşa gitti onbinlerce yani. Hamilesin diye hormonlardan bu kadar abarttın diyor. Tüm gece ağlamakta haklı değil miyim? Kendisi unuttuğu için suçu benim hormonlarıma atıyor gibi hissediyorum.
📊 Sizce?
Bu anket sona erdi. 80 oy kullanıldı.
-9
Gradient_tabanlı_mor (25.09.26)
tanımadan söylemek bize düşmez ama anlattığınız olay dahilinde kocanız haklı. hormonal durumları olayın boyutunu arttırmış gibi. nasip deyip devam edin. üzücüden ziyade can sıkıcı, sinir bozucu.
adam telafi etmek için gidip alayım bile demiş. bir günü yolda geçecek. o bir günde yenisi de alınır. ama iki seçeneği de sunmuş size. daha napsın.
bir dahakine unutma demekten başka bir şey denemez bu saatten sonra.
+2
biseysorcaktim
(25.09.26)
Evinizin anahtari kimsede yok mu. Otobuse versin
+5
üğpoıuy
(25.09.26)
@üğpoıuy, yok maalesef:( Çilingirle açtıralım dedik ama yakın arkadaşlarımız şehir dışında hep
-1
🌸Gradient_tabanlı_mor
(25.09.26)
Eşinizin anası babası kardeşi vs. Baksa eve girip diyecektim,herhalde onlar da müsait değil sanırım.sizin akrabalar zaten düğünde,arkadaşlarınız da şehir dışında diyorsunuz. Zor olsa da nasip deyin artık.ama küsüp de gözükmeyeyim resim video çekilmeyeyim falan demeyin sakın.emin olun ilerde gülüp geçeceğiniz hoş anılara dönüşecek bunlar.ortalama rahat edeceğiniz bir kıyafet seçip alıp devam edin sadece
+1
denizciman
(25.09.26)
Elbiseye ne kadar para verdiğime göre değişir. yol masrafından pahalıysa gitsin alsın, değilse senisini alayım.
Üzülmekten ziyade üzerdim, burnundan getirirdim insan valizi nasıl unutur?
-7
kuzey li
(25.09.26)
Valiziniz kaybolmamış sonuçta, evde kalmış. O abiyeyi başka bir davete giyersiniz. Gidip kendinize güzel 3-5 parça kıyafet alın. Bir de tatlı yiyin keyfiniz yerine gelsin.
+10
anaphylacticshock
(25.09.26)
dünyanın sonu değil. bi seçim yapın yenisi mi alınacak yoksa geri gidip elbise mi alınacak diye. bence yenisini alın ama siz bilirsiniz. üzülüp dövünmenin alemi yok artık
0
jelly bear
(25.09.26)
uçakla gitsin gelsin eşiniz bence.
0
art cat chocolate
(25.09.26)
Maalesef böyle şeyleri ben de çok büyük yaşarım, başıma gelse öfkeden delirirdim herhalde.
Ama artık yapacak bir şey yok, gidin güzel bir alışveriş yapın evdeki de başka bir zaman kullanılmak üzere kalsın. Hem kendinizi hem etrafınızdakileri strese sokmayın, yakınınız için özel bir zamanda böyle dertlerle bunalmaya ve bunaltmaya gerek yok.
Geçmiş olsun.
0
mutekebbir
(25.09.26)
Bana her şey olmuyor bunun tadilatı da yetişmez ben kocamı yollardım herhalde. Adam gitmek istemezse de haklı. Ama kocama da güvenmez kendi bavulumu teyit ederdim.
0
kestane gürgen palamut
(25.09.26)
uçak veya arabayla, kaç saat sürerse sürsün gitsin alsın. kardeşinizin düğünüymüş, özenle o elbiseyi seçip hazırlatmışsınızdır. başka bir akraba olsa neyse...
hamile halinizle aldığınız kıyafeti başka zaman giyemezsiniz. ek tadilat gerekir. belki normalde zevkinize çok uymayan ama hamileliğinize uygun diye aldığınız bir elbisedir. hem doğum süreci ve sonrası kişiliğiniz ve zevkleriniz bile değişebilir. insan zaten o elbiseyi gördükçe sinirlenir giymek istemez.
her şeyi tekrar almaya çalışmak 20 binden aşağı tutmaz zaten. hatta belki daha fazla, sizin maddi durumunuza göre yani bilemem. vakit de yok, 1 günde ne alacaksınız, nasıl tadilat yapılacak? imkansız.
ben olsam ben de çok sinirlenirdim ve üzüntüden değil sinirden ağlardım :d hamilesiniz bir de yani çok haklısınız bence.
0
art cat chocolate
(25.09.26)
Adam unutmuş tamam ama telafi etmeyi tekli etmiş, kabul etmemişsiniz. sizin için tek çözüm kocanızın zamanda geri gitmesi mi nedir :) Nasıl çözsün adam :)
+10
kumandanim
(25.09.26)
kocaniz esseklik etmis, esim bavullari yerlestirirken benim bavulumu da koydu mu diye teyit etmem valla, o kadar da guvenemeyeceksek her isini kontrol edeceksem ne alaka yani. yani uzulurdum ama yasinizi bilemiyorum, sunu da unutmamak lazim, hakkaten ilerde kim ne giymis, resimde nasil cikmis bi anlami olmuyor, orada gecirdigimiz vakit ve sevdiklerimizle anilarimiz bize baki kaliyor, sonra insan kendini uzuyor neden tadini cikarmadim, hem kendimin hem etrafimdakilerin burnundan getirdim diye. hayatta sagliktan baska her seye care var. cok takilmamaya calisin. tum gece aglamakta hakli degil miyim demissiniz, yani bunun hakli olup olmakla alakasi yok hocam, deger mi diye dusuneceksiniz, dunya donmeye devam ediyor - dunyamin durmasina sebep olacak baska olaylar yasadim kendi adima, tum bir gece agladiginiza kendinizi hirpaladiginiza bir elbise icin deger mi, bence soru bu. bana degmez gibi geldi.
+5
kassiopeia
(25.09.26)
Gece boyu ağlamakta haksızsınız . Aile içinde olan geçici bir zaman sonra önemi olmayacak bir meseleyi buraya yansıtmakta normal değil . Burada kocanıza söylenen kimi olumsuz sözleri onaylayıp tik atmakta hiç normal değil. Referandum anket oluşturmakta hiç normal değil .
Eşiniz haklı. bir yerden sonra abartmışsınız. Dünyevi çoğu işler böylece aklımızı esir alıyor .
0
diyecevaplandı
(25.09.26)
o valiz gidip alınmazsa o kocanın yıllarca çekeceği laf tahmin edilemez. çok yanlış bir tercih. o valiz gidip alınıp gelinmeli.
+3
mikahakkinen
(25.09.26)
Canınızı sıkmayın, sağlık olsun; gerisi hallolur. Şimdi işin oluruna bakmak lazım. Gidip alması, şu aşamada teklif edebileceği tek şeydi; onu da siz kabul etmemişsiniz. Ben olsam, bunu güzel bir alışveriş fırsatı olarak değerlendirir, eşime güzel bir fatura çıkarırdım.
+4
lil siztah
(25.09.26)
Kiyafetin basina bi sey gelmemis. Baska yere giyersin artik. Tadilat gerekmeyecek bir seyler arardim. Illa bulunur. Bilemedim ben cok da onemsemedigim icin boyle bakardim. Ama aglamak falan abarti olmus. Bi ölene care yok derler ya oyle aslinda. Ne kendini ne esini uz bence
0
Kittie
(25.09.26)
Ben karimin esyalarini unutsam gider alir gelirim ya da bir sekilde organize eder getirtirim.
Uzulmekte ziyadrsiyle haklisiniz, ama madem bu kadar uzuluyorsunuz adamin gidip alayim teklifini geri cevirmeyecektiniz. Ama tabii yeterince icten teklif etmedigini dusunup reddetmiste olabilirsiniz.
Neyse, yine de butun gece aglamak biraz fazla bir duygusal tepki olmus, bavul unutuldu, esinizi gondermediniz, ne yapacaginizi dusunup onunuze bakmaniz gerekir. Es zamanli biraz uzulmeye devam edersiniz, bundan bes on yil sonra bu da boyle bir aniydi diye ese dosta anlatirsiniz.
+1
lumpen proletarian
(25.09.26)
Ben olsam önce eşimin bavulunu koyardım. Çünkü eşim hamile ve onun konforu benim için öncelikli olmalı.
Hamile bir insanın kıyafet bulması onu tadilat yaptırması zahmetli işler. Kıyafetle düğün boyunca rahat etmesi lazım, sıkmayacak, fazla bol olmayacak. Sonra ayakkabı meselesi de var. Hamile bir insanın ayakkabı bulabilmesi de kolay değil. Ayağın şişer, ayak bileklerin şişer ona göre ayakkabı bulacaksın, çok yüksek topuklu ve çok alçak topuklu giyemezsin, kıyafetine de uyduracaksın. İç çamaşırın hamilelere göre olacak falan. Gerçekten zor işler, şimdi alışveriş yapmak istesen yorulmadan bu işi halletmen lazım.
Bu arada eşine de kızma o da belki gerçekten boş bulundu, aklına gelmedi. Ama erkekler de bazen hatalarını kabul etmek yerine yok hamilelik hormonları yok regl mi olacaksın, ruh halin değişken diyebiliyorlar buna da gerek yok.
+1
rock n roll
(25.09.26)
@ mikahakkinen +1
+1
Mirket
(25.09.26)
İnsanlık halidir. Olabilir. Ben geçen düğünde kim ne giydi hatırlamıyorum bile. Ama kim geldiyse onu hatırlarım. Sima ve varlığınızla orada bulunmanız yeterlidir. Kocanızı geri yollamamanız takdire şayan. Çünkü dünyanın binbir türlü hali var.
+2
Leonardo~Da~Vinci
(25.09.26)
Ay hallettik çok şükür bir çilingir kapıcı eşliğinde girecek otogara bırakacak ücreti mukabilinde :)))
+2
🌸Gradient_tabanlı_mor
(25.09.26)
derdini seveyim butonu olsaydı da bassaydık keşke. kolayca halledilebilecek bir şey sonuçta bu kadar büyütmeye gerek yok. nitekim halletmişsiniz de
neyse allah başka dert vermesin.
+4
gercekdunya
(25.09.26)
dert var.. dert var.. başka türlü dertleriniz olmasın. ölümlü dünya kıyafet işte altı üstü. çözmüşsünüz neyse ki ama her insan hata yapar. kızarsın geçer biter. bkz. şemsiye ancak kızmanı yetmemiş tüm gece ağlamışsınız o da yetmemiş kızgınlığına bir de gelip forumlarda başlık açmışınız. umarım cocuk doğduğunda adamın hatası hiç olmaz böyle sıfır hata gezer yanınızda.
0
denizmaniaherif
(25.09.26)
Esim bavullari yerlestirirlen benimkini unutmus ne demek?
Mesela 3 valiz kapinin önüne geldi ve 2sini aldi sizinkini mi birakti. Yoksa siz valizi yatak odasinda biraktiniz ve o asagiya indirir nasilsa mi dediniz? Bu iki olay baya farkli. Ikinci gibi bir sey varsa siz haksizsiniz sonucta cocuk degilsiniz esiniz de hamilesiniz diye usaginiz degil. Ama birinci gibi bir durum varsa ben gönderirdim valla eve fkfkf
Sorun oldugunda sorunu kücümsemegi de hic anlamiyorum. Cözüm bulmak yerine sorunu yok saymaya calisiyor.
+1
Purple life
(25.09.26)
bence o kadar çok sinirlenin ki, hem kocanıza hem de kendinize düğünü zehir edin. ne demek sizin bavulunuzu unutmak? ben sinirlendim burada adama. boşasanız yeridir. kardeşiniz kaç kere evlenecek? oldu olacak kendini de unutsaydı adam. derhal binsin arabaya bavulu alsın gelsin. 12 saat gitsin gelsin. akılsız başın cezası. zaten ayağınızın altında dolaşsa sizi daha çok sinir edecek. ortalıkta fazlalık da yaratmamış olur. bu arada, siz yine de işinizi şansa bırakmayın, gidin kendinize kıyafet alın düğünde giyecek. sizin bavulunuzu bir kere unutan adam, bir kere daha unutabilir. eğer bu seferde de unutursa, kesin boşayın.
0
co2s2
(25.09.26)
koca haksız, ayrıca kalpsiz ve hödük.
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(25.09.26)
Çözüldüğüne samimiyetle çok sevindim. İyi eğlenceler. Abi de vicdan azabından kurtulmuştur ( samimi söylüyorum, kinaye yok )
+2
kumandanim
(25.09.26)
adamin yerinde olsam gidip bavulu alir gelirim. cunku bu tarz hatalar evliliklerde tekrar onune konur, kacarin yok geberene kadar bununla ugrasacagima bir gece uykusuz kalir cozerim. ustune bir de hanim hamile, abbbooovv diyorum :D
+2
cooperr
(25.09.26)
Ömür törpüsüsün.
0
anon1m
(25.09.26)
Benim eşim yapsa parçalar, o bavulu getirttiririm. :) Kadınlar için 1 günde bavul düzmek çok zor bence, kolaylıklar diliyorum, eşinizle de bol sabır
-2
cccbehzatccc
(25.09.26)
çözülmüş konu hayırlı olsun iyi eğlenceler dilerim öncelikle, ancak kocanız istemeden hata yapmış telafi etmek de istemiş siz olmaz demişsiniz sonra sabaha kadar ağladım vs demişsiniz adamın neler yaşadığını düşündünüz mü peki? Hatasını bu şekilde gözüne sokup gözyaşı döküp aman çözmeni istemem demeniz olayı nereye getiriyor? yani ne olsun istediniz acaba adam ışınlansın mı? özetle hata yapan kocanıza çok acımasızca hatası yüzünden acı çektirmişsiniz sonra haksız mıyım diye bize soruyorsunuz. haksızsınız.
0
basond
(25.09.26)
@basond, kocam üzülsün acı çeksin diye ağladığımı mı düşündün :D sadece kendi üzüntümden dolayı ağladım tabi ki. Tutamadım kendimi yani. Ama gitmesini de istemedim 12 saat çok geldi. @purple life, benim bavul yatak odasında kalmış diğerleri koridordaydı o yüzden unutmuş ama benim bavulumu da görmüştü daha önce yani haberi vardı unutmasa alırdı :/ @kumandanim, teşekkürler :) benden çok o sevindi zaten hallolmasına
0
🌸Gradient_tabanlı_mor
(25.09.26)
Hadi geçmiş olsun, bir şekilde hallolmuş işiniz...
Friends dizisinin bir bölümü var. Arkadaşı phobe'nin düğününde nikahını kıyacak olan joey türlü aksaklıklardan ötürü kıyafetini getiremiyor. Otelin hediyelik eşya dükkanından aldığı şort ve tişörtle düğünde gitmek zorunda kalıyordu.
Sizin için de bu aksaklığın ileride komik bir hatıra olarak kalması gerekirdi aslında. Hayatta aksaklıklar olur. Rabbim ciddi dertler vermesin. Bazen gülüp geçmeyi öğrenmek lazım. İleride fotolara bakılır ve "ahahah, gradient da elbisesini unutmuştu, di mi?" denirdi en fazla...
Hayatı kendinize zorlaştırmayın, zaten yeterince zor. Gözyaşlarınıza değmez yani...
Neyse, sorunun bir şekilde üstesinden gelinmiş. Gençlere mutluluklar...
+2
dilemma of subscribtionability
(26.09.26)
başka derdiniz mi yok gerçekten ya. gider güzelce yeni alışveriş yapardım, daha keyifli.
0
deartheodosia
(26.09.26)
@gradient bacim sen kendi valizimi takip etmemissin Fkfkfkf sorry ama adama kizamayiz
0
Purple life
(26.09.26)
ne güzel işte bu vesileyle alışveriş yapın bol bol :)
Bu konuda takıntılı insanları sıkıcı bulur musunuz?Düzenli egzersiz yapan, uyku saati belli olan, yiyecek ve içeceklerini kendi hazırlayan, yediklerinde ve içtiklerinde miktarına dikkat eden ve bu konularda taviz vermeyen. Sizce bu insanlar yorucu mu?
Bu konuda takıntılı insanları sıkıcı bulur musunuz?
Düzenli egzersiz yapan, uyku saati belli olan, yiyecek ve içeceklerini kendi hazırlayan, yediklerinde ve içtiklerinde miktarına dikkat eden ve bu konularda taviz vermeyen. Sizce bu insanlar yorucu mu?
0
rock n roll (22.09.26)
gözüme sokup bana dayatmadıkları sürece ve benim ne yaptığıma karışmadıkları sürece umrumda değil :d
böyle biriyle sevgili olmak çok zor olur benim için. sağlıklı yaşama tepki olarak doğmuşum
+3
art cat chocolate
(22.09.26)
hiç kolay değil, irade ve disiplinlerine saygı duyarım. Kendim de bu kadar iradeli olmak isterdim.
Profesyonel sporcu değilsen sporun ve sağlıklı yaşamın hayatın akışına sekte vurmaması gerektiği kanaatindeyim. Arada alkol, tatlı falan tarzı durumlara uyum sağlayamıyorsan hayat da biraz zehir oluyor sanki. Esnek bir sağlıklı yaşam takıntısı kıvamında sanki
+2
kojonotsuki
(22.09.26)
pasta yerim diye dogum gunune gitmiyorsa kafayi yemistir mesela. onun haricinde sorun yok.
+1
baldur2
(22.09.26)
ben de boyle bir insan oldugumdan bulmam. fakat ara ara kacamak da yaparim. zihin sagligi, hayattan zevk alma ve sosyal iliskilerin saglikli olmasi icin ayda bir de olsa buna ihtiyac duyuyorum.
+1
Sour
(22.09.26)
Bu kadar dikkatli insanlarla uzun süreli ilişki sürdüremiyorum birbirimize ayak uyduramadığımız için. Ama içten içe hep kıskanırım bu iradeyi, yorucu bulmam gittiği yere kadar saygı da duyarım ama ben bu kadar çizgileri olan biri olmadığım için ilerleyemiyoruz.
+1
mutekebbir
(22.09.26)
bu yaptıkları benim hayatımı etkilemiyorsa, ne mutlu onlara...
+1
co2s2
(22.09.26)
bazilari "uzun yasamak" adina hic yasamiyor. onlardan tiksiniyorum.
hani tum gunleri spor, diyet, spor hakkinda muhabbet, spor icin diyet. baska hicbir sey yok. herhangi bir konuda sohbet etmeye calisinca konu saglikli yasama donuyor.
bunun disinda ve bana karismadiklari surece saygi duyarim
0
aguen
(23.09.26)
Takdir ederim.
+1
kumandanim
(23.09.26)
aguen çok sinirlenmiş 😂
0
🌸rock n roll
(23.09.26)
Bana müdahale etmiyorsa sorun etmem ben. Kim nasıl mutluysa öyle. Ama evde falan sürekli birlikte zaman geçirdiğim biriyse ve yemek konusunda kendinden hiç taviz vermiyorsa bu durum sıkıcı olabilirdi.
sizce de çok anileşmedi mi? ılık veya hafif serin havaları yaşayamadan direkt çok sıcak veya çok soğuğa geçiş yaşanıyor. bu durumdan çok mutsuzum. :( dünyanın ve mevsimlerin ayarını bozduk :(sizler ne düşünüyorsunuz?
sizce de çok anileşmedi mi? ılık veya hafif serin havaları yaşayamadan direkt çok sıcak veya çok soğuğa geçiş yaşanıyor. bu durumdan çok mutsuzum. :( dünyanın ve mevsimlerin ayarını bozduk :(
sizler ne düşünüyorsunuz?
+2
art cat chocolate (22.09.26)
Hava olayları yıldan yıla değişiyor. Bu, sırf küresel ısınma ile alakalı olmayabilir. Kimi yıllar ani mevsim geçişleri olurdu, ama şimdi sonbahar geldi diyemeyiz belki de. Haftaya belki yaz geri dönecek. başka örnek: 2020 güzüydü galiba, kasım ayında 25 dereceleri görmüştük. ama bu her sene tekrarlanmadı.
0
santimantal
(22.09.26)
Katılıyorum sana. Dün tişört giyerken, bugün mont giyerken bulabilirsin kendini.
İnsan zor bir tür, kendimize bir gelmemiz lazım artık. İnsanlar olarak acilen bozduğumuzu düzeltmek zorundayız.
0
rock n roll
(22.09.26)
Bu yıl benim için yaz mevsimi bile serin geçti. Eylül okulların açıldığı tarihte direkt kış oldu. Mont kazak giyilir gayet bugün İstanbul'da. Bence artık düzenli mevsimler sadece çocukluğumuzda yaşanmış ve mazide kalacak. Mesela dört beş yıl önce Eylül ayında hava durumu ekran görüntüsü almisim muhtemelen denize gidilecek günler için. O yıl eylülde İstanbul 32 33 derecelerdeymis. Ben de hatta artık denize eylülde giriliyor diyordum ama bu yıl o teori de çürümüş oldu.
Yaz çok sıcak olsun baharlar sakin geçsin kışın da kar yağsın. Bu düzeni gerçekten özledim.
Kitap kurtlarına, hızlı kitap okuyanlara bir soru - Betimlemeler
nundu
Sık ve hızlı kitap okuyan arkadaşlar, kitaplardaki tüm betimlemeleri anında kafanızda oluşturabiliyor musunuz? Ya da böyle bir çabanız var mı?Uzun yıllardır kaybettiğim kurgu kitap okuma alışkanlığımı yeni başladığım bir seriyle yavaş yavaş geri kazanma noktasındayım. Şimdi normalde hızlı okumayı be
Sık ve hızlı kitap okuyan arkadaşlar, kitaplardaki tüm betimlemeleri anında kafanızda oluşturabiliyor musunuz? Ya da böyle bir çabanız var mı?
Uzun yıllardır kaybettiğim kurgu kitap okuma alışkanlığımı yeni başladığım bir seriyle yavaş yavaş geri kazanma noktasındayım. Şimdi normalde hızlı okumayı becerebilen biriyim ama işin içine kompleks betimlemeler girince (büyük ve karmaşık bir alan ya da bina ya da aksiyon anında o ordan zıpladı bu şöyle yaptı gibi hareketli sahneler) kafamda hepsini canlandırmaya çalışınca çok yavaşlıyorum.
Yani normalde zihnimde detaylı bir objeyi oluşturup ona istediğim hareketi verecek kadar hayal gücüm var bu konuda bilişsel bir sıkıntım yok ama tarif edilen bir nesne, insan, yer ya da aksiyonu tam tarif edildiği gibi anlamalıyım takıntımdan dolayı uzun betimlemelerde detayları tekrar tekrar okuyup yavaşlıyorum. Kafamda ortalama bi şey canlandırıp geçmek mi daha mantıklı yoksa sinematik görüntü zihnimde tecessüm edene kadar dikkatlice okumak mı? Siz hangisini tercih ediyorsunuz? Ya da çok hızlı okusanız da anında kafanızda sahne tüm hatlarıyla canlanabiliyor mu?
0
nundu (22.09.26)
Canlandırabiliyorum hatta bazen kendim de eklemeler yapıyorum. O ortamı, orada bulunan kişileri kafamda canlandırabiliyorum. Okurken otomatik oluşuyor, dediğim gibi eklemeler de yaparım.
0
rock n roll
(22.09.26)
okumanı çok yavaşlatıyorsa bence çok takılma. çok kitap okumak daha önemli bence.
0
santimantal
(22.09.26)
Ben yapıyorum. Okuma hızını da etkilemiyor. Hatta ben çoğu zaman film sahnesi gibi canlandırıyorum kafamda ve karakterleri oynayabilecek oyuncuları da kendim koyuyorum. Buna rağmen hızımı etkilemiyor.
+1
etna
(22.09.26)
okuma hızımı baya düşürüyor evet, ama canlandiriyorum. canlandirmanizi da tavsiye ederim naçizane. yapilan araştirmalarda demans önleme de çok büyük bir faktör olduğu açıklanmıştı beyin, göz, hayal gücü koordinasyonunun.
0
sinematikcrop
(22.09.26)
Kitap okumanın güzel yanlarından biri bence böyle hayal ettiğin ortamın içinde yüzmek ve fiziken bulunduğun alandan zihinsel olarak kopmak. Evet hızımı düşürüyor ama varsın o gün beş sayfa daha az okuyayım. Keyif için okuyorum zaten.
Bitiminde fırına kek atasım geliyor, hamur açıp börek yapasım geliyor ve bir taraftan da çay demleyesim geliyor. Neden ki? Sizde durum ne?Biraz eğlence amaçlı açılmış bir duyuru, belki sonra silerim 😊
Bitiminde fırına kek atasım geliyor, hamur açıp börek yapasım geliyor ve bir taraftan da çay demleyesim geliyor. Neden ki? Sizde durum ne?
Biraz eğlence amaçlı açılmış bir duyuru, belki sonra silerim 😊
+5
rock n roll (20.09.26)
Keyif istemiştir canın? benzer şekilde mini temizlik + yemek yaptım,
+2
kisa
(20.09.26)
Yorucu birşeyin ardından nefs ödüllendirilmek istiyor, bir de temizlikten sonra insana bir keyif geliyor, mis gibi olmuş her taraf şöyle bi kutlama yapılmasın mı börekli çaylı.
Bence vücudunuz haklı, ben kekin, böreğin yanındayım.
+4
tiredofwaiting
(20.09.26)
Bende kek ve börekten yanayım, aynı şekilde tüm temizlik bitince temiz ve dingin bir şekilde mutfakta bir şeyler yapmayı çok seviyorum.
+2
sinematikcrop
(20.09.26)
Ayyyyyy iyi ki duyuru açmışsın, ben de böyleyim. Özellikle yeni temizlik yapılmış evde elmalı tarçınlı ya da havuçlu cevizli kek yapmaya bayılırım. Buram buram tarçın kokan tertemiz bir ev🫶🫶💞
+4
kullanicadi
(20.09.26)
Temizlikten sonra nasıl gücünüz kalıyor yahu? Ben sırf yemek yapmamak için önceki günden yemek ayarlayıp öyle temizlik yapıyorum :d
+5
ekimoloji
(20.09.26)
Cosmicstring 1 artı, diğer cevap yazan arkadaşlar iki artı. Cosmicstring 'e de hemen bir artı daha verir misiniz lütfen
Ekimoloji'ye de lütfen bir artı daha
Bu arada cevap yazan tüm arkadaşlara ♥️
cosmicstring
ekimoloji
+3
🌸rock n roll
(20.09.26)
Tertemiz ortamda keyif yapmanın tadı bambaşka. Ben de çok severim, canımın keyif yapmak istediği zamanlarda önce kalkar güzel bir temizlik yaparım, sonra da o an canım ne istiyorsa bir şeyler pişirip kahvemi hazırlar balkon keyfi yaparım. Evde kendimle zaman geçirmek hele de böyle temiz, sessiz ortamda en sevdiğim şeylerden biridir.
+2
mutekebbir
(20.09.26)
çocukluk yıllarından kalmış bir şartlanma gibi geldi bana belki koku hafızası. temizlik malzemeleri ardından pişen hamur kokusu ?
+1
orpheus
(21.09.26)
fight or flight devreye giriyor. hayatta kalma güdüsüne girdiğiniz için de durduramıyorsunuz kendinizi. temizliğin verdiği neşe ve rahatlama ile de karbonhidrata yöneliyorsunuz.
20 eylülde ilk evlilik yıldönümümüz olacak. Bugün de doğum günü:) Bugün için çiçek ve akşam yemeği var sadece. 20 eylülde hediye almak istiyorum. Bu yollardan geçen arkadaşların tavsiyelerini bekliyorum. Hanımlar da ne alınsa hoşuna giderdi belirtebilir mi. Teşekkür ederim
20 eylülde ilk evlilik yıldönümümüz olacak. Bugün de doğum günü:)
Bugün için çiçek ve akşam yemeği var sadece. 20 eylülde hediye almak istiyorum. Bu yollardan geçen arkadaşların tavsiyelerini bekliyorum.
Hanımlar da ne alınsa hoşuna giderdi belirtebilir mi.
Teşekkür ederim
0
Carlito Brigante (18.09.26)
Sokakta yaşayan hasta bir hayvanın tedavisini ya da kısırlaştırma ücretini üstlense çok mutlu olurdum. Dünya malı dünyada kalır, en güzeli bir yaşama dokunmak.
-8
rock n roll
(18.09.26)
bizim de 19 eylül ilk evlilik yıldönümü :)
2 gün kalmış o yüzden çoğu hediye fikri eleniyor. kalanlar:
takı en safe ama masraflısı. 2-3 günlük bi haftasonu kaçamağı tatil olabilir. kadın kişisinin seveceği şık bir ayakkabı olabilir.
gelecek yıllar için ben de duyuru yaşlılarından öneri almak isterim ama.
-1
aguen
(18.09.26)
Kacamak tatil en güzel hediye
0
mirty
(18.09.26)
takı, ayakkabı , çanta.
eşinin ne sevdiğini ve zevkini biliyorsundur zaten
0
gercekdunya
(18.09.26)
Allahin varsa taki ayakkabi çanta almazsin
Tatil en guzeli +7 guncellicem
0
üğpoıuy
(18.09.26)
Özel günleri hatırlayıp kutlamak istemeniz çok ince çok hoş. Fakat yanlış anlamayın ama hayat arkadaşınızın istek, ihtiyaç ve beğenilerini en iyi sizin bilmeniz gerekmiyor mu? :')
Benim şahsi fikrim bu tabi, takı çanta parfüm ayakkabı bunlar bana inceliksiz, üzerinde düşünülmemiş ve genelgeçer hediyeler gibi geliyor. Hele özel bir gün içinse bu hediye. Ben en çok el emeği ya da zihin mesaisi içeren hediyeleri severim mesela. Çok sevdiğim bir dostum satışı olmayan ama almayı çok istediğim bir film soundtrack cd'sini kendi imkanlarıyla yapmış ve mizahi dokunuşlar da ekleyerek çok mutlu etmişti beni geçen doğum günümde mesela. Bir başka dostum da ilişkimizi başlatan bir grubun konserine bilet almıştı. Siz de belki deneyim içeren bir şeyler bulabilirsiniz, vakit kısıtlı çünkü. Arkadaşların önerdiği gibi küçük bir tatil olabilir, konser ya da festival olabilir, katılmak istediği bir workshop kurs falan varsa o olabilir hem eşlik de edebilirsiniz. Sembolik maddi bir şey alıp (parfüm takı vs) ekstra olarak manevi bir dokunuş da yapabilirsiniz. İlişkinizle ya da birbirinizle ilgili bir quiz night ya da shot game gibi (böyle şeyler sever misiniz çift olarak bilmiyorum ama oyun oynamayı seven çift arkadaşlarım hemen her şeyden bir oyun çıkarıp çok keyifli vakit geçiriyorlar mesela) Aklıma bunlar geldi :)
+3
starbuck
(18.09.26)
Mücevher
-1
Purple life
(18.09.26)
valla ben takı vs. gibi genel hediyeleri de gayet seviyorum. :d yalnız benim zevkime uyacak bir şey olması lazım. belki de eşinizin instagram'da takip ettiği hesaplara bakıp oralardan beğendiği ürünler varsa onları alabilirsiniz
+1
art cat chocolate
(18.09.26)
Deneyim +1 Sacred house'da bir haftasonu geçirecek olsam sevinçten hüngür hüngür ağlayabilirdim. Dante'nin ilahi komedya'sından esinlenilerek cennet ve cehennem temasında tasarlanmış bi otel, özellikle o kanlı yeraltı havuzu aşırı ilgimi çekiyor. Ama hediye işi biraz kişisel de bişi işte, belki başkası ürkütücü bulur o oteli.
+1
kullanicadi
(18.09.26)
Bugün hediye yıl dönümü çiçek ve yemek daha mantıklı olurdu . Ben olsam güzel bir takı alırdım belki beyaz altın, taş! Ve twtlinyemege götürdüm. Çünkü bugün hediye bekleyeceğini düşünüyorum
0
hacirotti
(19.09.26)
Eşim bana beyaz piyano almıştı ömür boyu unutmayacağım :)
Ekşi Duyuru'nun yeni özelliği "karma"yı fark ettiniz mi?
kibritsuyu
Ekşi Duyuru'nun yeni özelliği "karma" profil sayfasına eklendi. Nick'lerin yanındaki [es] veya [i]'ye tıkladığınız zaman açılan profil sayfasında görebilir, aynı sayfadaki "kullanıcı ara" kutucuğuna istediğiniz kişinin nick'ini yazarak karma puanını görebilirsiniz.Hesaplama yöntemi basit: Herhangi b
Ekşi Duyuru'nun yeni özelliği "karma" profil sayfasına eklendi. Nick'lerin yanındaki [es] veya [i]'ye tıkladığınız zaman açılan profil sayfasında görebilir, aynı sayfadaki "kullanıcı ara" kutucuğuna istediğiniz kişinin nick'ini yazarak karma puanını görebilirsiniz.
Hesaplama yöntemi basit: Herhangi bir yerde (duyuru veya cevap) +1 oy alırsanız +1, -1 oy alırsanız -1.
Sorunun başlığını görünce " bakın mutlaka eden buluyor, yanına kâr kalmıyor" anlamında karma olarak düşündüm, rezilim 🤦
Bu karma ne anlama geliyor?
+5
rock n roll
(16.09.26)
karması artı çıkanın kapılar gıcırdıyordur
+5
messina123
(16.09.26)
Ekşi Sözlük'teki gibi bir karma puanı. Aslına bakarsanız Ekşi Duyuru'da aldığınız artı ve eksi oyların toplamı. Öyle Ekşi Sözlük'teki gibi karmaşık bir algoritması yok.
Mistik bir eden bulur mevzusu zannedilmesin diye başlığı değiştirdim 🙂
0
🌸kibritsuyu
(16.09.26)
@rock n roll +1 ben de mistik bir olay oldu zannettim :D
0
kisa
(16.09.26)
tabii ki ilk önce arbrenin karmasına baktım güldürdü
+16
jelly bear
(16.09.26)
ilerde puanlarla eksimarket üzerinden alışveriş yapabileceğiz, yaşasın!
+6
ruhlardan esinlenen karga
(16.09.26)
Buradaki artı ve aslında özellikle eksi o kadar adaletsiz ki bir manası var mıydı bunun bilemedim. Yazılandan ziyade yazana duyulan hissiyatla eksileme yapılıyor burada çünkü. Aslında böyle yazınca kişinin sayfasında bulunması daha da anlamlı göründü gözüme sanırım gerek varmış. Teşekkürler.
+4
mutekebbir
(16.09.26)
Keşke bunlarla uğraşacağınıza duyuruyu eskisi gibi nasıl aktif hale getirebiliriz onu düşünseniz. Geyik muhabbeti dışındaki şeylere cevap yok zira.
+8
katafalk2
(16.09.26)
Daha önce fark etmiştim. Bununla ilgili bir sorum var.
Kişinin kendi karmasını görmesi için başka birinin kullanıcı adının yanındaki i ya da es'ye tıkladıktan sonra adres çubuğuna adını yazması dışında daha pratik bir yöntem var mıdır? Direkt 'Ben' menüsü altındaki istatistikler sayfasına da eklenebilir bu puan mesela.
+2
himmet dayi
(16.09.26)
@katafalk2 düşünüyoruz da o iş düşünerek olmuyor. keşke düşünce gücüyle yapılabiliyor olsaydı. işte biz de özellik falan ekleyip bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. varsa bir öneriniz, şunu yapın diye, fikirlere de açığız.
@himmet dayi haklısın, bunu ileteceğim.
0
🌸kibritsuyu
(16.09.26)
sebebi neydi ki?
+1
banach
(16.09.26)
at uzvu gibi uygulama. vasat hatta özürlü eşşekleri ödüllendirirken benim bilge dahileri cezalandırır. sırf dıyuruda kankisi var, birileri belki sevişirim favorisi atıyor diye fekal madde gibi fikirlerine pozitif geri bildirim alan tiplerin sanki halihazırda kendilerini bir kazurat zannetmeleri yetmiyormuş gibi daha büyük bir öz güven artışı yaşamasına sebep olur. 2 aya negatif karmalı yazarlar silinsin demeye başlar, negatif iq'lu yazarlarla baş başa kalırsınız.
-8
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(16.09.26)
Ne işe yarıyor?
0
Kahvedesu
(16.09.26)
Bir de isimler verilsin sözlükteki gibi. " Anarşist, sempatik" gibi. Nickin üzerinde yazıyor ya.
seneler önce gugılda bir şey aratırken duyuruda ilgili cevap varsa o da ön sıralarda listeleniyordu. burayı öyle keşfetmiştim. sonra bu özellik nedense kayboldu. canlı hale gelmesi için böyle bir yerlerde duyurulmaya ihtiyacı var.
kibritsuyu
0
pide
(18.09.26)
@himmet dayi, herhangi bi duyurundaki sağ üstteki 3 çizgiye basıp "Kullanıcı Hakkında" deyince de aynı yere gidiyor.
Veya üst menüden "Benimkiler" dedikten sonra "İstatistikler" e tıkladıktan sonra da gözüküyor.
Bu arada kişi bence kendi cevabını artılayıp eksileyememeli. Eski cevaplarımdan birini artıladım, karma puanım 1 artı.
E şimdi gidip bütün cevaplarımı artılayıp karma puanı kasabilirim, O yüzden mevcut hali ile pek bir anlam ifade etmiyor. Önce bu sorunun düzeltilmesi lazım. + eskiye dönük dataların düzeltilmesi lazım.
Bu durum eskiden de sıkıntılıydı adamı -1 liyoruz tekrar 0 a çıkartıyor kendi mesela. Bu arada ben de yapmışımdır gıcık olup :D ama yorum başı en fazla 1 birim etki ediyordu kişinin kendi cevabını puanlaması, çok sorun değildi.
Fakat bu şekilde toplu gösterim yapacaksak etkisi büyük olur, önce onun çözülmesi lazım.
+2
ananiyimioguz
(18.09.26)
Bu arada evet, hayatımızda çok bir şeyi değiştirmeyecek ama padişahımız neden böyle işlerle uğraşıyor demelik de bir durum yok ya, özellik özelliktir.
Hatta @Karim iceride nin de dediği gibi bence esegin aklına karpuz kabuğu düşürmüş, tüm eksililer değil ama belli bir eksinin altında olanların duyurudan uçurulması güzel olur. Yeni hesap açsalar da saçmaladıklarında tekrar eksileriz, böylelikle duyuru biraz daha nezih bir hal alır, diğer eleştirilere uyumlu bir katkı sağlar.
Ama ben yine de yapay zekanın gelişimi ve o iyi insanların atlara binip gidişi sebebiyle buranın eski haline döneceğini sanmıyorum. Sözlük de öyle...
0
ananiyimioguz
(18.09.26)
yıllar öncesinin dharma'sı karma olarak geri mi geldi şimdi :)
nasıl bir yaz geçirdiniz tatile gittiyseniz nerelere gittiniz keşke bitmeseydi diyor musunuz
nasıl bir yaz geçirdiniz tatile gittiyseniz nerelere gittiniz keşke bitmeseydi diyor musunuz
0
alester (14.09.26)
Üzülmüyorum valla bitse de kurtulsam diyorum şu sıcaklardan.
0
Amaranta ursula
(14.09.26)
Yazı çok seviyorum. Bittiği için üzülüyorum. Yine de Eylül sonu yazlıkta ve Ekim’de İspanya’da biraz daha uzatabilme şansım olacak.
Ege’de oluyorum ben genelde Türkiye’de. Bu yaz klasik yazlıkspor dışında Yunanistan’a da gittim.
0
gabe h coud
(14.09.26)
Yaz bittiği için değilde, günler kısaldığı için üzülüyorum
0
iustitia omnibus
(14.09.26)
muğla'ya falan gittim ama keşke 1 hafta daha denizde dolu dolu yüzebilsem. deniz için keşke bitmeseydi diyorum
0
jelly bear
(14.09.26)
yazın bize egede eziyet gibi. 40 derece ve üstü. klimasız bir hayat yok. sahillere gitsek hem sıcak hem kalabalık. kışın bu kadar dışarıya çıkmaktan korkmuyoruz.
0
mikahakkinen
(14.09.26)
Hiiç üzülmüyorum. Yapış yapış sıcak bitti neyse ki. Artık istediğimiz saat dışarı çıkabilicez güneşten fenalık geçirme derdi olmadan. Sweatshirt’üm elimde, heyecanla sonbahar serinliğini bekliyorum
0
mor oje
(14.09.26)
Gayet mutluyum. Korkunç bir yaz geçirdim, sineklere alerjim olduğu için de her tarafım yara oldu. Sıcak başımı ağrıttığı için klimalara sığınıp sonra da klima baş ağrısı çektim. Tüm yaz başım ağrıdı. Deniz ve kum yoksa yazın gereği yok. Rezillik başka bir şey değil. Sokaktaki hayvanlar güvende olduğu sürece kar kış yağmur kasırga ihtiyacım olan şeyler.
0
asue
(14.09.26)
Yaz bittiği için çok mutluyum ama yağmur ve kar da sevmem. Nasıl olacak bilmiyorum.
0
rock n roll
(14.09.26)
Eski foça da plajdayım şu an, deniz misss. Keşke hep yaz olsa, upuzun günlerde denizle bütünleşip yaşasam. Kış, gri hava, kısa günler bir sonraki yaz için katlandığım bir süreç maalesef.
0
Phoebe
(14.09.26)
Üzülmüyorum. Aksine çok mutluyum. Sıcakla aram iyi değil. Nihayet yürüyerek işe gitmeye başladım. Bu yıl Didim'de tatil yaptık. Yakın diye tercih etmiştik ama bir daha gitmeyiz.
0
pro9it9is9
(14.09.26)
Yazı sevmiyorum ama adli tatili seviyorum. Bu sene birkaç olaylar nedeniyle ne tatil yapabildim güzel bir şekilde ne de dinlenebildim. Verimli geçmedi üzücü bu nedenle benim için.
0
drako
(14.09.26)
Eski yazcılardan biri olarak yazın bitmesinden mutlu sayılırım aslında. Biraz değişiklik istiyorum. Şu an tatildeyim, en sevdiğim dönem sezon kapanmış herkes işine okuluna dönmüş çok sakin, iyi geçiyor, dinleniyorum, kafamı toparlamaya çalışıyorum. Buraya gelmeden bu tatile çok anlam yüklemiştim, umarım ruh sağlığıma iyi gelecek bu dinginlik…
0
mutekebbir
(14.09.26)
yaz gibisi var mi be. tabii ki uzuluyoruz. bir insan niye usumeyi, yagmuru camuru ozler ki aw.
0
baldur2
(14.09.26)
Evet kışı hiç sevmem, bu yaz hızlı geçti sanki.
0
ekimoloji
(14.09.26)
evet. deniz (tatil yapabilme) sezonu bitmesi, duştan sonra saç kurutma makinası kullanma gereksinimi, -henüz değil ama- spor ayakkabı yerine bot gitmek hep hayat konforumu azaltan şeyler.
0
renegade
(15.09.26)
tatile gitmedim sadece bu hafta sonu bi izmir yapıp geleceğiz onda da havuz/deniz yok efes gezisi. yazdan nefret ediyorum. tatile gitseydim de ederdim çünkü yaz boyu tatil yapamayacağım. zaten eylül'den önce tatil yapmayı sevmem. eylül'e kadar dayandıysam da eylül'de yapmasam da olur. yağmur, boran, fırtına, şimşek, dolu ve kar hastasıyım. hava kapalı olunca yaşam enerjim %500 artıyor. oh be hayat çok güzel modunda geziyorum. bugün mesela hava kapalı ve kim çok mutlu tahmin edin.
Yakın zamanda Ankara’ya gideceğim öneriler varsa alırım, teşekkürler.
Yakın zamanda Ankara’ya gideceğim öneriler varsa alırım, teşekkürler.
0
ekimoloji (12.09.26)
Kıtır.
+1
orient blue
(12.09.26)
Kıtır, If sokak, düveroğlu, kahvecilerden a46, walkers, kruvasan için kruvasante, aspava olacaksa başçavuştaki özçelik aspava
+1
mor oje
(12.09.26)
Junk vegan
Oradaki her şeyi öneririm ama en çok lahmacun. Adından da anlayacağın üzere her şey vegan 🌱💚
+1
rock n roll
(12.09.26)
Vegan tatlar pek bana uymuyor ama teşekkürler :)
+1
🌸ekimoloji
(12.09.26)
Studio pizza, siyah beyaz, kıtır, seğmenler parkı karşısındaki mezzaluna (ortamını seviyorum), oranın hemen üst sokağındaki hound coffee ve genel olarak karum’un karşısındaki penguen kitabevi.
farabi’de ethos shoes bayağı güzel sneakerlar yapıyor, bakabilirsiniz bence. geçen gün bir soruda yazdığım için aklımda kaldı, ankara’ya gidince uğrayacağım.
Kendimi çarşafa komple sarıyorum, kafam da dahil, bu sefer sıcaktan ve nefes alamamaktan kaynaklı fenalık geçiriyorum ve başka odaya gidiyorum. Orada da bir süre sonra tepemde vızzz sesi.
0
rock n roll
(11.09.26)
öldürmeden uyumam
+4
my fault
(11.09.26)
eskiden bu şerolar ses çıkartıyodu. galiba update geldi çok sessizler.
Geçen kaç kere bekledim sesini duyayım öldüreyim diye, yok anam yok. yordu beni pes ettim uyudum. Normalde asla uyumazdım
0
Rondak
(11.09.26)
Çok uykum varsa pikeyi kafama kadar çeker uyurum.
0
ekimoloji
(11.09.26)
Pencereyi açar, Esem Mat tablet takar, uyurum. Canlıları öldürmeyi sevmiyorum. Biz onların yaşam alanlarını işgal ettik lafını sokak hayvanları dışında kullanırım ben.
-3
Mirket
(11.09.26)
eskiden hiç öldürmezdim, battaniyeyi kafama geçirir uyumayı beklerdim. çocuk olduktan sonra uykularım kıymetlendi şimdi ilk gün battaniyeyi yine kafama geçirip uyumayı bekliyorum, ertesi gün sinek kovucuyu prize takıyorum. ama yine uyandırırsa o gün içinde öldürüyorum.
0
pide
(11.09.26)
Çok sorun etmem ama " babası öjenik kendisi küreselci olan " Bill Gates bu işlerin içine girince insanı bir şüphe sarıyor . ..... -2 yapanlar ve sonraki eksiseverler için editledim . Kafayı önce kumdan , Instagram ve tiktoktan çıkarıp biraz araştırsınlar dünyada olan biteni .
-2
diyecevaplandı
(11.09.26)
Yakalasam öldürürüm ama genelde göremiyorum. Uyku çokluğuna bağlı
0
kisa
(11.09.26)
once onun ebedi istirahata yatmasi lazim.
+2
cooperr
(11.09.26)
Ben ses cikarmadan daha olduruyorum :) Evim studyo tipi ve artik nereye konuslandiklarini cok iyi biliyorum, deneyim kazandim :) Yatmadan once mesken tuttuklari yerleri geziyorum yoksa o tiz sesle uyuyabilmemin imkani yok, sese asiri duyarliyim cunku.
+1
truf
(12.09.26)
Öldürmeden uyumam.
+1
logisticsmanager
(12.09.26)
bir kez sokup giderse sesimi çıkarmam. nasiplensin diye düşünürüm. ama ısrarla sesli sorti yapıp beni tedirgin ederse ve uykumu kaçırırsa onu bulana kadar arar içini dışına çıkartırım.
Diş doktorum; daha yaşın genç diyor ama 37 yaş şimdi ne kadar genç? Gerçi 37imde olduğumu bilmiyor mu bilmiyorum.Tamam 37 genç, 50ye göre. Tam olarak ne için genç, ne için iş geçti çözemedim.Şu saatten sonra birkaç kişilik arkadaş grubuyla bar gezmesi yapmak için yaşlıyım mesela ama arkadaş grubuyla
Diş doktorum; daha yaşın genç diyor ama 37 yaş şimdi ne kadar genç? Gerçi 37imde olduğumu bilmiyor mu bilmiyorum.
Tamam 37 genç, 50ye göre. Tam olarak ne için genç, ne için iş geçti çözemedim.
Şu saatten sonra birkaç kişilik arkadaş grubuyla bar gezmesi yapmak için yaşlıyım mesela ama arkadaş grubuyla 2-3 saat boyunca kafe, pub ve benzer yerlerde oturup bir şeyler içmek (içkisiz veya ağız içiyorsa içki) halen geçerli.
20li yaşlar konserlerde geçmiş ise 37 yaşında konserde deli dana gibi eğlenmek normal ama hiç gidilmediyse konserde deli dana gibi eğlenmek 37 yaşında birine pek yakışmıyor.
Üniversitede Burger King ile sinema alışkanlığım vardı. Şimdi ise Burger King'in yerini daha eli yüzü düzgün restoranlar aldı.
Ortalama 30bin adım attığım 4 günlük gezilerim oluyordu. Vücut sinyal yapıyor hafiften beni bir sal diye. 5.gün ülkeme döner, ertesi gün işbaşı yapardım ama şimdi ise ertesi gün evde oturayım ya, oluyor. He çok şükür, gene 30bin atacak güç ama var, yani var işte.
-4
put it in your appropriate place (10.09.26)
37 yasinda deli dana eglenmek niye yakismasin yahu bu kurallari kim koyuyor? Evet 20li yas enerjisi olmayabilir dogru 33den bildiriyorum ben de ama yasa bu kadar takilmak sacma geliyor bana. Gec kalmislik bence surekli bize pompalanan bir iluzyon.
+2
tuborg yesili
(10.09.26)
Valla boyle o yasa su yakisiyor, bu yasa su yakismiyor kafasi bana cok sacma geliyor ne yalan soyleyim, kime gore neye gore? Yas bir sayi hocam, altina siz ne koymak isterseniz onu koyarsiniz. 37 yasinda hayatinizin bittige inaniyorsaniz bitmistir.
Oncelikli sorunuz ben bunu yapmak/yapmamak icin genc miyim degil miyim olmamali. Soru ben bunu yapmak istiyor muyum, istemiyor muyum ve fiziksel, maddi, manevi olarak yapabilir miyim olmali. Bence yasam tam olarak bu yaslardan sonra basliyor, hala fiziksel olarak guclu olunan, ne istedigin bilindigi, kimin ne dusundugunun zerre umrumda olmadigi ve maddi ve manevi imkanimin oldugu yaslar. Iyi ki 20lerim bitti gitti, sacma salak seyler icin omrumu yiyordum.
+1
kassiopeia
(10.09.26)
yani vucudun performansi degisiyor bi kere. 32-33 gibi artik genc olmadigimi anladim ben. vucudu korumak icin efor sarketmek gerekiyor cunku yikima gidiyor yavas yavas. sigara, alkol hep zararli.
yani 30 yasindan sonra profesyonel sporcu olamazsin cardio gerektiren hicbir sporda.
masabasi isler icin hicbir zaman gec degil. insan olene kadar bir seyler uretebilir, yapabilir. gordugum kadariyla 90'a kadar gidiyor. 90'dan sonra cok hizli cokus var ama.
0
antikadimag
(11.09.26)
Hiçbir şey için geç değil. Senin kendine ve yaşıtlarına ayrıca 37 yaş üzerine yasakladığın ve yakıştıramadığın hiçbir şey için geç değil.
Şu hayata bir kere geliyoruz ve yapmak istediklerimiz için bu yaştan sonra olmaz deyip kendi kendimizi sabote ediyoruz. Yap işte ne kaybedersin, git konserde eğlen.
Daha ölmeden üzerine toprağı atmışsın, sadece kendinin değil, mezar taşını da dikmişsin.
+2
rock n roll
(11.09.26)
Ya halit ergençin Travis konserindeki halini görmediniz heralde
Etrafını görünmez bariyerlerle çevreleyip ölümü bekleyerek hayatını ziyan etmek istiyorsan doğru yoldasın. Yok istemiyorsan bir an önce -bu yaştan sonra- diye başlayan aptalca klişe fikirleri hemen bir kenara bırakmalısın. Ormanda 120 km'yi 13 saatte koşan 60 yaş üstü insanlar var ve bu öyle dünyada 3 kişinin yapabildiği bir şey de değil. Türkiyedeki herhangi bir ultra trail yarışının yaş kategorilerine bir bak, bu insanları göreceksin. Sen 30 bin adım attım vücut beni sal dedi diyorsun. Beni sal diyen ne vücudun ne de yaşın, bunu sana diyen toplumda yerleşmiş aptal klişe fikirler. Toplumun geneli gibi 40 yaşından sonra oturup ölümü de bekleyebilirsin ya da yepyeni şeylere başlayarak sınırlarını genişletebilir ve hayatını dolu dolu yaşamayı da seçebilirsin. Evet seçebilirsin çünkü bu bir tercih meselesi yaş değil.
+2
thracia
(11.09.26)
hocam sen kafanda yaşlanmışsın. finansal özgürlüğünü kazandıysan asıl hayat 40dan sonra başlıyor.
+2
duyuruuser
(11.09.26)
37 yaş, herhangi bir şeye geç demek için erken bir yaş.
Son paragrafta yazdıkların, yaşlı olduğun için değil ham olduğun için oluyor. Spora başla.
0
Mirket
(11.09.26)
Bunların hiçbiri yaşla ilgili değil aslında. Daha çok yaşam tarzı ve karakterle alakalı.
37 yaşında birinin illa ki artık karakterine işlemiş bir çalışma ortamı vardır. Örneğin başka herhangi bir değişkenin dikkate alınmadığı 37 yaşındaki muhasebeci, 37 yaşındaki bir öğretmen ve 37 yaşındaki bir sanat tarihçisi arasında karakter farklılıkları oluşmuş olabileceğini varsaymak çok absürt olmasa gerek. Birine uyan diğerinde eğreti duruyor olabilir. Ayrıca gerçekte mesleğe ek olarak aile, çevre, yaşanmışlıklar, politik bakış açısı vb. birçok etken de işin içine karışıyor.
Demem o ki, siz ne seviyorsanız onu yapın. Bu tür şeyler yaşla değil, ilgiyle alakalı. Yaşıma göre davranayım derken de eğreti durabilirsiniz.
+2
akhenaten
(11.09.26)
17 yaşınızdaki enerjiniz olmadığına göre, bazı şeyler tabii ki farklı olacak. ama bu yaşlandığınız anlamına gelmiyor. 17 yaşındayken 2-3 saat boyunca deli danalar gibi koşup maç yapabiliyordum. 27 yaşımda 1 saatlik halı saha sonrasında dilim dışarıda geziyordum. o halde 27 yaşında da yaşlanmıştım ben.
37 çok güzel bir yaş. eskiden yaptığınız her şeyi yapmaya devam edebiliyorsunuz sonuç olarak. sadece bazı şeyleri daha ölçülü yapmanız gerekebilir. sabah 5'e kadar da barlarda dolanmayıverin.
0
co2s2
(11.09.26)
evlen gardaş. bol bol çocuk yap. Rahman'ın izniyle insan üretip yetiştir. 37 yaş için çok ideal davranış olarak bunu ben sayarım. gezmek, konsere gitmek, eğlenmek, dışarda para harcamak bana göre çok gereksiz ve bir o kadar da boş. bunlar hem enerji hem de para israfı. kötü günler için birikim yapmalı.
-1
Leonardo~Da~Vinci
(11.09.26)
aslında yaşa göre değil, tamamen kişiye göre değişen bir durum bu.
50li yaşlarda bir arkadaşımız var, boşandı, bir süre ailesi ile yaşamış. şimdi ayrı eve çıktı, mesleği dışında bir işe girmiş, farklı bir plan çizmiş. tabi bu maddi yeterlilikle de alakalı. adam yaşından da genç gösteriyor fiziken, yeni çıkan tüm spor aktivitelerine dahil olur. günü birlik alakasız ve yorucu planlar yapabilir. yeni ortamlara girmeye çekinmez. tek başına gezer vb vb. dolayısı ile sınırlarımızı kendimiz belirliyoruz.
30 lu yaşların ortasını geçmiş birisi olarak da bana göre yeni çevre edinmek için geç, ama bana göre. benim asosyalliğim, yeni insanların arasına girememem gibi sorunlarım sayesinde asla yeni bir çevre oluşturamıyorum.
+1
kondansator
(12.09.26)
Tek başına yapılacak çoğu şey için geç sayılmaz,başla piyano çalmaya mesela,ne zordur halbuki.2 el ile beyin koordinasyonu falan. Ama basit şarkılar işe de olsa ,ya da kafana göre spontane,gene olur. Ama topluluk işleri sıkıntı olabilir.yaşı veya kondisyonu denk kişiler bulunmazsa o da
İşi gücü bırakıp küçük bir sahil kasabasına taşınabildiniz mi yoksa aynı simulasyonda devam mı?Ben çıkamadım hala matrixten, sizde durumlar nedir? :D
İşi gücü bırakıp küçük bir sahil kasabasına taşınabildiniz mi yoksa aynı simulasyonda devam mı? Ben çıkamadım hala matrixten, sizde durumlar nedir? :D
0
titanic kemancısı (09.09.26)
Bende de aynı. Üstüne bir de egeye taşınmak hedefli olmasa da kendi işimi yapayım temalı hayaller için 11 yıllık maaşlı işi tazminatı alarak bıraktık. Sonuçta tazminatın da bi hayrını göremedik. Eridi gitti. Kısacası bi halt yiyemedik şimdi gene beyaz yaka hayatına dönüş için iş bakıyorum :(
+1
teletabi
(09.09.26)
En büyük hayalim ama olmadı.
Sabahın köründe kalkıp denize giderdim, sonra sağı solu darlardım, deniz çarşaf gibiydi diye. Sonra bisikletime biner,yöresel otların satıldığı semt pazarına gider, yeşillik alırdım. Şakşuka, karpuz ve çay eşliğinde balkondan komşulara salça olurdum. Sosyalliğimle millete hayatı dar eder, zorla kahve içmeye cağırırdım.
+3
rock n roll
(09.09.26)
Kış gelince sahil kasabasında hayat durur. Hava hep nemlidir. Rüzgardan başını dışarı çıkaramazsın. Konutların hepsi yazlık düşüncesiyle yapıldığından kıçın donar. Komşularının çoğu gitmiştir, hayalet şehir gibidir. Dükkanların çoğu kapalıdır. Pantolonunun düğmesi düşse şehirlerarası yolculuk yapman gerekir. Hastane imkanı kısıtlıdır.
Yazın ipini koparan doluşur. Sahilde kıçını koyacak yer de bulamazsın, arabanı koyacak yer de, hastane randevusu da. Ayrıca bizim halkın eğlenme alışkanlığı bir gariptir. Aşırıdır, kabadır. Yazlığa gelirken, çevreye rahatsızlık vermeme kavramı geride bırakılmıştır.
Yani yaşlı isen, üniversite hastanesine yakın, bir üç harfli markete ve parka yürüme mesafesinde bir apartmanın giriş katında bir daire bak. Ötesi hayal.
+2
Mirket
(09.09.26)
Yiyorum, içiyorum, geziyorum, tavsanlar gibi koklasiyorum. Ahh bu imkanlar 18'imde olsaydi diye geciyor günlerim.
+1
duster
(09.09.26)
on sene önce sahil kasabasına taşındım, ama egeye değil marmaraya :) şu an işi de sahil kasabasında buldum yarı huzurlu yarı iş güç sebepli koşturmacalı bir şekilde yaşıyorum.
+1
pide
(09.09.26)
once ya$linin bir tanimini yapmak lazim, 60+? 70+? :D
0
cooperr
(09.09.26)
@cooperr +35 60-70 için daha var emeklilik ve bakımevi soracaz herhalde o zamanlar daha var XD
0
🌸titanic kemancısı
(09.09.26)
60, 70 i kastetmiyorsan, hele hele 35+ dan bahsediyorsan kışın muhabbet edecek adam konusunda da dara düşeceksin zaten. Onu da bil.
İlk iki sene falan eğlenceli gelebilir. Onda tamamız. Sonrasında geri dönüş planları başlayacaktır.
0
Mirket
(09.09.26)
35 yasinda emeklilik ne ya? 1800'lerde mi yasiyoruz? yas 36, gunde 15 saat falan calisiyorumdur. eger bu yasta daha az nasil calisirimin hayalini kuruyorsaniz o hayal ettiginiz emeklilige 60'inizda bile ulasamazsiniz. bu yaslar calismak icin pik yaslar.
+1
Sour
(09.09.26)
sour +1 60 oncesi emeklilik falan.. hem zengin hem de ciddi monotonluk hastasi olmak lazim boyle hayaller icin. param olsa bile 55 oncesi aklimdan gecmez, daha moruklamadik ulen..
+1
cooperr
(10.09.26)
Koşturmaya devam her geçen gün artarak hemde, bu tempoya alıştıktan sonra sakin yer bize ızdırap olur
40indan sonra isi, gucu, aileyi, esi, dostu, arkadasi herseyi birakip tek basima guney avrupa'ya geldim. dibin dibini gordum. sonra bi firsat cikti karsima. ona tutundum onun etkisiyle farkli seylerle hayata karisiyorum. sahil kasabasi hayali olmasa da, sadece kendimden sorumlu birsekilde minimalist ve huzurlu bir hayat yasiyorum.
+1
buenosdias
(10.09.26)
insan kafayı toplayınca en şanslı-avantajlı dönemin aslında 40lı yaşlar olduğunu anlıyor.
+1
orpheus
(10.09.26)
istanbulu bırakıp sahil kasabasına taşınma hayalim pek tabii var ancak 40 yaş olarak gitsem alkolik olurum herhalde. Ne yapacaksın ki? Sabah 7 uyandın kahve koşu deniz ee? 12'ye doğru başlarım içmeye
Istanbul'da hayat bunu engelliyor hiç olmazsa en azından böyle avutuyorum kendimi
0
croswell
(10.09.26)
Ortalama omur 80, Emeklilik yasi 70
Adam 35'e yasli diyor aw.
+4
baldur2
(10.09.26)
Yarın teklif gelse, ardıma bakmam.
32, e.
Yemişim şehrini trafiğini.
0
baldan kaymak
(10.09.26)
Buradayiz burada 40+ olarak selam olsun Valla iki ulke arasi mekik dokumaca ama hala bir turlu oh be diyip huzura eremedik en cok da cocuklarin gelecegi nolcak en buyuk gundemimiz Yani orta uzun vadelerde gorunuyor anca o sahil kasabasi biz de bakalim
SelamUzun zamandır görüşmediğiniz kişilerin telefonlarını siliyor musunuz? Bu kişi sizin çok sevdiğiniz bir kişi olsa ve o kişinin hiçbir çabası olmadığı için görüşmüyorsunuz diyelim siler misiniz? Duygusal bir durum yok arada, sadece sevdiğiniz birisi diyelim.
Selam
Uzun zamandır görüşmediğiniz kişilerin telefonlarını siliyor musunuz? Bu kişi sizin çok sevdiğiniz bir kişi olsa ve o kişinin hiçbir çabası olmadığı için görüşmüyorsunuz diyelim siler misiniz? Duygusal bir durum yok arada, sadece sevdiğiniz birisi diyelim.
0
rock n roll (08.09.26)
son 1-2 senedir görüşmediğim/yazışmadığım, görüşme ihtimalimin de olmadığı insanları silerim.
+4
jelly bear
(08.09.26)
kimseyi silmedigim icin telefonum altin rehber gibi oldu. silmek en iyisi.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(08.09.26)
Silmiyorum
0
anon1m
(08.09.26)
silmiyorum, özel bir sebebi yok.
0
kisa
(08.09.26)
Uzun zaman sonra birini aradığımda telefonumu silmemişse mutlu oluyorum. Kendim de silmiyorum.
0
auroraaurora
(08.09.26)
Eskiden silmezdim ama son 2-3 yıldan beridir siliyorum. Bir daha konuşma/görüşme ihtimalim yoksa ne gerek var kalmasına diye düşünüyorum.
0
Amaranta ursula
(08.09.26)
silmem. rehberde durması niye sorun olsun ki. böyle tipleri hiç anlamıyorum hemen instagramdan bile siliyorlar. kavga etmemişsin bir şey olmamış. sadece uzaklaşmışsınız birbirinizden. çok ergence hareketler geliyor bana.
+1
my fault
(08.09.26)
Silmem.
Aklimda durmuyor ki rehberda duruyor. Silmek ya da silmemek bir sey degistirmez. Yarin bir gün bir sey sorucak olsam tel numarası bulunmasi benim avantajim olur.
0
Purple life
(08.09.26)
neden sileyim ki? telefon rehberleri artık sınırsız sayıda kişi içerebiliyor.
0
co2s2
(08.09.26)
Telefonum altın rehber gibi +1
0
kobuzchu kiz
(08.09.26)
Telefon rehberlerinin sınırsız sayıda kişi içermesi mevzusu değil aslında. O kişiyle olan bağını koparma isteği, sembolik bir şey.
co2s2
0
🌸rock n roll
(08.09.26)
Ben de silmiyorum. Bu sebeple 15 senelik numaralar var, hala o kisilere ait oldugunu bile dusunmuyorum. Ama benimki sirf usengeclikten :)
Onun disinda rahmetli anneannem ve dedemin numaralari da var. 4 sene gecti ama onlari silmeye elim gitmiyor henuz.
0
truf
(08.09.26)
kalabalık sevmiyorum. kaydırdıkça sonu gelmeyen rehber benim sinirimi bozar. :d
silmezsem, sırf rehberimde kayıtlılar diye exlerim, eski iş arkadaşlarım veya yöneticilerim whatsapp profil fotoğrafımı falan görürlerrrr. :d bunu şimdi düşündüm ahahha
yani sonuç olarak konuşmadığım veya konuşmayacağım insanın numarası neden dursun ki? rehberin amacı iletişim kurmak.
0
art cat chocolate
(08.09.26)
numara silmem için bi 10 yıl geçmesi lazım ve sıfır bağ. Görüşmediğim insanların mesajlarını tutmam genelde
0
kestane gürgen palamut
(09.09.26)
silmiyorum. ama üşengeçliğimden. silmek lazım
edit: aklıma geldi de benim yılllllaaaarrrrdır wp konuşmalarım bile duruyo. baktım da 2017 den yazışma kayıtları var fiyuvv
0
chanandler bong
(09.09.26)
isimlerini değiştiriyorum. artık başka bir kişi oluyorlar. eski sevgilim, eski arkadaşım vs olmuyorlar.
0
co2s2
(09.09.26)
uzun zamandır görüşmediysem ve görüşme ihtimalim yoksa siliyorum. akraba vs ise silmemeye çalışıyorum. vefat eden kişileri silemiyorum. rehberimde onlarca vefat eden kişi mevcut (rahmetli babam dahil)
arkadasimin kedisine bakiyorum 1 haftadir. 2 gunde bir kutusunun hemen disina isiyor. kedi neden kutunun disina isiyor olabilir. kutunun altina absorbent ped sermistik 2 kere ona iseyince kaldirdim bu sefer o olmadan da isedi. nasil durduracagiz :(
arkadasimin kedisine bakiyorum 1 haftadir. 2 gunde bir kutusunun hemen disina isiyor. kedi neden kutunun disina isiyor olabilir. kutunun altina absorbent ped sermistik 2 kere ona iseyince kaldirdim bu sefer o olmadan da isedi. nasil durduracagiz :(
0
antikadimag (05.09.26)
Tepki amaçlı yapıyor olabilir, annem/ babam beni bıraktı gibi, stres yaşıyor olabilir. Kum kabını yeterince temiz bulmuyor olabilir, muhakkak güzel temizliyorsundur ama belki kum kabında kalan kum çok eskimiş olabilir. Boşaltıp yıkayıp temiz kum konması gerekebilir. Kumunu az buluyor olabilir ya da kum kabı büyüklüğü yetersizdir.
En azından kum kabını boşaltıp yıkayıp temiz ve çok kum koyup deneme sansin var mı?
Annesi/ babası geldiğinde de devam ederse veteriner hekim görse iyi olur. Belki bir hastalık olabilir.
Kedinin kendi yaşadığı evde mi, kendi evinde mi bakıyorsun? Senin evindeyse, tanımadığı ortam ve başka kedi de varsa belki o da olabilir.
+3
rock n roll
(05.09.26)
insanların ve ortam kokusunun değişmesinden strese girmiş olabilir. ikinci bir seçenek de, dışına yaptığında iyi temizlemediyseniz orasının kokusu nedeniyle tekrar oraya yapıyordur. tamamen temizleyip temiz kumla tekrar bi denemenizi öneririm.
+2
yap desem yapmazsin he
(05.09.26)
O pede alıştıysa ondan yere yapıyor olabilir, güzelce silip kokudan arındırmak ve kum kabını hep temiz tutmak yardımcı olabilir. Alışır zamanla diye düşünüyorum.
0
orient blue
(05.09.26)
İlgili Jackson Galaxy videosu kesin vardır dedim ve varmış:
Sağlığında bir sorun olabilir. Size göstermek, sizi uyarmak için yapıyordur.
Bizimki rahim iltihabı yani pyometra geçirirken gözümün içine baka baka yastığıma işedi. Kanlı akıntısı vardı. Hemen vete gittik. İki gün antibiyotik tedavisi uyguladılar ve sonra da ameliyata aldılar.
hiç kilo almayacaksınız (normal kiloda kalacaksınız) ve hiçbir şey de zararlı değil. her şeyi yer misiniz?ben zaten sağlıklı beslenmeyen ve fazla kilo almayan biri olarak ne istersem yiyorum :d vejetaryenim tabii o ayrı.edit: zayıf değilim normal kilodayım. çok hızlı kilo almıyorum sadece ve veremiy
hiç kilo almayacaksınız (normal kiloda kalacaksınız) ve hiçbir şey de zararlı değil. her şeyi yer misiniz?
ben zaten sağlıklı beslenmeyen ve fazla kilo almayan biri olarak ne istersem yiyorum :d vejetaryenim tabii o ayrı.
edit: zayıf değilim normal kilodayım. çok hızlı kilo almıyorum sadece ve veremiyorum da. kaldım bir kiloda öyle. onu kastettim. yiyip yiyip çubuk gibi olduğum 15-25 yaşlarım arasıydı :D artık 30'um o özelliğimi kaybettim :D
0
art cat chocolate (03.09.26)
sabahtan aksama kadar araliksiz bir seyler yerdim.
+1
baldur2
(03.09.26)
Linç edilmek istiyorum demek gibi bir şey bu :)
+3
kisa
(03.09.26)
Her şeyi yemem, veganım.
İhtiyacım kadar yiyip bırakıyorum, asla abartmıyorum. Vücudumun ihtiyacı karşılandıysa bitmiştir. Keyif için asla yemem.
Kilo meselesi değil sebep, tamamen abartıdan uzak kalma isteği, kendimi eğitmek.
Yemek, sadece yaşamsal faaliyetleri sürdürebilmek için yapılan bir eylem olmalı bana göre.
+1
rock n roll
(03.09.26)
Şuankinden fazla yemezdim herhalde, mevcut hayatımda da yemek yemeyi seviyorum ve keyif alıyorum.
0
kendimefotograflarim
(03.09.26)
Her şeyi yerim ya. Yemek yerim üstüne tatlı iyi gider der tatlı yerim, ardından tatlı içimi baydı der tuzlu bişiler yerim, ardından bi renk gelsin der bişiler içerim filan. Yemek yemenin, hele ki güzel yemeğin keyfi bambaşka, tadını sonuna kadar çıkarırım. Zararı da yok madem, niye yemeyeyim ki? :)
0
mor oje
(03.09.26)
Canımın her istediğini her miktarda yiyorum zaten. Obezim :)
0
yadigar
(03.09.26)
hiç kilo almamak ve normal kiloda kalmak farklı şeyler. hiçbir şey yemesek de aynı kiloda kalıyor muyuz beslenme ihtiyacımız ortadan kalkıyor mu mesela? vücudun ihtiyaç duyduğu vitamin mineral protein aminoasit vs. olaylarının ortadan kalkması gerekir hiçbir şeyin zararlı olmaması ne yersen ye farketmemesi için... öyleyse neredeyse hiç bişey yemem
yok ihtiyacı hala karşılamalıyız ama sadece fazla yemenin zararı yok olayıysa aynen devam ederim daha fazla/farklı yiyeceğimi sanmam. yiyeceklerin bedava olduğu durumda sonuç değişebilir ama durduk yere ihtiyaç fazlası beslenip niye masraf edeyim?
0
konetsu
(04.09.26)
zaten istediğim her şeyi yiyen bir insanım, hamileyim diye bazı şeyleri yiyemiyorum içemiyorum sadece. yoksa benim için bir şey fark etmezdi
0
Hallegadola
(04.09.26)
Yerdim. Özellikle yemediğim zararlı şeylere dalardım.
0
mikahakkinen
(05.09.26)
Yemek yeme alışkanlıklarımda bir değişiklik olmaz.
Otoyol aş mesaj atmış, ihlalli geçişiniz var, 15 gün içinde ödemezseniz ceza gelecek vs. diye. Bunda da HGS mi yüklüyoruz yoksa farklı bir ödeme biçimi mi var? İhlalli geçişlerde HGS den mesaj gelirdi de, acaba bu farklı mı?
Otoyol aş mesaj atmış, ihlalli geçişiniz var, 15 gün içinde ödemezseniz ceza gelecek vs. diye. Bunda da HGS mi yüklüyoruz yoksa farklı bir ödeme biçimi mi var?
İhlalli geçişlerde HGS den mesaj gelirdi de, acaba bu farklı mı?
0
rock n roll (03.09.26)
Sitesine girip borç sorgula ödeme ekranı çıkar. Kredi kartıyla ödeyebilirsin
0
kisa
(03.09.26)
dolandırıcılık olmasın dikkat edin, son günlerde bu dolandırıcılık tipi çok arttı. mesajda link varsa linki de açmayın. kendi sitesinden kontrolünü sağlayın. normal şartlarda otoyol bitiminde bakiyeniz yoksa engeli açmak için butona bastığınızda ihtar kağıdı çıkar, o kağıtta neyi nasıl yapacağınız yazar.
+2
yap desem yapmazsin he
(03.09.26)
Linke tıklamadım, zaten gelen hiçbir linke tıklamam dolandırıcılık olabilir diye.
Evet hepimiz biliyoruz ai çok gelişti ve artık her türlü sorumuza istediğimiz detay seviyesinde ve üslupta bize cevap verebiliyor. Yani forumların yerine getirdiği deneyim paylaşım ortamını ve bilgi ihtiyacını daha hızlı ve kolay karşılayabiliyor. Peki soru şu, buna rağmen neden buradasınız?
Evet hepimiz biliyoruz ai çok gelişti ve artık her türlü sorumuza istediğimiz detay seviyesinde ve üslupta bize cevap verebiliyor. Yani forumların yerine getirdiği deneyim paylaşım ortamını ve bilgi ihtiyacını daha hızlı ve kolay karşılayabiliyor. Peki soru şu, buna rağmen neden buradasınız?
0
kendimefotograflarim (02.09.26)
insan deneyimi?
+21
lil siztah
(02.09.26)
insan deneyimi +1
yapay zeka bazı konularda hala çok saçmalıyor. mesela x mahallesiyle ilgili bir şey soracağım yapay zeka nerden bilsin onu. ayrıca iletişim sadece bilgi alma maksadıyla kurulmaz, millet burdan sevgili bile buluyo.
+3
der meister
(02.09.26)
Llm'ler hâlâ gerçek bilgiyle kendi halüsinasyonlarını karıştırıp cevap verebiliyor, bilgi ihtiyacını karşıladığını emin misiniz?
+1
kobuzchu kiz
(02.09.26)
Ai herhangi bir mahalle hakkında internette yer alan bilgileri özetleyebilir veya sizin yönettiğiniz offline kaynaklar içerisinden istediğiniz bilgiyi çekip verebilir.
Anladığım kadarıyla herkes network için burada
-6
🌸kendimefotograflarim
(02.09.26)
Gerçek insanla etkileşim oluyor. Bir de burada kavga edebiliyorsun, o ise hep seni haklı bulduğu için kavga zevkli olmuyor, ayar yapmak lazım falan 😂
Tabii kavga işin şakası. En önemlisi gerçek bir insanın tecrübesi oluyor burada. Karşındaki insan sana cevap verirken , onun duygusunu da hissediyorsun, sen de duygunu katiyorsun.
+1
rock n roll
(02.09.26)
insan deneyimine bagli niche bilgi icin burayi kullaniyorum. bunlar internetten AI'yin kolaylikla araklayip ozet gececegi bilgiler degil.
0
cooperr
(02.09.26)
zaten toplasan 10-15 kisi kendi aralarinda geyik ceviriyor.
+5
baldur2
(02.09.26)
soracağım her şeyin cevabını basit bir google araması ile zaten bulabiliyorum. o yüzden ai kullanımım çok kısıtlı. burayı halen takip etmemin asıl amacı tamamen insan deneyimleri.
+2
my fault
(02.09.26)
Tamamen aynı cevabı bile verse karşımda insan olmasını tercih ederim. Ai beni tatmin etmiyor o konuda.
+3
Gradient_tabanlı_mor
(02.09.26)
Ai de kime sovecez, burda compu'ye kaynayip rahatliyoruz.
+2
duster
(02.09.26)
cok nis bilgiler oluyo burada.
bi de 3-5 soytari var onlari izleyip egleniyorum. etik bir hayvanat bahcesi gibi.
+3
aguen
(02.09.26)
yahu mahallenin datasını ne yapacağım. güvenli midir, nasıl insanlar yaşar, kiralar nasıldır vs. desem ne kadar yardımcı olacak? yazmasına yazıyor da bazen üfürüyor. kendi çalıştığım alanda bazen destek olsun diye deniyorum mesela. HİÇBİR ŞEY BİLMİYOR. google'dan rahatlıkla çekebileceği basit bilgileri bile alamıyor muhtemelen nereye bakacağını çözemediği için.
+3
der meister
(02.09.26)
İnsan insana her zaman lazım.
Böyle giderse Ai'ler insanlığa çok sağlam kazık atacak. Önce bizleri onlarsız bir iş yapamamaya alıştıracaklar. Sonra paralı daha pahalı üyeliklere zorluyacaklar. Amerikadaki gençler şu an Ai lerle romantik konuşmalar yapıyorlar. Topladıkları kitapları ile yapay zekayı geliştiren ve son da o kitapları yakan şirketleri basit bir aramayla görebilirsiniz.
0
diyecevaplandı
(02.09.26)
Ai sebebiyle eskisi kadar çok kullanmıyorum ben de duyuruyu. Ama net bilgiler, güvenilir kullanıcı deneyimleri için duyuru vazgeçilmez. Mesela sözlük reklam dolu. Eskiden bir şeyi merak ettiğimde sözlüğe girer yorumları okur karar verirdim. Artık sözlüğe bakmıyorum.
0
jackyr
(02.09.26)
ai standart sorulara hala cevap veremiyor, ai'ın cevapları hala daha internetteki çeşitli sitelerdeki basic bilgiler ve diğer kullanıcıların onaylanmış cevaplarından oluşuyor.
yani ai'dan alınan bilgiler toplumun normalleştirdiği bilgiler. örnek veriyorum melemen nasıl yapılır diye sorarsanız cevap verir. michelin kalitesinde melemen yap derseniz yumurtayı biraz beklet diyecektir.
duyuru gibi ortamlar hala daha insanların günlük alışkanlıklarını test/analiz ettiği ve bu alışkanlıkların denendiği yerlerdir.
dolayısı ile duyuru kullanımı azalabilir ama kalitesi korunacaktır.
haaaa compü buraya bi ai bot koyarsa ne olur? onu compüye sormak lazım.
0
duyurukullanıcısı
(02.09.26)
El alışkanlığı, ekşi duyuru'ya duygusal bağım var :)
+1
kimlanbu
(03.09.26)
İnsan deneyimi +1
El alışkanlığı olmuş, bilgisayarımı açar açmaz whatsapp web, sözlük ve duyuru açılıyor sonra diğerlerine geçiyorum. Bir de soru cevaplamayı severim ben buradaki anket ricalarını falan asla kırmam hepsine bakarım. Bu yüzden hala seviyorum burayı. Kendi soru sorma durumum azaldı ama çoğu işimi chatle çözüyorum artık.
0
mutekebbir
(03.09.26)
Burayı AI ile bir tutamam. Ayrıca AI yanılıyor
0
pembediken
(03.09.26)
yapay zekâ insan deneyimine hâkim değil. o yüzden buranın yeri çok ayrı. ayrıca cevap verenin insan olması, canlı olması, duyguları olan bir varlık olması da başka bir şey. bu siteyi korumalıyız.
0
santimantal
(04.09.26)
İşimde zorunlu olarak kullandığım zamanlar dışında yapay zeka kullanmıyorum o nedenle duyuruya giriş sıklığıma bir etkisi yok.
hep karşı cins tarafından nasıl göründüğümüzü merak etmişizdir. mesela 10 üzerinden kaçlık bir erkeğiz? böyle bir uygulama/site var mı? erkekler kızları oyluyor, kızlar erkekleri oyluyor. elbetteki herkese sıfır puanı yapıştıran troller olacaktır. ama yeterince çok kişi oy kullanırsa aşağı yukarı do
hep karşı cins tarafından nasıl göründüğümüzü merak etmişizdir. mesela 10 üzerinden kaçlık bir erkeğiz? böyle bir uygulama/site var mı? erkekler kızları oyluyor, kızlar erkekleri oyluyor. elbetteki herkese sıfır puanı yapıştıran troller olacaktır. ama yeterince çok kişi oy kullanırsa aşağı yukarı doğru bir rakamın ortaya çıkacağını düşünüyorum.
bir de mesela yeterince güzel/yakışıklı değilsek puanımızı artırmak için neler yapılabilir? çirkinliğimizin kaynağı ne? burnumuz mu, çenemiz mi, vs.? bunlar hakkında karşı cinsin yorumlarını alsak. harika bir iş fikri değil mi :)
-3
nickini degistiren yazar (01.09.26)
deep research konusu bu :)
istersen duyuruma bi göz at ve araştırmaya başla :)
eskiden burada ifşa yapardık ama dünya güzelini bile yerin dibine sokmuş insanlarız hahah
0
omer460
(01.09.26)
yapay zekaya sorsan? güzel bi prompt ile gerçeği söyler gibi
Diğer arkadaşların da dediği gibi burada ifşa yapılan zamanlar oldu. Çok acımasızca yerin dibine sokulanlar vardı.
Bence birilerine güzelliğimizi, cirkinligimizi yorumlatmaya gerek yok zaten yorumlayan kim, acaba bu kişi neye benziyor ya da bir şeye benziyor mu?
Bir de burnun daha güzel olsa n'olacak?
Ayrıca bu bir iş fikrine dönerse, insan da metaya döner.
0
rock n roll
(01.09.26)
1 milyon yıl önce hotornot.com vardı. (bkz: hotornot.com) Hâlâ duruyor mu bilmiyorum. Aynı işlevde tr için de sevgilim.com'un "hoş muyum boş muyum" diye hoşboş isminde bir sitesi vardı. Tam olarak dediğiniz şeyi yapıyordu. Yıl 99-2000 falan. Belki 2001.
Hatta arkadaşa (erkek) bir tuzak kurmuştum zamanında. Cehennemî sıcaklıkta bir istanbul gecesinde benim evde üzerinde sadece donla koltukta uyurken, bilgisayar monitörünü sadece özel bölgesini kapatacak bir açıyla önüne koyup fotosunu çekmiştim. Monitör donu öyle ustaca kamufle etmişti ki, gören çırılçıplak yatmış zannediyordu. İşte o fotoyu hotornot'a koymuştum. 7.5'un üstünde ortalamada oy almıştı ki, o site için çok yüksek bir skordu.
Sonra aynı fotoyu eksibition'a da atmıştım. Millet "monitör çok fena bakmış" gibi yorumlar yazmıştı...
Yaş ilerledikçe duyuruda her cevabıma anı serpiştirir oldum. Ben de sevmiyorum bu huyumu...
Diğer sorunuza gelince, reddit'te roastme diye bir sub var. Fotonuzu yolluyorsunuz, yüzünüzün fiziksel özellikleriyle dalga geçip aşağılıyorlar. Fikir verebilir.
Yasal uyarı: Fiziksel görünüme çok takılmamak lazım. Temel kişisel bakım gayet yeterli.
0
yadigar
(01.09.26)
İfşa deniyor Duyuru'da buna. Eskiden yapılırdı. Hey gidi glori günleri.
Bition da böyle bir şeydi.
Arkadaş söylemiş, Reddit'te roastme var. Orada ama özellikle kötü yorumlar yazmaya çalışıyor insanlar. Az kilon varsa konu sadece oraya gider. Olumlu tarafların hiç yazılmaz.
Siz şimdi işi goygoya vurup dalga geçeceksiniz ama ben yine de yazmak istedim.2019'dan beridir iş sebebiyle çeşitli ülkelerde yaşamak durumunda kaldım. İlişki konusunda ise kısa süreli takılmacalar ve başarısız uzak mesafe ilişkileri dışında ilişkim olamadı bu yüzden. Hala yurt dışında yaşıyorum. Ar
Siz şimdi işi goygoya vurup dalga geçeceksiniz ama ben yine de yazmak istedim.
2019'dan beridir iş sebebiyle çeşitli ülkelerde yaşamak durumunda kaldım. İlişki konusunda ise kısa süreli takılmacalar ve başarısız uzak mesafe ilişkileri dışında ilişkim olamadı bu yüzden. Hala yurt dışında yaşıyorum. Artık buraya yerleştim gözüyle bakıyorum ama gönül ilişkileri açısından yalnızlık canımı sıkmaya başladı.
Daha birkaç sene öncesine kadar böyle hissetmiyordum, ama yaşım 37 oldu ve ciddi ciddi evlenmeyi düşünüyorum bir süredir. Ama gelin görün ki evlenmek için gerekli olan en önemli şeye, bir partnere sahip değilim ve hiçbir şekilde bir partner edinebileceğim bir ortamım yok. Detaylara çok girmeyeyim ama olabileceğini de zannetmiyorum burda.
Zaten ben de anadilimde konuştuğum biriyle beraber olmak istediğime karar verdim bir yerde. İngilizce konuşmaktan keyif almıyorum. Yorucu ve zevksiz. Dating app kullanıp lokasyonu Türkiye'ye çekiyorum. Çok iyi insanlarla tanıştım ordan zaman içinde ama ben yurt dışında olunca hep boka sardı ya da daha başlamadan bitti hepsi.
Bu yüzden Türkiye'ye dönmek geliyor içimden bir süredir. Ama iyi bir ülkede iyi bir iş bulmuşken bunu bırakıp Türkiye'ye dönmek çok aptalca geliyor bir taraftan. Yani şu anki iş/hayat/para dengesini Türkiye'de verebilecek bir yer bulmam imkansıza yakın. Ama böyle de mutsuz hissediyorum kendimi. Seyahat edip gezmek bile etmek istemiyorum, sıkıldım yıllardır her şeyi tek başıma yapmaktan. Tek başınıza mutlu olacaksınız, mutlu olmayı öğreneceksiniz diyerek aşırı bireyselliği pompalayan saçmalıklara inanmıyorum. Yalnız yaşayabiliyorsunuz ama bir şeyleri paylaşıp beraber yaparken de daha mutlu oluyor insan.
Neyse... Sorum şu ki, her şeyi bırakıp bunun için Türkiye'ye dönülür mü? Siz döner miydiniz yani? İstanbul'a, o trafiğin karmaşasına, devasa boyuttaki o manasız ve parasıyla bile insanca zor yaşayacağım şehre dönme fikri beni çok bunlatıyor. Ama diğeri de bir o kadar canımı sıkıyor. İki arada kaldım anlayacağınız.
0
kakaolu kremali biskuvi (31.08.26)
çok fazla soruyla muhatap kaldım ama bu ezber bozan türden. öyle güzel kendini ifade etmişsin ki -bi parça kendimi gördüm- elim yargılamaya gitmedi. bu büyük bi eşik ve insan ilişkilerinde çok fazla dinamik var. çoğu insan şansa bakar der ama onlara kısmen katılıyorum. tüm düzenini "ilişki aradığın için değiştirmenden" ilişkini hayatının merkezine koyacağını varsayıyorum. bu tüm sermayeni riskli bi kağıda yatırmaktan farksız. seni çok mutlu edebilir, harika bir hayata da sahip olabilirsin ama başında ya da ortasında belki evliliğe ramak kala terkedebilir de. kaldı ki ülkenin siyasi atmosferi, daralan ekonomi, artan genç işsiz ve azalan imkanları da göz önünde bulundurmanı öneririm.
yap ya da yapma gibi net bi cevabım maalesef olmayacak. hayat senin, elindeki konforlu alanını küçümsemeden tercihini yap. umarım geri kalan hayatında mutlu yaşarsın.
0
kurmalifare
(31.08.26)
* İstanbula dönmek zorunda değilsin (iş sebebiyle mecbur orası oluyorsa ayrı tabii) * bi arkadaşımız Londra'dan İzmir'e dönüyor ve evlenecek yakında. Yapan var yani.
fakat hayatında biri yoksa kimseyle tanışmadıysan öyle gelir bulurum diye dönme sakın. Türkiye'deki yalnız arkadaşlarım hala yalnız. Son yıllarda tanışma işleri ve ilişkiler çok zorlaştı galiba ve beklentiler, yozlaşmışlıklar vs. fena diye duyuyorum.
bu arada, bulunduğun ülkedeki Türkler +1
0
nhk ni youkosu
(31.08.26)
Ara ara gidip gelerek cevre edinebilirsin, komple gemileri yakmana gerek yok. Ozellikle avrupadaysan biletler ucuz ve ucus suresi kisa, yurt ici ucus gibi bir sey oluyor. Etrafina haber salarak birilerini bulabilirsin. Amerikada isen cevre genis, illa amerikadan bulunur.
+1
The_Lollok
(31.08.26)
Sık sık git gel. Hayır komple taşınma. Türkiye’de işler eskisi gibi değil, artık biriyle anlaşıp evlenmek piyango gibi. Not: Dating app’ler yanıltıcı.
+1
biseysorcaktim
(31.08.26)
@kurmalidare +1 kendini çok güzel ifade etmişsin . Ama emin ol burda da ilişki işleri çok zor. İşler hayal ettiğin gibi olmayabilir
+1
euteamo
(31.08.26)
Niye dönüyorsun? Aile büyüklerine haber ver, memleketten filan temiz süt emmiş birini bulsunlar. Ki bulurlar da
+1
etna
(31.08.26)
Soruya net cevabım yok . Çünkü çok engelve bir çok kriter var bahsettiğin hususta .
Ayrıca, "Tek başınıza mutlu olacaksınız, mutlu olmayı öğreneceksiniz diyerek aşırı bireyselliği pompalayan saçmalıklara inanmıyorum." demekte haklısınız. İnsanı bağlı olduğu her tür aidiyetlerinden kopardıktan sonra yönetmek, yönlendirmek , istenen şekle koymak daha kolay oluyor. Oysa bu söylem tam bir tuzak.
0
diyecevaplandı
(31.08.26)
konuya sanki türkiyeye gelirsen bu yanlızlık sorunun garanti çözülecekmiş gibi yaklaşmışsın. bence bu önkabul algılarını yanlış yönlendiriyor.
ayrıca yurtdışında yerleşik bir adayın çoğu türk partner için ekstra çekici olduğunu, öncelikli tercih olacağını da unutma derim.
+3
orpheus
(31.08.26)
Her şey bırakılıp Türkiye'ye dönülür, ama bunun için değil. Bunun için dönerseniz pişman olursunuz (Türk kadını ile ilgili bir şeyden bahsetmiyorum, bu fikir temelde problemli)
Mevzu Türkçe iletişim ise, muhakkak bulunduğunuz yerde Türk göçmen ya da Türk kültürüne diline ilgi duyan bir hanım bulabilirsiniz. Ya da Türkiye'den biriyle iletişimi ilerlettikten sonra Türkiye'ye bir hafta, bir ay vs. gelir sonraki seviyelere geçersiniz.
0
redlinetheturk
(31.08.26)
Sen hayatı yaşarsın, hayat da akışında gider. Aynı dili konuştuğum biriyle ilişkim olsun, evleneyim diye tası tarağı toplayıp gelmek istemek enteresan geldi.
Belki hayatımın aşkı Uganda da, belki hiç yok ve olmayacak bilemem ki. Burada olacağının ne garantisi var.
0
rock n roll
(31.08.26)
annen baban görücü usülü birini bulsunlar, bi ay falan konuş, baktın yürüyecek gibi evlen gitsin.
ciddiyim.
+1
antihero
(31.08.26)
buradan birini al, götür.
0
gabe h coud
(31.08.26)
paylasmiyorsam bu kadar kariyeri, parayi, mali mulku ne yapayim kafasina eristigin icin tebrik ediyorum oncelikle.
mesela 15 sene sonrasina baktiginda bu hayati devam ettirdiginde muhtemelen cok cok daha kariyerli olacaksin, cok daha fazla paran ve malin olacak ama bu neydi simdi diye kendini daha fazla sorguluyor olabilirsin.
ya da esin, bir tane veya iki tane de cocugun olur, en buyuk dertlerin onlar olur, rutinine keyfine bakarsin, hayatta daha baska amaclar edinmis olursun.
ya da bosanirsin, bir daha evlenmeye tovbe edersin, hayatina o sekilde devam edersin.
0
baldur2
(31.08.26)
gideli çok olmamış, mutlu değilseniz gayet dönebilirsiniz. aslında her yer türk kaynıyor ama adapte olamadıysanız olamamışsınızdır. birçok arkadaşım 5-6 yıl yurt dışında kalıp türkiye’ye döndü, hepsi evli ve mutlu.
0
eileengray
(31.08.26)
6.5 yıl romanya'da yaşadım. cluj-napoca'da özellikle gece hayatı, rock / metal camiasında beni tanımayan yoktur. en büyük problemlerimden biri ruhani yalnızlıktı. ilişkiler bir yere gitmiyor. benim de gözlemim bu. türkiye'de (hele daha öncesinde 19 yıl yaşadığım izmirde veya alakasız olarak sevdiğim kadıköyde) bu kadar dışarı çıksam kesin evlenirdim. bu yüzden dönersen anlayabileceğim bir sebep olur. ki evlenmek, birini bulmak, ciddi ilişki için dönen birebir tanıdıklarım da var. hoş. ben etrafıma derdim romanya'da "uzun dönem oturum alırsam, siz rumenler nasıl almanya'dan bmw getiriyorsunuz ya, ben de türkiye'den kadın getireceğim." diye. uzun dönem oturumu aldım. ama green card çıktı. romanya'dan bu yüzden ayrıldım. bu akşam da istanbul üstünden abd'ye uçacağım. 35 yaş erkek olarak bana abd pasaportu alana kadar yalnızlık gözüküyor gibi. ekşi itiraftan takip edersiniz başıma ne belalar açacağım. öte yandan 2021'de az daha iş için türkiye'ye geri dönecektim. geri dönersem deneyeceğim, karşılıklı anlaştığım, anlaşmak üzere olduğum kadınlar vardı. kısmet. bazıları akışta olması gerek belki.
-1
rain when i die
(31.08.26)
Hangi iliski? Senin iliskin yok ki…
Biriyle birlikte olursun belki o gelmek ister belki en gitmek istersin ama su an tasinmak icin hicbir sebebin yok bana göre.
Single kalan insanlarin problemi senin yukarida anlattigin sey. Türk olsun, uzun olsun, o olsun bilmem ne. Kalbin sevgiye aciksa hicbir önsart kriter kalmaz.
-4
Purple life
(31.08.26)
Aslında böyle bir düşünceniz varsa ortada biri olmadan adım atmak en iyisi, bir insan için dönmek o an doğru gibi gelse de ilerde yaşanacak her türlü tartışmada hep içinizden geçecek bu da iki tarafı da çok üzecek ve yoracak.
Bunun dışında bazı konulara bu kadar takılmamak lazım ya bir salın kendinizi rahat verin, bazen bazı şeyleri çok takınca iteriz, kendimizi salınca da kendiliğinden gelişiverir.
0
mutekebbir
(31.08.26)
ben avrupada görücü usulu yapan türk profesör bile gördüm, mutluydu hayatından evli çocuklu.
yurtdışında iyi bir ülkedeyseniz - avrupa - ingiltere vb. çok rahat yaşarsınız eşiniz belli bir süre çalışmasa bile.
diğer türlü de bazı ülkeler partnerlik vizesi vb. veriyor. ona da bakabilirsiniz.
bir de hiçbir kadın için hayatınızı değiştirmeyin bence.
yanlızlık zor tabi de, ama türkiyedeki şartlar daha zor.
+1
kveldulv
(31.08.26)
7 sene yurtdışında yaşamış biri olarak pandemiden dolayı Türkiye'ye geri dönmek zorunda kaldım ve hayat arkadaşımı buldum, evlendim, inşallah bir de bebeğimiz olacak yakın zamanda. ama evlenmek için dönmedim ülkeme. pandeminin getirdiği ekonomik koşullardan dolayı döndüm. tekrar geri dönmek için eşimle beraber (o da yurtdışında yaşamak istiyor) çok çabaladık ama ne yazık ki olmadı. hala da çabalıyoruz. oradaki sakinliği, refah düzeyini çok özlüyorum. türkiye, özellikle istanbul tam bir kaos. hee buradaki kazancım oraya göre bir hayli fazla ama her şey para değil bence.
bence evlenmek için hayatınızı toptan değiştirecek kararlar almayın. "kısmetse olur" kafasında olun biraz. daha sonra pişman olacağınız kararlar vermeyin. eğer işinizde mutluysanız, o ülkede mutluysanız orada kalın. belki orada türkçe konuşabilen birini bulursunuz kim bilir.
0
elektr10
(31.08.26)
Türkiye'de altından yapılma bile bulsam dönmezdim.
Arkadaşım online olarak tanışıp kızı yanına getirdi, 1 senede evlendiler.
0
kimlanbu
(31.08.26)
sen cikali 8 seneye yaklasmis, yas 37. bence donmek icin tam zamani. disarida 10 seneyi gecirmemek lazim, deneyimi alip kacacaksin. bu arada vatandaslik olursa olur, olmazsa olmaz. olmamasi dunyanin sonu da degil.
turkiye'den hatun getir, gorucu usulu falan diyenler var klasik, benim gordugum o a$i malesef cogunlukla tutmuyor. turkiye'ye bizzet yuzuk goturmuslugum var bir arkadasim adina. oturdum kizi 2 saat dinledim. kafasinda oyle bir yurtdisi hayali vardi ki oglanin yasadigi hayat ile alakasi yoktu. simdi arayi da bozmak istemiyorum, beklentilerini dusur dedim kactim. iki saat boyunca dilimi isirmaktan yara oldu. kiz geldi 6 ay zor dayandi, kacti. bunu ciddi zengin versiyonuna da sahit oldum, hatuna evler arabalar yazliklar kisliklar alindi, yine tutmadi. ozellikle hatun kalifiye degilse buyuk sikinti, eve tikilip kaliyor.
turkiye istanbul'dan ibaret degil, ben bugun donsem istanbul'da yasamam herhalde. icinde yasayanlarin dusundukleri gibi avrupa ya da amerika, turkiye'ye her anlamda tur bindirecek pozisyonda da degil, bunlar utopik hayaller.
donulecekse, ki benim tavsiyem o yonde olur, fazla tatava yapmadan fisi cekeceksin. uzun sure yurtdisi deneyimi olmayanlarin bu konuda soylediklerinin malesef hukmu yok. minareden dusenin derdini minareden dusen anlar, asagidan izleyen degil.
+2
cooperr
(31.08.26)
Türkiye'ye geldiğinde kesin birini bulacakmışsın ve bu kişiyle de evliliğin çok güzel olacakmış gibi yazmışsın.
Türkiye'ye gelip birini bulamayabilirsin. Türkiye'ye gelip birini bulup evlenip çok mutsuz olabilirsin. belki boşanırsın.
elinde gayet güzel bir işin ve yaşamaktan memnun olduğun bir ülke varken bütün bunları bırakıp bir ihtimal için türkiye'ye gelmek, tüm varlığını shit coin'e kaldıraçlı basmak gibi bir şey.
ama yine de karar senin. ben olsam bir iki haftalık bir tatil ayarlayıp deneme yapardım.
0
tabudeviren
(31.08.26)
Ülkeni soylemezsen yorum yapamayız. Abd ise birini bulurum sana.
0
ırene adler
(01.09.26)
Seni çok iyi anlıyorum. Bu yaşlarda farklı kültürden biriyle ilişki yürütmek hiç kolay olmuyor. Bir çıkarının olmuş olması gerekir. Örneğin çocuk yapmak, vatandaşlık almak gibi. Bunlar haricinde tam frekansı tutturup bir aşk evliliği yapmak oldukça zor.
Ama bu Türkiye'de de aynı olur az çok. Bir ihtimal 25-30 arası heyecanını kaybetmemiş bir kadın denk getirirsen o zaman farklı olabilir. Türkiye'de bu ihtimal daha fazla.
0
stefano
(01.09.26)
türkiye'ye geldikten sonra bir ilişki bulabileceğiniz garanti değil. türkiye'de yaşayıp yıllarca ilişki bulamayan, sürekli reddedilen bir sürü adam var. bütün kariyeri bırakıp türkiye'ye geldikten sonra bir de türkiye'de yalnız kalmak daha yıkıcı olabilir.
Biliyorum, bu bir kişilik özelliği ama iyi kötü bir adaptasyon da olabilir belki.Şartlar, yaş, zaman vs. insanı (en azından beni) adam akıllı yalnızlaştırdı. Tek başıma hiçbir şey yapmak istemiyorum normalde. Ancak diğer taraftan yalnız oturmayı, gezmeyi, seyahat etmeyi vs. öğrenmem gerekiyor. Yalnı
Biliyorum, bu bir kişilik özelliği ama iyi kötü bir adaptasyon da olabilir belki.
Şartlar, yaş, zaman vs. insanı (en azından beni) adam akıllı yalnızlaştırdı. Tek başıma hiçbir şey yapmak istemiyorum normalde. Ancak diğer taraftan yalnız oturmayı, gezmeyi, seyahat etmeyi vs. öğrenmem gerekiyor. Yalnızken tek yapabildiğim bir şeyler izlemek, okumak yahut dinlemek gibi edilgen davranışlar. Hatta bir kısmı bildiğiniz iptila. Art arda toplu halde dizi bölümleri izlemek gibi...
Bir ören yerini, müzeyi, tarihi binayı, parkı, sahili, hatta kafeyi, avm'yi, konseri, etkinliği, seyahati, tatili tek başına da yaşamak, gezmek, deneyimlemek, oraların keyfini çıkatmak mümkün olmalı. Bunu nasıl başarabildiğinizi hiç düşündünüz mü?
Ben mesela bir başıma kaldım mı hemen düşünmeye başlıyorum. Ya eski sıkıntıları gözden geçiriyor, ya hayali tartışmalara giriyorum, ya da kendi kendimi yiyorum.
Bazı kurgularda çok yalnız olan karakter ruhunun bir parçasını farklı bir kişiliğe büründürüyor. Bu tarz şizofrenik bir çözüm bile albenili geliyor, inanır mısınız?...
Yalnız başınıza camdan bakıp keyifle kahvenizi içerken nasıl huzurlu kalabiliyorsunuz?
+3
thunder thunder thunder thundercats (28.08.26)
Otur bi tane puzzle yap. Bir müzik aleti çalmayı öğren. Finansal okuryazarlığın ilmine varacağım de mesela. Mesela tarihte, 'Celali İsyanları' deyip geçiştirdiğimiz, yüzyıllar sürmüş olay ne ki de, kafaya tak, öğle bir araştır ki, bir gün konusu geçerse kitap gibi dökül. Tak bişeyleri kafaya. Bir şeyin en iyisi olmaya odaklan. Becerebilirsen bir zaman sonra boş muhabbet, goygoy sıkmaya başlar zaten.
+4
Mirket
(28.08.26)
sessizlik.
kendi düsüncelerini dinlemek. fikir yürütmek. kendine yogunlasmak.
+2
Purple life
(28.08.26)
Mirket her zamanki gibi konuyu anlamamakta diretiyor :)
Bu bahsedilenler gibi şeyleri zaten insan yalnız yapabiliyor. İster inanın, ister inanmayın, bazen insan gezmek, görmek, eğlenmek, dinlenmek de isteyebiliyor.
Ben mesela mavi balinaların penisinin 4 metreyi bulabildiğini, tek boşalmada bir damacana sperm ifraz edebildiğini yalnızken öğrenebiliyorum zaten. Ama tatile, gezmeye, eğlenmeye, bir şeyler içmeye tek başıma gidemiyorum. Gitsem bile sıkılıyorum. Buna dair idi sorum.
Ayrıca evin duvarları puzzle dolu. Puzzle demeyin bana, dünyanın en acıklı öyküsüdür belki binlerce parça puzzlelardan defalarca bitiren insanların yaşadıkları...
0
🌸thunder thunder thunder thundercats
(28.08.26)
Biraz mecburiyetle mi başlıyor bu işten zevk almak bilmiyorum ama bendeki hissiyat bu yönde. Belki işin içine biraz kendini sevmeyi de katabiliriz. Kendiyle barışık insan sanki tek başına vakit geçirmekten daha kolay zevk alabiliyor diye düşünüyorum. Benimki biraz mecburiyetle başladı, çok yakın arkadaşlarımla kavga edip ipleri kopardıktan sonra kendi başıma içmeye, yürümeye başladım ki bundan yıllar öncesine denk geliyor bu. Şimdi bile ara ara tek başıma bi' şeyler yapmaya fırsat kolladığımı fark ediyorum arada:)
+1
kumandanim
(28.08.26)
Kendi başıma yapmazsam hiç yapamayacaktım o nedenle alıştım. Şimdi de başka insana tahammülüm yok tam tersi duruma düştüm yani.
0
peki madem
(28.08.26)
'Elimden biri tutmadan, gezemiyorum, göremiyorum, dinlenemiyorum.' deseydin, ona göre cevap verirdik Abi.
Bu arada, İnsanlar ne kadar farklı, değil mi? İlgi çekici konu deyince benim aklıma Celali isyanları geliyor, senin aklına ejekülasyon miktarları.
Seçtiğin konu bile gidip goygoy yapmalık.
-5
Mirket
(28.08.26)
@Mirket Evet, aynen öyle.
0
🌸thunder thunder thunder thundercats
(28.08.26)
Ben içedönük (introvert) bir insanım. Bu asosyal olmak, yalnızlığı sevmek değil. Biz de sosyalleşmeyi, insanlarla beraber olmayı seviyoruz. Aramızdaki farkı sosyalleştiğimizde daha çabuk yoruluyoruz. Ben kendi adıma dünyada en sevdiğim insanlarla vakit geçirsem dahi bir noktadan sonra enerjisi biten pil gibi tükeniyorum, yapım böyle işte.
Belki bununla ilişkili belki de bağımsız ama kendi başıma oldukça iyi vakit geçirebiliyorum. Genel olarak da insanlardan sıkılıyorum. Birileriyle sosyalleştiğimde kaliteli vakit geçirmeyi tercih ediyorum, haliyle bu da sürekli mümkün olmuyor. Hatta bazen sessizce oturmak dahi çok keyifli olabiliyor ama bunları da öyle herkesle yapamıyorsun işte. Bu da beni kendi başıma olmaya çeken bir diğer sebep.
Konser, ören yeri, seyahat gibi etkinliklerde kendi başına olmak her zaman keyifli değil açıkcası. Öte yandan buralara ya çok iyi anlaşacağım birileriyle gitmeyi tercih ediyorum ya yaptığım etkinlikle onun deneyimine odaklanıyorum (rehber eşliğinde gezmek, müzeyi detaylıca incelemek vb.) ya da bir şekilde seveceğim hale getiriyorum. Bu biraz kendini tanımayla alakalı aslında. Ayrıca insanların yaşamları da türlü türlü şeylerle dolu hep. Sürekli birileriyle ortak etkinlik yapmak, buluşmak mümkün olmayabiliyor.
Son soruna gelirsek, kendi başıma bir bardak çay içip sessizce rahatlamak (şu anda, bu yanıtı yazarken dahi) kulağa çok hoş geliyor. Yalnız başına bir şeyler yapmak, yapmak zorunda kalmak çok güzel bir şey değil her zaman. Öte yandan işin içinde başka insanların olması da yalnızlığa telafi değil. İnsanlar seni aşağı çekip canını da sıkabilirler. Bence kendinize birileriyle ya da tek başınıza olmak gibi bir zorunluluk yüklemeyin. Hangisi sizi daha iyi hissettiriyorsa ona yönelin.
+4
burka
(28.08.26)
@peki madem+1 Bir de her zaman bir etkinliğe birilerini bulmak çok zor oluyor. Ya ilgileri olmuyor ya da zamanları uymuyor vs. Öyle de hayatı kaçırmamak adına önce yürüyüş, tiyatro, sinema ile başladı, sonra konser ve tatille devam etti benim kendimle vakit geçirme sürecim.
0
Amaranta ursula
(28.08.26)
Bir sırrım yok ama yalnız tatile gitmeyi bile çok severim ben, o kadar alışmışım ki bunu bir "başarı" olarak bile görmüyorum çok normal geliyor.
Belki alışık olmadığınız için yalnız kaldığınız ilk an aklınıza hemen başka sıkıntılar geliyor o andan kopuyorsunuzdur. Başta biraz zorlayın, ben yeni bir alışkanlık kazanmak istediğimde böyle yaparım, önce kendimi biraz zorlarım sonra ya alışkanlık oluyor ya da bana göre değilmiş diyerek vazgeçiyorum.
Mesela ilk etapta üzerine düşünülmesi gereken programlar yapabilirsiniz, kafanızın başka yere kaymasına engel olabilir. Tiyatro, sergi vs...
+1
mutekebbir
(28.08.26)
yalnız bir şey yaparken şunu düşünüyorum. yalnız yapmak hiç yapmamaktan katbekat daha iyidir. ufak şeylerle başla. yürüyüş, kahve içmek film izlemek mesela. sonra tatil konser vs devam edersin.
0
jelly bear
(28.08.26)
En keyif aldığım şey tek başıma aktivite yapmak. Ben de eskiden tek başıma dışarı çıkmayı sevmezdim şimdiyse yanımda kimseyi istemiyorum.
Şimdi evdeysen hemen üzerini değiştir, ayakkabılarını giy ve kendini dışarı at ve en yakın kahveciye gir. Kahveni iç ve bunaldığın ana kadar otur. Başta zorlanabilirsin ama bunu yaptığın anda çok mutlu olacaksın. Hadi yap şimdi, bir saat sonra da buraya nasıl hissettiğini yaz.
Gerçekten bazen biz kendi kendimizi sabote ediyoruz. Zor değil inan, bol bol düşün, kendinle kavga et hiç sorun değil.
+1
rock n roll
(28.08.26)
İçe dönük biri olduğumu söyleyemem ama insanların aşırı düşüncesiz, saygısız ve mantıksız davranması, haksızlık yaparken vicdanlarının çok rahat olması, karşıdaki insanı dinlemeden sürekli konuşmaları, hep bir beklenti içinde olmaları gibi gibi şeyleri artık ne mantığım ne ruhum taşıyabiliyor. Onun için zamanla kendi kendime ne kadar kaliteli ve bağımsız, özgürce huzur içinde vakit geçirebildiğimi fark ettim. Zaten genel anlamda düşünüp bir şeyleri analiz etmekten hoşlanan bi insanım. Bu da en iyi kendi başınayken oluyor. Ama bazıları kendinden ve kendi düşüncelerinden sürekli kaçtığı için onlarla başbaşa kalmaktan korkuyorlar. Belki o sebeple bazılarına yalnız kalmak daha zor geliyor.
0
truf
(28.08.26)
@kumandanim +1 mecburiyetten alıştım.
tek yapmasam hiç yapamayacaktım. demek ki senin etrafında insanlar var ki birlikte yapabileceğin beraber yapıyorsun, keyfini çıkar.
https://x.com/rabiaymn/status/2092509113699704923https://www.instagram.com/reel/DZVqAp9qp-NBu aralar biraz fazla evdeyim, malum doğum vs. Önüme sürekli patisi kesilen kedi videoları düşüyor. Özellikle yavru kedilere yapıyorlar, galiba yakalamak daha kolay geliyor. Midem bulandı bu mahluklardan. Arka
Bu aralar biraz fazla evdeyim, malum doğum vs. Önüme sürekli patisi kesilen kedi videoları düşüyor. Özellikle yavru kedilere yapıyorlar, galiba yakalamak daha kolay geliyor. Midem bulandı bu mahluklardan. Arkadaşlar, rastlantısal bir orandan bahsetmiyorum, bu sapkınlık inanılmaz arttı. Daha gözleri bile açılmamış yavru kedilerin patilerini kesiyorlar birileri sürekli. Ben anladım ki bunu büyü yapmak için yapıyorlar. Kim bu ruh hastaları, neden bir şey yapılmıyor? Sinirlerim aşırı bozuldu.
+1
alice in potatoland (26.08.26)
Katılıyorum. Avcılık da yasaklanmalı bu ülkede. Keyif için hayvan öldürüyorlar. Ülkede keklik bırakmadılar kene popülasyonu patladı. Doğanın dengesiyle oynuyorlar. Durduk yere sinirlendim yine.
+1
Mirket
(26.08.26)
İnsan öldürmenin bile pek bi cezası yok bu ülkede, normal yani.
+3
kizil karga
(26.08.26)
Ben de eskiden senin gibi düşünüyordum yani hayvanlara zarar verenlerin akli dengesinin yerinde olmadığını. Normal bir insan yapmaz böyle şeyler diye düşünürdüm hep.
Artık bu kişilerin bu kötülükleri aslında kötü insanlar oldukları için yaptıklarına inanıyorum. Kötüler, saf kötü. Bir insanın hayvana davranışına bakarak o kişinin ne olduğunu anlarsın.
Köpeklerden nefret ediyor ama yarın öbür gün belki o köpek onu göçük altından çıkaracak. Kaybolsa o köpek sayesinde bulunacak belki.
Tek derdi hayatta kalmaya çalışmak olan bir varlıktan nefret ediyor. Mama, su koyuyorsun mama, su kaplarını tekmeliyor. Şu sıcak havada bir damla suyu çok görüyor. Yiyeceği iki lokmadan rahatsız oluyor. O hayvana yaşatılan her türlü işkenceyi hiç konuşmuyor, hayvanın kendisinden rahatsız oluyor. O köpeğin yaşayıp yasamamasına karar verme hakkını bile kendinde görüyor çünkü o insan. Buna ancak o karar verir.
+2
rock n roll
(26.08.26)
Bir gönüllü çıkıp şunu hayvana yapana aynısını uygulayacak, ibret olacak. Bakalım bir daha cesaret edebiliyorlar mı!
Nasıl tepkiler alıyorsunuz memnun musunuz bu durumdan?Ben 36 yaş kadınım duyanlar çok şaşırıyor 25-28 sanıyorlar. Hem mutlu oluyorum hem de acaba çocuk gibi mi gorunuyorum diye düşünüyorum.
Nasıl tepkiler alıyorsunuz memnun musunuz bu durumdan?
Ben 36 yaş kadınım duyanlar çok şaşırıyor 25-28 sanıyorlar. Hem mutlu oluyorum hem de acaba çocuk gibi mi gorunuyorum diye düşünüyorum.
-2
egerbiryolcu (25.08.26)
erkeğim. 30'dan önce ben de göstermiyordum. iyi bir şey değildi, adamdan saymıyorlar sanki gibi geliyordu.
şimdi 41'im ve gösteriyorum :)) genç gözükmek isteyenler, güneşten kaçabildiğiniz kadar kaçın. swh. benim öyle bir derdim olmadığı için her fırsatta güneşteyim.
+1
gabe h coud
(25.08.26)
erkegim. 30'dan oncesi icin kotu bir durumdu cunku ciddiye alinmama gibi durumlarla karsilasiyordum. 30'dan sonrasi icin ise genc sanip ciddiye alinmadigimda cok hosuma gidiyor. e yaslandik artik ve birinin beni 25 yasinda sanmasi hosuma gidiyor. hatta bundan iki yil once bir marketten alkol aldim, adam kimliginizi gorebilir miyim dedi, adama direkt tesekkur ettim.
+4
Sour
(25.08.26)
Ben de 37. Ben mutlu oluyorum. Birkaç sene çncesine kadar bozuluyordum ben de, çocuk gibi görünüyorum acaba diye... Yaş aldıkça insan mutlu oluyormuş
+1
gadlemler
(25.08.26)
42 yaşındayım. Ben de yaşımdan genç görünüyorum. Kendim de farkındayım ve başkaları da yirmili yaşlarımda göründüğümü söylüyor.
Herhangi bir şey hissetmiyorum böyle dediklerinde. Fakat ageizm mevzusu canımı sıkıyor. Çünkü sanki gençsen değerlisin gibi bir algı bu. Özellikle, kadınlara karşı daha çok yapılan bir şey. Ekşi sözlükte, ekşi duyuruda çok örneği var bunun. Şu an bu iki yerden örnek vermek daha kolay oldu.
+1
rock n roll
(25.08.26)
32 yaşındayım. mutfakta çalışırken sakala izin yoktu. mecbur saçı kısalttım sakalı kestim ama kendimi o kadar çirkin hissediyorum ki anlatamam... kiloluyum çünkü. kocaman surat patates gibi. gençlerden bir kız inanmamıştı, bayağı diretmişti hatta dedim dalga filan mı geçiyor acaba. tutturdu en fazla 23-24 diye.
çok hoşuma gitmişti açıkçası. olduğumdan yaşlı hissetmiyorum ama yıkık bi herifim yani, genç görülmeyi sevmiştim. hayatımın geri kalanında da hoşuma gider herhalde.
23-24 yaşındayken 16 gibi görünmek çeşitli konularda olumsuz olabilir de bence 30'dan sonra genç sanılmak iyi. çok ekstrem bi şey yoksa.
+1
der meister
(25.08.26)
22 yaşındayken bir keresinde iddaa bayiğine gittiğimde adam yaşımı sormuştu. Şimdi 33 yaşındayım, saçlarda çok beyaz var. Heralde şimdi gösteriyorumdur:)
0
nothing in my way
(25.08.26)
Zaten hiç yaşında gösteren yok maşş sitede herkes max 18
Is akadasimla cevirmeye denk gelmistik. Bana ehliyetiniz var mi resit misiniz deyip, arkadasimi gostererek anneniz mi demisti polis
Bi kere de gumrukten gecerken 18i gectiniz mi aileniz yaninizda mi fln demislerdi.
Iyi hissettiriyordu genc olmak mük bişi 25e donmek icin 1m dolares veririm
Ps.Simdi de yasimdan buyuk gosteriyorum galiba, kotu hissettiriyor
+1
üğpoıuy
(25.08.26)
Üniversitedeydim evimizi satıyorduk o ara makyajsızdım ev hali işte. Eve bakmaya gelenler beni orta okullu sandılar
İşe başladım yaş 25. Mekanlara girerken kimlik soruyorlardı
Hamileyim yaş 32. Birkaç hemşire vs 20 küsür sandı beni çocuk gelin de oldum
Ha bence o kadar da küçük göstermiyorum. Yaşımdan max 2-3 yaş küçük gösteriyorum bence bazı insanlar abartıyor
Kısa boyluyum ama minyon bir ifadem yok aslında.
Eskiden çok rahatsız oluyordum şimdi alıştım işte. Annem babam da aynı özellikle maşallah babam 67 yaşında 55 gösterir yani genetik
-4
Hallegadola
(25.08.26)
mutlu oluyorum ama işte vs dezavantajı olmuyor değil.
+1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(25.08.26)
18-20 iken rüştümü ispat için hep kimlik göstermem gerekiyordu, hoşuma gitmiyordu. 25'ime kadar da hep en fazla 20 sanıldım. bu yüzden yaşça büyükler ve hatta yaşıtlarım hep çocukmuşum gibi davrandı. buna kızıyordum o zamanlar. :d dolmuşta liseli sanıp öğrenci ücreti alıyorlardı.
şimdi 30 yaşındayım. 23-24 falan sanıyorlar. buna da gülüyorum. mutlu etmiyor değil :d ama yine yaşımı bilmeyenlerin küçükmüşüm gibi üstten davrandıkları olmuyor değil. buna sinir oluyorum hala.
bugün 5-6 yaşlarında bir çocuk bana abla dedi ve buna da güldüm. abla değil teyzeyim ben dedim ahahsjdkdkd
halim tavrım çocuksu olduğu için onun da etkisi oluyor tabii. hiç ağırbaşlı değilim, güleryüzlü ve neşeliyim.
minyon da değilim, 1.70 boy 63 kilo. ha gerçi 15-20 yaşlarım arası aynı boy ve 48 kiloydum. kilom yüzünden küçük sanıyorlardı evet. 20'den sonra kilolar aldım tabii ajkskskd iyi de oldu çok zayıftım. :d
sesim de çocuksu. geçen telefonda bir çiçek fiyatı sordum, sesiniz küçük geliyor öğrenciye şu kadar olur dedi :d
ehliyetimi yeni almaya çalışıyorum, hocalar beni 22-23 sanmış.
hiç makyaj yapmıyorum ben, bunun da etkisi olabilir.
0
art cat chocolate
(25.08.26)
Çok mutlu oluyorum, çok hoşuma gidiyor. Biraz kilo versem daha bile küçük duracağım da işte son yıllarda kendi yaşımla gösterdiğim yaş arasındaki fark azaldı bu biraz üzücü olmaya başlayınca insanlara "kaç gösteriyorum" demeyi bıraktım. Direkt yaşımı söylüyorum her duyan şoka giriyor o tepki beni bu hayatta en mutlu eden şey.
+1
mutekebbir
(25.08.26)
43 - e
sınıf arkadaşlarımla hala görüşüyoruz. eşleri, çocukları aynı yaşta olduğumuza asla inanmıyor. kendime bakınca o kadar genç göründüğümü düşünmüyorum ama saç dökülmedi, çok beyazlamadı diye mi acaba bilemedim.
+1
duster
(25.08.26)
37 yaşında erkek kişisi;
İş yerindeki 2 kadın personel arkadaş inanmadı 37 olduğuma.
+1
put it in your appropriate place
(25.08.26)
benim boyum 1.55 dolayısıyla minyon olduğum için hep küçük gösterdiğim söylenir. bi de anne tarafım benim yaşlanmıyor. anneannem 88 yaşında vefat etti, yüzü çok kırışık değildi yaşına göre. bundan yılllaaaaaar önce benden 5 yaş küçük kuzenimle sinemaya gittiğimizde ki o 8 yaşında falandı gişedeki kız onun 11 yaşında olduğuna inanmıştı ama benim 13 yaşında olduğuma inanmamıştı falan. o zamanlardan alıştım bu duruma. şimdi soran 28-30 arası gösteriyorsun ama 25 desen de yerler diyorlar ama 36'yım. son yıllarda kilo aldım 63 kilo oldum daha zayıfken çok daha küçük gösteriyordum.
0
matilda
(26.08.26)
20-21 yaşlarındayken beni diğer arkadaşlarımdan daha yaşlı sanıyorlardı, hoşuma gidiyordu. şimdi içim ağlıyor.
0
co2s2
(26.08.26)
40+ olarak gayet de memnunum. Standart 4-5 yaş küçük sanıyorlar. Farklı ırklardan insanlar, özellikle Doğu Asyalılar için yaşımı tahmin etmesi daha da zor. Onlar 10 yaş filan daha genç sanıyor. Kimlikten kontrol etmek isteyen cok oldu. Tek hayal kırıklığı insanlar gerçek yaşımı ogrenince oluyor. Yalancı Tosun Paşa' nın ortaya çıktığı an gibi. Bırak genç sansınlar diyorsun.
Hatta bi gün ofiste bana ilgi duyduğunu tahmin ettiğim 16 yas küçük Çinli bi hatun gerçek yaşımı öğrenince hayal kırıklığına uğramıştı. Ehliyeti gösterdiğimde e burda ... yazıyor demişti. O ehliyeti aldığım yıl dedim. Kız sonra yaş farkından ötürü soğudu benden.
Bir ara mahkemede filan yasi küçültmeyi düşündüm de meşakkatli işlermiş.
Selamlar. Neredeyse 20 senelik bir arkadaşım var. En yakın arkadaşım, dostum yani. Kimse hediye almasa biz kesin her sene birbirimize hediye alırız. Öyle ucuzundan da değil yani fiyat olarak vs. abartı değil ama öyle herkese aldığımız hediyelerden pahalı :) Arkadaşım artık yurtdışında yaşıyor ve bi
Selamlar.
Neredeyse 20 senelik bir arkadaşım var. En yakın arkadaşım, dostum yani. Kimse hediye almasa biz kesin her sene birbirimize hediye alırız. Öyle ucuzundan da değil yani fiyat olarak vs. abartı değil ama öyle herkese aldığımız hediyelerden pahalı :) Arkadaşım artık yurtdışında yaşıyor ve bi ara TR ye gelecek. Doğum günlerimiz yakın diye birlikte buradayken kutlamak istedik.
Ama ne hediye alabilirim hiç bilmiyorum. Klasik parfüm, çanta, saat vs hediyeler dışında şöyle bir şey var güzel diyebileceğiniz bir hediye var mı? Senelerdir bunlar alındı hep bu sefer farklı bir şey olsun istiyorum. İlla pahalı olsun değil, ama güzel farklı olsun amacım.
Bütçe: max 7-8k cinsiyet: kadın/evli yaş: 31
-1
chanandler bong (24.08.26)
eger yoksa su popüler stanley termoslardan alin?
fiyatini bilemiyorum. ama hosuna gidebilir diye düsündüm.
0
Purple life
(24.08.26)
Dekoratif olsun bu kez. nixieshop.com Fiyata bakmayın örnek sadece. Bunlardan Türkiye'de de kendi bilgisi çalışmasıyla yapanlar oluyor diye biliyorum. Benzer olarak yine masa veya vitrinde ışıklı , hareket eden yapıya sahip başka türden hediyeler de olabilir.
0
diyecevaplandı
(24.08.26)
Güvendiğin bir yardım derneğine bağış yapamaz mısın? Çok anlamlı olur. Parfüm, çanta vs. bunlardan almışsın zaten. Bir hayvanın ne bileyim bir insanın hayatında güzel bir şey olsun mesela ya da ağaç dikebilirsin.
Yurt dışında yaşıyorsa bu hediyeyi yanında taşıması da var, çok büyük/ağır bir şey ya da kırılabilecek bir şey alamazsınız. Türkiye'den dekoratif obje falan da taşıtmayın bence.
Bağış, ağaç dikmece vs +1 Ya da beraber yapabileceğiniz bir şey hediye edin. Spa günü olur, doğa yürüyüşü olur, fine dining olur artık beraber ne yapmaktan keyif alacaksanız.
Oğlum 2 yaşında ve ben her ne kadar minimalizmi uygulamaya çalışsam da oyuncağı ve aktiviteleri çok fazla oldu.Genelde hediye geldi ama şu an özellikle 3 tane scooter(pahalı markalar), 1 bisiklet, 1 akülü araba, 4 tane üstüne binilen sürülen şeyleri vs oldu. evde koyacak yer de kalmadı zaten. Bu dur
Oğlum 2 yaşında ve ben her ne kadar minimalizmi uygulamaya çalışsam da oyuncağı ve aktiviteleri çok fazla oldu.
Genelde hediye geldi ama şu an özellikle 3 tane scooter(pahalı markalar), 1 bisiklet, 1 akülü araba, 4 tane üstüne binilen sürülen şeyleri vs oldu. evde koyacak yer de kalmadı zaten. Bu durum beni rahatsız ediyor ileride doyumsuz olur mutsuz olur diye korkuyorum.
Sizce bu bir sorun mu? İmkanı vardır kullanır mı dersiniz yoksa 2 yaşında bebeğin 10 tane bisiklet türevi olmamalı mı dersiniz? Ben küçükken bizi hep böyle yetiştirdikleri için bana yanlış geliyor. 1 tane scooter olurdu eskiyene kadar binerdik. Eşimi de tam tersi çok imkanlarla yetiştirmişler ona normal geliyor her gün birine binsin ne olacak ki diyor mesela.
-2
Gradient_tabanlı_mor (24.08.26)
bence bu bir sorun bu konuda size katılıyorum. bir şeylerden eksik kalmaması başka, bir şeylere fazla fazla sahip olması başka. bir tane olursa kıymetini bilir birden fazla olursa nasılsa bol bol var psikolojisi yaşar. imkan var diye abartmak da çok anlamsız, imkanı olmayan çocuklara hediye edilmesi daha şık olur diye düşünüyorum fakat burada esas konuşmanız/tartışmanız gereken kişi eşiniz.
+1
denizgonen
(24.08.26)
elbette sorun. cocugunuzun bu kadar cok fazla esyasinin olmasi, gelecekte de bu beklentide olmasina neden olur, yetinmeyi bilmez, kiymet bilmez. ebeveynler cocugum her imkana sahip olsun, hic zorluk cekmesin derken hayattan tamamen izole cocuk yetistiyorlar. gecenlerde bir ebeveynle tanistim, cocuk toplu tasimanin her turlusunden korkuyormus, kaygilaniyormus cunku cocukla zor olmasin, rahat etsin diye hic kullanmamislar. icimden dedim bence cocugu bir muzeye koyun, onunu de camla cevirin, hani mona lisa falan gibi uc metre uzaktan bakabilsinler sadece.
+2
Sour
(24.08.26)
Anneanne babaanne müsaitse bölebilirsiniz. Bisikleti benim evde scooterı anneannede, diğer scooterı da yazlıkta bizim. Oyuncaklar için de uyguluyorum koca kutularımız var gardolabın üzerinde sakladığım dönüşümlü çıkarıyorum ortaya.
+2
cilekli pasta
(24.08.26)
Sorun var tabii ki. Sonradan para gören insanlar ben eksik kaldim cocugum kalmasin diye onu esyaya boguyorlar. Daha sonra cocuklari materyalist ve doyumsuz olabiliyor.
0
Purple life
(24.08.26)
2 yaşında bebeğin 10 tane scooter'ı olmamalı.
benim çocuk 6 yaşında 1 bisiklet 1 scooter ı var. elbise değil ki bu bir sürü olsun.
0
wilhelmwasmuss
(24.08.26)
çocuk daha küçük büyüdükçe hele erkek çocuklarda bu tarz şeylere ilgi artacaktır ve evet cazibesi azalabilir.. ben sizin yerinizde olsam tüm oyuncakları kaldırı 6 şar aylık dönemlerde yeniden ortaya çıkarırdım. böylece yeni sıfır alınmış gibi süprizli heyecanlı olur.. ve biraz da oyuncak vs almaya ara verirdim. daha uzuuuun yıllar var. 2 yaş biraz daha artık el işleri ile hamur oyanama ile boya yapma ile de keyif alınacak yıllar bunlara öncelik verin.
+1
iwillsee
(24.08.26)
Bence bu kadarı çok fazla. İki yaşındaki çocuk anlamaz ki zaten, hepsi aynı onun için.
Bir tanesini çocuğun için ayır, kalanları da istersen böyle bir oyuncağı hiç olamayacak çocuklara dağıt.
+1
rock n roll
(24.08.26)
Öncelikle oyuncakları rotasyona sokmayı alışkanlık yapın. Her oyuncak her zaman yok. 7-8 tane oyuncağı bir rafta düzenle sergileyin ve bunlardan başka seçenek bir ay boyunca sunmayın. 1 ay sonra o 7-8 oyuncak kalkıp yerine başka 7-8 oyuncak gelmeli, çocuğun hem yaratıcılığı gerçekten böyle gelişir hem overstimulation'ı engellersiniz. 4 tane scooter diyorsunuz ya, en sevdiğini kenara ayırıp diğer her şeyi bir kenar mahallede dağıttın çocuklara.
Malum uyku en önemli ihtiyaçlardan biri ama modern hayatın stresi uyku sorunları ile etkisini gösteriyor. Siz kaç dakikada dalıyorsunuz uykuya?
Malum uyku en önemli ihtiyaçlardan biri ama modern hayatın stresi uyku sorunları ile etkisini gösteriyor. Siz kaç dakikada dalıyorsunuz uykuya?
📊 Kaç dakikada uykuya dalıyorsunuz?
Bu anket sona erdi. 71 oy kullanıldı.
-1
renegade (12.08.26)
Kanepeye uzandığımda hemen, yatağıma yattığımda en az yarım saat geçmesi gerekiyor.
0
rock n roll
(12.08.26)
çok az uyuyorum maalesef; uykuya geçmem de en az 1 saat sürüyor
0
sweetoffice
(12.08.26)
normal şartlarda kafamı koyar koymaz. ama lanet olası insanlar yüzünden kafama bişeyler takıldığında saatlerce uyuyamadığım da oluyor. aya vurursak ayda 3-5 böyle oluyor. onun haricinde normal şartlarda uyuyorum.
-1
naksidil
(12.08.26)
uykuya zor dalıyorum, gece yarısı uyanıyorum, sabahın köründe alarmsız kalkıyorum, gün içi uyukluyorum. evet bildiniz. moruk. (53) kütük gibi 8-9 saat uyumak isterdim.
0
lazpalle
(12.08.26)
Elektronik eşyaları yatak odasından uzaklaştırdığımdan beri uykum düzeldi, ne olursa olsun telefonu almıyorum.
0
mirty
(12.08.26)
hem uykum varsa hem de kafam rahatsa en ideal senaryoda bile 20 dakikası var. diğer durumda 1-2 saat arası. tavuk döner gibi paso dönüyorum çocukluktan beri değişmedi maalesef yaş, iş, sağlık durumu vs. hiç fark etmiyor.
0
der meister
(12.08.26)
Sanırım 3-5dk, zaman zaman 15dkya kadar uzadığı oluyordur. 10 yılı vardır hiç uyku problemi yaşamadım, nasıl oluyor diye soran olsa heralde hergün aynı saatte yatmam nedeniyle derdim.
0
akhenaten
(12.08.26)
İçmediğim zamanlarda bile 5-10 dakikayı geçmiyor. Senede uyuyamadığım gece sayısı 1 elin parmaklarını geçmez. Çok çabuk uykuya dalıyorum.
0
kumandanim
(12.08.26)
telefonu bıraktığımda 1-2 dk içinde uyuyorum. ama stres/alışkanlık/başka sebepler yüzünden telefonsuz iki dk yatakta yatmadan duramıyorum.
0
biseysorcaktim
(12.08.26)
Anında uyuyan arkadaşlar cenneti yaşıyorsunuz öyle diyim
En az bir saat
+1
Hallegadola
(12.08.26)
Keyfim yerindeyse; 7 saniye filan Keyfim normal; 3-5 dakika Keyfim kötüyse; 10 dakikayı bulur.
Piskolojim anksiyete filan varsa Yine bana haram geceler; Ne hasta bekler sabahı
+1
put it in your appropriate place
(12.08.26)
Valla eskiden kafami koydugum gibi yatabilme yetenegine sahiptim ama son 2-3 yildir yataga gidince uyuyamama olayindan muzdaribim, genelde de 1-2 saati buluyor kendimden gecmem.
0
j r r tolkien hayrani
(12.08.26)
hemen uyurum. koltukta bile uyuyakalıyorum. ancak hiç dinlenmiş olarak uyanmıyorum.
0
art cat chocolate
(12.08.26)
insanin bebegi varken daha kafasi yastiga degmeden uyuyakaliyor.
çocuğum kreşe başladı. gün içinde birkaç fotoğraf geliyor ama bunun dışında neler yapıyorlar, çocuğumun ruh hali nasıl, bunları bilmeden nasıl yaşıyoruz?daha önce bakıcıyla evde bıraktığımda aklıma geldikçe göz ucuyla kameradan bakıyordum içim rahatlıyordu, bazen hiç bakmıyordum bile. ama aklıma gel
çocuğum kreşe başladı. gün içinde birkaç fotoğraf geliyor ama bunun dışında neler yapıyorlar, çocuğumun ruh hali nasıl, bunları bilmeden nasıl yaşıyoruz? daha önce bakıcıyla evde bıraktığımda aklıma geldikçe göz ucuyla kameradan bakıyordum içim rahatlıyordu, bazen hiç bakmıyordum bile. ama aklıma gelince bakabilmek aşırı iyi bi histi. kreşlerde tabi böyle bi şey yok. bence olmalı, farklı görüşler var biliyorum en azından seçenek sunulmalı bence, isteyen ebeveynler kameralı sınıfa versin istemeyenler kamerasız. bi sapığın çocuğumun sınıfını izlemesi çocuğumun bütün gün benim göremediğim bi ortamda olmasından daha korkutucu gelmiyo bana. tamam güvenmeliyiz emanet ettiğimiz kişilere ama nasıl güvenebiliriz? yeri geliyo biz bile sinirlenebiliyoruz kendi çocuğumuza, elin insanı hergün bütün gün kendi çocuğu bile olmayan 10 tane bebeyle uğraşıyo. nerden bilicez sinirlenmeyeceğini? tamam mecburuz güvenicez bunlar profesyonel insanlar, işleri bu, kendilerini kontrol etmenin de en iyisini yaparlar diyelim. buna da varım. ama insan özlüyo ya bi göz ucuyla bakıvermek içimizi rahatlatırdı. poz vermediği bi anda nasıl duruyo, nasıl görünüyo, ne yapıyo, kiminle oynuyo, bunları bilmeden nasıl duruyoruz? kontrol delisi miyim, fazla mı kaygılıyım, güvensiz miyim, benim gibi düşünen kimse yok mu?
-4
mezzosprite (11.08.26)
kreşler her bakımdan daha güvenli. bir çocuğu asıl 1 kişi ile yalnız bırakmak çok büyük risk. her şeyi geçtim kadın ölse bayılsa kalp krizi geçirse bile sonuçları vahim olabilir. öğretmenler için 10 çocuğa bakmak 1 çocuğa bakmaktan inanın 10 kat daha kolay. pedogojik kısmına girmiyorum bile. çocukları iyi gözlemleyin. olumsuz bir durumda mutlaka belli eder. suskunlaşır, içe kapanır, korkaklaşır. gözlerini kaçırır. buna benzer bir şey yoksa işler yolunda demektir.
+5
ground
(11.08.26)
1. çocuğu iyi gözlemleyceksiniz. bi şekilde belli eder 2. diğer velilerle muhabbetiniz olsun kulağınıza bir şey gelir olumsuz durum olursa. 3. nispeten oto kontrol mekanizmasının olacağına inandığınız yerlere vereceksiniz müdürün rehberlikçinin vs nin ister istemez birbirini denetlediği 4. merdivenaltı ya da apartman altı kreşlere vermeyin. devlerin bu kreş işini ciddiye alıp kendisinin açması ve el atması lazım ama nerede... ancak kadınlara çocuk yapın diye nashiat ederler.. çocuk sayısının artmasını isteyen devlet bu kreş gibi çok önemli bi konuyu özel sektöre bırakmayacak kendi açacak.
+2
iwillsee
(11.08.26)
Anksiyetinin hafifi hayatta tutar fazlası paranoid eder. Siz sınırdasınız zaten tüm ömrünüzde çocuğunuzu görebileceğiniz zaman dilimi onun ömrünün çok kısa bir bölümü olacak. Siz kamerada izlerken allah korusun kreşte bir şey olsa ömür boyu vicdan azabı çekersiniz. Hayatı olağan akışına bırakmazsak bir olağan dışı oluruz. Kamera yorumunuz anormal bir düşünce.
+1
mikahakkinen
(11.08.26)
kameralı yorumu eleştirenlere bakma benim de 2 yaşında oğlum var aynı şeyi düşünürdüm. kameralı olmasını istiyorum çünkü sınıftan birinin velisinin sapık olma ihtimali çocuğumun gün içinde kötü bakılıyor olma ihtimalinden daha az geliyor bana.
ben bakıcıya baktırıyorum ve çok da güveniyorum neden bakıcıya güvenmediklerini de anlamıyorum insanların. evde kamera var her an bakabiliyorum zaten bir süre sonra insan anlıyor çocuk bu kadını sevdi mi sevmedi mi diye. ama kreşte böyle olacağını sanmıyorum. şu an çocuğun kaç yaşında bilmiyorum ama ben 3 yaş sonrası kreşe gönderme taraftarıyım çünkü kendisini daha iyi ifade edebilir. o zaman da doğru sorular sorarak anlarım herhalde o şekilde güvenirim kreşe diye düşünüyorum.
-3
yenibirgüzelnick
(12.08.26)
Akıllı saatler var böyle ses kaydeden onlardan alma şansınız olur mu? Çocuğun bileğine takıyorsun ve kulaklıkla çocuğunun sesini ve etrafındaki sesleri duyabiliyorsun.
Çocuğun ne konuşuyor, arkadaşları ve öğretmenleri ne konuşuyor bunları dinleyebiliyorsun. Benim bir tanıdığım çocuğunu bu şekilde takip ediyordu.
-2
rock n roll
(12.08.26)
alışacaksınız. çok çok merak edeceksiniz bir süre. sonra çocuğunuzun genel olarak mutlu olduğunu görüp, siz de mutlu olacaksınız. ama biraz süre geçmesi gerekecek.
+3
co2s2
(12.08.26)
Oğlum kreşe giderken şansımıza özel kreş karşı binaydı direkt, annesi devamlı kontrole giderdi, çocuğun devamlı halini hareketini gözlemlerdik ve bizim korumamızda olduğunu kimsenin zarar vermeyeceğini anlatırdık.
Gün içinde yemek yedi mi, bir problem var mı diye geri bildirim gelirdi.
Esas dikkat edilmesi gereken ortam ne kadar güvenli, misal her zili çalana kapıyı açıyorlar mı, dış kapıyı açık bırakıyorlar mı, oyun saati bahçede çocukları başı boş bırakıyorlar mı.
Bence en önemlisi sınıftaki diğer çocuklar, üst yaş gurupları zorbalık yapmaya çalışabiliyor, agresif uyumsuz çocuklar olabiliyor. Bunların önlemini de birisi fiziksel temas sınırınıbaşarsa ağzının üstüne vurma yetkisi vererek çözdük, sıkıntı çıkarmaya çalışan çocuklar şamarı yiyince sınırlarını öğrendiler.
35 yaş üstüne bu hobilerden birini önerecek olsanız veya asla onermeyecek olsanız neden?
egerbiryolcu
1. Piyano2. Yan flüt 3. Buz pateniÜçü de çok hoşuma gidiyor, paten için denge koordinasyonum çok kötü belki özel hoca tutarsam anca öğrenirimYan flüt (araştırınca aslında yan flüt diye bir şey olmadığını flüt denmesi gerektigini okumuştum ne kadar doğru bilmiyorum) için sesi ve kadınlarda duruşu çok
1. Piyano 2. Yan flüt 3. Buz pateni
Üçü de çok hoşuma gidiyor, paten için denge koordinasyonum çok kötü belki özel hoca tutarsam anca öğrenirim Yan flüt (araştırınca aslında yan flüt diye bir şey olmadığını flüt denmesi gerektigini okumuştum ne kadar doğru bilmiyorum) için sesi ve kadınlarda duruşu çok hoşuma gidiyor ama benim nefes yonetimim berbat neredeyse yaşamak için olan nefesi bile zor alıp veriyorum iki merdiven çıkınca nefes nefese kalıyorum Piyano için bı olumsuzluk da el ayak koordinasyonu yönetmek belki zorlar bilmiyorum ama diğerlerine göre sanki uğraşması daha az zahmetli gibi (uzaktan böyle gorumuyor işin içine girince eminim çok zordur ama en azından keman gibi tutuşu dert edilecek bir enstrüman değil)
0
egerbiryolcu (10.08.26)
birincisi herhangi bir enstruman çalmak için yeteneğin var mı buna nasıl karar verdin?
özel hoca bir maaliyet, enstruman almak da bir maaliyet. bunların dışında enstrumana çalışmak lazım. bunun için zaman lazım. öyle yani haftada 2 saat ders alıp akşamları yarım saat çalayım diye düşünüyorsan bu şekilde enstruman öğrenmek pek mümkün değil.
ha dersen ki bunlar benim için problem değil. bi deniyeyim. en kötü iki şarkı çalar eğlenirim ona bişey demiyorum.
tabi yan flüt çalmak için evinin de müsait olması lazım. komşular veya evdekiler rahatsız olabilir.. piyano dersen dijital piyano alırsın, kulaklık takarsın falan
hadi onu da geçtim. buzpateni nedir arkadaş? ulaşabildiğin kaç tane buz pateni alanı var? fiyatları nedir? kanada amerika falan olsa, binbir tane vardır. buz hokeyi oynuyolar falan diye ama onu da bilemedim.
+1
omer460
(10.08.26)
Piyano +1
Yan flüt çalıyorum. O kadar emeği piyanoya verseymişim :) ya da gitar.
0
gabe h coud
(10.08.26)
artistik burgular hareketler olmayacaksa, derdini anlatacak kadar buz pateni öğrenirsin gibime geliyor.
piyano mu flüt mü? piyano başlaması ve kavraması daha kolay bir enstrüman. sonuç alması, akşam iki tıngırdatıp stres atması daha kolay. açık ara piyano.
0
co2s2
(10.08.26)
bence sizin yeterince hobiniz var, dün hobinizle alakalı instagram hesabı açmayı sormuştunuz hatta. burada fotoğrafçılık yaptığınızı da yazmıştınız. maddi/manevi bunlara hiç girmeyin derim. kolay sıkılan biriyseniz enstrümanlar uygun değil; yıpratıcı süreçleri var. paten için de o kiraladıkları korkunç patenlerle sakatlanırsınız, doğru düzgün paten ve ders almanız gerekir. ben sizin yerinizde olsam tüm eforumu çalıştığım okulun yakınında bir daire kiralamaya harcarım. önce sıkıntıları çözmenizi öneririm. sizin o derde ben dertlendim, o derece.
+1
eileengray
(10.08.26)
35 yaşında boş işler. Spora başlayıp ağırlık kaldırmaya başlasan daha çok tatmin eder
0
artıküyeolmakistiyorum
(10.08.26)
1 ve 3 küçükken başlanması gereken şeyler. buz pateni eğlencesine belki. ama kıçı başı kırmadan yapın direkt engelli olursunuz belli yaşlardan sonra çok riskli. yan flüt daha soft bir aktivite gibi.
0
ground
(10.08.26)
illa üçünden biri olacaksa piyano derim. 1-elektronik piyano alırsan çalışırken kimseyi rahatsız etmezsin 2- flütte süper babayı çaldıktan sonra sıkılabilirsin. 3-bu yaşta yorulursun. hem gidip gelmek için plan yapman lazım, çalışmak için hocaya ayrı piste ayrı ödersin.
0
duyuruuser
(10.08.26)
Kadınsan saksafona yönel
-6
stefano
(10.08.26)
Şöyle düşünmek lazım: Bugün 35 yaşındayım, on yıl sonra 45. Şimdi piyano çalmaya başlasam 45 yaşında on yıllık piyano icracısı olacağım.
Ha tabi ki işin şöyle bir handikapı var: çocuk yaşta bu işe başlayanlar gibi olmak... çok çok zor. İmkansız demiyorum. Ama gerçekten zor. Yine de enstrüman biraz repetuar işidir. Ben de 30 yaşından sonra enstrümana başladım. Sadece sevdiğim şeyleri çalışıyor ve çalıyorum. Bazen aile toplanıyor, şarkı istiyorlar, bilmiyorum, bilmeyince de iyi çalamıyorsun diyorlar, benim çaldığım şarkıları da onlar dinlemiyor :)
Neyse bence enstrüman orta yaş üzeri için en ideali. Kendi kendine oturup çalınca keyifli oluyor.
+1
deniz kiyisi ve papatyalar
(10.08.26)
Genel cevap yazayım Ev çok müsait enstrüman ortamına. Yani hiçbir yakınımızda başka ev komşu vs yok. Rahmetli babam akrabalar az saz geceleri yapmazdık. (Maalesef ailedeki müzik gemi bana pek aktarilmamis)
Ama çok seviyorum. Yetenek de şöyle kendi cabamla gitarda basit akor ve ritim öğrenip birkaç şarkı çalma seviyesine gelmiştim. Ama bir ritmi öğrenip başka ritme geçme olayında elim ve kafam karışıyor. Belki kursa gitseydim ya da öğrenmeye devam etseydim onlara da alisirdim. (Su an gitarım yok belki tekrar buna da donebilirim)
Yan flüt zorlayıcı gibi geldi benzer yorumlar da yazilinca. Piyanoda karar kıldım.
Buz pateni bence aşırı estetik bir uğraş. Ama tabi sakat iş bir yandan. İlerde hala denemeyi düşüncem. Tabii çok yaşanmadan.
@eileengray gerçekten ilgilenmek istediğim o kadar çok şey oluyor ki çünkü hepsi gerçekten keyif veriyor. Okul-mesafe konusu da şoyle saka maka beş ay kaldı sürecin sona etmesine sanırım daire tutmadan bu şekilde devam edicem.
0
🌸egerbiryolcu
(10.08.26)
1 ya da 2
Buz pateni tehlikeli, daha bu hafta kuyruk sokumu kemiği kırmış biri olarak söylğyorum.
Müziğe yönel derim, risksiz
+1
cccbehzatccc
(10.08.26)
'Ev çok müsait enstrüman ortamına.'
işte bu duymak istediğim şey :)
1 ufaktan şan eğitimi alıp vokal olabilirsin. yani bir enstrumanı kontrol etmektense sesini kontrol etmeni öğrenmen nispeten daha kolay. ikincisi kadın vokallere ilgi çok yüksek. ufak bi ses kartı , bi mikrofon alıp, bilgisayarda kayıt yapabilirsin. hem eğer instagram vb uğraşıyorsan ses kartı ve mikrofon işine de yarayacaktır bundan hariç.
ha vokal istemem dersen, ikinci ve güzel olanı davul öğren. hem öğrenmesi ve çalması daha eğlenceli.
0
omer460
(11.08.26)
Hedefinize göre değişir. Enstrüman çalmak basit bir iş değildir. Zamanım yok, haftada anca iki üç saat çalışırım diyorsanız sadece bir iki şarkı ezberler onları da hata yapa yapa çalar hale gelebilirsiniz. Doğru düzgün çalabilmek istiyorsanız her gün birkaç saat çalışmanız gerekiyor. Yanlış hedefleriniz varsa hevesiniz baştan kırılırsa zaman kaybetmemiş olursunuz.
+1
synesthesia
(11.08.26)
Üçünü de öneririm, çünkü bunların üçünü de istiyorsun. Sadece nefes alıp verme konusunda sorun yaşadığın için flüt belki zorlayabilir ama denersin. Belki de nefes alıp verme konusunda seni zorlamayacak ancak deneyerek anlayabilirsin. Hoca da zaten sana tüyolar verir.
Maddi imkanın varsa hepsini yap. Harikalar yaratmak zorunda değilsin zaten hobi amaçlı yapacaksın, keyif aldığın için.
Ben olsam denerdim hepsini sonra bunların içinde eleme yapabilirdim belki ya da imkanım olursa zaman ve maddi olarak hepsini yapardım.
0
rock n roll
(11.08.26)
piyano ve flüt için müzik kulagınızın olup olmadığını kontrol etmenizi öneririm. piyano über bir yeteneksizlik ve müzik kulagı yoklugu yok ise kesinlikle yapıalbilir, ancak her hafta periyodik bir disiplin göstermeniz lazım, bunu istiyor musunuz emin olmak lazım, ilk balşarda sıkıcı olabilir. flüt için ağız yapısı da uygun olmalı diye biliyorum, ama çok bilgim yok. buz pateni çok zevkli görünüyor, 35+ bir arkadaşım da cok güzel yapıyor, ama bilgim yok.
sözlük sol frame düzenli olarak göz gezdiriyor musunuz?
kurmalifare
uzun bi süredir sözlükle ilişiğimi kestim yalnızca login oluyorum. entry girmiyorum, artık gündemi de troller yüzünden takip ettiğim yok. peki siz ne şekilde sözlükten istifade ediyorsunuz? sol frame alışkanlığınız halen devam ediyor mu yoksa yalnızca debe'i mi okuyorsunuz? badilerinizin yazdıkların
uzun bi süredir sözlükle ilişiğimi kestim yalnızca login oluyorum. entry girmiyorum, artık gündemi de troller yüzünden takip ettiğim yok. peki siz ne şekilde sözlükten istifade ediyorsunuz? sol frame alışkanlığınız halen devam ediyor mu yoksa yalnızca debe'i mi okuyorsunuz? badilerinizin yazdıklarına bakıyor musunuz?
asıl merak ettiğim şu, sözlüğü ne amaçla kullanıyorsunuz yoksa yerini twitter ve diğer sosyal medya siteler mi aldı?
0
kurmalifare (09.08.26)
Günde bir iki kez açıp bakıyorum. Bakmasam da olurmuş deyip kapatıyorum. Onda da sol tarafa göz atıyorum. Açıp içerik okumuşluğum epeydir yok. Eskilerin alışkanlığıyla bakıyorum yani. Yerini başka şeyler dolduramadı. Yeri boş da, İçi de boş. Bomboş.
+1
Mirket
(09.08.26)
Sadece debe ve takip ettiklerim.
0
kisa
(09.08.26)
Artik hic bakmiyorum 3 5 yil oncesine kadar mudavimdim
0
üğpoıuy
(09.08.26)
Makale ve kitap aranan duyurulara bakıyorum. Ulaşabiliyorsam, bulduklarımı gönderiyorum. Bazı filmler için, izlemeden önce yorumlara bakıyorum. Bir ürün alacaksam, yorumlara bakıyorum. Sol tarafa şöyle bir bakıyorum ama genellikle açıp okumuyorum. Sözcüğün tam anlamıyla gündemden "tiksindim".
+2
pro9it9is9
(09.08.26)
Gündeme dair başlık açma tekeli Timur'un filleri midir nedir ona verildikten sonra ilgim iyice azaldı. Sol frame neredeyse tamamen bu satılmış haber başlıklarından ve genel olarak "Kadınların X olması", "Erkeklerin hep Y yapması" üzerinden dönen troll başlıklarından oluşuyor.
+3
salihdt
(09.08.26)
Bakıyorum ama çok kötü. Seviye diye bir şey yok. Sevdiğim yazarlar ne yazmış diye bakıyorum, onları okuyorum ve çıkıyorum.
0
rock n roll
(09.08.26)
başlıkların ne olduklarına bakıyorum ama yazılanları okumuyorum. trollerin gündeminde ne var görmüş oluyorum, iki küfredip kapatıyorum. bazen de sinirlenip 1-2 yazıyorum, boşluğa gönderiyorum. eskiden her olayı haber sitelerinden önce sözlükten öğrenirdik, bu durumu üzücü.
+2
eileengray
(09.08.26)
sadece bakıp geçiyorum. bir chrome eklentisi ile görmek istemediğim başlıkları blurluyorum. bu sayede abuk subuk şeylere maruz kalmıyorum. ama eskisi gibi girip bişeyler yazayım derdinde de değilim.
0
scudman1
(09.08.26)
Debe dahil bakmıyorum, arada takip'e bakıyorum. Gün içinde defalarca gündeme bakarım. Ciddi başlıklar ilgimi çekmiyor artık, kırk yılın başı ilgimi çeken bir şey çıkarsa yazıyorum, veya yeni bir şey almışımdır vs.
0
kimlanbu
(09.08.26)
neredeyse hiç
0
bartholomew87
(09.08.26)
Gunde 1 defa sol başlıklara bakıyorum ama pis itici gereksiz haberleri görmüş oluyorum. Derhal çıkıyorum. Arada film yorumlarını okuduğum oluyor. İlaç kullanımı falan o da iyi
0
deepness
(09.08.26)
hayır. bazen debeye bakıyorum.
0
gurur
(10.08.26)
Her sabah düzenli debe ve takip ettiklerimi okuyorum, gün içinde de ara ara girersem bir kaç başlığa bakıyorum o kadar.
Sizce akademisyenler diğer insanlardan daha fazla saygıyı hak ediyor mu?
lostinway91
Bu konu hakkındaki fikirleriniz nedir? Ben sanırım biraz böyleyim ama pek gerek yok gibi.
Bu konu hakkındaki fikirleriniz nedir? Ben sanırım biraz böyleyim ama pek gerek yok gibi.
-7
lostinway91 (08.08.26)
sadece akademisyen olduklari icin degil. mesela turkiye'de akademisyen olmak torpile bagli. torpille bir yere gelen insanin da hem ahlaki hem de mesleki yeterliligi sorgulanir. dolayisiyla sirf akademisyen diye saygi duymam. ayrica pek cok akademisyen de akademiyi salla basi al maasi olarak goruyor. dogru duzgun bir ders anlatimiyla insan yetistirmeye calismak da yok arastirma yapip bilime (ve insanliga) katki sunmak da yok. basarili olmasi zor bir meslek, saygiyi belirli kosullari sagladiklarinda hakediyorlar, sadece titri almis olmak yeterli degil.
0
Sour
(08.08.26)
Hayır çünkü insanlara sadece mesleklerinden dolayı saygı duymuyorum.
+4
peki madem
(08.08.26)
Hayır.
Hatta bazı akademisyenler saygıyı hiç hak etmiyorlar.
0
rock n roll
(08.08.26)
20'li yaşlarda ve üniversitede öğrenci iken evet derdim ama artık buna kolayca hayır diyebilirim.
sadece akademisyen değil; öğretmen, doktor, mühendis konusunda da benzer şeyler düşünüyorum ama konumuz akademisyenler.
gerçekten başarılı olanları, öğrencilerin hayatına dokunanları, konuşması ile tavrı ile fark yaratanları tenzih ederim ve bu platformdaki akademisyenler de eminim katılacaktır düşünceme: çok fazla boş beleş akademisyen var. nasıl o pozisyona gelmişler, üniversiteye akademiye ya da hayata katkıları nedir diye sorguladığım oldu. hadi meslekleri hakkında ya da akademik manada bilgisizler ama bari iyi insan olabilseler. ne bileyim haksızlıklara karşı kaypak olmasalar, bazen kendi aralarında olsa bile ses çıkarabilseler.
profesör ünvanı almış çoğu kişi zaten dinozor. torpille araştırma görevlisi olmuş 25 yaşında akademisyen kadar katkısı yok hiç bir şeye. profesörlere artık daha bile az saygı duyuyorum. işlerini asistanlarına yaptırırlar, kendilerini güncellemezler, her ay 150bin tl maaş alırlar bilmem kaç yıllık cümleleri papağan gibi tekrarlamak karşılığında.
bu konuda ümitsiz ve mutsuzum o yüzden akademi ile münasabetim yarım bırakılmış iki farklı yüksek lisans programıyla sınırlı kaldı.
söylemek zorunda hissediyorum ki yukarıda söylediklerimin tam zıttı, çok kıymetli hocalarım ve tanıdığım kıymetli araştırma görevlisi kişiler oldu. böyle bir avuç insanı tenzih ederim.
+1
biseysorcaktim
(08.08.26)
Toplumsal olarak görece daha fazla saygı görüyor olabilirler. Veya böyle bir talepleri de oluyor bir kısmının gördüğüm kadarıyla. Çoğunlukla duyulan bu saygı kazanılan parayla veya bilgiyle doğru orantılı olarak algılanabiliyor.
Ancak ben şahsi olarak herhangi bir işi iyi yapan insanlara saygı duyuyorum genelde. Yani bu durum temizlikçilik de olabilir, asfalt döken belediye çalışanı da, tesisatçı da, hasta annesine bakan ihtiyaçlarına yardımcı olan evlat da. Benim gözümde bu insanların akademisyenden bir eksiği yok saygı anlamında.
+1
ezkaza
(08.08.26)
ben mesleklerden ziyade başarıya saygı duyarım. akademisyensiniz, hangi araştırmaları yaptınız, hangi araştırmalarınız hangi ciddi yayın organlarında yayınlandı. bilim adına neler yaptınız? torpille akademisyen olup hiç bir şey yapmadan mesai dolduran insanlar var biliyoruz. şimdi ben bu tür insanların nesine saygı duyayım?
+1
omer460
(08.08.26)
Akademi adam kayırmacılığın en çok döndüğü yerlerden biri. Sadece Türkiye'de değil, evrensel olarak böyle bu. Yani çoğu kişi emek ve başarısı ile bir yerlere gelmiyor. Dergilerde makale yayınlamak adamcılık ve fonlara ulaşabilmekle mümkün olabilen bir şey. Yayın yapmıyorsa zaten akademinin öğretmenlikten farkı yok.
Bence bir elektrikçi, otomobil tamircisi daha işe yarar becerilere sahip. Ben onlara daha çok saygı duyuyorum.
0
michael harddd
(08.08.26)
her alanda işini hakkıyla yapan her insana saygı duyarım. bunu sırf akademi için düşünmemek lazım. kayırmacılık ise her sektörde/pratikte var, sadece farkında değilsiniz. bu yüzden bunu genelleyip tüm akademisyenleri değersizleştirmeyi de doğru bulmuyorum.
ed: aşağımdaki deli de damlamış. diğer kurtlar vadisi hayranı çukurambar ülkücüsünden de farklı bir cevap beklenmez. genelleme yapanlara buradan da bir porsiyon genelleme.
+1
eileengray
(08.08.26)
Akademisyen dediğin kişiler birilerinin ayakçısıdır fazlası değildir.
-1
artıküyeolmakistiyorum
(08.08.26)
Hakkıyla akademisyen olan tanımıyorum artık
-2
Hallegadola
(08.08.26)
Saygı kişilerin karakterlerine, hayattaki duruşlarına karşı olur. Meslekten ,unvandan bağımsızdır.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(08.08.26)
Cahit Arf demiş ki; “Öğretim üyesi arkadaşlarımız iyilerdi hoşlardı, ama çoğunun bilime dair öyle bariz bir ilgileri yoktu. Asıl hedefleri işte, profesör olmak, dekan olmak, senatoya girmek, rektör olmak gibi şeylerdi. Yani bilim peşinde değil, rütbe peşinde koşmak. Halbuki üniversitesi bilim yapmaya müsait haldeydi, Witt geldi, Blaschke geldi, Hasse geldi; başka pek çok insan gelip gittiler. Bunlar her geldiklerinde seminerler verirlerdi. Ben ise arkadaşlarımı yalvar yakar götürebiliyordum bu konferanslara, o kadar ilgisizlerdi yani. O yüzden, sıkılmaya başlamıştım epeydir;' artık bu işi bırakmanın zamanıdır' dedim..”
0
tadartatmaztadantatar
(09.08.26)
"Perché non i titoli illustrano gli uomini, ma gli uomini i titoli."
0
banach
(09.08.26)
Bu din adamlarina saygi duymak gibi bir sey. Ulvi bir seye hayatlarini adadiklarini dusunebilirsiniz ama olay insanda bitiyor, meslekte degil.
+1
osssy
(09.08.26)
hakkini veren akademisyen saygiyi hakediyor birincisi bir konuda gercekten bilgileri oluyor bilgisine saygi ikincisi de benim gordugum mesaileri pek bitmiyor surekli okuma ogrenme modunda benim saygim ogrenme motivasyonalrina
0
aloneinthedark
(10.08.26)
yorumlarda sey vibe'ini aldim. nasil okumamislar okumuslardan nefret ediyor bu ulkede; az okumuslarin da cok okumuslari kiskanmalarini gordum.
bunu akademiyi gorup "sikerler ben para kazanmak istiyorum" diye kacan biri olarak yaziyorum. gercekten ugrastiklari isi yapabilmek icin pek cok imkandan feragat eden o kadar arkadasim var ki.
bir kismi doktorayi bitirince ruhlarini faang'e satmaya karar verdi birakti, bazilari hala devam ediyor odenek kovaliyorlar.
torpillilerden vasifsizlardan bahsedilmis, bence onlari akademisyen olarak degerlendiremeyiz
daha 2 akşam önce hatasız şekilde 2-3 defa tüm parkları yapmıştım. parklarım iyi yani normalde.sınavda aşırı heyecanlandım. bir tanesini bile yapamadım. tamamen her şeyi unuttum.ilk sınavda da heyecandan güzergahı karıştırdım.ağzım kuruyor heyecandan, çok çarpıntım oluyor. normal sürerken değil sade
daha 2 akşam önce hatasız şekilde 2-3 defa tüm parkları yapmıştım. parklarım iyi yani normalde.
sınavda aşırı heyecanlandım. bir tanesini bile yapamadım. tamamen her şeyi unuttum.
ilk sınavda da heyecandan güzergahı karıştırdım.
ağzım kuruyor heyecandan, çok çarpıntım oluyor. normal sürerken değil sadece sınavda böyle oluyor.
Heyecanlanman normal ama kendine şunu sorabilirsin. " Yapamazsam en kötü ne olur?" Böyle düşündüğünde rahatlarsın. Dünyanın sonu değil, sağlık olsun.
Yapamazsam en kötü ne olur? bu soruyu sorduğunda bence rahatlayacaksın ve kolay olacak. Çünkü sen zaten yapabiliyorsun, sadece heyecanlandığın için olmuyor.
+1
rock n roll
(08.08.26)
dideral bu durumlarda önerilse bile pek faydalı olduğunu görmedim:/
0
homohominilupus
(08.08.26)
direksiyon sınavında ezbere hareket ediliyor haklı olarak, ama yeterince tecrübeli sürücüler bunları düşünerek yapmıyor. çok veya iyi yaptığınız herhangi bir şey heyecanınızdan daha az etkilenir. yani daha fazla pratikle "unutulabilir" bir şey olmaktan çıkarmak işe yarayabilir.
ilk cevabı tiklememişsiniz, ama ciddi anksiyete yaşıyorsanız da psikiyatriste danışmak ve ilaç çözümlerini değerlendirmek mantıklı olabilir.
+3
matlii
(08.08.26)
dideral cevabı eksilenmiş ama sakinleştirici iyi fikir olabilir. uzman değilim altını çizerek belirteyim de sonra başıma iş almayayım ama bu tür işlere yönelik hızlı etki eden sakinleştiriciler var. yalnız başka bir zamanda bir tane atıp denemenizi öneririm etkisini görmek açısından, çok etkili olursa koordinasyonu etkileyebiliyor çünkü. sınav stresi farklı. biz bir kere araçla cıngan mahallesine girdiydik. teyzem usta şoför olmasına rağmen o anın stresiyle çıkmakta zorlandı. sanki tır sürüyormuş da arkada dorse varmış gibi manevrayı ters filan yapıyordu çıkarken, sağa kıracağı yerde sola filan kırıyordu, acayip şaşırmış da ben düzeltmiştim. sinir-stres-panik yaptırıyor insana bunu.
bu arada bir kez tecrübe ettiğiniz için muhtemelen hiçbir şey yapmasanız bile ikincisinde daha rahat olursunuz. sakinleştirici gerçekten iyi bir fikir olabilir önceden denemek kaydıyla. çok gördüm ben öyle ehliyet zamanı hapçı gibi gezen adam, anormal bi durum da değil herkes yapıyor.
+2
der meister
(08.08.26)
Gitmeden evde veya termosunuza doldurup yolda içmek için papatya çayı yapın, beni epey sakinleştirmişti.
0
ekimoloji
(08.08.26)
Dideral demeye gelmiştim. Reçetesiz satılıyor diye biliyorum. Ben sunum yapmadan/ sınava girmeden önce atarım bi tane genelde.
Eczaneye danışabilirsiniz bu konuda bence.
+1
substituent
(08.08.26)
dideral hormon salinimini ve kalp damarlarinin uyarimini engelleyen bir ilac. boylelikle kalp atisini yavaslatiyor, tansiyonu dusuruyor. eger kalple ilgili (gizli) bir probleminiz varsa dideral kullanmak yan etkiler ortaya cikarabilir (ritim bozuklugu gibi). eger ola ki nabziniz dusukse ve bu ilaci alirsaniz bilinc kaybi yasayabilirsiniz. bilin de ona gore alin.
0
Sour
(08.08.26)
mesajla cevap veriyordum. buraya yazayım.
ben astım hastasıyım. dideral benim için riskli, kullanamam. kulanırsam astım krizine girerim. kalple ilgili de mitral yetmezliğim var. beta bloker olarak saneloc kullanıyorum.
kurstaki hocalar da dideral deyip durdular, tüm heyecanlı öğrencilere bunu öneriyorlarmış. bence doğrudan ilaç ismi verip öneri yapmak tehlikeli
+2
🌸art cat chocolate
(09.08.26)
uzun nefes verme tekniği anksiyeteyi azaltıyor. 4 saniye de alip 8 saniyede veriyoruz. bunu 4-5 dakika tekrarliyoruz.
Çok ağır yorucu bir haftanın ardından sabah erken kalkıp kendimce güzel bir kahvalti hazırladım öncesinde bulaşıkları hallettim kedilerin mamasını verdim iş guc de yaptım. Bir iki çeşit de pisirmeli kahvaltiliklar hazirladim çayı demledim.Hava da çok sıcak baya ben de pistim. Hevesli hevesli güzel t
Çok ağır yorucu bir haftanın ardından sabah erken kalkıp kendimce güzel bir kahvalti hazırladım öncesinde bulaşıkları hallettim kedilerin mamasını verdim iş guc de yaptım. Bir iki çeşit de pisirmeli kahvaltiliklar hazirladim çayı demledim.Hava da çok sıcak baya ben de pistim. Hevesli hevesli güzel tabaklari hazırladım her şey hazır tam yiyeceğiz derken telefon çaldı annemin. (Saat 10) Ben de annemin huyunu bildiğim için (ayıp olmasın diye kendi pek bitirmez konuşmayı) meşgule at kahvaltidan sonra dön dedim. Öyle yapicam deyip ama WhatsApp tan ariyomis deyip acıvermis bulundu. Bir akraba ariyo laflamak için.
Ben hemen sinirlenmeye başladım çünkü biliyorum o konuşma uzayacak anneme kahvaltı yaptini soyle dedim onu da söylemedi ilk açarken. Ben yalnız yemek istemiyorum annem için de her şey soğumuş olacak. Baktım gerçekten uzuyo konuşma annemin yanında bekliyorum kaş göz yapıyorum ayıp bir şey de değil üstelik müsait olmadığını söylemek. Annem de kapatmak istiyor tamam canım kız da beni bekliyo diyecek karşıdaki kadın lafa giriyo uzattıkca uzatiyo. Bir ara annem kahvaltı lafını etti kadın yine üstüne konuştu. En son nihayet lutfetti karşıdaki kadın siz kahvaltinizi yapın dedi ama bı on dakika da bana hayırlı kısmet duası yaptı.
Baya bı moralim bozuldu iştahım kaçtı zaten tek başıma yemiş gibi oldum. Her şey sogufu. Annem de napiyim kızım haklısın keşke acmasaydim vs dedi ama bunu benim sevmediğimi biliyo üstelik bence sabah uyku kahvaltı iş güç saati içinde de kimseyi sohbet için aramaazsın. Çok ofkenenmemin sebebi bu daha önce de çok arayan olmuştu böyle.
Annemi de belki üzmüş oldum bana saygı duymuyorum başkalarına öncelik veriyosun onlar daha önemli vs soylendim de soylendim ama gerçekten günüm böyle bir şey için zehir oldu ( duygusal ve fiziksel olarak yiprandigim bir dönem olduğu için de daha çok dokundu,)
0
egerbiryolcu (08.08.26)
Daha eski zamanın insanları meşgul olduklarını, müsait olmadıklarını söyleyemiyorlar, ayıp gibi geliyor onlara. Benim annem de öyle. Karşı tarafın konuşmayı böyle durumda uzatmaması gerekir.
Sen de haklısın annenle kahvaltı etmek istemişsin ama herkes senin için benden daha öncelikli diye abartmışsın biraz.
+2
rock n roll
(08.08.26)
Abartmamin bir sebebi de hayır demeyi en azından benzer durumlar için öğrenmeye çalışsın. Bundan sonra dikkat eder diye düşünüyorum. Çünkü abartı tepkilerden sonra bir şeyler fark ediliyo maalesef.
0
🌸egerbiryolcu
(08.08.26)
Kac yasinda kadin, bu saatten sonra boyle koklu bir karakter degisimini ogretmeniz cok zor. Bilalis o an kas göz yaparak kadincagizi strese sokmussunuz.
0
duster
(08.08.26)
ben de bunu jenerasyonla alakali bir durum gibi algiladim. denildigi gibi eski donem insanlarinda musait olmadigini belirtmek ayip karsilaniyor, karsi taraftan da oyle algilaniyor. ha acmasaymis daha iyiymis ama yapacak bir sey yok, acmamak bile problem olabilir.
-1
Sour
(08.08.26)
normal
0
co2s2
(08.08.26)
Haklısın ve bence böyle bir insana doğru tepkinin ben tabağına yemeğini alıp içeri başka bir yere geçmek olduğunu düşünüyorum. O an bulunduğu ortama saygı duymayan insana ben de saygı duymam.
-2
denizgonen
(08.08.26)
benim annem de aynısını yapardı ben de anneme sinirlenirdim aynı durumda, sonra da pişman olurdum kesin. anneler çocuklarına karşı biraz daha dişli olmalı ya, o kadar emek ve fedakarlıkla büyütmüşün biraz ağırlığınızı koysanıza be..
Özellikle bu tip anneler tüm hayatlarını maalesef "idare etme", çekme çevirme modunda yaşadıkları için hayır deme, haklı olsalar bile insanlara karşı kırılacağı tepkiler verme yetilerini kaybediyorlar. hele söz konusu çocukları olunca max fedakarlık modu açılıyor. Siz de aslında onun iyiliği için biraz tepkisini insanlara karşı koyabilsin istiyorsunuz ama olmuyor. Belli ki anneniz de bu profilde biri, ben kendimi son zamanlarda frenliyorum anacığıma karşı, siz de üzmeyin teyzemi böyle şeyler için :)
+2
fatihdr
(08.08.26)
Sinirlenmenizi anlıyorum. ben de birçok konuda anneme kızıyordum hayatını zorlaştırdığı sınırlarını koruyamadığı için ancak bir noktada annenizin tüm yaşamını böyle geçirdiğini ve değişmeyeceğini, kendisinin en azından sizin kadar bundan şikayetçi de olmadığını kabullenip hayatınıza ona göre devam etmeniz gerekiyor.
Geri dönüşüme insanlar çuval çuval pet şişeyi nasıl topluyor?
Cesario
Esenyurt Marmara park'ın içindeki Carrefour'un içinde gördüm. Onlarca insan kuyrukta çuval çuval pet şişelerle geliyorlar.Bu kadar atık bir evden çıkıyor mu gerçekten yoksa insanlar çöpten falan mı topluyor ya da sokaktan yerde gördükleri şişeleri mi topluyorlar?DİĞER SORU: 0.5 litre sular 20 tl olm
Esenyurt Marmara park'ın içindeki Carrefour'un içinde gördüm. Onlarca insan kuyrukta çuval çuval pet şişelerle geliyorlar.
Bu kadar atık bir evden çıkıyor mu gerçekten yoksa insanlar çöpten falan mı topluyor ya da sokaktan yerde gördükleri şişeleri mi topluyorlar?
DİĞER SORU: 0.5 litre sular 20 tl olmuş. geri dönüşümden sonra zam yaptılar muhabbeti doğru mu yoksa enflasyon, üretim arzından vs mi?
0
Cesario (03.08.26)
Restoran, kafe gibi yerlerin şişeleridir o çuval çuval olanlar bence.
0
rock n roll
(03.08.26)
evet çöpten topluyorlar. sahilde elinde eldiven çöpleri karıştıran düzgün giyimli kadınlı erkekli tipler topluyor.
0
my fault
(03.08.26)
Suya zam konusu geri dönüşüm meselesinden sonra gerçekleşti.
Bu serbest piyasa isteyen istediğini yapar diyenlerin varsa işletmesinin muhasebe kayıtlarını derinden ele almak lazım ki işletmesinin de içinde bulunduğu devlete vergi olarak ne katkısı var herkes bilmeli. Öyle ya daha çok kazanan daha çok vermeli
0
diyecevaplandı
(03.08.26)
makineler çalışmıyor ki... çalışınca da çok kısa sürede doluyor ve düzenli boşaltılmıyor. ben defalarca kez gittim cam haznesi boşken ağırlık uygun değil diye hata veriyor kabul etmiyor ki farklı farklı bir çok şişe denedim.
gözümün önünde boşaltıldı, önümde 2 kişi biraz pet şişe attı toplasan 100-120 tane anca vardır, ben 80 küsür tane pet atabildim doldu diye hata verdi kalanı atamadım. önümdekiler genelde büyük şişe attı ama benim hepsi 500ml idi. bir tane bile cam atılmamıştı makineye ben de atamadım :D
sistem başladığından beri ilk kez pet şişe atabildiğim boşaltıldığı sırada kuyruğa girdiğim gün oldu işte daha cam atamadım... birikti ev çöplüğe döndü rahat 1000 taneyi geçik şişe olmuştur. araba bagajında 200 cam şişeyle geziyorum bi gün oralardan geçerken boş ve çalışır denk gelirse bari o kadarını atayım diye. özellikle o iş için kalkıp gitmiyorum çünkü açık görünse de çalışmayabiliyor. çalışsa da dolabilir sıra olabilir vs. her şey tamam olsa yaktığım yakıta yine yazık. arada açık görününce bisikletle pet şişe taşıyorum sırt çantasına da biraz cam alıyorum o kadar.
toplam attığım daha 1 günlük hak tanınan adede bile ulaşamadı ama makine düzgün çalışsa ben de çuvalla gidebilirim :D öyle o günün çöpü değil yani.
3+1 evde tek yaşamasam çekilecek dert değil çöpe atardım muhtemelen. yerim var da biraz sabrediyorum biriktirebiliyorum. belki birkaç makine daha konur biraz daha düzenli boşaltılır ileride diye.
0
konetsu
(03.08.26)
@konetsu
Toplu teslim olacak merkezi yerlere diye haberler çıktı daha ucuz fiyata ama. Onu araştırın, makine ile boşuna uğraşmayın derim.
0
🌸Cesario
(04.08.26)
yaw turkiye plastik copunun cok yogun oldugu bir ulke, nemrut'un zirvesine cik, orda da bol miktarda plastik teneke vs bulacagina eminim.
bu kanun cikinca aha cingeneler simdi zengin oldu dedim. oldukca da secindim artik millet saga sola ya atmayacak, ya da atarsa birileri toplayip nakite cevirecek, yurtdisinda oldugu gibi.
0
cooperr
(04.08.26)
gözlemlediğim çoğu kiş 1.5 veya 5lt litrelik su tüketiyor evde, apartmanda bizim katta damacana kullanan yok bende haftada en az 12 şişe 1.5 lt tüketiyorum sadece evde, ayda 50 tane kafadan şişe biriktirebilirim istesem..
0
eja
(04.08.26)
"0.5 litre sular 20 tl olmuş." nerede oyle olmus? Benzinlikler mi? Neyse merak edip baktim Migros'da 6,95 TL, yalan olmasin en fazla gecen seneye kadar 3,75 TL dip fiyatti marketlerde, bu artis depozito isiyle ayni anda mi bilmiyorum.
yatılı gelmek isteyen misafire (kayınvalide) şu an müsait değiliz müsait olunca çağıralım deyip 1.5 ay sonra davet etmek ayıp mı? müsait değiliz dedim ve gerçekten değiliz (şehir dışında olacağız) ama ilk kez reddettim normalde hemen buyur gel diyordum. vicdan yaptım. siz olsanız darılır mıydınız bu
yatılı gelmek isteyen misafire (kayınvalide) şu an müsait değiliz müsait olunca çağıralım deyip 1.5 ay sonra davet etmek ayıp mı? müsait değiliz dedim ve gerçekten değiliz (şehir dışında olacağız) ama ilk kez reddettim normalde hemen buyur gel diyordum. vicdan yaptım. siz olsanız darılır mıydınız buna?
-1
yenibirgüzelnick (29.07.26)
Bu soruya bir kayınvalide ile empati kurup cevap verebilecek biri var mı burada bilmiyorum genelde belli bir yaşa gelen insanlarda ekstra alınganlık olabiliyor. Birine yatılı bir misafir için o dönem müsait olmadığını söylemek ve daha sonrası için davet etmek ayıp bir şey değil, müsait olmadığın halde çağırıp layığıyla ağırlamamak daha ayıp olurdu herhalde. Ben böyle bir şeye darılmazdım ama yaşlanınca darılır mıyım bunu bilemem...
+1
mutekebbir
(29.07.26)
Aile büyüklerine saygı konusundaki düşüncelerim, bu site sakinlerinin geneliyle çok ayrı noktalarda.
Benim asla yapmayacağım bir şey. Bence o misafir değil baş tacıdır. Ne zaman isterse gelir.
-12
Mirket
(29.07.26)
Ben darılmam. Ben zaten yatılı kalmayı istemezdim, evimde her zaman daha rahat olurum.
Kabul etmemen için zaten gerekçen var kaldı ki gerekçe bazen gerçekten istememek de olabilir bu da çok normal. İnsanın bazen kafası kaldırmayabilir. Yorgun olabilirsin, canın sıkkın olabilir kendi içinde zor bir dönemde olabilirsin. Evde sadece eşini ve çocuğunu görmek isteyebilirsin.
0
rock n roll
(29.07.26)
Abi şehir dışında olacaksaniz zaten ne yapacaksiniz yani; ya anahtari vereceksiniz kendisi gelecek ya da gelemeyecek. Sanırsın çok yorgunum diye reddettin. Evde insan olmayacaksa nasıl olacak yani kayınvalide gelecek diye de bütün hayat değiştirilmez.
+1
logisticsmanager
(29.07.26)
yani sehir disinda olacaksaniz zaten nasil bir cozum bekleniyor ki, anahtari verin o zaman? O da ok bence. ama yani burada sizden beklenen planinizi degistirip kayinvalideyi agirlamak mi?
ben kendi aileme de 'musait degilim su zaman gelin' diyebildigim icin bir sorun gormuyorum acikcasi. onceden haber vermenin amaci da bu degilmidir zaten? boyle durumlarda genellikle sorun, ciftler arasinda, kendi ailemize yapmadigimiz/yapamadigimiz seyi baskasina yapinca cikiyor.
+1
kassiopeia
(29.07.26)
Bence ayıp , 1.5 ay çok uzun bir süre. 1 hafta , 2 hafta falan da değil.
0
drako
(29.07.26)
1,5 ay boyunca şehir dışında mı olacaksınız?
0
elorelia
(29.07.26)
bir iki hafta arayla 3 farklı şehire gitmemiz gerekiyor sürekli bavul topla yerleştir filan misafir ağırlamak mümkün olmayacak
0
🌸yenibirgüzelnick
(29.07.26)
müsait değilsen değilsindir de 1.5 aylık ara nedir? vandan istanbula mı gelecekler?
0
mikahakkinen
(29.07.26)
Bu durumda ayıp olacak bir şey göremedim. Kafaya takmaya değmez
0
elorelia
(29.07.26)
yatılı misafir başka bir şey, kayınvalide başka bir şey. evliyken, kayınvalidem geleceğini söylediğinde hiç geri çevirmedim.
+1
co2s2
(29.07.26)
Net ayıp
+1
Cezcez
(29.07.26)
vicdan yaptıysanız bu size yanlış geliyor demektir. ancak cevaplarda verdiğiniz açıklama ile bunda üzülecek bir durum yok. yarım yamalak ağırlamak kadına daha ayıp olurdu. açıklama yaptıktan sonra sıkıntı olmamalı. artık büyükler de değişti. kendisi hakkında bilgimiz yok. vereceği tepkiyi siz biliyorsunuz. ezilmeden açıklamanızı yaparsanız bu duygulara gerek kalmaz.
0
janderzel zartanyan
(29.07.26)
@ hacirotti Aslında evet tatilimi erteleme şansım vardı ama ertelemek istemedim. Ya tatil erteleyecektim ya da çok kalmadan 1 hafta sonra gitmesini isteyecektim ikincisi ayıp geldi. Gelince 15-20 gün kalır çünkü.
sbfakat kendim de cevap vermek istiyorum. Uzun süredir kitap okuma alışkanlığını edinme hevesim vardı. Hatta bunun için 2022 den beri kitap önerilerimi telefona not alsam da bu konuda kendimi hiç zorlamamıştım ve bu alışkanlık`tsundoku` dan ibaret kaldı. Şimdi planlı ilerliyorum, 1 saat gibi makul b
sb fakat kendim de cevap vermek istiyorum. Uzun süredir kitap okuma alışkanlığını edinme hevesim vardı. Hatta bunun için 2022 den beri kitap önerilerimi telefona not alsam da bu konuda kendimi hiç zorlamamıştım ve bu alışkanlıktsundoku dan ibaret kaldı.
Şimdi planlı ilerliyorum, 1 saat gibi makul bi hedefim var ve her biri için deadline ekliyorum.
Bu ay içerisinde okuduğum iki kitabım Cengiz Aytmatov'dan beyaz gemi ve Paulo Caelho'dan Simyacı oldu ve başlangıç için çok yerinde tercihler olduğunu görüp motive oldum. İki kurgu üzerine yazılmış kitabın ardından Antik Roma ve Yunan üzerine kaleme alınmış Jerry Toner'den Antik Dünya'ya başladım. Yazar, Aristokrat ve elit kesimden ziyade alt sınıfın sosyal hayatını, yaşam koşullarını bulgular ışığında kaleme almış. Dili rahat ve anlaşılır.
Herkese keyifli okumalar ₍^ >⩊< ^₎Ⳋ
0
kurmalifare (24.07.26)
Oscar Wilde - Dorian Gray'in Portresi son okuduğum kitap. Şimdi de Stendhal- Parma Manastırı' na başlıyorum.
0
rock n roll
(25.07.26)
Dolunay Katilleri: Osage Cinayetleri ve FBI’ın Doğuşu okudum. Güzeldi
Şimdi ise Moskova'da Bir Beyefendi romanını okuyorum. Güzel gidiyor
0
put it in your appropriate place
(25.07.26)
Haşhaş savaşı üçlemesine başladım. İlk kitap bitti şimdi ejderha cumhuriyetini okuyorum.
0
j r r tolkien hayrani
(26.07.26)
En son uçurtma avcısını okumuştum. Güzel kitaptı. Afganistan'ın öncesi, dünü ve bugünü hakkında fikir sahibi olmak için, yaşananları bir çocuğun gözünden izlemek için okunması gereken, asla sıkıcı olmayan bir kurgu roman. Ya da yazarın otobiyografisi olabilir. Bilemedim.
Şimdi İnce Memed'i okuyorum. Kitap okumayı çok sevdiğim halde yanımda kitap taşımak fikri bana hiç cazip gelmiyor. Allahtan kargo pantolon yan cebine sığan bir e book'um var. Kitaba başladım ki 20 yıllık Nook e book'um beni terketti. Haddinden fazla yaşlanmıştı. Önce sayfa çevirme konusunda isteksizleşti, Sonra da şarj ederken şişip kaldı. Yeni bir e book ile yoluma devam ediyorum. İkinci kitaptayım. İlk okuyuşum lise yıllarıydı sanırım. Kitaplardan her okuyuşta alınan tat farklı oluyor. Bazı bölümlerde gereksiz uzamalar olduğunu düşünsem de harika bir kitap. Genç Cumhuriyetin kuruluş yıllarındaki sancılar. O sancılarla inim inim inleyen köylülerimiz. Hangi yollardan geçip nereden nereye geldiğimizi bir usta kalemden okumak harika bir duygu. Gereksiz uzamalar deyince aklıma Staretz Zosima geldi. Nasıl bir çağrışımsa yıllar öncesi okuduğum Karamazof Kardeşlerden adıyla soyadıyla kalkıp geldi. Dostoyevski paraya ihtiyacı olduğu bir an, tefrikanın uzatılması kaygısıyla olsa gerek, bu keşişin hayatını çok da alakalı olmadığı halde kitabın içine koca bir bölüm halinde koymuş ama o kadar muhteşem anlatmış ki, bir solukta okumuştum. Sanırım sıradaki kitap Keşiş Zosima hatırına Karamazof Kardeşler tekrarı olacak. Gerçi Janet Wallach'ı koymuştum da sıraya. Bakalım artık.
+1
Mirket
(26.07.26)
Sait Faik Abasıyanık - kumpanya. Tiyatro ve Istanbul odaklı bir kitap
0
pembediken
(29.07.26)
en son lyndsay gibson'ın how to raise an emotionally mature child'ını dinledim, şimdi campbell&stauble'ın tiny humans, big emotions'ını dinliyorum. sesli kitaplar iyi ki var, çok uzun zamandır okuyamıyorum
+1
mezzosprite
(30.07.26)
yeni bir yazar keşfettim, 2 kitabını da satın aldım. Yüksel Özbey, Yeni yazarlar keşfetmeyi seviyorum. Parkinsonlu Avukattan Küçük Bir Hikaye ve Farenin Bilgeliği. PArkinsonlu Avukat özellikle ilgimi çekti ve okumaya başladım.
+1
ibrahimhoca
(05.09.26)
son 3 aydir yeni bir kitap okumuyorum, eskiden okudugum ve cok sevdigim kitaplari 2., 3. ve hatta 5.'ye dönüyorum. gecen gün calikusu'nu okumaya basladim tekrardan. calikusu'nu bitirince tekrar yeni kitaplar okumaya baslamayi istiyorum, aklimda caroline wahl diye bir yazar var, onun bir kitabi var.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(05.09.26)
Yakın zamanda birkaç kez karşılaştığım bir durumu buradan sormak istedim, sizin görüşleriniz nasıl merak ettim.Instagram'ın keşfet kısmına arada sırada bakıyorum; geçenlerde bir ablamız dikkatimi çekti. Profiline bir bakayım dedim, bütün fotoğraflarda kendisi var, tatilde vesaire hep solo takılıyor.
Yakın zamanda birkaç kez karşılaştığım bir durumu buradan sormak istedim, sizin görüşleriniz nasıl merak ettim.
Instagram'ın keşfet kısmına arada sırada bakıyorum; geçenlerde bir ablamız dikkatimi çekti. Profiline bir bakayım dedim, bütün fotoğraflarda kendisi var, tatilde vesaire hep solo takılıyor. Aşağı doğru inince bir erkekle fotoğrafını gördüm. İlk akla gelen sevgilisi olduğu yönünde oluyor ama mesela "kuzenim" dese o kadar bir samimiyet var fotoğrafta, garipsenmez.
Neyse, abimiz de fotoğrafta etiketlenmiş, meraktan profiline bir bakayım dedim ve sürpriz! Abimizin sabitlenmiş gönderilerinde, kendisiyle, yani bu ablamızla gelinlikli-damatlıklı düğün fotoğrafları var. Ablamızın kendi profilini baktığımda evli olduğuna ihtimal verecek tek bir işaret yok; ama abimizin profilinden evli ve mutlu olduğu bariz belli.
Açıkçası biraz garip geldi. Ablamızda hafiften bir takipçi kasma, "gel gel" havası var gibi hissettim. Abimizin yerine kendimi koyup düşündüm de, hani "sinek küçüktür ama mide bulandırır" derler ya, öyle hissettirdi.
Siz başınızdan geçti mi, denk geldiniz mi, ne düşünüyorsunuz bu konuda?
+2
boreas (23.07.26)
Kısmeti kapatmak istemiyor. Yüzüğü takana kadar yollu.
0
HellKeePer
(23.07.26)
Bundan ilk erkegin rahatsiz olmasi lazim. Olmuyorsa kadin da istedigini yapar.
+3
baldur2
(23.07.26)
hiç hoş bir davranış olmamakla birlikte takipçi sayısı artırma amaçlı davranış. evli olduğu ortaya çıkarsa simpler takip etmez zira.
+2
shadowfollower
(23.07.26)
Saklamamış ki evli olduğunu, eşini etiketlemiş. Boy boy nikah, düğün fotoğrafı koymak zorunda mı? Eşiyle sürekli fotoğraf paylaşmak zorunda da değil. Tatile de belki yalnız gitmeyi seviyordur ya da kendi fotoğrafını koymak istiyordur.
-1
rock n roll
(23.07.26)
kadının tinderıda varsa @cosmicstring +1
+1
mikahakkinen
(23.07.26)
Benim anladığım Instagram'dan takipçi kasan biri. Haliyle oraya evde çay içerken dizi izlerken koymuyor ki takipçiler "evli bu" demesin, onun yerine işte belki bir ihtimal uğruna takip etsin, like atsın falan. Benim tahminim bu. Eşi memnunsa bize ne tabi.
+2
logisticsmanager
(23.07.26)
ben bu yüzden evlilik düşündüğüm bir kadından ayrıldım. ilişlisi olduğu halde kendini bekar ve yalnız gösteren bir partnere güvenmemek gerekir. planları, ajandası olan bir tiptir. her şeyi yapabilir ve yapıyordur da.
+3
loch ness
(23.07.26)
bu bir strateji, ünlüler de çoğu zaman bu işleri gizli tutar. istatistiksel olarak karşı cins fan sayısını ciddi azaltıyor.
-1
orpheus
(23.07.26)
Gizli tutmakla bir alakası olmayabilir. Ben kendimden örnek vereyim, kendi hesabımda ya da yakınlarımın hesabında (eşim, kardeşim, annem, babam vs.) fotoğrafımın paylaşılması çok hoşuma gitmiyor. Kendi hesabımda bile benim olduğum paylaşım sayısı 10-15 civarıdır (15 yıldaki toplam sayı bu). Story falan da 100 yılda bir atarım o da kendi fotoğrafım olmaz. Haliyle söz konusu kadının eşi sosyal medyada çok fazla paylaşım yapan biriyse eşi ona "beni o kadar paylaşma" demiş olabilir.
Olayı illa birinin birini aldatması, sevmemesi gibi absürt bir yere bağlamaya gerek yok.
-1
himmet dayi
(23.07.26)
var böyle tipler, evet. bizzat tanıdıklarım da var. şahsen rahatsız olurdum. ayrıca benim karım kadınlığını kullanarak neden takipçi kasmaya çalışsın? (evliyim). bu bile başlı başına bir sorun bence. demiyorum ki sürekli mıç mıç karı koca fotoğrafları olsun ama bu durumu normal karşılamam imkansız.
40 yaşına gelip neleri yapmamış olmak büyük eksiklik?
mikahakkinen
Ortalama bir insanım ön plana çıkan bir özelliğim yok. Evliyim 1 çocuğum var eşimle üniversiteden beri beraberiz. Eşimden önce 1 2 sevgilim oldu ama çok kalıcı değildi. Üniversitede yaşamadıklarım yabancı dizilerde gördüğümüz gibi süper samami kızlı erkekli arkadaş grubum olmadı, ev partilerine kat
Ortalama bir insanım ön plana çıkan bir özelliğim yok. Evliyim 1 çocuğum var eşimle üniversiteden beri beraberiz. Eşimden önce 1 2 sevgilim oldu ama çok kalıcı değildi.
Üniversitede yaşamadıklarım yabancı dizilerde gördüğümüz gibi süper samami kızlı erkekli arkadaş grubum olmadı, ev partilerine katılmadım, çoğu gencin girdiği riskli ortamlara girmedim. Disko gece klübü bara gittim ama tvde izlediklerimiz gibi kendini kaybedecek kadar eğlenmedim.
Ekonomik anlamda memurum, ekonomik risk almadım standart bir maaşla çalışıyorum. Babamla ticaret yapıp çok para kazanabilirdim.
Çok başarılı ve iş konusunda hırslı biri değilim. Üniversiteye ek yerleştirmeyle girdim. Lisede içine kapanık 3 5 arkadaşı olan biriydim.
Üniversite sürecimde ve ilerleyen süreçte eğlence anlamında eksik kaldığımı düşünüyorum. Partilemek gibi, büyük arkadaş grubuyla tatile gitmek gibi eğlenceli şeyler yapamadım. Bu büyük bir eksiklik mi?
0
mikahakkinen (18.07.26)
Herkesin hayat akışı farklı. Her şeyi yapmamız gerekmiyor bana göre. Şunu yapmadıysan eksiksin, şunu yaptıysan tamam gibi bir şey değil hayat bence.
Yapamadıkların için üzülme, yapabilseydin yapardın zaten.
+7
rock n roll
(18.07.26)
Sağlığın yerinde ve işinden memnunsan bence gerisini takma. 15 sene önce şuan ki gibi gezeyim dünya turu yapayım gibi bir yaşam tarzı yoktu. Ondan yapmamışsındır. Şuan ki durum da çok sağlıklı değil bence.
+4
runaway
(18.07.26)
abi böyle şeyler bence çok büyük oranda kişisel algıya bağlı ya. çok daha ÇILGIN bir hayat yaşamış olabilir ama onu da yetersiz görebilirdin bence. bunların sonu yok. insanın aklında her zaman onu da yapabilirdim, şunu da yapabilirdim, şunu da yaşayabilirdim vs. sorusu olur. bu normal. hayat biraz bunları seçme, belli yolları tercih etme üzerine kurulu. sen diyorsun ki eşimle üniversiteden beri birlikteyim, evliyim, bir çocuğumuz var. 50 yaşında yatla katla gezen bir adam da senin yaşantına özenebilir mesela, "ulan her şeyi yaptık ama yanımızda bir tane güvenilir insan, başını okşayacağımız bir çocuk yok" diyebilir.
istisnai durumlar haricinde ben bu tür karşılaştırmaları sağlıksız ve gereksiz buluyorum. ömrümüz kısıtlı, hepimizin gideceği yer aynı. ben şimdi sana "az yaşamışsın bro böyle hayat mı olur amk" desem ne yapacaksın ki mesela eşini çocuğunu mu bırakacaksın? yaptın diyelim bu sana daha mı iyi gelir?
hayatı sıkıcı, monoton, yetersiz vs. buluyorsan bence bu noktadan SONRASI için fikirler ve planlar geliştirmek en sağlıklısı. yoksa geçmişte kim ne yapmış, ne yaşamış, ne olmuş vs... oraya girersen çıkmanın yolu yok. ne yaşadıysan bir fazlasını yaşamış birileri olur. işin içine bunların algılanışı, kişiye yansımaları filan da girince çıkamayız yani oradan.
ayrıca "fena takıldım brocum" hayatının da biraz yalan olduğunu düşünüyorum. şu açıdan: bir nevi survivorship bias. nedir? 100 adamdan 7 tanesi bunu yaşar. sever, hoşuna gider. anlatır. sen bunları görürsün. 93 kişinin hayatını değil. o yüzden sana herkes muhteşem hayatlar yaşıyormuş, fatura düşünmüyormuş, akşam çorba içmiyormuş gibi gelir. dersin ki ulan bir enayi benim herhalde böyle sığır gibi yaşıyorum. gerçekte ise durum böyle değildir.
hepsini geçtim yaşın hala genç abi. bundan sonra niye bi şey yapamayasın ki? eşinle, çocuğunla, arkadaşlarınla, başka insanlarla... yine önünde yaşanacak bir ömür yok mu? bence bunu düşünmek daha sağlıklı. geçmiş neyse ne. üzülsen, düşünsen geri gelmeyecek neticede.
onun da ötesinde şöyle sorayım biz burada duyurucak sana "evet abi bu eksiklik, sen sığır gibi yaşamışsın, senin yaşadığın hayatı zkiyim" diyelim... biz böyle desek sen bize "ulan siz kimsiniz hıyar ağaları?" der misin demez misin? biz kimiz, senin yaşantına dair fikirlerimizin niye bir önemi olsun?
o yüzden hiç canını sıkma derim. o olsaydı, bu olsaydı diyerek hayat yaşanmaz çünkü. bunu maradona'ya, rock yıldızına sorsan o bile çok fazla şeyi farklı yapmak isterdi muhtemelen. onun sonu yok. geçmiş bazen güzel bir nostalji, bazen ders çıkarmak ve geleceği güzelleştirmek içindir benim gözümde. onun ötesinde çok fazla üzerinde durmanın kimseye faydası olmaz.
+6
der meister
(18.07.26)
Çoğu şey aslında insanın kişisel yorumu olacaktır ama yalnız yaşamayı beceremeyen yemek yapamayan markete alışverişi ya da evdeki bir onarım işi için usta ayarlayamayan biri, 40 yaşına geldiyse orada eksik çok şey var demektir. Kadın erkek fark etmez bir makarna bile yapamayan bir sorunu bile çözemeyen insanlar hayatta pek çok şeyi de yapamıyor sonrasında. Bunun yetenekle ya da merakla da alakası yok tamamen hayatta kalma bir şeyleri becerebilme hali bu, çok temel bir şey aslında. Onun dışında senin bahsettikleri çok kişisel şeyler. Kimseyle kıyaslamamak lazım kendini. Herkesin hayata karşı farklı, hayata bakışı farklı. Dolayısıyla insan aslında kendisiyle yarışır ve kıyaslanır başkasıyla değil. Onun dışında ben mesela bu yaşa gelmiş hâlâ ailesiyle yaşıyorsa orada bir işareti koyarım. Bu da benim kişisel yorumum
+1
mor oje
(18.07.26)
Herkesin geçtiği yol aynı değil ama insan ne yaşamak istiyorsa geciktirmeden yaşamalı bana göre çünkü yaşanmadığında olduğundan daha önemliymiş gibi hsissettiriyor böyle şeyler.
Bir liste yapıp, mevcut şartlarınızla gerçekleştirebileceklerinizi deneyimleyin bence.
+2
kendimefotograflarim
(18.07.26)
Kimisi evde oturup sessiz ortamda kitap okumaktan zevk alır, kimisi barda sabahlayıp, o gece tanışıp ismini bile hatırlamadığı kadının koynunda uyanmaktan.
Arkana baktığında keşke'lerin yoksa, mutluydum diyorsan o sana yetmeli.
+2
Mirket
(18.07.26)
70+ yasinda, baya parasi olan, akici almanca konusabilen bir tanidigim var. 50 senedir ayni kadinla evli, coluk cocuk vs. adamin pasaportu yok, hic olmamis, hic yurtdisina cikmamis. ucak fobisi var, ucaga binemiyor. ankara'da yasiyor, ankaran'da pek ayrilmiyor. adamin yazligi falan da yok, herif deniz kum gunes de sevmiyor. ve inanilmaz mutlu, keyfi yerinde.
ozetle, sen nasil mutluysan oyle yasayacaksin. sen mutluysan eksiklik falan yok. baskalarini mutlu eden seylerin seni mutlu edecek diye birsey yok.
+1
cooperr
(18.07.26)
büyük partiledim, 15-20 kişi tatile gittim, çok kereler kendimi hatırlamayacak kadar içtim. hiç birini özlemiyorum. 20-25 yıl geriye gitsem yine yapar mıyım? yaparım büyük ihtimalle ama yapmasam da eksikliğini hissetmem.
+1
co2s2
(18.07.26)
Kendimden yola çıkarak cevap yazayım; gözün arkada değilse başarmışındır.
37 yaşımdayım. Hayatımın son 8 senesi dolu dolu geçti. Lise yıllarımın yüzde 99ü asosyal geçti. Üniversite senelerim ise yüzde 93ü asosyal geçti.
Yine de hayatımın son 8 senesi, komple bütün hayatımı kapsıyor.
+1
put it in your appropriate place
(19.07.26)
hayat herkesin ayni yerden baslayip ayni yere kostugu bir yaris degil ki. buna cevap vermek imkansiz. hepimiz farkli yerlerde baslayip farkli yonlere kosuyoruz. tam bir kaos. bu sorunun cevabini sen verebilirsin.
+1
antikadimag
(19.07.26)
36 yasindayim kafada hep bir what if sorusu cinliyor. Bunu, yani gecmisi takmamaya calismak hayatta buyuk bir luks.
+2
baldur2
(19.07.26)
“ Üniversitede yaşamadıklarım yabancı dizilerde gördüğümüz gibi süper samami kızlı erkekli arkadaş grubum olmadı, ev partilerine katılmadım, çoğu gencin girdiği riskli ortamlara girmedim. Disko gece klübü bara gittim ama tvde izlediklerimiz gibi kendini kaybedecek kadar eğlenmedim”
Tertemiz mis gibi hayat yasamissin iste bunlar dizi filmlerde gosterildigi gibi degil yorucu les gibi hayatlar.
+1
ceann deas
(19.07.26)
"ekonomik anlamda memurum" şahame bir tabirmiş. "Zamanında" yaşanmamış hiçbir duygu telafi edilemez çünkü onları "zamana" baglayan sizsiniz. On koşulla başlamişsiniz. İlk olarak kadin, ortam ve dizilerden bahsetmeniz herkesin zaman zaman yaptığı bir şeyler mi kaçırdım, boşa mi yaşadim hissi. İyi kötü ortami olan biri olsaydiniz bu kez de evlenmedim çocuğum yok bomboş bir insanım diyecektiniz. Analizi bırakıp soruya cevap verecek olursam; hayatınızın aynı şekilde devam etmediği ve görece pozitife gittigi bir durum düşünün. Örneğin ömrünüzün sonuna kadar memurluk yapmaniz gerekmiyor ve X yaşınızda parasal bir sikintisi olmayan ve memurluğu birakabileceksiniz. bugünden o güne taşımanız gereken, temelini atmaniz gereken bir şey olur muydu? Mesela bir enstrüman iyi kötü calsaydim simdi onun en iyisini alir birkaç yetenekli elemani da tutar sirf param var diye kendime müzik grubu kurardim (gibi) Aynısını büyük ihtimalle şu anda her işini halletmeniz ve takip etmeniz gereken çocuğunuzun yükünün azaldığı bir zaman için ya da başka ihtimalleri icin dusunebilirsiniz. İyi bir düşünce yöntemi olabilir.
+1
sparkle kiddle
(19.07.26)
Grup
0
üğpoıuy
(19.07.26)
Söylediklerinizin hepsini yaptım gençliğimde, aah ah iyiki yapmışım demiyorum. (keşke yapmasaydım da demiyorum). Bahsettiğiniz şeyleri yapardınız zaten çok ihtiyaç duysaydınız.
Dikkat ettiniz mi bilmiyorum, umumi helalarda insanlar ellerini yıkamıyor. Pisuvarı kullananlar da öyle, kabine girenler de. Eskiden böyle değildi sanki. Bu son birkaç yıldır çok fazla seyahat edince dikkatimi çekti. Bunlara bir şey de olmuyor belli ki. O zaman biz niye yıkıyoruz ellerimizi? Hijyen
Dikkat ettiniz mi bilmiyorum, umumi helalarda insanlar ellerini yıkamıyor. Pisuvarı kullananlar da öyle, kabine girenler de. Eskiden böyle değildi sanki. Bu son birkaç yıldır çok fazla seyahat edince dikkatimi çekti. Bunlara bir şey de olmuyor belli ki. O zaman biz niye yıkıyoruz ellerimizi? Hijyen dedikleri şey bir efsaneden mi ibaret yoksa?
+1
deniz kiyisi ve papatyalar (11.07.26)
Götünü yıkamayanı anlarım da elini yıkamayan yavşaktır.
+1
mikahakkinen
(11.07.26)
Her zaman, yanımda dezenfektan bulundururum. Bazı lavabolar bok gibi oluyor, o zaman yıkamam. Ama sonrasında lavabo bulur yıkarım.
-1
Kahvedesu
(11.07.26)
Ellerimi mutlaka yıkarım.
Covid zamaninda birisi doktora sormuş," hocam anladık bu maskeyi uzun süre takacağız ama elimizi yıkama işi nasıl olacak, o da mı daha devam edecek" diye. Ona çok gülmüştüm 😂
+3
rock n roll
(11.07.26)
Milleti böyle göre göre kimseyle tokalaşmaz oldum. Uzakta duruyorum ki kimse el uzatmasın.
0
🌸deniz kiyisi ve papatyalar
(11.07.26)
Ben tuvalete girerken de ellerimi yıkıyorum. Hatta 1-2 saat aralığında tuvalete girmemiş olsam sadece masa başında çalışıyor olsam da mola verdiğimde ellerimi yıkıyorum.
+1
Jazz
(11.07.26)
Hem öncesinde hem sonrasında yıkarım. El yıkamayan erkekten tiksinirim, şeyine dokunup yıkamaması çok tiksindirici
+1
gadlemler
(11.07.26)
Her zaman her koşulda yıkarım. Yanımda bir şişe suyla ıssız adada kalsam içmek yerine elimi yıkarım o derece nefret edelim pis elden.
0
yenibirgüzelnick
(11.07.26)
Sık seyehat ediyorum ve dünyanın dört bir yanında varlar. Çok görüyorum, belli ırkların elini sıkarken bile öğüresim geliyor.
0
kimlanbu
(11.07.26)
Bazen zorunluluktan aşırı bakımsız pis tuvalete girersin de musluğun vanasına bile dokunmadan kendini dışarı atmak istersin, öyle bir tuvalete denk gelmediysem evet yıkarım
0
grimavi
(11.07.26)
Kesinlikle. Hatta lavabo iyi değilse/sabun yoksa tuvaleti kullanmam bile.
Çoğu yerde zaten doğru düzgün peçete bile olmuyor. Bu yüzden tuvalete giderken muhakkak yanıma bi paket cep mendil dr atarım. Kriz anları için yanımda kolonya ve cep ıslak mendil de daima vardır. Tuvalet kapısınıda elimi kuruladığım peçete ile açarım asla dokunmam.
El yıkamayandan ziyade, yalandan yıkayana çok şahit oluyorum. Sabun bile kullanmadan 2-3 saniye suya tutuyorlar sadece.
-1
substituent
(11.07.26)
tabii ki yıkarım. umumi tuvaletleri de yani avm tuvaletlerini falan da zorda kalmadıkça kullanmam. ayrıca işe vardığımda yıkarım, eve vardığımda yıkarım falan...
yıkamayanlar var ne yazık ki ve o yıkamayanlardan yemek yediğimiz çok olmuştur kafelerde, restoranlarda.
insanlar gerçekten pis.
+1
art cat chocolate
(12.07.26)
Türk milleti yine dünyada en çok yıkayanlardan. Buna rağmen dışarıda pisuvarda falan işerken direkt giden veya elini şöyle bi suya tutan giden çok gördüm. (ben hep yıkarım)
0
nhk ni youkosu
(12.07.26)
Mutlaka, her zaman, her koşulda sabunla yıkarım. Biz küçükken bir kamu spotu vardı trt'de: (bkz: suya sabuna dokunun) Bizim nesle travmatik ama çok başarılı bir şekilde aşılamıştı bu alışkanlığı...
+1
yadigar
(12.07.26)
Umumi var umumi var. Otomatik musluklu otomatik sabunu olan bir yer ise yıkarım. Ancak sadece küçük tuvaletimi yaptıysam -ki dışarıda büyük yapamam- ve ortalığı pislik götürüyorsa o musluğu bir yerleri elleyeceğime benimkini ellemeyi sonra arabaya gidince elimi kolonya ile yıkamayı tercih ederim.
0
denizgonen
(12.07.26)
Elini yikamayanlar selamimi sabahini keserim o derece!
+1
hlt1985
(12.07.26)
@denizgonen O musluğu bir yerleri peçeteyle elliyoruz biz.
+1
yadigar
(12.07.26)
valla bizim yüksek lisansta profesörün bile el yıkamadığını görmüştüm pisuvardan sonra. gerçi onların odasında lavabo vardı ama kapıya falan sonuçta o şekilde dokunmuştu.
Gece yatarken karanlıkta bi ışıltı görüp korktum, ateş böceğiymiş ilk defa görmüş bulundum. Çocuk odası olduğu için bi tedirgin olup hem ışığını görmemek için hem de çocuğu ısırır mı acaba diye oğlumun arabasının arkasına doğru üfledim (o an başka bir şey yoktu kağıt bulsam dışarı atacaktım) muhteme
Gece yatarken karanlıkta bi ışıltı görüp korktum, ateş böceğiymiş ilk defa görmüş bulundum. Çocuk odası olduğu için bi tedirgin olup hem ışığını görmemek için hem de çocuğu ısırır mı acaba diye oğlumun arabasının arkasına doğru üfledim (o an başka bir şey yoktu kağıt bulsam dışarı atacaktım) muhtemelen arabanın altında kaldı.
Sabah baktığımda ölmüş olduğunu gördüm daha doğrusu önce kımıldıyordu sonra baktığımda cansızdı. Sabahtan beri vicdan azabı çekiyorum, hayatımda ilk defa böcek öldürmedim ama son zamanlarda dikkat ediyor sadece dışarı atıyordum. Hamamböceği olsa vicdan yapmazdım türcülük/şekilcilik yapmış oluyorum farkındayım ama durum bu. Çok üzüldüm, buraya yazmak istedim.
+1
ekimoloji (09.07.26)
Genelde hava direncine ve terminal hızlarının düşük olmasına güvenip ölmeyeceklerini düşünerek pencereden atıyorum.
+2
kizil karga
(09.07.26)
Sivrisinek dışında öldürmem ben genelde. Sivriye acıyamıyorum
+1
ezkaza
(09.07.26)
Dışarı atmak kolaysa, böcek de miskin bir şeyse dışarı atıyorum. Ama sinek gibi uçan böceklere veya hamam böceği gibi hızlı hareket eden cinsten olanlara zehirle müdahale ediyorum.
Vicdan azabı diyemem, ama kırk yılda bir birkaç dk empati kurup üzüldüğüm olmuştur. (sivrisinekler hariç.) Siz de çok şey yapmayın, olur öyle.
+1
akhenaten
(09.07.26)
Ya normal şartlarda en tiksinç olanı bile öldürmek istemem ama böceklere müsait bir ortamda yaşadığım için evi supururken her köşeden ev örümceği çekmek zorundayım. Karıncalarla baş edilmiyor tek tük olunca dokunmam ama sürekli sürü şeklinde mutfakta falan çıktıkları dönem artık bıkkınlık gelip yine başka yollara mecburen basvuruyorum. Ama mesela bir ara fare dadanmisti asla zehirlemek istemedik kapan ile çozduk canlı canlı doğaya saldık.
Mutfakta yine siyah kara büyük böcekler dadaniyor bazen delik çatlak yerlerdden eve giriyolar. Gece mutfağa korkudan giremiyorum. Mecbur hamambocegi yemi aldık.
Çekirge, uğur böceği, kelebek gibi daha sevimli ve az korkunç olanları bezle tutup dışarı falan atarız zaten.
Sivrisinekler çok kasiniyolar onlara üzülmüyorum artık. Gel beni öldür diyor resmen.
0
egerbiryolcu
(09.07.26)
Asla öldürmem.
Her can değerlidir.
0
rock n roll
(09.07.26)
Asla. Şöyle eğer sağlığıma, kedime köpeğimre zararı olacaksa evet. Onun dışında biz evde baya birlikte yaşıyoruz. Bana aşırı acımazsa geliyor terlik vurmak falan. O da can en nihayetinde, kimse Allah değiş ol de olsun, öl de ölsün falan.
-6
gobekliraki
(09.07.26)
görev dagilimi var, sinek,sivri vb ben de, hamamböcegi ,kelebek vb. kedi de.
0
designer
(09.07.26)
hamamböcegi, kaloriferböcegi vs evet. atesböcegi, ugurböcegi, cekirge, kelebek vs asla. sali günü otelden cikis yapiyordum, bavulu bir kaldirdim kocaman akrep cikti altindan. onu bile öldürmedim. bir bardak ve karton yardimiyla disari attim. bahcemize tarla fareleri geliyor. onlari da besliyorum. ekmek falan atiyorum.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(09.07.26)
sivrisinekleri öldürüyorum. karasinekleri de hiç sevmem ama mümkünse öldürmeden dışarı çıkarmaya çalışırım, bazen sinek ilacı sıkarım acımadan.
bu ikisi dışında böcekleri öldüremem, ezemem, zarar veremem.
0
biseysorcaktim
(09.07.26)
dikkat etmeye çalışıyorum.
ama herkesin korkuyorum tribinde olduğu yerlerde bazen iş düşmüyor değil.
sivri, akrep vb. olduğunda mecbur öldürüyorum. ama balkon örneğin sarmayacak gidecekse sivri de olsa öldürmemeye çalışıyorum.
0
gurur
(09.07.26)
"Mümkünse" öldütmüyorum, camı perdeyi açınca çıkıyor zaten uçan cinsler. Diğerlerini kağıtla vs atıyorum aşağo
0
denizciman
(10.07.26)
İstilacı kokarca böceğini ve sivrisinekleri öldürüyorum. Başka böcekle karşılaşmıyorum.
0
gabe h coud
(10.07.26)
Muhtemelen siz öldürmediniz, zaten ölecekti. Doğada yaşamak için evrimleşmiş böcekler eve girince fazla yaşamıyor. Eğer yakalanabilir bir böcekse dışarı atıyorum. Eğer dışarı atmak mümkün değil ve zararsızsa kendi haline bırakıyorum. Sivrisinek ve hamam böcekleri bu iki grubun da dışında kalıyor.
0
mikro patlama
(10.07.26)
Böcekler de sevgiyi anlayabilen varlıklar aslında. Biz onlardan korktuğumuz ve iğrendiğimiz için açıkçası onları tanımayacak kadar doğadan uzaklaşmış olduğumuz için onları yalnızca evimize giren yabancı bir düşman gibi görüyoruz. Doğada vakit geçirdiğimde ben böceklerin de aslında ne kadar karizmatik ve işinde gücüde varlıklar olduğunu gördüm ve bence evinde görmek istemeyeceğin bir böceği ormanda gördüğünde böceğin bir çiçeğin içinde dinledindiğini, bir arının çiçeğe nasıl da bir çocuk gibi yaklaştığını görünce böcekler de onlara dokunmana izin verip senden kaçmıyorlar. Ben zaman zaman insan kafamla başa çıkamıyorsam ve yemeğimin içine falan düşecek kadar uçuşuyorlarsa zaman zaman dikkatsizce zarar verebiliyoru, zaman zaman öldürdüğüm oluyor en yazık ki. Bence böceklere, eve giren arılara onları düşman gibi görmek yerine onlarla sesli konuşun. Türkçe konuşun. Seni dışarı atacağım, işbirliğine ihtiyacım var, dışarıda daha özgür olursun gibi.. :) Kimileri ürkek oluyor ama kimileri de parmağına konuyor ve dışarıya çıkmak için sabırsızlanıyor. Bazen yine bu açıklamayı böceklere yaparak pencereden çık, ışığa doğru git gibi sesli yönlendirmeler de yapabilirsiniz. Onlara sevgiyle yaklaşarak bir bardağa korkutmadan kapatıp yine bekle azcık sabret diyip pencereden özgürlüklerine bırakabilirsiniz. Böcekler süper varlıklar ve popülasyonları sandığımızdan daha fazla. İşinde gücünde çocuklar. Sadece yollarını şaşırmışlar ve belki de size kendilerini göstermeye gelmişlerdir. Ateş böcekleri zararsız. Yalnızca sesleri biraz ürkütebiliyor ilk etapta ama gözleri falan ponçik ponçik. Canolar.
Ayrıca bence o kadar vicdan yapmaya da gerek yok, ölme vakti gelmiş, evren onun orada o şekilde ölmesini seçmiş ve siz de bunu deneyimlemişsiniz gibi bir düşünceye sahibim galiba.
Ölüme biz insanlar çok anlam yüklüyoruz. Doğada döngü var. Ekosistem dengesini bu şekilde koruyor.
+1
durme
(10.07.26)
kaza dışında öldürmemeye çok özen gösteririm. geçen ben de duş alırken minik kelebeklerden (ipelek deriz biz) bi tanesi duşun zeminindeki kuru yere düştü. ufaktan ıslanıyordu ki, hemen tuvalet kağıdıyla alıp, duşun dışına bıraktım; kuruyup uçsun diye. duştan çıkınca unutmuşum. sonra klozeti açtığımda gördüm ki, annem herhalde bu tuvalet kağıdı yerde ne arıyor diye klozete atmış; hayvan ölmüş. acayip üzüldüm..
gece genelde kontrol ederim; eve girmiş, ışıkta uçuşan kelebek, böcek falan görürsem toplayıp bahçe tarafındaki pencere kenarına bırakıyorum. çünkü içeride kaldıklarında sabaha istisnasız ölmüş oluyorlar. bir de kedimin oynadığını görürsem kurtarıyorum. benim mesaim bu şekil.
+2
lil siztah
(10.07.26)
İstilacı cinsse, evi ele geçirmemesi adına öldürebiliyorum. Zararsızsa ve münferitse ya alıp dışarı götürüyorum, ya da bırakıyorum, free takılsın evde...
Mesela eskiden ev güvelerini (yemek yahut kıyafet güvesi) gayet sever, hiç elleşmez yahut camdan dışarı kovalardım. Hatta bir tanesi için tee fi tarihinde duyurya sormuştum "neyle besleyeyim?" diye. Ev bir güvelendi. Yüzlerce oldular. Ayarları yok ki... Elime aldığım her paketin kıvrımında pamuk görmeye başladım. Baktım yemek yerken kaplarımıza tavandan larva dökülür oldu. Sert, acımasız ve agresif bir temizlik ve tedbir süreciyle 2-3 ayda ancak kurtulabildik. O gün bugündür ev güvesi görünce öldürüyorum.
Aynı şeyi gümüşçün/nem böceği (silverfish) için de yapıyorum. Ama mesela dışarıdan böcek, örümcek vs. girerse, türüne göre ya görmezden geliyorum ya da alıp balkona/dışarı koyuyorum.
Haşere istilası kötü bir şey. (Not: Sivrisineklere ölüm!)
0
dilemma of subscribtionability
(11.07.26)
karasineklere acımam öldürürüm. uğurböcegi ve arıları bir bezle dışarı atarım.
Birkaç aile ve çocuklar olacağız evde. Her doğum gününde kısır, sarma, kurabiye yemekten ciğerimiz soldu. Değişik bir şeyler olsun dedim ama aklıma gelmiyor. Makarna salatası kesin çünkü çocuklar seviyor. Onun dışında çok da zor olmayan ne yapabilirim? Yaş pasta olacak bir de tabi yani kek vs yapmay
Birkaç aile ve çocuklar olacağız evde. Her doğum gününde kısır, sarma, kurabiye yemekten ciğerimiz soldu. Değişik bir şeyler olsun dedim ama aklıma gelmiyor.
Makarna salatası kesin çünkü çocuklar seviyor.
Onun dışında çok da zor olmayan ne yapabilirim? Yaş pasta olacak bir de tabi yani kek vs yapmayacağım.
0
elorelia (09.07.26)
Sigara böreği, bu da kuru ama yemesi pratik çocuklar da eliyle kolay yer
0
grimavi
(09.07.26)
Ben yeğenlerime süt dilimi yapıyorum bayılıyorlar. Büyükler de seviyo ama fırsat kalmiyo onlardan bize.
Milfoyden güzel sunumluk tarifler olabilir.
Hardal soslu patates salatası da güzel bence ama çocuklar sever mi bilemedim.
Yuvarlak pizza poğaçalar oluyor biber domates peynirli, onlardan olabilir.
Külah kullanılan veya külah şekli verilerek yapılan tarifler var.
Düşününce gerçekten insanın aklına gelmiyormuş bu arada.
0
egerbiryolcu
(09.07.26)
milföye sarılı sosis (pigs in a blanket) yufka cipsi. bunu annem yapıyor. yufkanın üzerine zeytin ezmesi veya salça sürüp üçgenimsi kestikten sonra fırında kuruyana kadar pişiyor.
0
inheritance
(09.07.26)
Sebze cipsi.
Tatlı patates, pancar, kabak. Bunları kullanabilirsin. Bence çocukların hoşuna gider.
0
rock n roll
(09.07.26)
petifür sebzeli veya peynirli mini kiş meyve şişleri/cupları sosis ahtapotlar ıspanaklı mini gül böreği patates salatası mercimek köftesi
0
art cat chocolate
(09.07.26)
çocuklara patates kızartması, sevmeyeni görmedim bugüne kadar. mozaik pasta tüm çocuklar sever. inheritance + 1 . pigs in a blanket. bunun çocuklara yaptırın bir de. sonra yesinler. çocuklara top köfte
büyüklere patates salatası. vurun karbonhidratın gözüne :) ben özellikle schnitzel yanına yaparken, trüflü mayonez, kırmızı soğan, taze soğan, kornişon turşu ve mayonezin ağırlığını kıracak kadar süzme yoğurt ile karıştırıyorum. az da toz kırmızı biber koyduğumda çok beğeniliyor.
0
galahad reloaded
(09.07.26)
Petibörden Hindistan cevizi topları (hem uğraşılmış bir havası var hem de lokmalık olduğundan yapması ve yemesi pratik)
0
ekimoloji
(09.07.26)
Evde airfryer varsa mini misket köfteler aşırı pratik ve sağlıklı oluyor. İkeadan bile alabilirsiniz.
Dövmeniz var mı? Olmayanlar yaptırmayı düşünüyor mu?
ekimoloji
Önceleri dönem dönem yaptırma isteği gelirdi hatta epey dövme modeli araştırdım ancak sonradan sebepsiz vazgeçtim şu an vücudu kirletmek karalamak gibi geliyor, hiç beğenmiyorum. Siz ne düşünüyorsunuz?
Önceleri dönem dönem yaptırma isteği gelirdi hatta epey dövme modeli araştırdım ancak sonradan sebepsiz vazgeçtim şu an vücudu kirletmek karalamak gibi geliyor, hiç beğenmiyorum. Siz ne düşünüyorsunuz?
+2
ekimoloji (08.07.26)
Bence bayağı estetik, hoş bir şey ama şu an yaptırsam eski denizcilere benzerim. Bu yaştan ve kilodan sonra çok büyük ihtimalle yaptırmam.
0
sekizdokuzon
(08.07.26)
Başkasında beğeniyorum kendim yaptırmam.
+1
kizil karga
(08.07.26)
2 dövmem var, 3.yü de yaptırıcam sonbaharda. Az ve öz dövmeyi şık buluyorum. Siz kirletmek olarak görüyorsanız yaptırmayın bence de, neticede ömür boyu kalacak. Ben de mesela büyük ya da renkli dövmeyi beğenmem, kimisi de minimali ciddiye almaz vs.
0
mor oje
(08.07.26)
Tişörtün bile yazılısını, resimlisini sevmez iken üstüme başıma niye resim yaptırayım, yazı yazdırayım.
0
Mirket
(08.07.26)
yok ve yaptırmayı ciddi olarak hiç düşünmedim. bazılarına bazı dövmeler çok yakışıyor ama büyük risk bence.
+1
lil siztah
(08.07.26)
Dövmem yok.
Aslında isterdim küçük bir dövme sadece bir tane ama benim için bir anlamının olması lazım herhangi bir şey olmaz. Şu şekil güzelmiş yaptırayım gibi değil yani. Bir de kullanılan boyalar vs. önemli benim için. Hayvansal içermemeli ve hayvanlar üzerinde test edilmemiş olması lazım. Bu şartlara sahip boya, malzeme vs. bulmak çok kolay değil ne yazık ki.
0
rock n roll
(08.07.26)
Hiç düşünmüyorum . Karşı tarafın dikkatini çekmenin yolu (kimi zaman psikolojik sorunlu olunduğunu gösteren ) bedenimizin bir tarafındaki yapay şekiller değil doğru sözler ve onları destekleyen fiilerimizdir .
-5
diyecevaplandı
(08.07.26)
Başkasında beğeniyorum kendim yaptırmam +1
0
grimavi
(08.07.26)
yok ve dusunmuyorum.
0
cooperr
(08.07.26)
6 dövmem var biri hariç hiç birinden pişman değilim. Pişman olduğumu da önümüzdeki haftalarda kapatmayı düşünüyorum. Kilo verince yaptırmak istediğim bir dövme daha var. Herhalde o son olur.
0
mutekebbir
(08.07.26)
No way.
-1
Purple life
(08.07.26)
Kalıcı yapmak istemiyorum ama kaliteli bir geçici dövme bulursam denemk istiyorum. Bazı figürler kadınlara çok yakışıyor bence.
0
egerbiryolcu
(08.07.26)
Bir ara ciddi ciddi düşünmüştüm ama nerede yaptırsamı araştırana kadar öyle kaldı.
+1
put it in your appropriate place
(08.07.26)
Aynen bende de öyle oldu.
put it in your appropriate place
0
🌸ekimoloji
(08.07.26)
İnsan aynı nehirde bile iki defa yıkanamazken, ömür boyu üzerimde bir şeklin kalma fikrini sevmiyorum. Ara ara geçici olanlardan ayak bileğime yaptırasım geliyor ama geçici olan için bile herhangi bir girişimim olmadı.
0
Amaranta ursula
(08.07.26)
Bugün sevdiğimden yarın sıkılırım. Bu kadar kalıcı bir şeyi yaptırmam ama başkasında güzel oluyor.
0
kisa
(08.07.26)
Bazı kişilerde çok havalıı duruyor. Özellikle tanıdığım birinde çok estetik görünüyor bana.
Cesaretim olsa bende the last of us’da ki ellie’nin dövmesini küçük ölçekte yaptırırım. O dövmenin anlamlı olması çok çekiyor özellikle beni.
0
substituent
(08.07.26)
Bende yok, olsun isterim de üşeniyorum iyi bir dövme sanatçısı bulup gidip yaptırmaya ve sonraki yara bakımı sürecine.
İyi bir sanatçıya yaptırılmış ve üzerinde düşünülmüş dövmeler bence hoş duruyor. Bu kadar büyük anlamlar yüklemeye gerek olan bir şey olduğunu da düşünmüyorum. Dediğim gibi üşenme aşamasını geçersem yaptırmak istiyorum bir ara
0
nundu
(08.07.26)
genelde, illegal hayatların, çetelerin vs. birbirini tanıması için bilirdim..
-5
designer
(08.07.26)
Ben de var 12 yıl önce deli zamanlarda omzuma yaptırdığım. Şimdi boka bakar gibi bakıyorum. Elimde olsa omzumu söker atarım o derece pişmanlık.
0
hexagon
(08.07.26)
yok. düşünmüyorum. karşı olduğumdan değil. bana fazla ciddi ve riskli bir şeymiş gibi geliyor vücudunda hep kalacak olması, uzun vadede sevmeme ihtimali, kilo alır veya verirsen ya da yaşlandıkça çirkin görünme ihtimali vs. benlik şey değil. bakımıyla filan da uğraşamam zaten yaptırdığımın ertesi günü ölürüm muhtemelen.
0
der meister
(08.07.26)
yok düşünmüyorum da.
0
gurur
(08.07.26)
baskasinda cool, kendimde no. kasli erkeklerde kaplama ozellikle cok begeniyorum ama cok nadir bi olay bu. bu konuda takintilimsiyim kotu dovme cok korkunc geliyo hele kaymalar, renklerin bozulmasi. kendime yaptiramayacagim&bi donem yaptirmayi dusunduklerim de su an cok kotu geliyor. hele tarih marih saga sola koseye not alir gibi dovmeler ne alakaaa:/
-1
ala09
(09.07.26)
2 tane minimal var 5 yildir falan cok memnunum
Yaptirmadan once cok tedirgin olmustum, icimi giciklar kasiyip cikarasim gelir fln diye dusunmustum
Aksesuar kullanmiyorum, benim icin aksesuar yerine geciyo
+1
üğpoıuy
(09.07.26)
Yaptırsam en fazla 1 ay sonra sıkılıp neden bunu yaptırdım diyeceğime adım kadar eminim. O yüzden yaptırmadım.
Ya da şöyle diyelim: neredeyse 15 yıldır içime sinecek bir dövme arıyorum ve nereye yaptıracağıma karar vermeye çalışıyorum.
0
biseysorcaktim
(09.07.26)
1 tane büyük sayılabilecek dövmem var. iki kolumu da kaplatmak isterdim ama malum şartlar.
Maalesef böyle bir durum var. İnsanlar dövmelerinin çok cool olduğunu falan düşünüyor ama dışardan görülen bambaşka. Öyle dövmeler görüyorum ki; detone olduğunun farkında olmadan çok güzel söylediğini düşünerek şarkı söyleyen insanları gördüğümde hissedilen duyguya benzer duygular uyandırıyor bende. Ama tabi ki o dövmeyi yaptıran kişi ben olsaydım, etraftaki dallamaların ne düşündüğü zerre umurumda da olmazdı, o da ayrı konu.
-6
thracia
(09.07.26)
bir tane var. 23-24 yaşında yaptırmıştım. çok da görünen bir yerde. Aşırı pişmanım. Sildirme işlemi çok acılı olmasa çoktan sildirmiştim. yaptırmayı düşünenler 30u geçmeden yaptırmasın bence. şimdiki aklımla asla yaptırmazdım ya da çok daha minimal bir şey yaptırırdım. Şu anki ben mesela hiç dövme insanı değilim yani ne alaka yaptırmışım bilmiyorum. o kadar saçma ve ergence geliyor ki şu an. yukarıda bir yandan o yaşlara dair hatıra gibi düşünülebilir denilmiş ama giyim zevki gibi bir şey bu. yaşa, döneme göre değişebilir. evet hatıra ama çıkaramıyorsun üzerinden
0
dfn4
(09.07.26)
başkasında güzel yapılmış dövmeler ilgimi çekiyor. ben de yok. ha çocuğum yaptırmak isterse engel olmam.
0
galahad reloaded
(09.07.26)
20lerimde yaptırmayı çok istedim bi ara. ama sonra bi heves yaptırıp pişman olmak istemedim. 30uma geldim. bu sene daha net olarak yaptırmak istiyorum diyorum. ama kol arkası gibi önden görünmeyen bir yer olmasını tercih ediyorum.
yazı vs asla istemiyorum. ama bir yandan da sıkılır mıyım düşüncesi var. o yüzden gerçekten beğendiğim, benim için anlamı olan bir şey olmasını istiyorum. henüz karar vermedim ama ciddi düşüncesindeyim
0
chanandler bong
(09.07.26)
Yok ve yaptırmayı düşünmüyorum
0
gadlemler
(09.07.26)
Hiç yaptırmadım ve düşünmüyorum. Vücuduma gereksiz ve anlamsız acı çektirmek olur gibi geliyor. Ben sıkılgan insanım, yaptırdığım şeyden kolay da sıkılabilirim zor da sıkılabilirim ama mutlaka sıkılırım ve kurtulmak isterim. O zaman sildirmek için ayrıca saçma sapan bir işlem uygulanacak filan, hiç uğraşamam. Hem ya o zaman sildirecek param olmazsa? Sırf bu sebeple hiçbir şekilde estetik de yaptırmadım yaptırmıyorum. Kaş burun dudak vs hiç uğraşamam. Varsın kimse beğenmesin.
hanımlar ne sever? Böyle niş ürünler bilen varsa paylaşabilir? Pinterestte görmüştüm alsam iyi olurdu dediğiniz şeyler… özel bir hediye almak istemiyorum. Bir defter, bir biblo, bir hobi aleti olabilir. Ömür boyu saklanacak bir eşya olabilir. Yeni çıkmış trend bir şey?Deniz kum güneş temalı şeyler.S
hanımlar ne sever? Böyle niş ürünler bilen varsa paylaşabilir? Pinterestte görmüştüm alsam iyi olurdu dediğiniz şeyler… özel bir hediye almak istemiyorum. Bir defter, bir biblo, bir hobi aleti olabilir. Ömür boyu saklanacak bir eşya olabilir. Yeni çıkmış trend bir şey? Deniz kum güneş temalı şeyler. Siz ne seversiniz siz ne isterdiniz?
+1
houseinorleans (08.07.26)
Güvendiği bir derneğe bağış yaparsa çok mutlu olurdum. Hem ben mutlu olurdum hem de bir yaşama dokunmak güzel olurdu.
Benim tercihim; hasta bir hayvanın tedavisine destek olması olurdu.
Valla ben yıllardan sonra romatikten pratiğe evrildim, biri bana hediye alacaksa kullanabileceğim işimi gören bir şey alsın isterim. İhtiyacı neyse ona bakın.
0
Amaranta ursula
(08.07.26)
guessin bilekliğini aldım baya beğendi
0
gurur
(08.07.26)
pikap ve şşnde sevdiği sanatçıların olduğu birkaç plak
Daha önce bu tip dairede yaşayanlar tecrübelerini yazabilir mi. 1+1de kaldım daha önce, şu an çok güzel konumlarda bütçeme de uygun eşyalı stüdyolar buldum. Bekarım, gelenim gidenim olmaz, bir kedim var sadece. Stüdyo dairede yapabilir miyim sizce?
Daha önce bu tip dairede yaşayanlar tecrübelerini yazabilir mi. 1+1de kaldım daha önce, şu an çok güzel konumlarda bütçeme de uygun eşyalı stüdyolar buldum. Bekarım, gelenim gidenim olmaz, bir kedim var sadece. Stüdyo dairede yapabilir miyim sizce?
-4
gobekliraki (06.07.26)
yaparsın yalnız yaşayan biri için 1+1 gereksiz tatmin yatak separatör falan gibi ayrılabiliyorsa daha da güzel olur
+2
croswell
(06.07.26)
Mental açıdan yoruyor bir süre sonra yatak, yaşam alanı, evden çalışıyorsan çalışma alanı, mutfak... Hepsi aynı yerde.
+1
salihdt
(06.07.26)
Ben full dışarıdayım ya işimden dolayı, eve sadece uyumaya gidiyorum diyebilirim.
-5
🌸gobekliraki
(06.07.26)
Hiç stüdyo tipi evde yaşamadım ama senin durumunda olsaydım stüdyo tipi tercih ederdim.
+1
rock n roll
(06.07.26)
Ben de öyle yaşıyorum, 2 kedim var, gayet güzel memnunum. Sadece yatılı misafir gelirse biraz zor oluyor tek banyo içerisinde tek wc olduğu için. Camlara taşınmadan önce kedi teli yaptırmıştım, kediler de sıkılmıyor.
+2
megalomaniac
(06.07.26)
Heyecanlandım yorumları görünce :d E ben taşınayım o zaman
-4
🌸gobekliraki
(06.07.26)
Kısa bir süre yaşadım bence stüdyo daire insanlık suçu olmalı. Tek yaşamakla misafir gelmemesiyle ilgili bir şey değil bu, kişisel konfor için uygun bulmuyorum stüdyo daireleri.
0
mutekebbir
(06.07.26)
Oda sayısından ziyade metrekare önemli diye düşünüyorum. Duvarlar üzerinize üzerinize gelmeyecekse ve eşyalar sıkış tepiş olmayacaksa yaşanır. Aksi durumlarda mutekebbir +1.
+1
auroraaurora
(06.07.26)
Yaklasik 10 senedir yurt disinda yasiyorum ve 4, 5 ulke degistirdim (keyfi olarak). Bunlarin bir kisminda studyoda yasadim, bir kisminda da 1+1. Hicbir problem yasamadim. Bu biraz karakter ve aliskanlik meselesi. Genelde expat'ler expat'lerle takildigi icin cogu arkadasim da benim gibi baska ulkelerden gelmis insanlardi ve studyoda yasiyorlardi. Sikayet edeni hic duymadim. Esyam zaten hic yok, bir bavulum var o kadar. Hepsinde esyali tuttum.
+1
Sour
(06.07.26)
Ben yasamazdim.
Her sey 1 tane odada yapilmaz.
0
baldur2
(06.07.26)
1 senenin üzerinde oturma planım varsa kesinlikle tercih etmezdim.
0
duyuruuser
(06.07.26)
Ben üç sene yaşadım, o evden sonra 2+1'e çıktım ama o stüdyo evimin ruhu yok. her arkadaşım da bundan bahseder. bence yapabilirsin, pinteresti falan kurcala çok güzel dekorasyon fikirleri var. temizliği de çok kolay.
0
penceredengorunenmorbina
(07.07.26)
1+1 tuttum. Kedim rahat etsin diye. Yarın taşınıyorum inşallah.
ofisin arka bahçesinde başka bir ofisle beraber arada ilgilenip mama verdiğimiz kediler var. neredeyse her gün geliyorlar mama ve uyku için.birisinin ensesinde yaralar çıkmış. pireleri de vardı. veterinere götürmek için bir box satın aldım. arkadaşla beraber içine koyduk mandallarını kapattık kapısı
ofisin arka bahçesinde başka bir ofisle beraber arada ilgilenip mama verdiğimiz kediler var. neredeyse her gün geliyorlar mama ve uyku için.
birisinin ensesinde yaralar çıkmış. pireleri de vardı. veterinere götürmek için bir box satın aldım. arkadaşla beraber içine koyduk mandallarını kapattık kapısının.
plazanın ön bahçesine geldik tam, box'ın kapağını açtı tepinirken ve kaçtı. saatlerdir ortada yok. aradım aradım bulamadım.
boxın mandalları hala kilitli bu arada. ilk box kullanışım değil. çok uyduruk çıktı ürün.
geri gelir mi? 1.5 yıldır buradaydı o kedi.
0
art cat chocolate (03.07.26)
gelir yaa üzülmeyin <3 bir kaç gün azıcık tırsak davranır o kadar.
0
lil siztah
(03.07.26)
Kaçtığı yer çok uzak değil anladığım kadarıyla. Aynı binanın ön bahçesinin oradan kaçmış.
Arka bahçenin dışarıyla bağlantısı varsa merak etmeyin geri gelir tekrar arka bahçeye. O zaten normalde de geziyordur oraları.
Plastik kapılı box'ların kapısını kafayla ittirince esneyip klipslerinden çıkıyor. Benim kedininki de onlardan. Sığacağı metal kapılı box bulamadım, sağdan soldan plastik kelepçe ile bağlayıp kullanıyorum.
+1
kibritsuyu
(03.07.26)
Gelir. Box a koyunca korkmuş ve paniklemiştir. Orayı zaten evi gibi görüyor hatta yakınlarda bile olabilir.
Sen ve arkadaşın gibi duyarlı insanların daha da artması dileğiyle ♥️
+1
rock n roll
(03.07.26)
Bahçede besledigimiz çok sevdiğim eski bir kedimiz kisirlastirma sonucu bahçemize geri bırakılmıştı..kutuyu bahçede açıp bırakmışlar. Bir süre hiç gözükmedi ortalıklarda. Korkudan artık kaçtı buraya bı daha gelmeyecek diye nasıl üzülmüştüm anlatamam. Umudu kestigim üç dört gün sonra hicbi sey olmamış gibi diğer kedilerin arasında yemek beklerken görünmüştü bir gün.
Ben bunu korkusunun geçmesine baglamistim. Üç dört gün sürmüştü bize görünmemesi.
Umarım sizinki de çok kısa bir sürede geri gelir ki bence gelecektir. Sokaklara da alışkın bir kedi. Ev kedisi kaçsa daha endişe edici durum olabilirdi yani daha biliyordur etrafı gelecektir umarım.
Erkek bireyim. Bunu çevremde bir ben yaşıyorum da çok vardır dimi bunu yaşayan? Kavga dövüş yok da soğukluk var, ben annemleri ziyarete tek giderim. Bunu yaşayanlar nasıl bir mentalle psikolojilerini koruyorlar?
Erkek bireyim. Bunu çevremde bir ben yaşıyorum da çok vardır dimi bunu yaşayan? Kavga dövüş yok da soğukluk var, ben annemleri ziyarete tek giderim. Bunu yaşayanlar nasıl bir mentalle psikolojilerini koruyorlar?
+1
rectoa (25.06.26)
Eşinle ve annenle konuştun mu bu soğukluk konusunu? Mesela anneni ziyaret etmek istediğin zaman eşin neden gelmek istemiyor? Senin gözlemlediğin bir şey var mı?
0
rock n roll
(25.06.26)
Birazdan eşinin salt haklı olduğuna ikna ederler seni. Özellikle kedi köpek anası 40 yaş üstü yalnız bayan kullanıcılar. Benim düşüncem iki tarafı da salmanız. Herkes istediğini yapsın sizde sallamayın.
-9
artıküyeolmakistiyorum
(25.06.26)
Sorunlar çok uzun, o sorunlar sonucu bu duruma gelindi. Benim merak ettiğim aynı durumdakilerin bu durumu ‘ulan neydik ne olduk’ demeden nasıl olağan hale getirdikleri.
0
🌸rectoa
(25.06.26)
Sorunlar da konuşularak çözülür. Konusmazsaniz hep böyle devam eder belki sorunlar daha da büyür. Problem varken hiçbir şey normal seyrinde gitmez ve taraflar arasında hep gerginlik olur ve herkesi etkiler.
+1
rock n roll
(25.06.26)
Cocuk olunca düzelir bir ihtimal. Büyül ihtimalle annenizin saygi duymadigi gelin ayni zamanda torunun annesi olacak. Onun hatrina belki davranislarini düzeltir. Düzelmezse de ne ala. Illa oldurmaya calismayin bence. Esinizin annenizi görmesine gerek yok.
-4
Purple life
(25.06.26)
'Benim hatırım için dahi olsa aileme yaşları gereği gereken saygıyı göstermeyen, Onları idare edecek, gönüllerini hoş tutacak beceri ve zeka sahibi olmayan bireyle evliliğimi devam ettirmeyeceğim.' dersin ve sözünde durursun. Olur biter.
Ayrıca @ artıküyeolmakistiyorum'u çok doğru tespiti için tebrik ediyorum.
-8
Mirket
(25.06.26)
hocam mirket+1 gercekten bu durum iyiye gitmeyecek ondan kesinlikle emin olabilirsin tecrübe konusuyor 2 cocuk 7 yıllık evlilik
-4
kingcyrax
(25.06.26)
benim hanim da benim ailemle anlasamiyor. ben saldim, ilgilenmiyorum, kendi bilir.
"gonulleri hos tutacak" olayina pek katilmiyorum ya, kimse kimsenin gonlunu hos tutmak zorunda degil, yalandan tiyatro oynanacagina herkes net olsun benim icin daha iyi. samimiyetsizlik en sevmedigim sey.
bir de bende "sen benim ailemle neden ilgileniyorsun ki" problemi var. o daha enteresan. ben onun ailesiyle anlasiyorum, deliriyor :D
kadinlar cok enteresan varliklar, once erkek olarak bunu bir icsellestirmek lazim, sonrasi cok da zor degil ya.
+7
cooperr
(25.06.26)
Annenin ego problemi muhtemelen. Evladı için egosunu bir kenara koyabilmeli bir anne. İyi bir eş de eşinin hatrına asgari düzeyde iletişim kurabilmeli, inat etmemeli.
Sonuç olarak iki kadın da seni pek sallamıyor, bencil davranıyor.
+3
yenibirgüzelnick
(25.06.26)
annende hic bir sıkıntı yok senin kotulugunu isteyecek en son insan o esinde sıkıntı var ister bana kız istersen bu gercegi kabullen
-5
kingcyrax
(25.06.26)
Öncelikle cocuk olunca her sey daha iyiye gitmez, kötüye gider netTt
Sonralikla bu neden psikolojini bu derece bozuyor ki? Iki insan anlasamiyor iste, cok siradan. Anlassalar ne guzel tabii ama olmamis... neyse bunu yasayan binlerce kisi var icini rahatlatcaksa
+3
üğpoıuy
(25.06.26)
Kimse kimsenin gönlünü hoş tutmak zorunda değil +1 Birbirinden hoşlanmayan insanlar görüşmek zorunda da değil, herkes kendi ailesini ziyaret etsin evlisiniz diye ördek ailesi gibi her yere birlikte gitmenize gerek yok. Saygı sınırları aşılmadığı sürece ki zaten sorunlar yaşanmış, durduk yerde alınan bir karar değil, mesafeli olmak daha iyidir.
+1
ekimoloji
(25.06.26)
Ben de saldım +1. Yurtdışında olmamıza rağmen hanım max 1 hafta bizimkilerle kalabiliyor. Çeşitli sebepleri vardır da çok önemli şeyler değil. Bizimkiler eski insanlar sonuçta, çok çok dikkat etmezlerse doğal halleri "toksik" oluyor.
1 haftadan fazla götürmüyorum. En son çocuk küçük olmasına rağmen çocukla ben gittik 4-5 gün kaldık.
İşin özünde bence şu var, burada tam eksilenmelik cevap olacak ama umurumda değil. Eşler kocalarını istedikleri gibi yönlendirmek istiyor. Er kişiler de olaya tabii doğal olarak fazla rasyonel yaklaşamıyorlar, ama o da ne rasyonel yaklaşabilen biri ortaya atlayıp işe karışıyor. Sonra senin annen şöyle böyle bilmem ne. Bahsettiğim senaryolarda gelin kişisi de gayet haklı olabilir ama işin özünde kocayı istediği gibi güdememek ipleri koparıyor.
-4
mbond
(25.06.26)
Güdülmek mi xd insan kendine nasi bu ifadeyi uygun görür... rasyonel yaklasabilen biri de kendi evliliginde bol bol yaklassin aq baskasinin evliliginde ne ariyo?
+1
üğpoıuy
(25.06.26)
Ben rasyonel yaklaşabiliyorum demiyorum ki zaten, ne demek başkasının evliliğinde ne arıyor, adam soru sormuş ne düşünüyorsam söyledim. Güdülmeyi de sadece kendime hitaben yazmamıştım genel olarak türk ve yer yer dünya erkekleri içindi :)
0
mbond
(25.06.26)
Hayir anne senin evlilinde ne ariyor
0
üğpoıuy
(25.06.26)
Anlattım ya işte oğlunun koyun gibi güdüldüğünü görürse gelinine veya oğluna ık mık edecek anne kişisi, ama haklı ama haksız yere. Bu durum nispeten soft bir şekilde olursa soruyu soran arkadaşın anlattığı gibi mesafe koyuluyor. Biraz daha az medeni ailelerde çeşitli şekillerde hır gür çıkıyor.
Problemin daha özüne inersek zaten hata annede veya gelinde değil, daha çok sınırlarını koruyamayan erkekte oluyor. Bu da öyle nadir bir durum değil, başka ülkeleri bilemem ama özellikle Türkiye'de erkeklerin büyük çoğunluğu gördüğüm kadarıyla "aman tadımız kaçmasın ali rıza bey" moduna girmiş. Tonla örneği var.
0
mbond
(26.06.26)
Hemcins ya da karşı cins bir arkadaşımla evi paylaşıyor olsak, yani kişi ev arkadaşım olsa, kişinin anne babası yılda birkaç kez gelip evde kalma durumları olsa ama ben onlardan hazetmesem, ama her tür negat hareketim de ev arkadaşımı üzecek olsa, ben o anne babayı idare ederim. Ya da o ev paylaşımından defolur giderim.
Ki buradaki konumuz evlilik.
'Kimse kimsenin gönlünü hoş tutmak zorunda değil' düşüncesinde olanların nasıl bir dünyada yaşadıklarını, nasıl bir çocukluk geçirdiklerini gerçekten merak ediyorum.
-4
Mirket
(26.06.26)
valla biraz daha detay vermeniz lazim, oyle olmayinca herkes kendi perspektifinden yaziyor.
ailemi tek ziyarete giderim demissiniz, ne sikikla mesela? yilda 1 hafta mi, haftada 4 gun mu, ayda 3 hafta sonu mu? makul olan var olmayan var, idare edilebilecek olan var idare edilmemesi gereken var.
sogukluk var demissiniz, neden var? her tarafin ayri bakis acilari, ayni durumu bambaska yorumlama bicimleri var. oturup konusabilirsiniz. bir kere sogukluk oldu diye omur oyle gecmek zorunda degil. ama ayni zamanda herkesin bi siniri bir cizgizi bir beklentisi var, hepsi makul olmak zorunda degil, dengelemek gerek.
+5
taurina
(26.06.26)
detay vermeden çok net cevap alamazsınız. Ne oldu da araya soğukluk girdi mesela ?Buradan o hakli ya da bu haksiz diyemeyiz tabiki. Ama ciddi bir sorun varsa esinizin bir nebze de olsa gitmeme sebebi olabilir. Burada tam olarak niyet onemli. Olaya tarafsız bakmanızı öneririm. Gercekten hakli oldugunu düşünüyorsanız, zorlamayın , isler daha da karışır sızın acısınızdan. çok da onemli bir sorun yoksa saygı çerçevesi içerisinde görüşülmesinde bir sorun olmamalı diye dusunuyorum. Bir de sizin gitme sıklığınız da onemli tabiki burada.
+2
acelaacedebela
(26.06.26)
varoş anne veya varoş gelin ya da ikisi birden rastlayınca böyle oluyor. ne ben ne kardeşimin eşi böyle sorunlar yaşıyoruz. sorun zihniyette.
çağdaşlaşın biraz eğitim şart.
anneler oğullarına prens gibi davranmamalı. oğullar da karısını öncelemeli. bir insanın en yakını eşidir. gtümü gören ve gtünü gördüğüm insan benim en yakınımdır annem değil. yatağa eşinle girersin annenle değil.
gelin de görmüş ve eğitimli olacak. görmemiş ve ailesinde aşırı yokluk çeken özenti kadınla evlenilmez. ailesinden gördüğünü devam ettirir çünkü
-3
Hallegadola
(26.06.26)
Bunun en büyük nedeni aileden maddi destek alıyor olmak veya aileyle aynı şehirde yaşamak. Bu iki durumda da tam bir birey olamıyorsun. Anne karışmasa akrabalar işi bozar.
Aile ev falan verdiyse veya destek oluyorsa çok normal kısaca
Fırında ekmek de kalmamış açma da. Mecburen simit aldım.
+2
etna
(25.06.26)
ben başlıyorum: sabah komşuların gürültüsüyle olması gerekenden çok erken kalktım. "iyi bari, güne erken başlarım" diyerek erkenden evden çıktım. çıkmadan önce aradığım bişeyi bulamadığımdan biraz oyalandım; öyle olunca otobüsün saatine yetişmek için durağa kadar koşar adımlarla yürüdüm. çok terledim ama otobüste klimayla serinlerim diye avunuyorum. üstüme de koyu renk bişey giymiştim; teri belli ediyor diye dertleniyorum.. neyse, durakta 5 dk bekleyince uygulamayı kontrol edeyim dedim; o saatteki sefer iptal edilmiş. bir sonraki otobüs de yarım saat sonra. 100 m aşağıdan da yarım saatte bir minibüs geçiyor; bari ona bineyim dedim. o noktaya vardığımda, minibüs tam önümden bastı geçti! yolu yarılamış olduğumdan diğer durağa yürüdüm artık. bu noktada tişörtümü sıksam yarım kova dolduracak kadar terlemiş durumdayım. gölgede otobüsü beklerken biraz kurudum. sonraki otobüs saatinde geldi neyse ki; bindim ve oturdum. bir kaç durak gitmiştik ki, dev gibi bir adam bindi; otobüs savrulunca -ne akla hizmetse- kapağı açık bir şişe suyun olduğu eliyle üstteki bara tutunmaya çalışırken, tam bir şişe suyu tepemden aşağı, çantamın içine, telefonumun üstüne, zaten ıslak olan tişörtüme falan dökmüş bulundu :/ ben şaşkınlıkla bakarken, özür dileyeceğine, şu elleri iki yana açık emoji gibi bi poz verdi "ben napiyim ama" gibilerinden.. ona söylemedim artık ama buraya yazayım: "çocuk gibi elinde kapağı açık suyla gezmeyebilirdin mal kardeşim." sonra favori mekanıma geldim ki yerim kapılmış..
daha saat 11, gelişmeleri bekliyorum bakalım :D
+11
🌸lil siztah
(25.06.26)
kol saatini evde unuttum.
+1
inheritance
(25.06.26)
merdivenlerde düşünce telefonumun ekranı kırıldı ve klimam bozuldu
@lil siztah @rock n roll çok teşekkürler evet cana geleceğine mala gelsin
+3
alester
(25.06.26)
@alester, geçmiş olsun; cana geleceğine mala gelsin diyelim.
+1
🌸lil siztah
(25.06.26)
Daha henüz bir şey olmadı çok şükür ama gün uzun 😂
Geçmiş olsun alester
+1
rock n roll
(25.06.26)
Bugün patronla birlikte çalışma günü :/ kendime dışarıda iş çıkarmaya çalışıyorum bakalım.
+2
mutekebbir
(25.06.26)
Ya dün geceyi yazsam olmaz mı 😅 Fotokopi çektirmeye bir ton yol gittim önemli bir sınavın çıktıları icin. Oradan eve giden otobüsümun peronuna gecmek için önce tramvaya bindim, ayakta kaldim ve üçlü bir koltuk gözüme kestirdim. Sıradaki duraklarda illaki üçünden biri iner ve yer bulur otururum dedim. Yirmi durak geçti tüm koltuklarda inen mutlaka oldu benim ucluden kimse kalkmadı durak sonuna kadar durdugum yerde adamlara sinir oldum. Ve çok yoruldum elim kolum da doluydu çünkü.
Neyse otobüs peronuna geldim on dakika kalmıştı otobüs saatine. Oh dedim yetiştim rahat rahat da gidicem. Otobüs uzun süre ortalıkta gözükmedi. Yarım saat sonra geldi ve şoför arıza yaptı dedi ama sonra gittik. Ama orada da 40 dk beklemiş oldum😅
Nihayet eve geldiğimde fotokopilerime bakayım dedim. En önemli ders için uğruna yol kattetigim slaytlarin rengi meğer siyahmis ve çıktılar kapkara çıkmış hiçbir yazı okunmuyor. Kırtasiyeci uyarladı ben de çok fotokopi olduğu için orda kontrol edememiştim ve bu durum da aklıma gelmemişti zaten. Sadece makaleler ve beyaz renkli slaytlar düzgün çıkmış.
Neyse dedim sabır gunummus galiba ama hala dünün yorgunluğu ve stresi üzerimde duruyor deyip konuyu bugüne de bağlamış olayım😅
+2
egerbiryolcu
(25.06.26)
Arkadaşımın başına geleni anlatayım. amfisi bozuldu, yola çıktık yenisini alalım diye, Beşiktaşa giderken ellerinde kalmadığını öğrendik. Başka yere geçtik işimize yarar bir şey yok. Salak salak dolanıyoruz şimdi
+1
kisa
(25.06.26)
her gün parkettiğim yerde yer bulamadım mecbur avm otoparkına girdim. çok mutsuzum
+1
chanandler bong
(25.06.26)
tam su içecektim bardak elimden düştü çorapta ıslandı.
+1
mikahakkinen
(25.06.26)
Hava çok sıcak ve kronik rahatsızlıklarım da olduğundan, işe taksiyle gitmek istedim. Normalde kış ve baharlarda yürüyerek gidip geliyorum. Az sayıda geçen taksiler almadı. Uber'den istek yaptım. Tabii, nispeten yakın mesafe olduğundan "sarı taksi"lerden de beğenen çıkmadı. Israrlı istekler sonucunda "insaflı" bir sarı taksici kabul edip geldi. O kadar çok istek yaptınız ki geleyim dedim dedi şoför bey. Acımış sanırım. Bu arada en az bir saat geçti. İşe gecikmiş oldum.
+2
pro9it9is9
(25.06.26)
Bilgisayarım bozuldu, büyük masraf çıkardı.
+1
put it in your appropriate place
(25.06.26)
@boyalı kuş, @pro9it9is9 ve @put it in your appropriate place, sizlere de geçmiş olsun. diğer arkadaşlar; sizlere de yüce rabbim başka dert vermesin diyorum :P
ben, bu soruyu açtıktan hemen sonra, bulunduğum mekanın kadrolu -ancak şahsen haberdar olmadığım- delisine denk geldim; bayaa heyecanlı anlar yaşadım ama yoruldum vallahi, yazamıcam olanları :)
+2
🌸lil siztah
(25.06.26)
Soruya cevap değil ve kişisel gelişimci gibi olacak ama talihli olaylara bakarım sadece.
Kayınvalidemler doğum esnasında gelsinler istemiyorum. Annem zaten yanımda olacak. Doğumdan 2 hafta önce gelecek, bebek 1 aylık olana kadar kalacak. Sonra annemden açıkçası dönmesini istedim, o da olumlu karşıladı. Çünkü eşim 1 ay babalık izni alacak ve babalık izni zaten bebek 2 aylık olana kadar a
Kayınvalidemler doğum esnasında gelsinler istemiyorum. Annem zaten yanımda olacak. Doğumdan 2 hafta önce gelecek, bebek 1 aylık olana kadar kalacak. Sonra annemden açıkçası dönmesini istedim, o da olumlu karşıladı. Çünkü eşim 1 ay babalık izni alacak ve babalık izni zaten bebek 2 aylık olana kadar alınabiliyor sadece. Doğumdan hemen sonra anneme ihtiyacım olacak tabii, en basitinden acil sezaryen olmam gerekse banyomdu pansumanımdı annem yapacak çünkü eşim sahiden hastanedeki işleri yoluna sokmak için çalışmalı o dönemde. Eşim de bebeğin 4-8 haftalık dönemini baba izni alsın diye anlaştık. İzinleri de böyle ayarladık. 4 kişi olarak, aile olarak vakit geçirmek istiyorum, hem de açıkçası kafa dinlemek, biraz bebeği tanımak, biribirimizi rutine sokmak istiyorum ve bu dönem hepimiz için çok uygun. Eşimin işi açısından uygun, kızımın okulu açısından uygun (yaz tatilinde), bebek henüz çok büyümediği için onun açısından uygun.
Bu esnada kayınvalidem de ee biz ne zaman gelicez diyor. Doğumdan sonra 2-3 gün gelip görün ama ilk 2 aylık planım bu şekilde, daha uzun kalmak istiyorsanız eşim işe döndükten sonra, bebek 9-10 haftalıkken gelirsiniz bir ay kalırsınız dedim. Ozaman bebek büyümüş olacakmış, zevki yokmuş. Ben de sinirlendim tabii ki, ben yanımda bana yardımcı olacak kişi istiyorum, kimseyi eğlenmeye çağırmıyorum 25 aylık çocuk + bir tane yeni doğanla. Ayrıca ne demek torunun 3. ayda zevki yok. İlk iki ayda bebek dediğin 20 saat uyuyor, göremiyor, seni bilmiyor, ne tür bir zevk bekliyorsun yani?
Eşim de ee annem de madem ilk ay gelsin, sana o da yardımcı olur diyor ama sahiden evde o kadar kalabalık istemiyorum, annemle kayınvalidemin zamanlarını da değiştirmek istemiyorum, sonuçta annemin bana yardımcı olabileceği gibi yardımcı olamaz. En basitinden bir isteğim olduğunda annemden daha rahat isterim, pansumanımı kayınvalideme açıp yaptırtmam yani bu sefer ebe ayarlamam gerekecek ve doğuma bir ay kalmışken ebe bulmak sahiden imkansız, o işler de ayarlanmadı yani. Siz olsanız bu durumda ne derdiniz? Taviz vermeli mi, yoksa plan bu şekilde mecbur bekleyecek mi demeliyim? Açıkçası mal mal kaprisleri yüzünden şu an işi yokuşa sürüyor ve her şey ayarlanmışken şu an plan değiştirmek bizi hem çok uğraştıracak hem de ideal olmayacak. Evde bir tane misafir odası var, hem annemleri hem onları yatıracak yerim yok. Salonda da kimse yatsın istemiyorum. En basitinden eşim ilk bir ay işe gidecek, ağladığı vakit bebeği alıp salona geçebilmek ve eşimin uyumasına müsaade edebilmek istiyorum.
+2
alice in potatoland (14.06.26)
Onlar geldi mi çocuk öyle mi bakılır falan diye eleştiri bombardımanına da tutarlar seni. Hatta altını kendileri değiştirip kıyafetlerini giydirmek falan isterler.
+4
runaway
(14.06.26)
öncelikle yuh, 9-10 haftalık bebek nereye çok büyümüş oluyorumuş da tadı kaçıyormuş; nasıl kafalar bunlar.. ilk günlerde, 2-3 gün görmeleri gayet yeterli ve ideal bence de.
şimdi programınızı sıkı yapmış ve taviz vermekten mutsuz olacak gibi görünüyorsunuz. bu durumda, ben olsam, programı değiştirmenin stresi yerine, kayınvalidenin keyfi olmadı diye surat asmasının görece önemsiz stresiyle baş etmeyi tercih ederdim. tek tavsiyem, kendileri relaks tiplerse, böyle asker gibi planlamış olmanız onlara batıyor olabilir; bu süreçteki haklı emirlerinizi, olabildiğince tatlı dille vermeye çalışın. eşinizi de bu yolla yanınıza çekin; ki öyle ortadan ortadan konuşup, programı yoruma açık hale getirmesin.
stressiz ve sağlıklı bir doğum süreci diliyorum <3
+6
lil siztah
(14.06.26)
Bu kadar uzun yazarak kendini ikna edebilirsin başkalarını değil. Kadını sevmiyorsun bu apaçık belli yani biz her şeyi planladık çok saçma. Sevmesende o kadınında torunu ve o da gelecek o da kalacak ve o da görecek.
-5
artıküyeolmakistiyorum
(14.06.26)
Kayınvalideler tahmini ne zaman kapatilir
Kendi anneni yaninda istemen ve cekirdek aile olarak vakit gecirmek istemen cok dogal ama bu karsi tarafta "sizi ailemize dahil etmiyoruz" olarak duyuluyor. "Ee biz aylarca torunumuzu goremicek miyiz yani?" gibi karsilaniyor. Onlar da heyecanli olunca bebek icin boyle sonuclar doguyor
Daha yumusak bir yerden, "esim ise basladiginda yardima ihtiyacim olabilir, annem ve ikiniz bu sekilde donusumlu destek olsaniz benim icin cok iyi olacak" gibi soylemek lazim sanirim
Onun haricinde; pansuman falan yoktu ya? Ilk gun hastanede yapiyorlar yapilmasi gerekeni, 3 gun de dus almiuosun, sonra dewamke boyle diil mi?
+7
üğpoıuy
(14.06.26)
@artıküye, Neyseki eşimden başkasını ikna etmek zorunda değilim. Zaten doğumda 3 gün gelin kalın dedim. İstiyorsa bebek 9. haftasındayken de gelip bir ay kalabileceğini söyledim. Çocuğu göstermediğim ya da kaçırdığım yok, götünden anladığın konulara yorum yapmak zorunda değilsin.
+1
🌸alice in potatoland
(14.06.26)
Hahaha bize neden uzun uzun açıklama yazıyorsun o zaman. Esine tanri sabir versin
-9
artıküyeolmakistiyorum
(14.06.26)
İnsanların, senin aksine duruma mantıklı yorumlar yapabilmeleri için olayı bütün halinde anlamaları gerekiyor. Açıklama yapmıyorum, durumu anlatıyorum. Senin tüm çevrene Allah sabırlar versin.
+8
🌸alice in potatoland
(14.06.26)
Seninle aynı fikirdeyim. İnsan böyle zamanlarda kendi annesini yanında ister çünkü kendi annesinin yanında daha rahat hisseder. Ayrıca evde çok kişi olsun istemeyebilir.
Kayınvalide olsam bebeği ve gelinimi ziyaret amaçlı gelirdim ve yardıma ihtiyacı varsa yapardım ve torunumu da sever evime giderdim öyle uzun süre bile oturmazdım.
Umarım her şey yolunda gider ve bebeğinizi sağlıkla kucağınıza alırsınız. Şimdiden tebrikler.
+7
rock n roll
(14.06.26)
Soru kadinlara ama yuksek musaadenizle bir erkek olarak, kocaniz cozsun bu durumu, siz niye bu kadar dertleniyorsunuz, ve sizi niye bu kadar muhattap ediyor ozellikle boyle bir donemde. Ben olsam anneme, bizim plan boyle der gecerdim, karima da herhangi bir sitemde bulunmasinda musaade etmezdim.
+6
bosver nicki
(14.06.26)
Kayınvalidenizi belli ki sevmiyorsunuz. Doğum sonrası gibi çok hassas bir dönemde annenin istekler önceliklidir diye düşünüyorum. Doğal olarak planı değiştirmeye gerek yok. Ayrıca bu konuyu eşin halletmeli. Sen söyler geçersin. Israr ve ikna kısmı ile eşin uğraşsın.
+1
elorelia
(14.06.26)
kendinizi nasıl rahat hissedecekseniz oyle davranmanız gerektiğini düşünüyorum. Burada bahsettiginiz sebeplerle beraber açıklama yapıp, konuyu kapatabilirsiniz.Zaten ikinci çocuğunuz, annelik konusunda da tecrübelisiniz. siz planinizi yaptiysaniz boyle bir hassas donemde kimsenin bozmasına izin vermeyin. Sizi anlayışla karsilamalari gerekir bu durumda.
+2
acelaacedebela
(14.06.26)
Kayınvalideleri asla memnun edemeyeceğiniz için canınız nasıl istiyorsa öyle yapın. Lohusa döneminizi stressiz sorunsuz yaşamanız daha önemli.
+8
ekimoloji
(14.06.26)
Kayınvalideyi annenden önce çağırsan ona özel oda hazırlayıp bebeği koynunda uyutmasına bile müsaade etsen yine yaranamayacaksın. Kayınvalidelerin lohusa alerjisi vardır illa ki bir kusur bulur zaten. Boşuna kendini üzme yani.
+1
yenibirgüzelnick
(14.06.26)
öncelikle umarım hem siz, hem bebek sağlık sıhhat içinde doğumu atlatırsınız.
öncelikle size hak veriyorum. insanın kendi annesi gibi olmaz. Annenin yanında yarı çıplak gezersin, emzirirken sütün taşar umursamazsın, kanlı pedini/pansumanını değiştirirken çekinmezsin. Kayınvalidenin yanında (ilişkiniz ne kadar iyi olursa olsun) o lohusa kafasıyla ister istemez kasılacaksın. Üstelik anladığım kadarıyla evde tek misafir odası var. Eşinin uyuyabilmesi için salonun boş kalması şartı, o bir aylık hayatta kalma modunda altın değerinde bir kural. Salonda yatan bir kayınvalide demek, senin gecenin 3'ünde ağlayan bebekle mutfağa hapsolman ve kimseyi uyandırmayayım diye stres krizine girmem demek. kaldı ki o bebek kalkınca 25 aylık olan da kalkacak.
kaldı ki bebek 3 aylıkken asıl gülücükler başlar, tepki verir, etkileşime girer, asıl zevki oradadır. Kayınvalidenizinki 'ben ilk gören, ilk kucaklayan olayı' egosudur, taviz vermeyin.
edit : kadınlara sormuşsunuz ama erkeğim :( yanınızdayım, ben size hak veriyorum.
+5
galahad reloaded
(15.06.26)
Zihinsel geviş getirmenin ekşisel geviş getirmesi olmuş. Kayınvalidesini seven kadın var mı ya? Burda ne yazıyorsan bunları eşine söyle. Doğum sonrası kadınlar hormonal sebeplerden gergin oluyor, kadınları gelmemek lazım. Gelin istemiyorsa kayınvalide gelmez. Bu erkek eşin sorunu kocana sınır koy o halletsin.
-1
mikahakkinen
(15.06.26)
ben de eylülde doğuruyorum.
belki romantik düşünüyorum ama eşim ben ve bebek olsun istiyorum yakınımda sadece o yüzden sizi anlıyorum
şükür ki ailelerimizle aynı şehirde yaşıyoruz. herkes akşam evine gidebilecek.
annem en büyük yardımcım olacak bu süreçte ama onun da akşam kendi evine gitmesi beni rahatlatıyor. evim küçük zaten kalabalığa gelemiyorum insandan bıkıyorum annem olsa dahi. sadece kocamı istiyorum böyle anlarda.
kayınvalidem de süreçte tabi ki hep yanımda olacak ama yeri gelecek beni yıkayacak gtümü temizleyecek kişiler annem ve kocam. o yüzden dediğim gibi sizi anlıyorum
kocan halledecek bu durumu bacım. sakın kayınvalideyle ikili diyaloga girme sen kötü olursun
hamile halinle sana bu stresi yaşatmalarına sinirlendim ayrıca.
0
Hallegadola
(15.06.26)
Nasıl istiyorsan öyle yap. Doğuran sensin, lohusa sensin. Kafana göre takıl.
Bir kere taviz verirsen, çocuğun her bokuna maydonoz olup, her şeyine karışırlar. Taviz vereceksen, ona göre ver.
+1
babilfish
(16.06.26)
Özetle: T -30 gün: Anne geliyor. T 0: Bebek doğuyor. T +0 ila +30 gün: Anne evde. T +30 gün: Anne gidiyor. T +30 ila +60 gün: Eş 1 ay babalık izninde. Eşiniz nasıl bir ay izin alabiliyor "babalık izni" olarak?
-2
Orkun_
(17.06.26)
"Kayınvalidemler doğum esnasında gelsinler istemiyorum. Annem zaten yanımda olacak." bundan sonrasını okumadım zaten, gerek yok.
Bir arkadaş ortamına Ayşe isimli bir kadın geliyor. Arkadaşlar arasında Ali var. Popüler, ortamın patronu gibi olan, diğerlerinin ağzının içine baktığı bir adam. Ayşe'yi hiç tanımıyor. Ali kendi yaşadığı bir şeyi anlattıktan sonra Ayşe birden "Yavrum bu konu bizi hiç sarmadı ya" diyor. Ali buna bira
Bir arkadaş ortamına Ayşe isimli bir kadın geliyor. Arkadaşlar arasında Ali var. Popüler, ortamın patronu gibi olan, diğerlerinin ağzının içine baktığı bir adam. Ayşe'yi hiç tanımıyor. Ali kendi yaşadığı bir şeyi anlattıktan sonra Ayşe birden "Yavrum bu konu bizi hiç sarmadı ya" diyor. Ali buna biraz sinirli bir tavırla ama ;) gülüşüyle ve göz kırparak "Yavrum mu? Sakatlatma kendini bence, bak o kadar diyorum." cevabını veriyor. Üzerine arkadaş ortamındakiler bir süre daha Ali'ye "yavrum"la başlayan cümleler kurarak makara yapıyorlar ve konu kapanıyor.
Bu saçma diyalogda flört enerjisi var mı sizce? Ve Ali'nin sevgilisinin bu diyalogdan rahatsız olması anormal mi?
-6
64654942 (14.06.26)
Kadın adama yürümüş
-4
gobekliraki
(14.06.26)
Kadın Ali'nin popüler biri ve ortamın odak noktası olduğunu önceden öğrenmiş ve "ben onun havasını söndürürüm" triplerine girmiş. flörtöz bir şey yok bence. Ali'nin kız arkadaşı eğer kezban değilse rahatsız olacağı bir mesele yok.
Ali'nin cümlesi varoş tabii, o ayrı.
+9
himmet dayi
(14.06.26)
Diyalog berbat öncelikle. Ali' nin sevgilisi olsam direkt terkederdim çünkü çok çirkin ve rahatsız edici bir üslup. Ayrıca iç sıkıntısı ve huzursuzluk yaratırdı bende.
Ali' nin, Ayşe' nin ona söylediği o gereksiz cümle karşısında sessiz kalması, cevap vermeye tenezzül bile etmemesi gerekirdi. Bu onun terbiyesini gösterirdi.
Bu arada Ali nasıl bir olay anlattı ve ne şekilde anlattı. Rahatsız edici kelimeler ya da karşısındaki insanlarda rahatsızlık hissiyatı yarattı da Ayşe o sebeple onu bozmak mı istedi bilmiyorum. Belki böyle bir sebep de olabilir ama her şekilde kötü. Ali' yi terketme sebebim olurdu sevgilisi olsam.
+9
rock n roll
(14.06.26)
afedersiniz ama çok b*ktan diyaloglar.. ali’nin sevgilisinin midesinin rahatsız olması normal; kusmaması bir başarı derim.
+6
lil siztah
(14.06.26)
Bu 2 isimle aynı orttamda olmak zorunda kalanlara acıdım sadece
+4
ShadowOfMoon
(14.06.26)
Bu Ali'yle Ayşe'nin olayı 20 yıldır bi sonuca ulaşamadı nick'ler değişiyor hesaplar değişiyor ama Ali'yle Ayşe hep aynı.
0
kizil karga
(14.06.26)
Ali tam bir el yumruğu yememiş varoş. Söyleyin Çukur gibi dizileri az izlesin.
+2
huladancer
(14.06.26)
Low hayatlar
+7
Hallegadola
(14.06.26)
“Yavrum mu? Sakatlatma kendini bence, bak o kadar diyorum”
Bu ifadeyi kullanan hemcins veya karşı cins herhangi bir insanla aynı ortamı paylaşmaktan kaçarım.
+8
yol
(14.06.26)
sakatlatma kendini derken? dövecek mi ayşe'yi yani?
ali'nin sevgilisi acilen onu terk etmeli. başka kadınlardan kıskanılacak birisi değil, kaçılması gereken birisi.
popülermiş de, ortamların patronuymuş da... belli ki ağır varoş bir keko ve kadın düşmanı. şiddete meyilli olduğu diline bile vurmuş.
"yavrum gibi hitaplardan hoşlanmıyorum, benimle düzgün ve saygılı konuş" diyebilirdi.
ali'nin arkadaşı bile olmam. yanlışlıkla o ortamda olsam, bu lafı duyduğum an "o ne demek? dövecek misin?" diye soru yöneltirdim. sonra da ortamı terk ederdim.
-----
kızlar bunların hepsi bir işaret. şiddetin işaretleri. uzak durun. şakası bile hoş değil böyle şeylerin. "şakaydı ya, gözdağı verdi ya, laf soktu cevabını verdi ya" gibi bahanelerle bu tiplerin yanında kalmaya devam etmeyin.
+9
art cat chocolate
(14.06.26)
Konuyla yorum yapamıyorum,ancak temsili isimleri kekocan ve kekogül vs olarak değiştirsek daha makul olurdu.zira olaya ve gidişata da daha uyardı,
+1
denizciman
(14.06.26)
Ayşe densizlik yapmış, Ali terbiyesizlik. Sevgili tarafın rahatsız olması normal ancak kıskanmak maksatlı değil, Ali çiğ bir insan olduğu için…
+3
ekimoloji
(14.06.26)
oradaki yavrum (özellikle yeni tanıştığı birisi için) ukalaca bir tavırla söylenmiş. üstelik kalabalık ortamda, yeni girdiğin bir yerde herkesin adına bunu söylemek ayıp. benim anladığım kız dangalak, adam da ukalalığı fark edip altta kalmamış ben de olsam aynı şeyi yapardım. alinin kız arkadaşının konuyla doğrudan ilgisi yok. flört değil bu şey. edik: alinin cevabını atlamışım yuh tehdit etmiş dangalak.
+1
neira
(14.06.26)
Normal. Korkunç bir muhabbet. Yeni tanışılan kişiye yavrum demek, erkeğin ‘sakatlama’ tehdidi… ne desem bilemedim. Bu ortamın içine düşen kurtulmaya çabalamalı.
+1
elorelia
(14.06.26)
Ay seviye yerlerde, ali'nin sevgilisi koşarak uzaklaşsın. Yavrumdan nefret ederim kadın varoş, ali daha varoş. Flörtöz değil iki seviyesizsin atışması, ötekiler de germemek için zavallı şekilde geyiğe vurması
+2
gadlemler
(14.06.26)
Varoş bir ortamda sıradan bir gün muhabbeti dönmüş. Elemanın sevgilisi trip atmıştır. Eleman da sevgili kişisinin gönlünü almak için modifiye arabasına atıp kızı, camlar açık, son ses keko müziği eşliğinde mahallede tur atmıştır.
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler
basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.