Giriş
(10)

Böcekleri öldürüyor musunuz?

ekimoloji
Gece yatarken karanlıkta bi ışıltı görüp korktum, ateş böceğiymiş ilk defa görmüş bulundum. Çocuk odası olduğu için bi tedirgin olup hem ışığını görmemek için hem de çocuğu ısırır mı acaba diye oğlumun arabasının arkasına doğru üfledim (o an başka bir şey yoktu kağıt bulsam dışarı atacaktım) muhteme
Gece yatarken karanlıkta bi ışıltı görüp korktum, ateş böceğiymiş ilk defa görmüş bulundum. Çocuk odası olduğu için bi tedirgin olup hem ışığını görmemek için hem de çocuğu ısırır mı acaba diye oğlumun arabasının arkasına doğru üfledim (o an başka bir şey yoktu kağıt bulsam dışarı atacaktım) muhtemelen arabanın altında kaldı.

Sabah baktığımda ölmüş olduğunu gördüm daha doğrusu önce kımıldıyordu sonra baktığımda cansızdı. Sabahtan beri vicdan azabı çekiyorum, hayatımda ilk defa böcek öldürmedim ama son zamanlarda dikkat ediyor sadece dışarı atıyordum.
Hamamböceği olsa vicdan yapmazdım türcülük/şekilcilik yapmış oluyorum farkındayım ama durum bu. Çok üzüldüm, buraya yazmak istedim.
0
ekimoloji
(3 saat)
Genelde hava direncine ve terminal hızlarının düşük olmasına güvenip ölmeyeceklerini düşünerek pencereden atıyorum.
0
kizil karga
(3 saat)
Sivrisinek dışında öldürmem ben genelde. Sivriye acıyamıyorum
0
ezkaza
(3 saat)
Dışarı atmak kolaysa, böcek de miskin bir şeyse dışarı atıyorum. Ama sinek gibi uçan böceklere veya hamam böceği gibi hızlı hareket eden cinsten olanlara zehirle müdahale ediyorum.

Vicdan azabı diyemem, ama kırk yılda bir birkaç dk empati kurup üzüldüğüm olmuştur. (sivrisinekler hariç.) Siz de çok şey yapmayın, olur öyle.
0
akhenaten
(3 saat)
Ya normal şartlarda en tiksinç olanı bile öldürmek istemem ama böceklere müsait bir ortamda yaşadığım için evi supururken her köşeden ev örümceği çekmek zorundayım. Karıncalarla baş edilmiyor tek tük olunca dokunmam ama sürekli sürü şeklinde mutfakta falan çıktıkları dönem artık bıkkınlık gelip yine başka yollara mecburen basvuruyorum. Ama mesela bir ara fare dadanmisti asla zehirlemek istemedik kapan ile çozduk canlı canlı doğaya saldık.

Mutfakta yine siyah kara büyük böcekler dadaniyor bazen delik çatlak yerlerdden eve giriyolar. Gece mutfağa korkudan giremiyorum. Mecbur hamambocegi yemi aldık.

Çekirge, uğur böceği, kelebek gibi daha sevimli ve az korkunç olanları bezle tutup dışarı falan atarız zaten.

Sivrisinekler çok kasiniyolar onlara üzülmüyorum artık. Gel beni öldür diyor resmen.
0
egerbiryolcu
(2 saat)
Asla öldürmem.

Her can değerlidir.
0
rock n roll
(2 saat)
Asla. Şöyle eğer sağlığıma, kedime köpeğimre zararı olacaksa evet. Onun dışında biz evde baya birlikte yaşıyoruz. Bana aşırı acımazsa geliyor terlik vurmak falan. O da can en nihayetinde, kimse Allah değiş ol de olsun, öl de ölsün falan.
0
gobekliraki
(1 saat)
görev dagilimi var,
sinek,sivri vb ben de,
hamamböcegi ,kelebek vb. kedi de.
0
designer
(59 dk)
hamamböcegi, kaloriferböcegi vs evet.
atesböcegi, ugurböcegi, cekirge, kelebek vs asla.
sali günü otelden cikis yapiyordum, bavulu bir kaldirdim kocaman akrep cikti altindan. onu bile öldürmedim. bir bardak ve karton yardimiyla disari attim.
bahcemize tarla fareleri geliyor. onlari da besliyorum. ekmek falan atiyorum.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(38 dk)
sivrisinekleri öldürüyorum.
karasinekleri de hiç sevmem ama mümkünse öldürmeden dışarı çıkarmaya çalışırım, bazen sinek ilacı sıkarım acımadan.

bu ikisi dışında böcekleri öldüremem, ezemem, zarar veremem.
0
biseysorcaktim
(31 dk)
dikkat etmeye çalışıyorum.

ama herkesin korkuyorum tribinde olduğu yerlerde bazen iş düşmüyor değil.

sivri, akrep vb. olduğunda mecbur öldürüyorum. ama balkon örneğin sarmayacak gidecekse sivri de olsa öldürmemeye çalışıyorum.
0
gurur
(24 dk)
(8)

Çocuk doğum günü için ikramlık önerisi

elorelia
Birkaç aile ve çocuklar olacağız evde. Her doğum gününde kısır, sarma, kurabiye yemekten ciğerimiz soldu. Değişik bir şeyler olsun dedim ama aklıma gelmiyor. Makarna salatası kesin çünkü çocuklar seviyor. Onun dışında çok da zor olmayan ne yapabilirim? Yaş pasta olacak bir de tabi yani kek vs yapmay
Birkaç aile ve çocuklar olacağız evde. Her doğum gününde kısır, sarma, kurabiye yemekten ciğerimiz soldu. Değişik bir şeyler olsun dedim ama aklıma gelmiyor.

Makarna salatası kesin çünkü çocuklar seviyor.

Onun dışında çok da zor olmayan ne yapabilirim? Yaş pasta olacak bir de tabi yani kek vs yapmayacağım.
0
elorelia
(12 saat)
Sigara böreği, bu da kuru ama yemesi pratik çocuklar da eliyle kolay yer
0
grimavi
(12 saat)
Ben yeğenlerime süt dilimi yapıyorum bayılıyorlar. Büyükler de seviyo ama fırsat kalmiyo onlardan bize.

Milfoyden güzel sunumluk tarifler olabilir.

Hardal soslu patates salatası da güzel bence ama çocuklar sever mi bilemedim.

Yuvarlak pizza poğaçalar oluyor biber domates peynirli, onlardan olabilir.

Külah kullanılan veya külah şekli verilerek yapılan tarifler var.

Düşününce gerçekten insanın aklına gelmiyormuş bu arada.
0
egerbiryolcu
(11 saat)
milföye sarılı sosis (pigs in a blanket)
yufka cipsi. bunu annem yapıyor. yufkanın üzerine zeytin ezmesi veya salça sürüp üçgenimsi kestikten sonra fırında kuruyana kadar pişiyor.
+1
inheritance
(11 saat)
Sebze cipsi.

Tatlı patates, pancar, kabak. Bunları kullanabilirsin. Bence çocukların hoşuna gider.
0
rock n roll
(11 saat)
petifür
sebzeli veya peynirli mini kiş
meyve şişleri/cupları
sosis ahtapotlar
ıspanaklı mini gül böreği
patates salatası
mercimek köftesi
0
art cat chocolate
(11 saat)
çocuklara patates kızartması, sevmeyeni görmedim bugüne kadar.
mozaik pasta tüm çocuklar sever.
inheritance + 1 . pigs in a blanket. bunun çocuklara yaptırın bir de. sonra yesinler.
çocuklara top köfte

büyüklere patates salatası. vurun karbonhidratın gözüne :) ben özellikle schnitzel yanına yaparken, trüflü mayonez, kırmızı soğan, taze soğan, kornişon turşu ve mayonezin ağırlığını kıracak kadar süzme yoğurt ile karıştırıyorum. az da toz kırmızı biber koyduğumda çok beğeniliyor.
0
galahad reloaded
(10 saat)
Petibörden Hindistan cevizi topları (hem uğraşılmış bir havası var hem de lokmalık olduğundan yapması ve yemesi pratik)
0
ekimoloji
(6 saat)
muffin kalıplarında mini kumpirler (üstüne kaşar, zeytin, mısır vs.)
0
eileengray
(6 saat)
(35)

Dövmeniz var mı? Olmayanlar yaptırmayı düşünüyor mu?

ekimoloji
Önceleri dönem dönem yaptırma isteği gelirdi hatta epey dövme modeli araştırdım ancak sonradan sebepsiz vazgeçtim şu an vücudu kirletmek karalamak gibi geliyor, hiç beğenmiyorum. Siz ne düşünüyorsunuz?
Önceleri dönem dönem yaptırma isteği gelirdi hatta epey dövme modeli araştırdım ancak sonradan sebepsiz vazgeçtim şu an vücudu kirletmek karalamak gibi geliyor, hiç beğenmiyorum. Siz ne düşünüyorsunuz?
+1
ekimoloji
(08.07.26)
Bence bayağı estetik, hoş bir şey ama şu an yaptırsam eski denizcilere benzerim. Bu yaştan ve kilodan sonra çok büyük ihtimalle yaptırmam.
0
sekizdokuzon
(08.07.26)
Başkasında beğeniyorum kendim yaptırmam.
+1
kizil karga
(08.07.26)
2 dövmem var, 3.yü de yaptırıcam sonbaharda.
Az ve öz dövmeyi şık buluyorum. Siz kirletmek olarak görüyorsanız yaptırmayın bence de, neticede ömür boyu kalacak. Ben de mesela büyük ya da renkli dövmeyi beğenmem, kimisi de minimali ciddiye almaz vs.
0
mor oje
(08.07.26)
Tişörtün bile yazılısını, resimlisini sevmez iken üstüme başıma niye resim yaptırayım, yazı yazdırayım.
0
Mirket
(08.07.26)
yok ve yaptırmayı ciddi olarak hiç düşünmedim.
bazılarına bazı dövmeler çok yakışıyor ama büyük risk bence.
+1
lil siztah
(08.07.26)
Dövmem yok.

Aslında isterdim küçük bir dövme sadece bir tane ama benim için bir anlamının olması lazım herhangi bir şey olmaz. Şu şekil güzelmiş yaptırayım gibi değil yani. Bir de kullanılan boyalar vs. önemli benim için. Hayvansal içermemeli ve hayvanlar üzerinde test edilmemiş olması lazım. Bu şartlara sahip boya, malzeme vs. bulmak çok kolay değil ne yazık ki.
0
rock n roll
(08.07.26)
Hiç düşünmüyorum .
Karşı tarafın dikkatini çekmenin yolu (kimi zaman psikolojik sorunlu olunduğunu gösteren ) bedenimizin bir tarafındaki yapay şekiller değil doğru sözler ve onları destekleyen fiilerimizdir .
-5
diyecevaplandı
(08.07.26)
kolumda 2 tane var. bir tanesi siyah, bir tanesi kırmızı. kırmızı olanı bayağı beğenip soruyorlar. bir tane daha yaptırmayı planlıyorum. bu arada dövmelerim sadece arkadan görünüyor, önden dövmesiz görünüyorum. yine bu konseptten devam ederim herhalde. yapmayacağım bir şey varsa o da yazı. kriterlerim bunlar.

edit: herkes dövmesinin zamansız olmamasından korkmuş. ben olaya farklı bakıyorum: yaptırdığım her dövme benim o zamanki kendimden bir hatıra. kendinizle barışıksanız —ve 20+ iseniz— 10 yıl sonra bugünkü kişiliğinizi görüyor olmak güzel aslında.
0
eileengray
(08.07.26)
Yok. Yaptırmam. En sevmediğim şey.
-4
arbre
(08.07.26)
Başkasında beğeniyorum kendim yaptırmam +1
0
grimavi
(08.07.26)
Başkalarında zaman zaman beğendiğim dövmeler oluyor ama kendim yaptıramam. Yeri geliyor 1 2 sene önceki tercihlerimi beğenmiyorum, birkaç sene sonra yaptırdığım dövmeden pişman olmam çok olası
0
kullanicadi
(08.07.26)
yok ve dusunmuyorum.
0
cooperr
(08.07.26)
6 dövmem var biri hariç hiç birinden pişman değilim.
Pişman olduğumu da önümüzdeki haftalarda kapatmayı düşünüyorum.
Kilo verince yaptırmak istediğim bir dövme daha var. Herhalde o son olur.
0
mutekebbir
(08.07.26)
No way.
0
Purple life
(08.07.26)
Kalıcı yapmak istemiyorum ama kaliteli bir geçici dövme bulursam denemk istiyorum. Bazı figürler kadınlara çok yakışıyor bence.
0
egerbiryolcu
(08.07.26)
Bir ara ciddi ciddi düşünmüştüm ama nerede yaptırsamı araştırana kadar öyle kaldı.
+1
put it in your appropriate place
(08.07.26)
Aynen bende de öyle oldu.
0
🌸ekimoloji
(08.07.26)
İnsan aynı nehirde bile iki defa yıkanamazken, ömür boyu üzerimde bir şeklin kalma fikrini sevmiyorum. Ara ara geçici olanlardan ayak bileğime yaptırasım geliyor ama geçici olan için bile herhangi bir girişimim olmadı.
0
Amaranta ursula
(08.07.26)
Bugün sevdiğimden yarın sıkılırım. Bu kadar kalıcı bir şeyi yaptırmam ama başkasında güzel oluyor.
0
kisa
(08.07.26)
Bazı kişilerde çok havalıı duruyor. Özellikle tanıdığım birinde çok estetik görünüyor bana.

Cesaretim olsa bende the last of us’da ki ellie’nin dövmesini küçük ölçekte yaptırırım. O dövmenin anlamlı olması çok çekiyor özellikle beni.
0
substituent
(08.07.26)
Bende yok, olsun isterim de üşeniyorum iyi bir dövme sanatçısı bulup gidip yaptırmaya ve sonraki yara bakımı sürecine.

İyi bir sanatçıya yaptırılmış ve üzerinde düşünülmüş dövmeler bence hoş duruyor. Bu kadar büyük anlamlar yüklemeye gerek olan bir şey olduğunu da düşünmüyorum. Dediğim gibi üşenme aşamasını geçersem yaptırmak istiyorum bir ara
0
nundu
(08.07.26)
genelde,
illegal hayatların,
çetelerin vs.
birbirini tanıması için bilirdim..
-5
designer
(08.07.26)
Ben de var 12 yıl önce deli zamanlarda omzuma yaptırdığım. Şimdi boka bakar gibi bakıyorum. Elimde olsa omzumu söker atarım o derece pişmanlık.
0
hexagon
(08.07.26)
yok. düşünmüyorum. karşı olduğumdan değil. bana fazla ciddi ve riskli bir şeymiş gibi geliyor vücudunda hep kalacak olması, uzun vadede sevmeme ihtimali, kilo alır veya verirsen ya da yaşlandıkça çirkin görünme ihtimali vs. benlik şey değil. bakımıyla filan da uğraşamam zaten yaptırdığımın ertesi günü ölürüm muhtemelen.
0
der meister
(08.07.26)
yok düşünmüyorum da.
0
gurur
(23 saat)
baskasinda cool, kendimde no. kasli erkeklerde kaplama ozellikle cok begeniyorum ama cok nadir bi olay bu. bu konuda takintilimsiyim kotu dovme cok korkunc geliyo hele kaymalar, renklerin bozulmasi. kendime yaptiramayacagim&bi donem yaptirmayi dusunduklerim de su an cok kotu geliyor. hele tarih marih saga sola koseye not alir gibi dovmeler ne alakaaa:/
0
ala09
(21 saat)
2 tane minimal var 5 yildir falan cok memnunum

Yaptirmadan once cok tedirgin olmustum, icimi giciklar kasiyip cikarasim gelir fln diye dusunmustum

Aksesuar kullanmiyorum, benim icin aksesuar yerine geciyo
+2
üğpoıuy
(21 saat)
Yaptırsam en fazla 1 ay sonra sıkılıp neden bunu yaptırdım diyeceğime adım kadar eminim. O yüzden yaptırmadım.

Ya da şöyle diyelim: neredeyse 15 yıldır içime sinecek bir dövme arıyorum ve nereye yaptıracağıma karar vermeye çalışıyorum.
0
biseysorcaktim
(15 saat)
1 tane büyük sayılabilecek dövmem var. iki kolumu da kaplatmak isterdim ama malum şartlar.
0
ruhlardan esinlenen karga
(15 saat)
Hiç bir kudret yaptıramaz.
0
gabe h coud
(14 saat)
(bkz: kendi osuruğunun insana güzel kokması)

Maalesef böyle bir durum var. İnsanlar dövmelerinin çok cool olduğunu falan düşünüyor ama dışardan görülen bambaşka. Öyle dövmeler görüyorum ki; detone olduğunun farkında olmadan çok güzel söylediğini düşünerek şarkı söyleyen insanları gördüğümde hissedilen duyguya benzer duygular uyandırıyor bende. Ama tabi ki o dövmeyi yaptıran kişi ben olsaydım, etraftaki dallamaların ne düşündüğü zerre umurumda da olmazdı, o da ayrı konu.
-5
thracia
(14 saat)
bir tane var. 23-24 yaşında yaptırmıştım. çok da görünen bir yerde. Aşırı pişmanım. Sildirme işlemi çok acılı olmasa çoktan sildirmiştim. yaptırmayı düşünenler 30u geçmeden yaptırmasın bence. şimdiki aklımla asla yaptırmazdım ya da çok daha minimal bir şey yaptırırdım. Şu anki ben mesela hiç dövme insanı değilim yani ne alaka yaptırmışım bilmiyorum. o kadar saçma ve ergence geliyor ki şu an. yukarıda bir yandan o yaşlara dair hatıra gibi düşünülebilir denilmiş ama giyim zevki gibi bir şey bu. yaşa, döneme göre değişebilir. evet hatıra ama çıkaramıyorsun üzerinden
0
dfn4
(13 saat)
başkasında güzel yapılmış dövmeler ilgimi çekiyor. ben de yok. ha çocuğum yaptırmak isterse engel olmam.
0
galahad reloaded
(10 saat)
20lerimde yaptırmayı çok istedim bi ara. ama sonra bi heves yaptırıp pişman olmak istemedim. 30uma geldim. bu sene daha net olarak yaptırmak istiyorum diyorum. ama kol arkası gibi önden görünmeyen bir yer olmasını tercih ediyorum.

yazı vs asla istemiyorum. ama bir yandan da sıkılır mıyım düşüncesi var. o yüzden gerçekten beğendiğim, benim için anlamı olan bir şey olmasını istiyorum. henüz karar vermedim ama ciddi düşüncesindeyim
0
chanandler bong
(10 saat)
Yok ve yaptırmayı düşünmüyorum
0
gadlemler
(6 saat)
(7)

Sevgiliye almalık hediye

houseinorleans
hanımlar ne sever? Böyle niş ürünler bilen varsa paylaşabilir? Pinterestte görmüştüm alsam iyi olurdu dediğiniz şeyler… özel bir hediye almak istemiyorum. Bir defter, bir biblo, bir hobi aleti olabilir. Ömür boyu saklanacak bir eşya olabilir. Yeni çıkmış trend bir şey?Deniz kum güneş temalı şeyler.S
hanımlar ne sever? Böyle niş ürünler bilen varsa paylaşabilir? Pinterestte görmüştüm alsam iyi olurdu dediğiniz şeyler… özel bir hediye almak istemiyorum. Bir defter, bir biblo, bir hobi aleti olabilir. Ömür boyu saklanacak bir eşya olabilir.
Yeni çıkmış trend bir şey?
Deniz kum güneş temalı şeyler.
Siz ne seversiniz siz ne isterdiniz?
+1
houseinorleans
(08.07.26)
Güvendiği bir derneğe bağış yaparsa çok mutlu olurdum. Hem ben mutlu olurdum hem de bir yaşama dokunmak güzel olurdu.

Benim tercihim; hasta bir hayvanın tedavisine destek olması olurdu.
-4
rock n roll
(08.07.26)
Kırtasiyeye meraklı biriyse; şurada güzel şeyler oluyor,
www.unmeiprojects.com.tr

Değilse açık hava konser, tiyatro bileti olur.
0
a perfect lie
(08.07.26)
art cat chocolate
(08.07.26)
-foreo cilt bakım aletleri
-dolma kalem
0
eileengray
(08.07.26)
Valla ben yıllardan sonra romatikten pratiğe evrildim, biri bana hediye alacaksa kullanabileceğim işimi gören bir şey alsın isterim. İhtiyacı neyse ona bakın.
0
Amaranta ursula
(08.07.26)
guessin bilekliğini aldım baya beğendi
0
gurur
(23 saat)
pikap ve şşnde sevdiği sanatçıların olduğu birkaç plak
0
gadlemler
(6 saat)
(14)

Stüdyo dairede yaşayan/yaşamış olanlar

gobekliraki
Daha önce bu tip dairede yaşayanlar tecrübelerini yazabilir mi. 1+1de kaldım daha önce, şu an çok güzel konumlarda bütçeme de uygun eşyalı stüdyolar buldum. Bekarım, gelenim gidenim olmaz, bir kedim var sadece. Stüdyo dairede yapabilir miyim sizce?
Daha önce bu tip dairede yaşayanlar tecrübelerini yazabilir mi. 1+1de kaldım daha önce, şu an çok güzel konumlarda bütçeme de uygun eşyalı stüdyolar buldum. Bekarım, gelenim gidenim olmaz, bir kedim var sadece. Stüdyo dairede yapabilir miyim sizce?
0
gobekliraki
(06.07.26)
yaparsın
yalnız yaşayan biri için 1+1 gereksiz tatmin yatak separatör falan gibi ayrılabiliyorsa daha da güzel olur
+2
croswell
(06.07.26)
Mental açıdan yoruyor bir süre sonra yatak, yaşam alanı, evden çalışıyorsan çalışma alanı, mutfak... Hepsi aynı yerde.
+1
salihdt
(06.07.26)
Ben full dışarıdayım ya işimden dolayı, eve sadece uyumaya gidiyorum diyebilirim.
-1
🌸gobekliraki
(06.07.26)
Hiç stüdyo tipi evde yaşamadım ama senin durumunda olsaydım stüdyo tipi tercih ederdim.
+1
rock n roll
(06.07.26)
Ben de öyle yaşıyorum, 2 kedim var, gayet güzel memnunum. Sadece yatılı misafir gelirse biraz zor oluyor tek banyo içerisinde tek wc olduğu için.
Camlara taşınmadan önce kedi teli yaptırmıştım, kediler de sıkılmıyor.
+2
megalomaniac
(06.07.26)
Heyecanlandım yorumları görünce :d E ben taşınayım o zaman
0
🌸gobekliraki
(06.07.26)
Kısa bir süre yaşadım bence stüdyo daire insanlık suçu olmalı. Tek yaşamakla misafir gelmemesiyle ilgili bir şey değil bu, kişisel konfor için uygun bulmuyorum stüdyo daireleri.
0
mutekebbir
(06.07.26)
Oda sayısından ziyade metrekare önemli diye düşünüyorum. Duvarlar üzerinize üzerinize gelmeyecekse ve eşyalar sıkış tepiş olmayacaksa yaşanır. Aksi durumlarda mutekebbir +1.
+1
auroraaurora
(06.07.26)
Yaklasik 10 senedir yurt disinda yasiyorum ve 4, 5 ulke degistirdim (keyfi olarak). Bunlarin bir kisminda studyoda yasadim, bir kisminda da 1+1. Hicbir problem yasamadim. Bu biraz karakter ve aliskanlik meselesi. Genelde expat'ler expat'lerle takildigi icin cogu arkadasim da benim gibi baska ulkelerden gelmis insanlardi ve studyoda yasiyorlardi. Sikayet edeni hic duymadim. Esyam zaten hic yok, bir bavulum var o kadar. Hepsinde esyali tuttum.
+1
Sour
(06.07.26)
Ben yasamazdim.

Her sey 1 tane odada yapilmaz.
0
baldur2
(06.07.26)
1 senenin üzerinde oturma planım varsa kesinlikle tercih etmezdim.
0
duyuruuser
(06.07.26)
Ben üç sene yaşadım, o evden sonra 2+1'e çıktım ama o stüdyo evimin ruhu yok. her arkadaşım da bundan bahseder. bence yapabilirsin, pinteresti falan kurcala çok güzel dekorasyon fikirleri var. temizliği de çok kolay.
0
penceredengorunenmorbina
(07.07.26)
1+1 tuttum. Kedim rahat etsin diye. Yarın taşınıyorum inşallah.
0
🌸gobekliraki
(07.07.26)
güle güle oturun
0
co2s2
(08.07.26)
(6)

çok üzgünüm... ne yapsam?

art cat chocolate
ofisin arka bahçesinde başka bir ofisle beraber arada ilgilenip mama verdiğimiz kediler var. neredeyse her gün geliyorlar mama ve uyku için.birisinin ensesinde yaralar çıkmış. pireleri de vardı. veterinere götürmek için bir box satın aldım. arkadaşla beraber içine koyduk mandallarını kapattık kapısı
ofisin arka bahçesinde başka bir ofisle beraber arada ilgilenip mama verdiğimiz kediler var. neredeyse her gün geliyorlar mama ve uyku için.

birisinin ensesinde yaralar çıkmış. pireleri de vardı. veterinere götürmek için bir box satın aldım. arkadaşla beraber içine koyduk mandallarını kapattık kapısının.

plazanın ön bahçesine geldik tam, box'ın kapağını açtı tepinirken ve kaçtı. saatlerdir ortada yok. aradım aradım bulamadım.

boxın mandalları hala kilitli bu arada. ilk box kullanışım değil. çok uyduruk çıktı ürün.

geri gelir mi? 1.5 yıldır buradaydı o kedi.
0
art cat chocolate
(03.07.26)
gelir yaa üzülmeyin <3
bir kaç gün azıcık tırsak davranır o kadar.
0
lil siztah
(03.07.26)
Kaçtığı yer çok uzak değil anladığım kadarıyla. Aynı binanın ön bahçesinin oradan kaçmış.

Arka bahçenin dışarıyla bağlantısı varsa merak etmeyin geri gelir tekrar arka bahçeye. O zaten normalde de geziyordur oraları.

Plastik kapılı box'ların kapısını kafayla ittirince esneyip klipslerinden çıkıyor. Benim kedininki de onlardan. Sığacağı metal kapılı box bulamadım, sağdan soldan plastik kelepçe ile bağlayıp kullanıyorum.
+1
kibritsuyu
(03.07.26)
Gelir.
Box a koyunca korkmuş ve paniklemiştir. Orayı zaten evi gibi görüyor hatta yakınlarda bile olabilir.

Sen ve arkadaşın gibi duyarlı insanların daha da artması dileğiyle ♥️
+1
rock n roll
(03.07.26)
Bahçede besledigimiz çok sevdiğim eski bir kedimiz kisirlastirma sonucu bahçemize geri bırakılmıştı..kutuyu bahçede açıp bırakmışlar. Bir süre hiç gözükmedi ortalıklarda. Korkudan artık kaçtı buraya bı daha gelmeyecek diye nasıl üzülmüştüm anlatamam. Umudu kestigim üç dört gün sonra hicbi sey olmamış gibi diğer kedilerin arasında yemek beklerken görünmüştü bir gün.

Ben bunu korkusunun geçmesine baglamistim. Üç dört gün sürmüştü bize görünmemesi.

Umarım sizinki de çok kısa bir sürede geri gelir ki bence gelecektir. Sokaklara da alışkın bir kedi. Ev kedisi kaçsa daha endişe edici durum olabilirdi yani daha biliyordur etrafı gelecektir umarım.
0
egerbiryolcu
(03.07.26)
korkmuştur.

gelir bi süre sonra.
0
gurur
(03.07.26)
arkadaşlar kedi geri geldi :)))
+2
🌸art cat chocolate
(08.07.26)
(22)

Eş ve anne arasında kalma

rectoa
Erkek bireyim. Bunu çevremde bir ben yaşıyorum da çok vardır dimi bunu yaşayan? Kavga dövüş yok da soğukluk var, ben annemleri ziyarete tek giderim. Bunu yaşayanlar nasıl bir mentalle psikolojilerini koruyorlar?
Erkek bireyim. Bunu çevremde bir ben yaşıyorum da çok vardır dimi bunu yaşayan? Kavga dövüş yok da soğukluk var, ben annemleri ziyarete tek giderim. Bunu yaşayanlar nasıl bir mentalle psikolojilerini koruyorlar?
+1
rectoa
(25.06.26)
Eşinle ve annenle konuştun mu bu soğukluk konusunu? Mesela anneni ziyaret etmek istediğin zaman eşin neden gelmek istemiyor? Senin gözlemlediğin bir şey var mı?
0
rock n roll
(25.06.26)
Birazdan eşinin salt haklı olduğuna ikna ederler seni. Özellikle kedi köpek anası 40 yaş üstü yalnız bayan kullanıcılar.
Benim düşüncem iki tarafı da salmanız. Herkes istediğini yapsın sizde sallamayın.
-9
artıküyeolmakistiyorum
(25.06.26)
Sorunlar çok uzun, o sorunlar sonucu bu duruma gelindi. Benim merak ettiğim aynı durumdakilerin bu durumu ‘ulan neydik ne olduk’ demeden nasıl olağan hale getirdikleri.
0
🌸rectoa
(25.06.26)
Sorunlar da konuşularak çözülür. Konusmazsaniz hep böyle devam eder belki sorunlar daha da büyür. Problem varken hiçbir şey normal seyrinde gitmez ve taraflar arasında hep gerginlik olur ve herkesi etkiler.
+1
rock n roll
(25.06.26)
Cocuk olunca düzelir bir ihtimal.
Büyül ihtimalle annenizin saygi duymadigi gelin ayni zamanda torunun annesi olacak. Onun hatrina belki davranislarini düzeltir.
Düzelmezse de ne ala. Illa oldurmaya calismayin bence. Esinizin annenizi görmesine gerek yok.
-4
Purple life
(25.06.26)
'Benim hatırım için dahi olsa aileme yaşları gereği gereken saygıyı göstermeyen,
Onları idare edecek, gönüllerini hoş tutacak beceri ve zeka sahibi olmayan bireyle evliliğimi devam ettirmeyeceğim.'
dersin ve sözünde durursun. Olur biter.

Ayrıca @ artıküyeolmakistiyorum'u çok doğru tespiti için tebrik ediyorum.
-8
Mirket
(25.06.26)
hocam mirket+1
gercekten bu durum iyiye gitmeyecek ondan kesinlikle emin olabilirsin
tecrübe konusuyor 2 cocuk 7 yıllık evlilik
-4
kingcyrax
(25.06.26)
benim hanim da benim ailemle anlasamiyor. ben saldim, ilgilenmiyorum, kendi bilir.

"gonulleri hos tutacak" olayina pek katilmiyorum ya, kimse kimsenin gonlunu hos tutmak zorunda degil, yalandan tiyatro oynanacagina herkes net olsun benim icin daha iyi. samimiyetsizlik en sevmedigim sey.

bir de bende "sen benim ailemle neden ilgileniyorsun ki" problemi var. o daha enteresan. ben onun ailesiyle anlasiyorum, deliriyor :D

kadinlar cok enteresan varliklar, once erkek olarak bunu bir icsellestirmek lazim, sonrasi cok da zor degil ya.
+7
cooperr
(25.06.26)
Annenin ego problemi muhtemelen. Evladı için egosunu bir kenara koyabilmeli bir anne.
İyi bir eş de eşinin hatrına asgari düzeyde iletişim kurabilmeli, inat etmemeli.

Sonuç olarak iki kadın da seni pek sallamıyor, bencil davranıyor.
+3
yenibirgüzelnick
(25.06.26)
annende hic bir sıkıntı yok
senin kotulugunu isteyecek en son insan o
esinde sıkıntı var
ister bana kız istersen bu gercegi kabullen
-5
kingcyrax
(25.06.26)
Öncelikle cocuk olunca her sey daha iyiye gitmez, kötüye gider netTt

Sonralikla bu neden psikolojini bu derece bozuyor ki? Iki insan anlasamiyor iste, cok siradan. Anlassalar ne guzel tabii ama olmamis... neyse bunu yasayan binlerce kisi var icini rahatlatcaksa
+3
üğpoıuy
(25.06.26)
Kimse kimsenin gönlünü hoş tutmak zorunda değil +1
Birbirinden hoşlanmayan insanlar görüşmek zorunda da değil, herkes kendi ailesini ziyaret etsin evlisiniz diye ördek ailesi gibi her yere birlikte gitmenize gerek yok. Saygı sınırları aşılmadığı sürece ki zaten sorunlar yaşanmış, durduk yerde alınan bir karar değil, mesafeli olmak daha iyidir.
+1
ekimoloji
(25.06.26)
Ben de saldım +1. Yurtdışında olmamıza rağmen hanım max 1 hafta bizimkilerle kalabiliyor. Çeşitli sebepleri vardır da çok önemli şeyler değil. Bizimkiler eski insanlar sonuçta, çok çok dikkat etmezlerse doğal halleri "toksik" oluyor.

1 haftadan fazla götürmüyorum. En son çocuk küçük olmasına rağmen çocukla ben gittik 4-5 gün kaldık.

İşin özünde bence şu var, burada tam eksilenmelik cevap olacak ama umurumda değil. Eşler kocalarını istedikleri gibi yönlendirmek istiyor. Er kişiler de olaya tabii doğal olarak fazla rasyonel yaklaşamıyorlar, ama o da ne rasyonel yaklaşabilen biri ortaya atlayıp işe karışıyor. Sonra senin annen şöyle böyle bilmem ne. Bahsettiğim senaryolarda gelin kişisi de gayet haklı olabilir ama işin özünde kocayı istediği gibi güdememek ipleri koparıyor.
-4
mbond
(25.06.26)
Güdülmek mi xd insan kendine nasi bu ifadeyi uygun görür... rasyonel yaklasabilen biri de kendi evliliginde bol bol yaklassin aq baskasinin evliliginde ne ariyo?
+1
üğpoıuy
(25.06.26)
Ben rasyonel yaklaşabiliyorum demiyorum ki zaten, ne demek başkasının evliliğinde ne arıyor, adam soru sormuş ne düşünüyorsam söyledim. Güdülmeyi de sadece kendime hitaben yazmamıştım genel olarak türk ve yer yer dünya erkekleri içindi :)
0
mbond
(25.06.26)
Hayir anne senin evlilinde ne ariyor
0
üğpoıuy
(25.06.26)
Anlattım ya işte oğlunun koyun gibi güdüldüğünü görürse gelinine veya oğluna ık mık edecek anne kişisi, ama haklı ama haksız yere. Bu durum nispeten soft bir şekilde olursa soruyu soran arkadaşın anlattığı gibi mesafe koyuluyor. Biraz daha az medeni ailelerde çeşitli şekillerde hır gür çıkıyor.

Problemin daha özüne inersek zaten hata annede veya gelinde değil, daha çok sınırlarını koruyamayan erkekte oluyor. Bu da öyle nadir bir durum değil, başka ülkeleri bilemem ama özellikle Türkiye'de erkeklerin büyük çoğunluğu gördüğüm kadarıyla "aman tadımız kaçmasın ali rıza bey" moduna girmiş. Tonla örneği var.
0
mbond
(26.06.26)
Hemcins ya da karşı cins bir arkadaşımla evi paylaşıyor olsak, yani kişi ev arkadaşım olsa, kişinin anne babası yılda birkaç kez gelip evde kalma durumları olsa ama ben onlardan hazetmesem, ama her tür negat hareketim de ev arkadaşımı üzecek olsa, ben o anne babayı idare ederim. Ya da o ev paylaşımından defolur giderim.

Ki buradaki konumuz evlilik.

'Kimse kimsenin gönlünü hoş tutmak zorunda değil' düşüncesinde olanların nasıl bir dünyada yaşadıklarını, nasıl bir çocukluk geçirdiklerini gerçekten merak ediyorum.
-4
Mirket
(26.06.26)
valla biraz daha detay vermeniz lazim, oyle olmayinca herkes kendi perspektifinden yaziyor.

ailemi tek ziyarete giderim demissiniz, ne sikikla mesela? yilda 1 hafta mi, haftada 4 gun mu, ayda 3 hafta sonu mu? makul olan var olmayan var, idare edilebilecek olan var idare edilmemesi gereken var.

sogukluk var demissiniz, neden var? her tarafin ayri bakis acilari, ayni durumu bambaska yorumlama bicimleri var. oturup konusabilirsiniz. bir kere sogukluk oldu diye omur oyle gecmek zorunda degil. ama ayni zamanda herkesin bi siniri bir cizgizi bir beklentisi var, hepsi makul olmak zorunda degil, dengelemek gerek.
+5
taurina
(26.06.26)
detay vermeden çok net cevap alamazsınız. Ne oldu da araya soğukluk girdi mesela ?Buradan o hakli ya da bu haksiz diyemeyiz tabiki. Ama ciddi bir sorun varsa esinizin bir nebze de olsa gitmeme sebebi olabilir. Burada tam olarak niyet onemli. Olaya tarafsız bakmanızı öneririm. Gercekten hakli oldugunu düşünüyorsanız, zorlamayın , isler daha da karışır sızın acısınızdan. çok da onemli bir sorun yoksa saygı çerçevesi içerisinde görüşülmesinde bir sorun olmamalı diye dusunuyorum. Bir de sizin gitme sıklığınız da onemli tabiki burada.
+2
acelaacedebela
(26.06.26)
varoş anne veya varoş gelin ya da ikisi birden rastlayınca böyle oluyor. ne ben ne kardeşimin eşi böyle sorunlar yaşıyoruz. sorun zihniyette.

çağdaşlaşın biraz eğitim şart.

anneler oğullarına prens gibi davranmamalı. oğullar da karısını öncelemeli. bir insanın en yakını eşidir. gtümü gören ve gtünü gördüğüm insan benim en yakınımdır annem değil. yatağa eşinle girersin annenle değil.

gelin de görmüş ve eğitimli olacak. görmemiş ve ailesinde aşırı yokluk çeken özenti kadınla evlenilmez. ailesinden gördüğünü devam ettirir çünkü
-3
Hallegadola
(26.06.26)
Bunun en büyük nedeni aileden maddi destek alıyor olmak veya aileyle aynı şehirde yaşamak. Bu iki durumda da tam bir birey olamıyorsun. Anne karışmasa akrabalar işi bozar.

Aile ev falan verdiyse veya destek oluyorsa çok normal kısaca
0
stefano
(26.06.26)
(16)

bugünkü talihsizlikleriniz neler?

lil siztah
s.b.
s.b.
+3
lil siztah
(25.06.26)
Fırında ekmek de kalmamış açma da. Mecburen simit aldım.
+2
etna
(25.06.26)
ben başlıyorum:
sabah komşuların gürültüsüyle olması gerekenden çok erken kalktım. "iyi bari, güne erken başlarım" diyerek erkenden evden çıktım.
çıkmadan önce aradığım bişeyi bulamadığımdan biraz oyalandım; öyle olunca otobüsün saatine yetişmek için durağa kadar koşar adımlarla yürüdüm. çok terledim ama otobüste klimayla serinlerim diye avunuyorum. üstüme de koyu renk bişey giymiştim; teri belli ediyor diye dertleniyorum..
neyse, durakta 5 dk bekleyince uygulamayı kontrol edeyim dedim; o saatteki sefer iptal edilmiş. bir sonraki otobüs de yarım saat sonra. 100 m aşağıdan da yarım saatte bir minibüs geçiyor; bari ona bineyim dedim. o noktaya vardığımda, minibüs tam önümden bastı geçti! yolu yarılamış olduğumdan diğer durağa yürüdüm artık. bu noktada tişörtümü sıksam yarım kova dolduracak kadar terlemiş durumdayım.
gölgede otobüsü beklerken biraz kurudum. sonraki otobüs saatinde geldi neyse ki; bindim ve oturdum.
bir kaç durak gitmiştik ki, dev gibi bir adam bindi; otobüs savrulunca -ne akla hizmetse- kapağı açık bir şişe suyun olduğu eliyle üstteki bara tutunmaya çalışırken, tam bir şişe suyu tepemden aşağı, çantamın içine, telefonumun üstüne, zaten ıslak olan tişörtüme falan dökmüş bulundu :/ ben şaşkınlıkla bakarken, özür dileyeceğine, şu elleri iki yana açık emoji gibi bi poz verdi "ben napiyim ama" gibilerinden.. ona söylemedim artık ama buraya yazayım: "çocuk gibi elinde kapağı açık suyla gezmeyebilirdin mal kardeşim."
sonra favori mekanıma geldim ki yerim kapılmış..

daha saat 11, gelişmeleri bekliyorum bakalım :D
+11
🌸lil siztah
(25.06.26)
kol saatini evde unuttum.
+1
inheritance
(25.06.26)
merdivenlerde düşünce telefonumun ekranı kırıldı ve klimam bozuldu

@lil siztah @rock n roll çok teşekkürler evet cana geleceğine mala gelsin
+2
alester
(25.06.26)
@alester, geçmiş olsun; cana geleceğine mala gelsin diyelim.
+1
🌸lil siztah
(25.06.26)
Daha henüz bir şey olmadı çok şükür ama gün uzun 😂

Geçmiş olsun alester
+1
rock n roll
(25.06.26)
Bugün patronla birlikte çalışma günü :/ kendime dışarıda iş çıkarmaya çalışıyorum bakalım.
+2
mutekebbir
(25.06.26)
Ya dün geceyi yazsam olmaz mı 😅
Fotokopi çektirmeye bir ton yol gittim önemli bir sınavın çıktıları icin. Oradan eve giden otobüsümun peronuna gecmek için önce tramvaya bindim, ayakta kaldim ve üçlü bir koltuk gözüme kestirdim. Sıradaki duraklarda illaki üçünden biri iner ve yer bulur otururum dedim. Yirmi durak geçti tüm koltuklarda inen mutlaka oldu benim ucluden kimse kalkmadı durak sonuna kadar durdugum yerde adamlara sinir oldum. Ve çok yoruldum elim kolum da doluydu çünkü.

Neyse otobüs peronuna geldim on dakika kalmıştı otobüs saatine. Oh dedim yetiştim rahat rahat da gidicem. Otobüs uzun süre ortalıkta gözükmedi. Yarım saat sonra geldi ve şoför arıza yaptı dedi ama sonra gittik. Ama orada da 40 dk beklemiş oldum😅

Nihayet eve geldiğimde fotokopilerime bakayım dedim. En önemli ders için uğruna yol kattetigim slaytlarin rengi meğer siyahmis ve çıktılar kapkara çıkmış hiçbir yazı okunmuyor. Kırtasiyeci uyarladı ben de çok fotokopi olduğu için orda kontrol edememiştim ve bu durum da aklıma gelmemişti zaten. Sadece makaleler ve beyaz renkli slaytlar düzgün çıkmış.

Neyse dedim sabır gunummus galiba ama hala dünün yorgunluğu ve stresi üzerimde duruyor deyip konuyu bugüne de bağlamış olayım😅
+2
egerbiryolcu
(25.06.26)
Arkadaşımın başına geleni anlatayım.
amfisi bozuldu, yola çıktık yenisini alalım diye, Beşiktaşa giderken ellerinde kalmadığını öğrendik. Başka yere geçtik işimize yarar bir şey yok. Salak salak dolanıyoruz şimdi
+1
kisa
(25.06.26)
her gün parkettiğim yerde yer bulamadım mecbur avm otoparkına girdim. çok mutsuzum
+1
chanandler bong
(25.06.26)
tam su içecektim bardak elimden düştü çorapta ıslandı.
+1
mikahakkinen
(25.06.26)
Ev sahibim aradı. Evi kentsel dönüşüme girecekmiş. Çık ya da kirayı rayiç kadar yap dedi. Zaten artışları ortalama üstü yapıyordum 15 senelik kiracıyım. Çalışmadığımı söylemiş miydim?
+2
boyalı kuş
(25.06.26)
Hava çok sıcak ve kronik rahatsızlıklarım da olduğundan, işe taksiyle gitmek istedim. Normalde kış ve baharlarda yürüyerek gidip geliyorum.
Az sayıda geçen taksiler almadı. Uber'den istek yaptım. Tabii, nispeten yakın mesafe olduğundan "sarı taksi"lerden de beğenen çıkmadı. Israrlı istekler sonucunda "insaflı" bir sarı taksici kabul edip geldi. O kadar çok istek yaptınız ki geleyim dedim dedi şoför bey. Acımış sanırım. Bu arada en az bir saat geçti. İşe gecikmiş oldum.
+2
pro9it9is9
(25.06.26)
Bilgisayarım bozuldu, büyük masraf çıkardı.
+1
put it in your appropriate place
(25.06.26)
@boyalı kuş, @pro9it9is9 ve @put it in your appropriate place, sizlere de geçmiş olsun.
diğer arkadaşlar; sizlere de yüce rabbim başka dert vermesin diyorum :P

ben, bu soruyu açtıktan hemen sonra, bulunduğum mekanın kadrolu -ancak şahsen haberdar olmadığım- delisine denk geldim; bayaa heyecanlı anlar yaşadım ama yoruldum vallahi, yazamıcam olanları :)
+2
🌸lil siztah
(25.06.26)
Soruya cevap değil ve kişisel gelişimci gibi olacak ama talihli olaylara bakarım sadece.
0
pembediken
(25.06.26)
(3)

veganlara bir soru

denizzz
süpermarketlerde satılan bir kek, brownie vb markası var mı içeriğinde süt falan olmayan?
süpermarketlerde satılan bir kek, brownie vb markası var mı içeriğinde süt falan olmayan?
0
denizzz
(24.06.26)
Veganım.

Hiç denk gelmedim maalesef.
0
rock n roll
(24.06.26)
humm organic markasının kakaolu vegan keki var. migros, macro, ve carrefour gurme’de satılıyor.
0
eileengray
(24.06.26)
Yemeksepetinin kendi marketinde vegan brownie var
0
elvan abeyiylegezse
(25.06.26)
(19)

Kadınlara sorum: kayınvalide kaprisi

alice in potatoland
Kayınvalidemler doğum esnasında gelsinler istemiyorum. Annem zaten yanımda olacak. Doğumdan 2 hafta önce gelecek, bebek 1 aylık olana kadar kalacak. Sonra annemden açıkçası dönmesini istedim, o da olumlu karşıladı. Çünkü eşim 1 ay babalık izni alacak ve babalık izni zaten bebek 2 aylık olana kadar a
Kayınvalidemler doğum esnasında gelsinler istemiyorum. Annem zaten yanımda olacak. Doğumdan 2 hafta önce gelecek, bebek 1 aylık olana kadar kalacak. Sonra annemden açıkçası dönmesini istedim, o da olumlu karşıladı. Çünkü eşim 1 ay babalık izni alacak ve babalık izni zaten bebek 2 aylık olana kadar alınabiliyor sadece. Doğumdan hemen sonra anneme ihtiyacım olacak tabii, en basitinden acil sezaryen olmam gerekse banyomdu pansumanımdı annem yapacak çünkü eşim sahiden hastanedeki işleri yoluna sokmak için çalışmalı o dönemde. Eşim de bebeğin 4-8 haftalık dönemini baba izni alsın diye anlaştık. İzinleri de böyle ayarladık. 4 kişi olarak, aile olarak vakit geçirmek istiyorum, hem de açıkçası kafa dinlemek, biraz bebeği tanımak, biribirimizi rutine sokmak istiyorum ve bu dönem hepimiz için çok uygun. Eşimin işi açısından uygun, kızımın okulu açısından uygun (yaz tatilinde), bebek henüz çok büyümediği için onun açısından uygun.

Bu esnada kayınvalidem de ee biz ne zaman gelicez diyor. Doğumdan sonra 2-3 gün gelip görün ama ilk 2 aylık planım bu şekilde, daha uzun kalmak istiyorsanız eşim işe döndükten sonra, bebek 9-10 haftalıkken gelirsiniz bir ay kalırsınız dedim. Ozaman bebek büyümüş olacakmış, zevki yokmuş. Ben de sinirlendim tabii ki, ben yanımda bana yardımcı olacak kişi istiyorum, kimseyi eğlenmeye çağırmıyorum 25 aylık çocuk + bir tane yeni doğanla. Ayrıca ne demek torunun 3. ayda zevki yok. İlk iki ayda bebek dediğin 20 saat uyuyor, göremiyor, seni bilmiyor, ne tür bir zevk bekliyorsun yani?

Eşim de ee annem de madem ilk ay gelsin, sana o da yardımcı olur diyor ama sahiden evde o kadar kalabalık istemiyorum, annemle kayınvalidemin zamanlarını da değiştirmek istemiyorum, sonuçta annemin bana yardımcı olabileceği gibi yardımcı olamaz. En basitinden bir isteğim olduğunda annemden daha rahat isterim, pansumanımı kayınvalideme açıp yaptırtmam yani bu sefer ebe ayarlamam gerekecek ve doğuma bir ay kalmışken ebe bulmak sahiden imkansız, o işler de ayarlanmadı yani.
Siz olsanız bu durumda ne derdiniz? Taviz vermeli mi, yoksa plan bu şekilde mecbur bekleyecek mi demeliyim? Açıkçası mal mal kaprisleri yüzünden şu an işi yokuşa sürüyor ve her şey ayarlanmışken şu an plan değiştirmek bizi hem çok uğraştıracak hem de ideal olmayacak. Evde bir tane misafir odası var, hem annemleri hem onları yatıracak yerim yok. Salonda da kimse yatsın istemiyorum. En basitinden eşim ilk bir ay işe gidecek, ağladığı vakit bebeği alıp salona geçebilmek ve eşimin uyumasına müsaade edebilmek istiyorum.
+2
alice in potatoland
(14.06.26)
Onlar geldi mi çocuk öyle mi bakılır falan diye eleştiri bombardımanına da tutarlar seni. Hatta altını kendileri değiştirip kıyafetlerini giydirmek falan isterler.
+4
runaway
(14.06.26)
öncelikle yuh, 9-10 haftalık bebek nereye çok büyümüş oluyorumuş da tadı kaçıyormuş; nasıl kafalar bunlar.. ilk günlerde, 2-3 gün görmeleri gayet yeterli ve ideal bence de.

şimdi programınızı sıkı yapmış ve taviz vermekten mutsuz olacak gibi görünüyorsunuz. bu durumda, ben olsam, programı değiştirmenin stresi yerine, kayınvalidenin keyfi olmadı diye surat asmasının görece önemsiz stresiyle baş etmeyi tercih ederdim. tek tavsiyem, kendileri relaks tiplerse, böyle asker gibi planlamış olmanız onlara batıyor olabilir; bu süreçteki haklı emirlerinizi, olabildiğince tatlı dille vermeye çalışın. eşinizi de bu yolla yanınıza çekin; ki öyle ortadan ortadan konuşup, programı yoruma açık hale getirmesin.

stressiz ve sağlıklı bir doğum süreci diliyorum <3
+6
lil siztah
(14.06.26)
Bu kadar uzun yazarak kendini ikna edebilirsin başkalarını değil. Kadını sevmiyorsun bu apaçık belli yani biz her şeyi planladık çok saçma. Sevmesende o kadınında torunu ve o da gelecek o da kalacak ve o da görecek.
-5
artıküyeolmakistiyorum
(14.06.26)
Kayınvalideler tahmini ne zaman kapatilir

Kendi anneni yaninda istemen ve cekirdek aile olarak vakit gecirmek istemen cok dogal ama bu karsi tarafta "sizi ailemize dahil etmiyoruz" olarak duyuluyor. "Ee biz aylarca torunumuzu goremicek miyiz yani?" gibi karsilaniyor. Onlar da heyecanli olunca bebek icin boyle sonuclar doguyor

Daha yumusak bir yerden, "esim ise basladiginda yardima ihtiyacim olabilir, annem ve ikiniz bu sekilde donusumlu destek olsaniz benim icin cok iyi olacak" gibi soylemek lazim sanirim

Onun haricinde; pansuman falan yoktu ya? Ilk gun hastanede yapiyorlar yapilmasi gerekeni, 3 gun de dus almiuosun, sonra dewamke boyle diil mi?
+7
üğpoıuy
(14.06.26)
@artıküye, Neyseki eşimden başkasını ikna etmek zorunda değilim. Zaten doğumda 3 gün gelin kalın dedim. İstiyorsa bebek 9. haftasındayken de gelip bir ay kalabileceğini söyledim. Çocuğu göstermediğim ya da kaçırdığım yok, götünden anladığın konulara yorum yapmak zorunda değilsin.
+1
🌸alice in potatoland
(14.06.26)
Hahaha bize neden uzun uzun açıklama yazıyorsun o zaman. Esine tanri sabir versin
-9
artıküyeolmakistiyorum
(14.06.26)
İnsanların, senin aksine duruma mantıklı yorumlar yapabilmeleri için olayı bütün halinde anlamaları gerekiyor. Açıklama yapmıyorum, durumu anlatıyorum. Senin tüm çevrene Allah sabırlar versin.
+8
🌸alice in potatoland
(14.06.26)
Seninle aynı fikirdeyim. İnsan böyle zamanlarda kendi annesini yanında ister çünkü kendi annesinin yanında daha rahat hisseder. Ayrıca evde çok kişi olsun istemeyebilir.

Kayınvalide olsam bebeği ve gelinimi ziyaret amaçlı gelirdim ve yardıma ihtiyacı varsa yapardım ve torunumu da sever evime giderdim öyle uzun süre bile oturmazdım.

Umarım her şey yolunda gider ve bebeğinizi sağlıkla kucağınıza alırsınız. Şimdiden tebrikler.
+6
rock n roll
(14.06.26)
Soru kadinlara ama yuksek musaadenizle bir erkek olarak, kocaniz cozsun bu durumu, siz niye bu kadar dertleniyorsunuz, ve sizi niye bu kadar muhattap ediyor ozellikle boyle bir donemde. Ben olsam anneme, bizim plan boyle der gecerdim, karima da herhangi bir sitemde bulunmasinda musaade etmezdim.
+5
bosver nicki
(14.06.26)
Kayınvalidenizi belli ki sevmiyorsunuz. Doğum sonrası gibi çok hassas bir dönemde annenin istekler önceliklidir diye düşünüyorum. Doğal olarak planı değiştirmeye gerek yok. Ayrıca bu konuyu eşin halletmeli. Sen söyler geçersin. Israr ve ikna kısmı ile eşin uğraşsın.
0
elorelia
(14.06.26)
kendinizi nasıl rahat hissedecekseniz oyle davranmanız gerektiğini düşünüyorum. Burada bahsettiginiz sebeplerle beraber açıklama yapıp, konuyu kapatabilirsiniz.Zaten ikinci çocuğunuz, annelik konusunda da tecrübelisiniz. siz planinizi yaptiysaniz boyle bir hassas donemde kimsenin bozmasına izin vermeyin. Sizi anlayışla karsilamalari gerekir bu durumda.
+1
acelaacedebela
(14.06.26)
Kayınvalideleri asla memnun edemeyeceğiniz için canınız nasıl istiyorsa öyle yapın. Lohusa döneminizi stressiz sorunsuz yaşamanız daha önemli.
+7
ekimoloji
(14.06.26)
Kayınvalideyi annenden önce çağırsan ona özel oda hazırlayıp bebeği koynunda uyutmasına bile müsaade etsen yine yaranamayacaksın. Kayınvalidelerin lohusa alerjisi vardır illa ki bir kusur bulur zaten. Boşuna kendini üzme yani.
0
yenibirgüzelnick
(14.06.26)
öncelikle umarım hem siz, hem bebek sağlık sıhhat içinde doğumu atlatırsınız.

öncelikle size hak veriyorum. insanın kendi annesi gibi olmaz. Annenin yanında yarı çıplak gezersin, emzirirken sütün taşar umursamazsın, kanlı pedini/pansumanını değiştirirken çekinmezsin. Kayınvalidenin yanında (ilişkiniz ne kadar iyi olursa olsun) o lohusa kafasıyla ister istemez kasılacaksın. Üstelik anladığım kadarıyla evde tek misafir odası var. Eşinin uyuyabilmesi için salonun boş kalması şartı, o bir aylık hayatta kalma modunda altın değerinde bir kural. Salonda yatan bir kayınvalide demek, senin gecenin 3'ünde ağlayan bebekle mutfağa hapsolman ve kimseyi uyandırmayayım diye stres krizine girmem demek. kaldı ki o bebek kalkınca 25 aylık olan da kalkacak.

kaldı ki bebek 3 aylıkken asıl gülücükler başlar, tepki verir, etkileşime girer, asıl zevki oradadır. Kayınvalidenizinki 'ben ilk gören, ilk kucaklayan olayı' egosudur, taviz vermeyin.

edit : kadınlara sormuşsunuz ama erkeğim :( yanınızdayım, ben size hak veriyorum.
+4
galahad reloaded
(15.06.26)
Zihinsel geviş getirmenin ekşisel geviş getirmesi olmuş. Kayınvalidesini seven kadın var mı ya? Burda ne yazıyorsan bunları eşine söyle. Doğum sonrası kadınlar hormonal sebeplerden gergin oluyor, kadınları gelmemek lazım. Gelin istemiyorsa kayınvalide gelmez. Bu erkek eşin sorunu kocana sınır koy o halletsin.
-1
mikahakkinen
(15.06.26)
ben de eylülde doğuruyorum.

belki romantik düşünüyorum ama eşim ben ve bebek olsun istiyorum yakınımda sadece o yüzden sizi anlıyorum

şükür ki ailelerimizle aynı şehirde yaşıyoruz. herkes akşam evine gidebilecek.

annem en büyük yardımcım olacak bu süreçte ama onun da akşam kendi evine gitmesi beni rahatlatıyor. evim küçük zaten kalabalığa gelemiyorum insandan bıkıyorum annem olsa dahi. sadece kocamı istiyorum böyle anlarda.

kayınvalidem de süreçte tabi ki hep yanımda olacak ama yeri gelecek beni yıkayacak gtümü temizleyecek kişiler annem ve kocam. o yüzden dediğim gibi sizi anlıyorum

kocan halledecek bu durumu bacım. sakın kayınvalideyle ikili diyaloga girme sen kötü olursun

hamile halinle sana bu stresi yaşatmalarına sinirlendim ayrıca.
0
Hallegadola
(15.06.26)
Nasıl istiyorsan öyle yap. Doğuran sensin, lohusa sensin. Kafana göre takıl.

Bir kere taviz verirsen, çocuğun her bokuna maydonoz olup, her şeyine karışırlar. Taviz vereceksen, ona göre ver.
0
babilfish
(16.06.26)
Özetle:
T -30 gün: Anne geliyor.
T 0: Bebek doğuyor.
T +0 ila +30 gün: Anne evde.
T +30 gün: Anne gidiyor.
T +30 ila +60 gün: Eş 1 ay babalık izninde.
Eşiniz nasıl bir ay izin alabiliyor "babalık izni" olarak?
-1
Orkun_
(17.06.26)
"Kayınvalidemler doğum esnasında gelsinler istemiyorum. Annem zaten yanımda olacak." bundan sonrasını okumadım zaten, gerek yok.
0
sweetoffice
(17.06.26)
(16)

Şu diyalogdan rahatsız olmak anormal mi?

64654942
Bir arkadaş ortamına Ayşe isimli bir kadın geliyor. Arkadaşlar arasında Ali var. Popüler, ortamın patronu gibi olan, diğerlerinin ağzının içine baktığı bir adam. Ayşe'yi hiç tanımıyor. Ali kendi yaşadığı bir şeyi anlattıktan sonra Ayşe birden "Yavrum bu konu bizi hiç sarmadı ya" diyor. Ali buna bira
Bir arkadaş ortamına Ayşe isimli bir kadın geliyor. Arkadaşlar arasında Ali var. Popüler, ortamın patronu gibi olan, diğerlerinin ağzının içine baktığı bir adam. Ayşe'yi hiç tanımıyor. Ali kendi yaşadığı bir şeyi anlattıktan sonra Ayşe birden "Yavrum bu konu bizi hiç sarmadı ya" diyor. Ali buna biraz sinirli bir tavırla ama ;) gülüşüyle ve göz kırparak "Yavrum mu? Sakatlatma kendini bence, bak o kadar diyorum." cevabını veriyor. Üzerine arkadaş ortamındakiler bir süre daha Ali'ye "yavrum"la başlayan cümleler kurarak makara yapıyorlar ve konu kapanıyor.

Bu saçma diyalogda flört enerjisi var mı sizce? Ve Ali'nin sevgilisinin bu diyalogdan rahatsız olması anormal mi?
-6
64654942
(14.06.26)
Kadın adama yürümüş
-1
gobekliraki
(14.06.26)
Kadın Ali'nin popüler biri ve ortamın odak noktası olduğunu önceden öğrenmiş ve "ben onun havasını söndürürüm" triplerine girmiş. flörtöz bir şey yok bence. Ali'nin kız arkadaşı eğer kezban değilse rahatsız olacağı bir mesele yok.

Ali'nin cümlesi varoş tabii, o ayrı.
+9
himmet dayi
(14.06.26)
Diyalog berbat öncelikle. Ali' nin sevgilisi olsam direkt terkederdim çünkü çok çirkin ve rahatsız edici bir üslup. Ayrıca iç sıkıntısı ve huzursuzluk yaratırdı bende.

Ali' nin, Ayşe' nin ona söylediği o gereksiz cümle karşısında sessiz kalması, cevap vermeye tenezzül bile etmemesi gerekirdi. Bu onun terbiyesini gösterirdi.

Bu arada Ali nasıl bir olay anlattı ve ne şekilde anlattı. Rahatsız edici kelimeler ya da karşısındaki insanlarda rahatsızlık hissiyatı yarattı da Ayşe o sebeple onu bozmak mı istedi bilmiyorum. Belki böyle bir sebep de olabilir ama her şekilde kötü. Ali' yi terketme sebebim olurdu sevgilisi olsam.
+9
rock n roll
(14.06.26)
afedersiniz ama çok b*ktan diyaloglar.. ali’nin sevgilisinin midesinin rahatsız olması normal; kusmaması bir başarı derim.
+6
lil siztah
(14.06.26)
Bu 2 isimle aynı orttamda olmak zorunda kalanlara acıdım sadece
+4
ShadowOfMoon
(14.06.26)
Bu Ali'yle Ayşe'nin olayı 20 yıldır bi sonuca ulaşamadı nick'ler değişiyor hesaplar değişiyor ama Ali'yle Ayşe hep aynı.
0
kizil karga
(14.06.26)
Ali tam bir el yumruğu yememiş varoş. Söyleyin Çukur gibi dizileri az izlesin.
+2
huladancer
(14.06.26)
Low hayatlar
+6
Hallegadola
(14.06.26)
“Yavrum mu? Sakatlatma kendini bence, bak o kadar diyorum”

Bu ifadeyi kullanan hemcins veya karşı cins herhangi bir insanla aynı ortamı paylaşmaktan kaçarım.
+8
yol
(14.06.26)
sakatlatma kendini derken? dövecek mi ayşe'yi yani?

ali'nin sevgilisi acilen onu terk etmeli. başka kadınlardan kıskanılacak birisi değil, kaçılması gereken birisi.

popülermiş de, ortamların patronuymuş da... belli ki ağır varoş bir keko ve kadın düşmanı. şiddete meyilli olduğu diline bile vurmuş.

"yavrum gibi hitaplardan hoşlanmıyorum, benimle düzgün ve saygılı konuş" diyebilirdi.

ali'nin arkadaşı bile olmam. yanlışlıkla o ortamda olsam, bu lafı duyduğum an "o ne demek? dövecek misin?" diye soru yöneltirdim. sonra da ortamı terk ederdim.

-----

kızlar bunların hepsi bir işaret. şiddetin işaretleri. uzak durun. şakası bile hoş değil böyle şeylerin. "şakaydı ya, gözdağı verdi ya, laf soktu cevabını verdi ya" gibi bahanelerle bu tiplerin yanında kalmaya devam etmeyin.
+9
art cat chocolate
(14.06.26)
Konuyla yorum yapamıyorum,ancak temsili isimleri kekocan ve kekogül vs olarak değiştirsek daha makul olurdu.zira olaya ve gidişata da daha uyardı,
+1
denizciman
(14.06.26)
Ayşe densizlik yapmış, Ali terbiyesizlik. Sevgili tarafın rahatsız olması normal ancak kıskanmak maksatlı değil, Ali çiğ bir insan olduğu için…
+3
ekimoloji
(14.06.26)
oradaki yavrum (özellikle yeni tanıştığı birisi için) ukalaca bir tavırla söylenmiş. üstelik kalabalık ortamda, yeni girdiğin bir yerde herkesin adına bunu söylemek ayıp.
benim anladığım kız dangalak, adam da ukalalığı fark edip altta kalmamış ben de olsam aynı şeyi yapardım. alinin kız arkadaşının konuyla doğrudan ilgisi yok. flört değil bu şey.
edik: alinin cevabını atlamışım yuh tehdit etmiş dangalak.
+1
neira
(14.06.26)
Normal. Korkunç bir muhabbet. Yeni tanışılan kişiye yavrum demek, erkeğin ‘sakatlama’ tehdidi… ne desem bilemedim. Bu ortamın içine düşen kurtulmaya çabalamalı.
+1
elorelia
(14.06.26)
Ay seviye yerlerde, ali'nin sevgilisi koşarak uzaklaşsın. Yavrumdan nefret ederim kadın varoş, ali daha varoş. Flörtöz değil iki seviyesizsin atışması, ötekiler de germemek için zavallı şekilde geyiğe vurması
+2
gadlemler
(14.06.26)
Varoş bir ortamda sıradan bir gün muhabbeti dönmüş.
Elemanın sevgilisi trip atmıştır. Eleman da sevgili kişisinin gönlünü almak için modifiye arabasına atıp kızı, camlar açık, son ses keko müziği eşliğinde mahallede tur atmıştır.
+2
Mirket
(14.06.26)
(6)

John Steinbeck kitaplarını okuyan biri

put it in your appropriate place
başka hangi kitapları okusun? Cennetin Doğusu'nu seneler sonra ikinci kez okuyorum. Öncesinde Gazap Üzümleri'ni okumuştum. İki kitabı da sevdim.Ne okuyabilirim, hangi kitapları tavsiye edersiniz?
başka hangi kitapları okusun? Cennetin Doğusu'nu seneler sonra ikinci kez okuyorum. Öncesinde Gazap Üzümleri'ni okumuştum. İki kitabı da sevdim.

Ne okuyabilirim, hangi kitapları tavsiye edersiniz?
+1
put it in your appropriate place
(13.06.26)
Yazarın “İnci” kitabı da güzeldir. Bir de aklıma direkt Jose Saramago Körlük geldi.
0
ekimoloji
(14.06.26)
Jack london - Martin Eden
0
adivar
(14.06.26)
Şikago Mezbahaları- Upton Sinclair

Yine güncellerim aklıma geldikçe.
0
rock n roll
(14.06.26)
Fareler ve insanları okuduğunda bu zamana kadar okumamış olmana çok üzüleceğini tahmin ediyorum.
0
Mirket
(14.06.26)
@mirket; okumuştum seneler önce. Gene okuyabilirim tabii.
0
🌸put it in your appropriate place
(14.06.26)
Senden heveslendim. Elimdeki kitap bitince bir John Stainbeck kitapları tekrarı da ben yapayım. Ama ben Bitmeyen Kavga ile başlayacağım. Hangi kitapları vardı diye baktığımda adı ilişti gözüme. Hakkında hiçbirşey hatırlamasam da o kitabı çok sevmiştim hissi var. :)
0
Mirket
(14.06.26)
(3)

Banyo temizlik ürünleri

?
Çamaşır suyu, cif, küf sökücü vb bilinenler dışında ne kullanıyorsunuz? Amonyak mantarı artırıyor diyorlar. Fayans ve musluklara cif vs gibi aşındırıcı ürün kullanmayın diyorlar. Ne kullanalım? Kimyasal içeriği az ürün kullanıp memnun olan var mı?
Çamaşır suyu, cif, küf sökücü vb bilinenler dışında ne kullanıyorsunuz? Amonyak mantarı artırıyor diyorlar. Fayans ve musluklara cif vs gibi aşındırıcı ürün kullanmayın diyorlar. Ne kullanalım? Kimyasal içeriği az ürün kullanıp memnun olan var mı?
0
?
(13.06.26)
Doğalcılar çamaşır sodası, karbonat, arap sabunu, beyaz sirke kullanıyorlar. Arada bulaşık parlatıcı falan da kullanıyorlar. Çok ciddi memnuniyet videoları görüyorum. Bilmem işine yarar mı.
0
yaren
(13.06.26)
Ben de doğal temizleyiciler kullanıyorum. Beyaz sirke, karbonat gibi. Sadece banyo değil evin her yerinde.
0
rock n roll
(13.06.26)
Her temizleyici sonuçta az ya da çok aşındırıcıdır. Bu yüzden temizliği kirlerin kaşarlanmayacağı sıklıkta yapmakta, en fazla da çamaşır suyuyla yetinmekte ama onu da sulandırarak seyreltmekte fayda var.
Sirke, karbonat, limon gibi ürünlerden uzak durmanı öneririm. Onlar aşındırmaktan da öte, kazıyıcı malzemelerdir. Kireç sökücü olarak kullanabilirsin.
0
Mirket
(14.06.26)
(22)

Evlenirken kadının soy ismimi değiştirmeyeceğim demesi

put it in your appropriate place
Özellikle erkeklere sorum; tepkiniz ne olurdu?Erkek kişisi olarak; şahsen problem oluşturmaz benim için.Edit: Henüz böyle bir duruma denk gelmedim.
Özellikle erkeklere sorum; tepkiniz ne olurdu?

Erkek kişisi olarak; şahsen problem oluşturmaz benim için.

Edit: Henüz böyle bir duruma denk gelmedim.
0
put it in your appropriate place
(11.06.26)
Umruumda değil. Bana sorsa almasın derim hatta. Niye başkasının soy adını alırısın ki. Ki zaten kadın olsam asla kabul etmezdim.

Tabii burada çocuğun soy adı ne olacak problemi çıkıyor ama onuda çocuk olunca düşünürüz, her detayı düşünerek ilerleyemeyiz sonuçta :)
+1
substituent
(11.06.26)
Yeterince zengin olmadığımı düşünürüm.
-8
arbre
(11.06.26)
Genel geçer olan, genel kabul görmüş bir uygulama var. Bu uygulamanın niye karşısındayız. Konaklamak için gittiğimiz otelde resepsiyon görevlisinin evlenme cüzdanı isteme ihtimaline değecek bir gerekçesi var mı diye sorarım.
Saçma sapan konularda duyguları mantığının önüne geçen biriyle evlilik yoluna en baştan girmem zaten. O aşamaya gelmez.
-6
Mirket
(11.06.26)
teoride müstakbel eşimin kendi soyadını korumak istemesinde hiçbir sakınca görmüyorum. özellikle herhangi bir alanda isim yapmış insanlar için baş ağrıtıcı olabiliyor bu değişiklikler. ha farazi konuşurken böyle makul yaklaşmak ve anlayış göstermek kolay tabii ama diğer taraftan benim soyadımı almak istememesine de bozulurdum gibi geliyor bana... ikisi birlikte olsa hiç problem değil ama benimki olacak seninki olmasın diye diretirse üzülürüm. öyle tuhaf veya uyumsuz olacak bir soyadım da yok. aile kuruyoruz, yeni bir yola giriyoruz sonuçta benden gelen bir şeyi almak istememesi üzerdi. bilmiyorum umarım yaşamam öyle bi durum zor soru açıkçası jdfjdj bi taraftan o kadar üzerinde durulmaması gereken bi şeymiş gibi geliyo diğer taraftan büyük olay.
0
der meister
(11.06.26)
çift soyad bu kadın evlidir mesajı verir, yüzük takmak gibi bir şey
yılışık tipleri ne kadar önler bilmiyorum ama sonuçta bir tedbirdir

evrak işlerinden dolayı resmiyette değişmese bile kendi doldurduğu formlarda, evraklarda, işyerinde, mailinde vs. kullanması önemli olur
-3
mantık
(11.06.26)
Ortadoğuda yaşadığının farkına varamayacak kadar kapalı bir çevrede yaşamış, örnekten bir yerlere varamayacak, örneğe takılıp kalacak kadar da yetersizlere değildi lafım ama olsun.

Bazan hayret ediyor olsam da, varsınız, biliyorum.
-1
Mirket
(11.06.26)
edmond abi+1 zaten soyadini alacak kisi kadinsa erkeklere niye soruluyo size ne oglum siz mi cekiyosunuz derdini evraklari siz mi yenileyecek bosanirsa siz mi ugrasacaksiniz
+3
ala09
(11.06.26)
benim hanima veremedik soyadini, cocuk benim soyadimda.
hatta en son yuzugu de cikartti, ben hala takiyorum.

bana bu hareketler trajikomik geliyor ve umursamiyorum zira kendisine bastan soyledim, sen soyadini almasan da, yuzugu de cikartsan, hatta epilasyona bulasmayip kollarini bacaklarini da killandirsan, goguslerini de aldirsan, ne yaparsan yap erkek olamayacaksin cunku ta$$aklar bende. :D
-8
cooperr
(11.06.26)
kadinlar kocalarinin soyadini almayip napiyorlar? babalarinin soyadini tasimaya devam ediyorlar.

bunun feminist bir sey olmadigini göremeyecek kadar elektra kompleksli feminist gecinen tiplerin yaptigi bir sey.
-1
Purple life
(11.06.26)
Benim bu konuda bilgim sıfırdı, biz evlenirken o dönem otomatik oluyormuş ve özel olarak söylemek gerekiyormuş. Belge bir geldi benim soyadlı, bu ne lan olduk.
Türk evlilik cüzdanında benim soyad, Fransızda kendi soyadı var. Türkiye ile bir olayımız olmadığı için bir etkisi olmadı ve zerre umrumda da olmadı.
Açıkçası eşim heralde böyle bir şeyi kabul etmezdi ve kendi kızıma da bunu kabul ettirmeye çalışan biriyle evlenme derdim, çünkü erkek tarafı için kolay hiçbir şey değişmiyor ama bunun bir kadın tarafı için etkisini anlamayacak/önemsemeyecek biri yeterli seviyeye erismemistir ve başka konularda da bu seviyede fikirlere sahip çıkabilir, riske gerek yok. Etrafımda soyadını almamış birçok kişi var ve bir kere şikayet ettiklerini de duymadım "hayatımız çok zor yaa" diye.
0
logisticsmanager
(12.06.26)
Umrumda bile olmazdı. Hatta ben, eşimin kizlik soyadını kendisine daha çok yakıştırıyorum. Kendisi ise aksine sevmediği için hiç mevzusu olmadı, benim soy ismime gecis yaptı.
0
wilhelmwasmuss
(12.06.26)
aa ben! esimin soyadini almadim evlenince. feminizmden ote, zilyon tane evrak kurek isiyle ugrasmak istemedim. ayrica kendimi 25+ sene ayse diye tanittiktan sonra bir anda sirf evlendim diye fatma diye tanitmak zorunda olmak cok abes geldi. 8-9 yildir evliyiz, hic gundeme gelmedi bu konu. yuz yuze herhangi bir konuda evlilik cuzdani soran da olmadi simdiye kadar, dusununce evlilik cuzdani nerde duruyor onu bile bilmiyorum. bu gecen zamanda da tonla burokratik isimiz oldu, kimse bisey demedi.

is yerimdeki mailde cift soyadi yaziyor diye bana yurumekten vazgececek olan insan, evli oldugumu ogrenince yine vazgecer yani, boyle koruma triplerine girmeye gerek yok.

insanin sirf cani istemiyor diye bunlarla ugrasmama luksu olmali, oyle yok yayinlari olan akademisyenmis, yok 8 ulkede oturumu varis gibi bahanelere gerek yok.
+4
taurina
(12.06.26)
Bu konuyu geleneksel olarak yani bu hep böyle oldu ezelden beri. Hep, her zaman kadın evlenince eşinin soyadını aldı bu durumda eşim de benim soyadımi almalı düşüncesiyle direten erkekler oluyor. Bu erkekler sormuyor ve sorgulamıyor.

Eşim neden benim soyadımi alıyor? Buna neden böyle bir karar verilmiş? Tersi de mümkün olamaz mıydı ya da başka bir alternatif yok muydu ya da istenilseydi bulunamaz mıydı? gibi. Bu konuyu ya hiç düşünme ve sorgulama gereği duymamış ki zaten bu tip " benim soyadımi alacak evleneceğim kadın" erkekleri hiçbir şeyi sorgulamaz. Düşünmek onlar için korkutucu bir eylemdir çünkü. Ayrıca bu durumun kendilerine toplumda sağladığı avantajlar da olduğu için zaten direkt kabul sebebi onlar için.

Bir de ikinci grup erkek var. Bunlar da erkeğin her zaman toplumda ön planda, yönlendiren, denetleyen, dominant olduğuna inanan ve bu durumda tabi ki kadının evlendikten sonra eşinin soyadını alması gerektiğini düşünen erkekler.

Bu tip erkekler; bir kadının kendi kararını vermesinden çok rahatsız olurlar. Hatta bu onların erkekliğine yapılmış bir saldırıdır. O sebeple, o kadınla ilgili çeşitli senaryolar üretirler. Erkeklerin yaşadığı bu duruma " kırılgan erkeklik" deniyor.

Bu her iki erkek modeli de çok kötüdür.

Özgüveni yüksek, kendiyle ve kadınlar ile ilgili sorunları olmayan, kompleksleri olmayan erkekler de var. Bu iki grup erkek bu erkeklerden de çok rahatsız olur.
0
rock n roll
(12.06.26)
benim eşim bu konuyu bir sefer açtı, ben de 'beni bağlayan bir durum yok, senin orjinal soy ismin tasarrufu sana ait' dedim.

ha şöyle bir sıkıntı çıktı, 2 isim 1 soy ismi default olarak vardı, şimdi 2 isim 2 soyisim oldu. Arjantinli forvet oyuncusu gibi geziyor ortalıkta. resmi belgeler şunlar bunlar işlerinde ya da kartvizit bastırdığında satır yetmiyor.
0
galahad reloaded
(12.06.26)
akademisyen değilim, ünlü bir sima değilim. babamdan gelen soyadı bırakmam bir sorun teşkil etmiyor.

eşimin soyadını memnuniyetle taşıyorum, eski soyadımı bıraktım. eşim ve oğlumla aynı soyadına sahip olmak beni mutlu ediyor.
+5
Hallegadola
(12.06.26)
evlenmezdim.

evlilik bağlılık gerektiriyor. soyadı gibi basit bir konuda bile bağlılığı olmayan biri evliliği ev arkadaşlığı olarak görüyordur.

erkek evlendiğinde bir sürü şeyden ,kendi hayatından bir sürü alternatif opsiyondan vazgeçiyor.
kadın da vazgeçiyor olmalı.

günümüzde nedense kadın bir şeylerden vazgeçtiğinde "eril bilmem ne, kadın özgürdür kadın şudur kadın budur" diye ciyaklamalar duyuyorsunuz. da evlilik böyle b ir şey değil. kadın da, erkek de kendinden bir şylerden vazgeçip yeni bir "benlik" oluşturacaklar. bundan keyif almıyorlarsa evlenmesinler.
-2
tchuck
(12.06.26)
Bağlılık falan diyenler olmuş, soyadindan vazgeçmek gibi basit bir konuda bile diyenler olmuş, e o zaman erkek kendi soyadindan vazgeçsin kadının soyadını alsın. Neden almıyor?

Ayrıca erkek tam olarak nelerden vazgeçiyor, erkeğin hayatında ne değişiyor?

Kadından kendi soyadını almasını istiyor. Evlendikten sonra kadının, belki de hayatı boyunca hiç görmediği bir yer artık kadının kütüğü oluyor. Erkek bu süreçte ne yaşıyor mesela?
0
rock n roll
(12.06.26)
Kadının soyadının değişmesinden daha garip olan bir durum var aslında. Kadının evlenince nüfus kütüğünün erkeğin nüfusa kayıtlı olduğu ile geçmesi. Şahsen ben anne babamin memlektine en son bir asır önce gittim. 1 adet bile arkadaşım dostum herhangi bir sosyal bağım yok. Evlenince esimin nüfus kütük kaydı da o ile geçiyor. Çok absurd. Bu tabii günlük hayatta görünür olmadığı için bir tepki oluşturmuyor ama soyadı olayından çok daha saçma. Kadının memleketi değişiyor.
+3
wilhelmwasmuss
(12.06.26)
cocuga babanin soyadi verilir. bunu tartisan da ne bileyim.
0
baldur2
(12.06.26)
ayrica 2 isim 2 soy isim kadar cringe cok az sey vardir.

melahat ipek dogan hacisomanoglu

bu ne lan? sanki 3 kisiden bahsediliyor.
+1
baldur2
(12.06.26)
erkeklerin buna alınıp takılacağını sanmıyorum ya rahat varlıklar onlar. mesela ben de soyadını almayacağım kendi soyadımı seviyorum ve brezilyalı futbolcu değilim ne kadar kısa o kadar iyi. resmi işlerde karışıklık yaratacak ve ne gerek var + evli olduğunu cümle aleme duyurma gibi geliyor bana. bahsettim kendisine sallamadı bile mesela.
+1
neira
(12.06.26)
Çift soyad kullanıyorum. Cringe değil cool olduğunu düşünüyorum. Zorunuza gitmesin. Tşkler.
+1
yenibirgüzelnick
(12.06.26)
(12)

Suni veya gerçek deriden yapılmış kıyafet mobilya ve sever misiniz

genki
Benim en sevdiğim materyal deri evet gerçek olanı hayvanların derisinden mesela inek dana derisinden ama yine de seviyorum suni olanı seviyorum ama uzun ömürlü olmuyor keşke suni uzun ömürlü olsa da gerçeğe gerek kalmazsa. Siz sever misiniz
Benim en sevdiğim materyal deri evet gerçek olanı hayvanların derisinden mesela inek dana derisinden ama yine de seviyorum suni olanı seviyorum ama uzun ömürlü olmuyor keşke suni uzun ömürlü olsa da gerçeğe gerek kalmazsa. Siz sever misiniz
0
genki
(10.06.26)
Prensip olarak kullanmam. Evlenirken giydiğim takımın kemeri ayakkabısı bile suniydi. Rahatsız edici buluyorum
+3
aguen
(10.06.26)
kemer dışında deri eşyam yok ama sunisini sevmiyorum. uzun ömürlü değil, bir süre sonra dökülmeye başlıyor.
0
inheritance
(10.06.26)
gerçek deri sevmem etik sebeplerden. doğru bulmuyorum. vejetaryenliğimden önce de almıyordum, şimdi de almam. yumurta, süt ve süt ürünlerini bırakamadım ancak giyim, eşya ve kozmetikte mümkünse (ki çok seçenek var zaten) veganım.

geçen laptop çantası aldım, vegan deri. marka: prev. gerçek deriden farkı yok. gayet kaliteli ve şık. suits dizisindeki o havalı şirketteki avukat harvey değilim sonuçta. gerçek deri olsa kaliteli gözüktüğümü söyleyip ona göre davranacak bir çevrem yok. ha olsaydım da zaten yine gerçek deri almazdım o ayrı.

suni deri bile ceketim yok. almak istersem bir gün suni deri alırım.
botlarda falan da suni deri alıyorum.
bir eteğin kendi değil ama kemeri deriyse sadece yine de almıyorum.
sitelerde yüzde kaç ne derisi olduğu yazıyor zaten. hayvan ismi gördüğüm an kapatıyorum. keşke suni deri gerçek deri diye filtreleyebilsek ama yok. açıp açıklamasına bakıyorum. hakiki deri yazıyorlar.

mobilyada ise... bu bir koltuk falansa vegan deri bile almam. deride oturmak işkence. diğer türlü mobilyalar da bence ahşap güzel oluyor.
+2
art cat chocolate
(10.06.26)
Asla kullanmam.

Deri bir beden parçası ve nasıl ürün olarak görülür? Ben, deri ayakkabı ve deri ceket giymedim diye ölmem ama bir canlı birileri deri giyecek diye öldürülüyor. Bu derisi için öldürülen tüm hayvanlar için geçerli.

Bir de bu sitede çok denk geliyorum birbirine kaz tüyü önerenler oluyor. Kaz tüyünün nasıl elde edildiğini bilmediklerini düşünmüyorum. Nasıl giyiyor ve öneriyorlar akıl alır gibi değil.

Bir canlının bedeni kimsenin malı değil.
+1
rock n roll
(10.06.26)
Deriyi severim. Dericilik hobisiyle de uğraştım. Suni deri mümkünse yasaklanmalı. Dümdüz petrol ürününü Deri şeklinde boyayıp kullanmak sağlıksız ve doğa için de zararlı. Kullanım süresi de 2 seneyi geçmez. Gerçek deri ürünlerin etik olarak sakıncalı olduğu bir durum da göremiyorum egzotik hayvanlar hariç. Hayvanlar derisi için kesilmiyor sonuçta. Deri burada ek ürün. Deri ileri dönüşüm ile işlenmese çöp olup gidecek. Ortalama bir deri ürünü nadir yapılan bakım ile onlarca yıl kullanabiliyorsunuz. Keşke hepimiz az ve öz ürün kullanabilsek :D
+3
glamdr1ng
(10.06.26)
sadece derisi için yetiştirilip öldürülen hayvanlar:

vizon
tilki
çinçilla
samur
rakun köpeği
su sıçanı
tavşan
karakul koyunu
timsah
alligatör
piton
devekuşu

---
doğaya daha az zarar vermek için suni deri dahil tüm zarar verici ürünleri mesela plastikleri zaten çok az kullanmalıyız. suni deri hayvan işkencesini azaltan bir şey. asla yasaklanmamalı. deri almazsak biz ölmeyiz ama hayvanlar ölüyorlar.

sırf bu da değil. bizim midemiz kaldırmıyor bir canlının bedenini üstümüze giymeyi.

sigara içip, deodorant kullanıp, araba kullanıp, günde bir sürü çöp üretip, vegan ürünlere doğaya zararlı diye yasaklansın demek nasıl bir şey?

bence hepimiz elimizden geldiğince doğaya saygılı olmalıyız. benim elimden hayvanları korumak için onları yememek ve giymemek geliyor. suni deriyi de sık sık almıyorum zaten.
-3
art cat chocolate
(10.06.26)
Suni deri soyuluyor o nedenle almak mantıklı gelmiyor bana çünkü aldığımı ömürlük kullanmak istiyorum. Gerçi elmadan, mantardan vs. deri elde edilen teknolojiler gelişiyor belki o daha iyi bir noktaya gelir. İlla deri almam gerekirse gerçek deri alırım. Ama genelde deri olmayan ürünler tercih etmeye çalışıyorum.
+1
peki madem
(10.06.26)
Yapay zeka cevabı olmuş. Egzotik hayvanlar hariç dedim. Egzotikten kastımın büyükbaş ve küçükbaş harici olduğu bariz. Şu saydığınız hayvanların deri ürünlerini dünyanın bir çok yerinde bulabilme imkanınız yok. Olan yerlerde de ortalama bir vatandaşın alabilmesi veya bu ürünün satışını desteklemesi zor. Suni deri yerine gerçek inek derisi bir ürün almanın ne hayvana ne de doğaya daha fazla zararı olduğunu düşünüyorum.
+4
glamdr1ng
(10.06.26)
Ayakkabı ve kemer haricinde kullanışlı değiller.
0
ground
(10.06.26)
hayvanlarin yasam hakki konusunda cok hassas bir insan olmama ragmen olayin bir de gercektarafi var. butun dunyada tuketilen et miktari kullanialn derimiktarinin bence cok altinda.
deri normal mantikli bir bakimla cok uzun sureler kullanilan bir urun ayrica. dogayi hayvanlar haricinde bir butun olarak degelendirirsek zten varolan deri cantlari insanlar kullanmayi tercih etse yani ikinci el diyin ya davintage ya da itfaiye mydandan alinmis olsun yani hali hazirda uretilmis olan bir deri canta bence daha mantikli.
ayni seyi deri ayyakabi icin de dusunuyorum. simdi herkes birbirnini ayni omru en fazla birkac sene olan spor sentetik ayakkabilar giyiyor ama bunun yerine deri dahil dogal urunlerin kullanimi bence daha doga dostu.
belli dusunce harektleri ne yazik ki bazi gruplari beyin yikamasina maruz kaliyor. feminizm in kurtucu gruplardan cekmesi gibi veya dogaseverlerin estetik manyagi minimalist diye eldekini ucuncu dunya ulkerlerine cop diye yollayip kendileri plastik kullanamak icin yeni sik stanleyler almalari gibi.
hayvan haklari konusunda sorun benim gozumde hayvanlarin katledilmesi degil insanlar hep hayvanlari katletti ama bu kadar manyak miktarlarda degil boyle soykirim gibi degil boyle canice degil. bayramdan bayrama ritueliyle katledilen tanidigin bir hayvan sorumlulugunu aldigin bir hayvanin katledilmesi ideal olani ama cok az insanin sahip oldugu bir luks.
0
mavicorap
(11.06.26)
Suni severim
0
gadlemler
(11.06.26)
5 tane deri ceketim var hepsi gerçek deri.

suni deriden yapılmış hediye bir montum vardı olmaz olaydı. hemen çöpe attım. rezillik başka bir şey değil.
0
yurtsuz john
(11.06.26)
(7)

Ev tüp kokusu?

mikahakkinen
11 senedir tüplü ocak kullanıyoruz. En son tüp takılınca gaz kokusu aşırı arttı. Tüpün kafasını söktüm tekrar taktım ama koku azalmadı. Borusunu mu değiştirmem lazım? yoksa tüpçüyü çağırıp tüpü mü değiştireyim?tüp ocak arasındaki boru 11 senedir değişmedi onla da alakalı mıdır?
11 senedir tüplü ocak kullanıyoruz. En son tüp takılınca gaz kokusu aşırı arttı. Tüpün kafasını söktüm tekrar taktım ama koku azalmadı. Borusunu mu değiştirmem lazım? yoksa tüpçüyü çağırıp tüpü mü değiştireyim?
tüp ocak arasındaki boru 11 senedir değişmedi onla da alakalı mıdır?
0
mikahakkinen
(10.06.26)
Direkt bu işleri bilen, bu işi yapan uzman birini çağır o kişi baksın. Bu konuda riske girme.
+2
rock n roll
(10.06.26)
Bulaşık deterjanını iyice köpürtüp, köpüğü tüp kafasında her yere sıva. Baloncuk yapıyor mu bak. Yapıyorsa tüpçüyü çağır.eğiştirsin tabi.

Çağırmışken hortumu da değiştirsin tabi. 11 yıl çok uzun süre.
+2
Mirket
(10.06.26)
Ocak eski ise tam yakamama gibi bir sorun olabilir.
+1
ground
(10.06.26)
@rock n roll uzman tüpü takam adam mı? başka kimi çağırıcam bu işe bakan meslek hangisi?
0
🌸mikahakkinen
(10.06.26)
Açıkçası bilmiyorum ama korkutucu bir şey bu yani risk almamak lazım.

Benim başıma gelse başkent gazı arardım. Onların acil durumlar için ekipleri oluyor. Çünkü gaz kokusu oluyor aşırı diyorsun. Yaşadığın yerdeki bu kurumu arayabilirsin. Dediğim gibi aslında bilmiyorum ama ben bunu yapardım. Gaz kokusu arttıysa bilen birilerinin müdahalesi gerekli olur.

Doğalgaz acil hattını aramak lazım doğru. Arkadaşın yazdığı gibi. Bu seni aşan bir durum.
0
rock n roll
(10.06.26)
doğalgaz acil 187
0
nahtoderfahrung
(10.06.26)
Köpüklü sabun yoluyla kaçak tespit etme konusuna katılıyorum. Orda bir sızıntı varsa açığa çıkar. Bir de şu ocak flexini tüpün başından ocağa bağlarken kelepçeler kullanılıyor, şundan: www.trendyol.com Belki onlar gevşemiştir.

Tüpü takan kişiler bu konuda yardımcı oluyor.
+1
truf
(10.06.26)
(10)

Camlı kedi çantaları rahat mı?

anaphylacticshock
Merhaba, 13. Katta oturuyoruz. İki kedim var. Hayvanlar bütün gün sadece gökyüzüne bakıyor. Evde sıkıldılar. Arada bir şu bombeli camlı kedi çantalarıyla dışarı çıkarmak istiyorum. Bu çantalar rahat mı? Kullanışlı mı? Kedilerden biri minyon ama diğeri iricene. Büyük olan sığar mı?
Merhaba,

13. Katta oturuyoruz. İki kedim var. Hayvanlar bütün gün sadece gökyüzüne bakıyor. Evde sıkıldılar. Arada bir şu bombeli camlı kedi çantalarıyla dışarı çıkarmak istiyorum.

Bu çantalar rahat mı? Kullanışlı mı?

Kedilerden biri minyon ama diğeri iricene. Büyük olan sığar mı?
0
anaphylacticshock
(05.06.26)
bunu en iyi bir kedi cevaplayabilir :)
ama bana kalırsa o kadar naylon bir şeyin içinde hele ki sıcak havalarda rahat olmaları mümkün değil. gökyüzüne kuş vs için bakıyorlar, çünkü avcı güdüleri tetikleniyor. çantadan baktırmanın, camdan baktırmaktan öte bir tatmin sağlayacağından şüpheliyim. dışarıda olduğunda daha fazla uyaran fark edecek ama koşup atlama-zıplama işine girişemedikçe belki daha da can sıkıcı olacak onun için. yine çok farklı değil ama daha konforlu olması bakımından tasmayla gezdirmeyi düşünebilirsiniz (gerçi onda da sokaktan virüs, kene vs toplama ihtimali var).
eyyorlamam bu kadar. iyi gezmeler!
+2
lil siztah
(05.06.26)
O çantalar çok zararlı. Özellikle yaz ayları için daha da sıkıntılı. Camlardan güneş öyle bir etki ediyor ki direkt sauna etkisi.

Bu arada hiçbir veteriner hekim önermiyor hatta özellikle o tip çanta kullananlara kullanmamalarını söylüyorlar.
+2
rock n roll
(05.06.26)
2 kedim var. ikisi de nefret ediyor. çok sıkışık, dar.

sıcak havalarda o çantalar çok tehlikeli. veterinerler uyarıyor. havasız kalıyorlar ve köpek gibi dili dışarıda solumaya başlıyorlar.
0
art cat chocolate
(05.06.26)
evde sıkıldıklarını nasıl anladınız onu merak ettim :D kedi ya hani bu.
evde durmakla o çanta içinde gezmek açısından bi fark olacağını sanmıyorum.
0
elorelia
(05.06.26)
Kedi tasması ile çıkarsanız? Hem kaçamaz hem de dışarının tadını çıkarır
0
mor oje
(05.06.26)
Bende cam yerine şeffaf plastikli var. Yarım saat gezince sırılsıklam oluyor kedi. Camda daha sıcak olur sanırım.
0
herzan
(05.06.26)
Merhaba, bendede plastik olanı var. Boxlara göre az delikli olduğu için kisin veterinere goturup getirirken benim acımdan iyi oluyor.

Kedim bir kac gun önce ameliyat oldu, antibiyotik iğneleri olduğu için veterinere gotururp getiriyorum ama kedi için işkence oluyor, hızlı nefes alıp vermesinden çanta sallanıyor, dili köpekler gibi sürekli dışarıda. Bendeki çantanın arka kismi açılıyor, filesi var. Filesini açıp hava aldirdigim halde bu şekilde. Zorunlu durumlar haricinde keyfi olarak yazın kullanmamanızı öneririm.

Bazen bende cantayla çıkartıyorum kedimi dışarı ama onlar için keyifli değil bence aksine çok rahatsız edici bir durum. Artık veteriner dışında ve çok zorunlu olmadikca çıkarmamaya karar verdim. Evde oldukça rahatlar. Çantayı görünce bile kacisiyor benimki. O kadar sevmiyorlar yani.
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(05.06.26)
iki katlı kedi pusetleri var. fileli hem de püfür püfür. bizde var, çok memnunuz. plastik olanları önermiyor kimse genel olarak. sera etkisi yapar zaten mantıken.
0
inawen
(06.06.26)
Bende bundan var

www.trendyol.com

Fileden de izleyebilir dışarıyı. Benimki top halinde saklanmayı tercih ediyor ama :')
0
peki madem
(06.06.26)
Camlı ya da camsız, kediler alıştıkları ortamdan alınıp götürülmekten genellikle nefret ediyor. Kedi tasmasından da aşırı rahatsız oluyorlar, ben tasmayı denedim evin bahçesinde bile yere yapışık durdu hayvan.

Kediye bu şekilde müdahil olduğunuz sürece dışarı çıkmasının bir anlamı yok, strese giriyor. Ya bu sevdadan vazgeçin ya da riski alıp kediyi dışarı bırakın kendi keşfetsin. Ama ikinci seçeneğe benim cesaretim yok valla.
0
selamun aleykum kitty
(07.06.26)
(15)

Anket- yazci misiniz, kisci mi

üğpoıuy
Yazi sevmeyen vatann hayini var mi diye meraktımBaharlar konuya dahil degil
Yazi sevmeyen vatann hayini var mi diye meraktım

Baharlar konuya dahil degil
📊 Yaz mi kis mi

Bu anket sona erdi. 59 oy kullanıldı.

0
üğpoıuy
(05.06.26)
İlkbahar.

Kış mevsimini hiç sevmem. Kar severim ama kayıp düşme fobim var. Yağmur sevmem. Yaz ayını da aşırı sıcak oluyor diye sevmiyorum. İlla yaz mı kış mı dersen ona da yaz derim.
0
rock n roll
(05.06.26)
Sonbahar.

Eskiden yazcıydım.
Artık yazlar bana fazla coşkulu, fazla taşkın geliyor. Tatilcilerin akını hiç çekilmiyor.

Kışın da kardan buzdan hiç hoşlanmıyorum.

Sanırım artık sonbaharları seviyorum. İstersen evinde otur, çayını iç ve camdan dışarıyı izle, istersen yazı yaz, istersen çık yağmurda dolaş.
Kat kat lahana gibi giyinmene de gerek yok. İnce bir ceket yeter. Üşümezsin de pişmezsin de.

İlkbahar da güzel mevsim ama son yıllarda favorim sonbahar.
-1
anaphylacticshock
(05.06.26)
her mevsimin kendine has güzelliği var ama küçükken kışçıydım, büyüdükçe baharcı oldum.

yaz benim için cıvık cıvık, fakir olduğum için özel bir anlam da taşımayan, boğucu ve fazla sıcak bir mevsim.

kışın artık kar yağmıyor, pek tadı kalmadı.

baharın hem ilki hem sonu güzeldir. dünya gözüme daha sakin ama aynı ölçüde canlı geliyor bana. hele ilkbaharda işte çiçekler böcekler renklerin yeşile dönmesi ama havanın da boğmaması vs. tatlı zamanlar. yazın sonuna doğru ligler başlar, bebeler okula döner, onun da bir hoşluğu var.
-1
der meister
(05.06.26)
Sayfiye yerinde yaşasam yaz derdim, ama İstanbul'un yazı hiç çekilmiyor. O nedenle oyumu bahardan yana kullanıyorum. Hem son hem ilk. Kışı ise hiç sevmiyorum. Sabah 05:45'te uyanıyorum. Havanın aydınlanması 8'i buluyor. Emeği geçenleri Allah davul etsin.
-2
auroraaurora
(05.06.26)
Bahar cevaplarini ekleyen fetöcüdür btw
+2
🌸üğpoıuy
(05.06.26)
Yapış yapış yazdan nefret ediyorum. Bahar, sonbahar neşesinin ve ardından kış melankolisinin köpeğiyim
+1
mor oje
(05.06.26)
baharları bir kenara bırakıyorsak kesinlikle kışçıyım. çünkü hareketli biriyim, hep sıcağım. yaz gerçekten çekilmez oluyor. manisa’da doğdum büyüdüm, oldukça sıcak geçer yazları. bu ayarda bir sıcak benim için yeryüzündeki çile :D kışın bazen hakikaten sinir bozucu soğuklar oluyor ama kesinlikle bunu saçma bir sıcağa yeğlerim.
+1
lüzumsuz adam
(05.06.26)
İlk yaz ile son kış
İkisi de olur
+1
kisa
(05.06.26)
Güz
-2
Batuhanolabilir
(05.06.26)
ölümüne kışçıyık :'(
+4
lil siztah
(05.06.26)
5 gün önce Arjantin’de kışa girmiştik; bere taktım, kaban giydim. şimdi yaza döndüm ve kışı özledim bile.
+1
eileengray
(05.06.26)
sonbahar.

don't you love new york in fall? it makes me wanna buy school supplies
-2
Purple life
(05.06.26)
Ben yazcıyım ama hayatımda ilk kez geçen yaz artık ben bile isyanlardaydım.
Şimdiden belli ki bu yaz da çok sert geçecek ama ben yazı sevmekten vazgeçemiyorum şikayetlerime rağmen.
+1
mutekebbir
(06.06.26)
bahar seçtim ama artık kalmadı.
yaz - kış yaşıyoruz ve aylar da kaydı. bu durumda eylül ideal oluyor.
-2
late viper
(06.06.26)
ne sıcağı severim ne de yağmur, çamur, kar severim.
14-20 derece arası yağmursuz hava en güzeli.
-2
my fault
(07.06.26)
(21)

Hala süt içen var mı

liberalhippi
Gaz yapıyor diye 3 senedir içmiyorum çok nadir de olsa içmek gerekir mi?
Gaz yapıyor diye 3 senedir içmiyorum çok nadir de olsa içmek gerekir mi?
0
liberalhippi
(04.06.26)
içmek gerekmiyor diyorlar , ben sevdiğim için arada içiyorum yanında petibör ile güzel oluyor
+4
devilone
(04.06.26)
ben de icmiyorum ve aramiyorum.
0
baldur2
(04.06.26)
Soğuk süt severim
0
artıküyeolmakistiyorum
(04.06.26)
İneğin, yavrusu için salgıladığı süt sadece ineğin yavrusuna aittir.

Bu arada insanlar hiç ihtiyaçları olmamasına rağmen süt tuketebilsinler diye hayvanlara yaşatılan sıkıntı ve eziyetler keşke biraz arastirilsa fakat yine de süt tüketmeye devam edenler ne yazık ki olacak eksileyenlerden gördüğüm kadarıyla.

Bu arada kazık kadar insanlar hala süt peşinde koşmasın. Zaten yaşam boyu süte ihtiyacımız olsa annemiz ömür boyu salgilardi bizi beslemek için. Her canlının sütü kendi yavrusu içindir.
-23
rock n roll
(04.06.26)
Içiyorum arada. Severim yani. Ama yoğurt, peynir vs olarak tüketmeyi tercih ederim.
Ama içmek gerekli değil yani. Isteğe bağlı.
0
logisticsmanager
(04.06.26)
Hafta içi her gün 1 kutu, Nesquik kakaolu
-3
arbre
(04.06.26)
onun yerine kefir tüketmek çok faydalı
+1
my fault
(04.06.26)
Şimdiye kadar çalıştığım bütün diyetisyenler süt konusunda aynı şeyi söyledi "belli bir yaştan sonra herhangi bir faydası yok".

Tatlılarda kullanmak dışında almıyoruz biz de.
Bazen kahvaltı yapamayacaksam kahveme bir şey eklemek istiyorum erken acıkmamak için yulaf sütü, badem sütü işimi görüyor.
0
mutekebbir
(04.06.26)
rock n roll +1

süt içmek midemi bulandırıyor çocukluğumdan beri. sıcak olursa hele daha fena oluyorum.

kahve alırken badem sütü vs. istiyorum unutmazsam.

evde de yılda 1-2 kez kek yaparsam içine koyuyorum. badem sütüyle denemeye korktum, sık yapmadığım için. müsait bir zamanda onu da denerim ve iyi olursa onun için de süt almam.

ne yazık ki bazı şeylerin içinde mecburen süt oluyor. vejetaryenim ama elimden geldiğince vegan olabilmeye çalışıyorum.
-5
art cat chocolate
(04.06.26)
içmemek gerekiyor
0
jelly bear
(04.06.26)
Laktoz toleransı orta ve kuzey Asya halklarına Tanrının bir lütfudur. Bu sayede büyük göçler ve büyük fetihler gerçekleşmiştir. Bu sayede batıda halklar açlıktan kıtlıktan kırılırken Cengiz Han, Atilla Avrupa içlerinde at koşturmuş, tohum saçmıştır.

Tanrı bazı halklara bu toleransı evrim olarak bahşettiyse ve siz de bu şanslı gruptansanız bunu değerlendirin. buzağı hakkı safsatalarına kulak asmayın.
0
Mirket
(04.06.26)
Soğuk kahveyle içiyorum.
0
ekimoloji
(04.06.26)
Rock n roll +1000
Süt bebekler icin büyüme hormonu salgilatiyor. Yetiskinlerin ömrünü kisaltiyor.
0
Purple life
(04.06.26)
Yurt dışında nasıl, bilemem. Abim süt sığırcılığı yapıyor. Hayvanlara eziyet'in e"si yapılmıyor. Gezebildikleri geniş yaşam alanları var. Sağım saati geldiğinde kendi kendilerine sıraya girip sağıma geliyor, bitince de çıkıyorlar. Paşalar gibi yaşıyorlar. Ne bir şiddet, ne bir eziyet uygulanıyor. Antibiyotik ve ilaç sadece enfeksiyon geçiren hayvana veriliyor. İlaç verilen hayvanın sütü sağılıyor ama ürüne eklenmiyor. Dökülüyor. (Aslında dökmeyip evlerine götürüyor çalışanlar. Ses etmiyoruz)

Küf ve aflatoksin analizleri düzenli yapılan taze yonca, mısır slacı ve endüstriyel yemin ideal ölçülerde karışımı ile besleniyorlar. Tuz yalıyorlar. Sırtlarını kaşıyorlar. Altları düzenli temizleniyor. Vücutları tertemiz. Her türlü sağlık sorunlarıyla da veteriner ilgileniyor. Mutlular bildiğin. (Zaten stres olursa sütten kesilirler) Revirdeki hastalara manevi destek olan kedimiz var.

Bir de sosyal varlıklar inekler. Benzer zamanlarda doğanlar kendi aralarında akran grupları ile takılıyorlar genelde.

İşin içini görene kadar ben de tavukçuluktaki gibi hayvanlara eziyet ediliyor sanıyordum. Süt sığırcılığı gayet düzgün yapılabiliyor. İsteyen olursa gelip gezebilir...

Süt tüketimi kısmına gelirsek, allerjisi ve intoleransı olmayanlar için sğt ve süt ürünlerinin muazzam şeyler olduğunu düşünüyorum.
+10
dilemma of subscribtionability
(04.06.26)
arada bir tadımlık içerim, onun haricinde ayran ve kefir olarak tüketirim sağlık açısından
0
suicmeyenadam
(04.06.26)
Dondurma yapıyorum, sayılır mı? Süd zehri aldığı için içiyorum arada.
+1
gabe h coud
(04.06.26)
Arada içiyorum (kahveme hergün koyuyorum), yağlı yağlı çok seviyorum ama içmemem gerektiğini düşünüyorum aslında. Hem etik nedenlerden (insanları niye o kadar eksilediniz anlamadım) hem de zararının yararından daha çok olduğuna inanıyorum. Artık çocuklara da pek önerilmiyor mesela, yoğurt peynir kefir gibi fermente halleri öneriliyor.
0
mezzosprite
(05.06.26)
sut icmiyorum ve hic aramiyorum. sadece kahveme koyuyorum. sut sekeri hazimsizlik yapiyor insanda. bu nedenle fermente edilmis peynir halini tuketmek daha saglikli geliyor.
0
antikadimag
(05.06.26)
içiyorum. çocuklar da içiyor.

gerekiyor mu, fikrim yok. çok da umrumda değil.
0
babilfish
(05.06.26)
çok severim ama içmiyorum uzun zamandır.
0
sinematikcrop
(05.06.26)
(3)

Martılardan kurtulma yolları?

northern eagle
Merhaba. Son zamanlarda ciddi bir martı problemim var. Evin terasını bile kullandırmıyorlar. Nedense saldırganlaşmaya başladılar son zamanlarda ki geçen de haberlere çıkmıştı birine saldırdıkları konusu. Bunlardan kurtulmanın, balkona kıllığına alçak uçmalarını engellemenin bir yolu var mı?
Merhaba. Son zamanlarda ciddi bir martı problemim var. Evin terasını bile kullandırmıyorlar. Nedense saldırganlaşmaya başladılar son zamanlarda ki geçen de haberlere çıkmıştı birine saldırdıkları konusu. Bunlardan kurtulmanın, balkona kıllığına alçak uçmalarını engellemenin bir yolu var mı?
-1
northern eagle
(30.05.26)
Sirke koy bir iki kaba.Kokusuna gelmiyorlar.
+1
basubadelmevt
(30.05.26)
Martıdan değil de kediden kurtulma yolları diye başlık açsan, buralar eksiden geçilmezdi. 'Biz onların doğal alanlarını işgal' geekie başlarlardı.
Neyse ki hayvan sevgileri sahte ve kedilerle sınırlı.

Terasta muhtelif yerlere CD asarsan, rüzgarda hareket ederken ışığı değişik renklerde yansıtmaları kuşları kaçırırmış. Öyle derler.

Bir de konmalarını önleyici şöyle bir icat var.

www.hepsiburada.com
-5
Mirket
(30.05.26)
Belki terasa ya da yakınlarda bir yere yuva yapmıştır, yavruları vardır o sebeple saldırgan davranıyor olabilir. Geçici bir durum olabilir.
0
rock n roll
(30.05.26)
(18)

Hayattaki en büyük sansiniz

Purple life
Nedir veya neydi?
Nedir veya neydi?
-3
Purple life
(28.05.26)
Ailem
0
peki madem
(28.05.26)
Ailem +1

Bir de ailemden kabul ettiğim arkadaşım.
+1
rock n roll
(28.05.26)
Lise ve üniversite eğitimimin iyi olması
İnsan kendi hayatını kendi kurtarıyor
Diploma deyip geçiyorlar ama çok önemli bir şey benim gözümde
-8
arbre
(28.05.26)
Henüz intihar etmemiş olmak
+5
genki
(28.05.26)
İkili eğitim veren, akademik ve sosyal çevre olarak son derece düşük düzeyli, ilçenin tek lisesindeki matematik öğretmenimdir.
Lise 1'den itibaren, liseden mezun oluncaya dek desteğini esirgemedi. Fizik ve kimyanın sıfır olduğu bir okulda, matematik bölümü mezunu sözleşmeli o öğretmen; bir öğretmenin bir çocuğun hayatını değiştirebileceğinin örneğidir. Ama o kadar az sayıdalar ki...
Bu destek sayesinde sayısal puanım yükseldi ve istediğim fakülteyi kazandım.
Böyle bir şansım olmasaydı, şimdi ağır nevrotik bir ev kadını olarak yaşıyor olacaktım.
+5
pro9it9is9
(28.05.26)
Ailem cevabını verenlere imrendim ya ne güzel
Benim sanırım en büyük şansım küçük yaşta kitapların dünyasını keşfetmek, o dünyaya sığınarak kendi kendimi yetiştirmek oldu.

Tüm kırılmalardan, dış dünyanın zorluklarından kitaplarla korudum kendimi. Pişman değilim
+10
bir fincan kahve ile film izlemek
(28.05.26)
çizim&görme yeteneğim, estetik&simetri algım.

bu sayede gsl ve gsf okudum. bu sayede eğlenceli bir işim var.
+2
art cat chocolate
(28.05.26)
müthiş sol ayağım. halı sahalarda ender görülen, az koşan ama teknik solak benim.
+1
yap desem yapmazsin he
(28.05.26)
anne/baba/buyume ortami/cevre derim bende.
ilk cocuk ilk torun olarak sevildigimi ciddi olarak hissettim.
cocuklugum guzel gecti. aile dostlari falan da saglamdi, hepsi murekkep yalamis insanlardi.
-1
cooperr
(28.05.26)
Bu soruya verecek cevap arıyorum sabahtan beri, bulamamak beni üzdü. Gayet şanssız, korunmasız ilerliyorum hayatın kum torbası olarak.
+2
sekizdokuzon
(28.05.26)
İnanılmaz bir merakımın ve hafızamın olması, arkadaşlarım, kardeşlerimle aramın iyi olması.

Ayrıca cevapları eksileyen ergenlerin umarım en azından terapiye verecek paraları vardır, acınası haldesiniz ezikler.
0
nefertarii
(28.05.26)
zaman, para ve saglik sorunumun olmamasi 36 yas itibariyle. zaten isteyecek baska bir sey de kalmadi.
+1
baldur2
(28.05.26)
Benim sorularimi engelliyorlar.
Ama yoldasim copperr da eksilendigi icin kim olduğunu anliyorum.
Sorularin aninda eksilenmesi de söz konusu kişinin göbeginin capi hakkinda bilgi veriyor.
-1
🌸Purple life
(28.05.26)
iyi insanlarla yollarımın keşismesi. kötülükle 32 yaşında tanıştım ve ayıktım
0
ala09
(28.05.26)
valla saka maka bulamadim ya. sadece zeka diyebilirim yoksa dogdugum sartlarda ve sosyal sinifta kalsaydim fena gg olacakti. hep istisnai basarilarla yukseldim ama. bir sinavda turkiye derecesi yaptim orada sicradim. abd'de mastera full burslu kabul aldim orada sicradim. ama bunlara sans denemez sonucta loto degil kisisel basari. inek olmadan yaptim bir de bunlari asil basari o bence. bir sonraki sicrama gelmiyor ama rat wheel'da takili kaldim ve bu beni tekrar huzursuz etmeye basladi. sanirim is kurmam gerekecek.
+1
antikadimag
(29.05.26)
Mesleğimin yurtdışında işverenler tarafından talebi yüksek ve nitelikli eleman sıkıntısı yaşanan bir alan olması. Türkiyede “ofis işi” diye daha düşük maaş teklif edilirken yurtdışında saha ekibinin %50 fazlası maaş veriyorlar.

Ve çok zor bulunabilen sponsorluğu mesleğim sayesinde buldum.
0
filipis
(29.05.26)
Ailem ve kuzenlerim.

Annem, babam ve abimin eleştirecek çokça özellikleri ile davranışlarını var ama yine de büyük şansım diyebilirim. Şöyle hem en büyük şansım hem en talihsiz şanssızlığım.

Kuzenlerim de iyidir.
0
put it in your appropriate place
(29.05.26)
Kaç gündür bu duyuruyu görüyorum; "Benim şansım neydi acaba?" diye düşünüyorum ki şimdi kendime en net yanıtı buldum:

Türkiye'den girilmesi, çalışılması çok zor bir uluslarası sektöre; sektörün kendi içinde çalışanların bile girmekte oldukça zorlandığı pozisyonda girebilmek. Bunu da çok ilginç bir rastlantı ile gerçekleştirebildim, baktığım zaman resmen hayatım değişti diyebiliyorum.
+1
burka
(29.05.26)
(6)

kezban kime diyorlar

aloneinthedark
ya da sizce hangi ozellikler huylar kezbanlik
ya da sizce hangi ozellikler huylar kezbanlik
0
aloneinthedark
(28.05.26)
Kezban kime diyorlar ya da hangi özellikler ve huylar kezbanlık sorusu yanlış bir soru. Kim neden bir kadına "kezban" der doğru soru bu aslında.

Hadsiz ve aptal bir güruhun kendi " doğru kadın" tanımlamalarına uymayan kadınlara, kendilerince o kadını aşağılamak ve " sen nasıl kendi istediğin gibi düşünür ve yaşarsın" diye sorgulayıp o kadını denetlemek ve kontrol etmeye çalışmak amaçlı taktıkları bir lakap.
+7
rock n roll
(28.05.26)
alt sosyo ekonomik gruba dahil, düşük kültür seviyesine ait, zengin koca arayan, şımarık, kadınsı kaprislere sahip, pms krizlerinde ortalığı terörize eden, sinirli, kafa düdükleyen kadınlara deniyor. Kezban lafinin mucidi author'un aciklamasi bu yondeydi.

Boyle kadınlar yok mu? Piuuvv dolu! E neden lakap takmayalim ki? Boyle olmaz mi igrenc, böylelere lakap takmak mi?
+3
duster
(28.05.26)
(bkz: demet akalın)
+2
high hopes of the sozluk
(28.05.26)
bir toplumsal cinsiyet kalıpyargısı. yani bazı özellikleri gruplayıp bu özellikleri taşıdığını düşündüğümüz kişilere yapıştırdığımız bir etiket. diğer örnekleri kokoşlar, insta kızları, golddiggerlar, feministler, erkek fatmalar, iş kadınları, analar, babalar, maçolar, alfalar, betalar, gamerlar, nerdler, bodybuilderlar, hanzolar, hanımköylüler, vs.

insanları bu şekilde etiketlemek bazı işlevler görüyor ve bazı riskler barındırıyor, bi sunum yapmıştım konuyla ilgili ordan aktarıyorum:

işlevleri:

Onaylanma ve beğenilme ihtiyacını karşılamaya yardım edebiliyor
İnsanların kendine bir kimlik oluşturmasını kolaylaştırabiliyor
"Biz–onlar" ayrımını netleştirip dünyayı daha basit hale getiriyor
Bazen de diğer gruplara yönelik olumsuz tutumları haklı göstermeye yarıyor

riskleri:

Gerçeği çoğu zaman yansıtmaz
Ayrımcılığı normalleştirebilir
Gruplar içindeki çeşitliliği görmezden gelir, farkları abartır
Kendini gerçekleştiren kehanetlere yol açabilir
İş ve okul gibi alanlarda önyargılı değerlendirmelere neden olabilir
Örneğin erkek başarısı "yeteneğe", kadın başarısı "çabaya" bağlanabilir
0
mezzosprite
(28.05.26)
Behzat ç bahar bence tamamen kezbanın tanımı
-1
Hallegadola
(28.05.26)
Türkiyedeki kızların yüzde 95i kezban zaten. Açıklamaya gerek yok. Sokağa çık bak çoğu öyle zaten
0
mikahakkinen
(29.05.26)
(11)

Ideal kahvalti aliskanliginiz nedir?

Sour
Ideal dedim cunku yaptiginiz degil yapilmasini dogru buldugunuzu merak ediyorum. Secenek ekleyebilirsiniz.
Ideal dedim cunku yaptiginiz degil yapilmasini dogru buldugunuzu merak ediyorum. Secenek ekleyebilirsiniz.
📊 Ideal kahvalti aliskanligi nasil olmali?

Bu anket sona erdi. 50 oy kullanıldı.

+1
Sour
(27.05.26)
Sabah kalkar kalkmaz iştahım hiç olmaz. En azından 1 ya da 2 saat geçmesi lazım. Ne çok az ne de çok yerim.

Bazen hiç açlık hissetmediğim de oluyor o zaman direkt öğlen yemeği de yiyebiliyorum bazen direkt akşam yemeği şeklinde de olabiliyor.
0
rock n roll
(27.05.26)
Atlanması da, hafifi de, dolu dolusu da zamane uydurmaları.
Yüzyıllardır '3 öğün yemek' diyen ataların bir bildiği vardır.
Kahvaltı da diğerleri gibi normal bir öğündür.

Tahlil için kan vermeyeceksem kahvaltısız evden çıkmam.
-3
Mirket
(27.05.26)
protein ağırlıklı, tuzlu bir kahvaltının en iyisi olduğunu düşünüyorum.
0
black holes in the sky
(27.05.26)
Bayram seyran, aile ile özel vakit geçirmek harici normal günde hiç kahvaltı yapmam.
0
gabe h coud
(27.05.26)
Yumurta ve zeytinyağı dökülmüş peynir zeytin domates yeşillik.
0
kizil karga
(27.05.26)
Her sabah kahvenin içeriğinden bağımsız çünkü hangisi olursa olsun iki kupa kahve içmeden bir şeyler yemek aklıma gelmez. Bu da en az 3-4 saat yapıyor. Çünkü o kahveleri içerken adeta keyifle, zaman zaman orgazm hissiyle doluyorum. Şimdi bir de kahve içerken bir tane de teanin atıyorum aman yarabbi. Deneyiniz.
-1
artıküyeolmakistiyorum
(27.05.26)
kahvaltının nasıl yapılması veya yapılıp yapılmaması gerektiğine dair güçlü bir fikrim yok açıkçası. sağlık konusunda beslenme düzeni, uyku, stres, fiziksel aktivite, besin kalitesi çok önemli. kahvaltının konsept olarak kendisi bunların yanında bence ihmal edilebilir düzeyde önemsiz sayılır.

benim kişisel olarak kahvaltı alışkanlığım yok, sadece pazar kahvaltısı gibi özel yeri olan ve "etkinlik" olarak gördüğüm kahvaltıları severim. tok uyanıyorum zaten gün başlangıcı telaşesinde aklıma da pek gelmiyor. 8'de uyandım diyelim zehir gibi şekersiz filtre kahveyle cuvaret içince 12'ye kadar acıkmam ben. genelde öğlen ve akşam yemeyi tercih ediyorum.

ha ama ben rafine şeker bağımlısı, sigara ve alkolü sıkça tüketen, sağlıklı yaşama tepki olarak doğmuş biriyim mesela. yiyince de öküz gibi yerim. haliyle kahvaltıyı atlamanın bir faydasını görmedim. ama zaten dediğim gibi sağlık için filan yapmıyorum benim nezdimde gereksiz, anlamsız bir öğün. yeni uyandım zaten niye yiyeyim diyorum. acıkan, canı çeken, isteyen de yesin ben izin veriyorum nfjdkdkd
-1
der meister
(27.05.26)
Kalktiktan sonra hemen degil, 1-2 saat sonra yumurtali sebzeli bir kahvalti. Fresh ve doyurucu oluyor
-2
mor oje
(27.05.26)
Kişiden kişiye değişen bir şey. Yıllardır kahvaltı yapmadım (özel bir gün vs dışında).
Bu işin doğrusu bu diyemem, gerçekten umrumda olan bir konu değil ve hayatıma etkisi sıfır. ama kahvaltı yapılmalı diye kafa ütülenmesi güldürüyor.
+1
logisticsmanager
(27.05.26)
evden calisiyorum ve son 6 yildir ayni kahvaltiyi yapiyorum.

7.30ta basliyorum mesaiye.
10:00 - 11:00 gibi kahvalti/ogle yemegi yiyorum, ve istikrarli olarak 2 yumurta, 1 dilim tam tahilli ekmek, peynir, zeytin, domates, salatalik, humus, fistik ezmesi ve recel yiyorum. bazen domates salatalik yerine roka yedigim oluyor. yumurta da nasil denk gelirse, bazen peynirli, soganli, biberli, ispanakli filan. o saate kadar acikmamis oluyorum, kahvaltiyi da daha cok gunun geri kalaninda acikmamak icin yapiyorum,

aksam 6-7 gibi de aksam yemegi, bazen corba salata, bazen tenere yemegi, bazen pizza makarna, bazen zeytinyagli biseyler, bazen kofte/tavuk pilav fln ne denk gelirse. genelde acikmamis oluyorum, oylesine yiyorum. ama spor yapacaksam daha erken yiyip yapmaya calisiyorum, ozellikle kardiyoda nefes nefese kalmamami sagliyor. fiziksel olarak aclik hissetmesem de spor performansim kotu oluyor yemeyince.

arada nadiren meyve yedigim oluyor, bi de kahvaltidan 1-2 saat sonra kahve iciyorum. aksam yemegi sonrasi bisey yemiyourm.

uzun yillardir hep ayni kilodaydim, bence sagligim yerinde, beyin sisi vs gibi durumlarim olmuyor, yemek yediken sonra surda bir kestireyim gibi dertlerim de olmuyor. son 1 senede 3 kilo aldim ama, hep o fistik ezmesiyle recelin sucu bence.
0
taurina
(28.05.26)
Uzun zamandır muz+ kahve+ varsa ceviz veya hurma şeklinde yapıyorum. Hızlı, pratik, pek de kötü bir beslenme şekli olduğunu düşünmüyorum. Tok tutuyor ve zahmetsiz

Bildiğimiz, sağlam bir kahvaltı masasına bir tek aile evine gittiğimde oturuyorum. Onun dışında aramam
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(28.05.26)
(13)

Kreş için siz neyi seçerdiniz?

wild honey suckle
Çocuk iki yaş bebesi. Evimizin tam yanındaki köşk bir kreş. 50 senelik okulmuş.Baya kafasını uzatsa bizim daireyi görür. Önünden geçtikçe de aşina oldu baya. Hevesle okul okul diyor. Ama klasik anam babam usulü bir kreş. Öyle tam gün ingilizce, ne bileyim dans mans bir şey yok. Fiyat olarak da aylık
Çocuk iki yaş bebesi.

Evimizin tam yanındaki köşk bir kreş. 50 senelik okulmuş.Baya kafasını uzatsa bizim daireyi görür. Önünden geçtikçe de aşina oldu baya. Hevesle okul okul diyor. Ama klasik anam babam usulü bir kreş. Öyle tam gün ingilizce, ne bileyim dans mans bir şey yok. Fiyat olarak da aylık 40k. Sınıfta iki öğretmen var. Yemekler orada pişiyor.

Evimizden 45 dk uzaklıkta (trafiğe göre değişebilir) modern bir okulun kreşi. Dev bahçe. Çok daha geniş ferah sınıflar. Muhtemelen teknolojik olarak da malzeme olarak da daha iyi durumda. Tam gün ingilizce, dans, cimnastik gibi dersler var. Yemekler catering. Ama dönüş yolunda baba alacağı için muhtemelen 1,5 saat yol gelecek. Fiyat 55k.

Çok arada kaldık. Yol gitsin istemiyoruz, bir sorun olursa evin dibinde olması anneannenin işini kolaylaştırır falan. Ama diğer okul da ne bileyim baya okul okul geldi bize. Eşim bu çocuk 2 yaşında okulda ders olsa ne olur ya şeklinde yaklaşıyor. Bilemedik çok arada kaldık.

Napardınız siz ya?
0
wild honey suckle
(18.05.26)
Hic dusunmez evin yanindakine verirdim. Aslinda mumkun olsa o yasta hic gondermek istemem de mecbursa boyle yapardim. Diger yer ilginc geliyor kulaga ama o kadar yol da cocuga ve size eziyet olur.
+1
mbond
(18.05.26)
Ben 2. okulu seçerdim. Evet yolu çok uzak ama vizyonu daha açık olacak ileride. İngilizceyi bu yaşta öğrenmesi daha kolay. Jimnastik yapacak ve daha güçlü bir fiziğe sahip olacak ve belki daha disiplinli bir hayat düzeni olacak. Dans öğrenmesi de müthiş bir şey. Diğer okul sanki annesi ve babası gelene kadar oyalansın gibi geldi bana
-2
rock n roll
(18.05.26)
oğlum 2 yaşındayken 1.5 saatlik yola gitmeye çekinirdim, uzun yol çocuğun canı sıkılır falan diye. siz her gün bu yolu çektireceksiniz, hem de her gün iki kere!

bu arada bu yol sadece çocuğa değil, size de zarar verecek. tüm hayatınızın içine edilecek.

yandaki kreş candır.
+2
co2s2
(18.05.26)
Ev yanindaki.
Es hakli. 3 yasina kadar ögrenmesi gereken tek sey odaklanabilmek aslinda. Ve motor skilleri.

3. yasindan sonra yabanci dil icin oyun ablasi abisi gibi bir sey bulunup İngilizce konusulabilir.
-2
Purple life
(18.05.26)
o yasta cocugun ingilizce "dersine" ihtiyaci yok. 55k okul immersion yapiyorsa ok. yoksa diger anne babalara asik atmak icin yapilan birsey. dans cimnastik daha onemli, ama bunu nasil yapiyorlar, kostur kostur gunu dolduracaklari ve whatsapptan velilere anlik poz atmak icin cirpinacaklari yuzeysel bir etkinlik ise yine bosver gitsin. 40k yandaki okula basip cocugun ilgisini ceken etkinlikler icin o parayi kenara atmak daha mantikli (su an olimpik sporcular bile cok kucuk yaslarda baslamiyor, tavsiye edilen bu degil).

ayrica baba hakli erken akademinin cocuklara birsey kazandirmadigi aksine ilerki yaslarinda zarar verdigine dair arastirmalar var.
+1
warrior princess
(18.05.26)
2 yasindaki cocugun dans yazilim ingilizce almanca ogrenmesine gerek yok, zaten ogrenemez de iste. Evin yanindaki bence de.
+2
baldur2
(18.05.26)
evin yanındaki +
+3
yenibirgüzelnick
(18.05.26)
direkt evin yanındaki. bu işin yağmuru çamuru, kışı fırtınası da var. bunlar çocuk, düşecek, yaralanacak, bazen okulda ateşlenecek. hemen birinin müdahale edebilmesi lazım. özel tim olarak da anneanne varsa büyük lüks.

çocuğa ayakkabasını bağlayıp, kemerini takabilmeyi öğretsinler yeterli. çocuk 2 yaşında ingilizce öğrenmesin boş verin, ileride öğrenecek zaten. oynayabileceği kadar oyun oynasın.
+2
galahad reloaded
(18.05.26)
Evin yanındakine verin, uzaktaki okulu düşünmeyin bile. 2 yaş çocuk annenin gerekirse hemen ulaşabileceği uzaklıkta olmalı. Ateşi çıkar, oyun oynarken düşer, kusar, okuldan gelin diye ararlar vs o yol size çile olur. İngilizce eğitim veren okul da international small hands academy ayarında falan değilse 2 sene gidip şakır şakır İngilizce öğrenmesini beklemeyin (kreşte İngilizce öğretmeni olarak çalışmışlığım var, evde de İngilizce konuşulması lazım. Sadece okuldaki İngilizce ile bilingual olunmuyor)

Sosyalleşmesi, oyun oynaması, özbakımını yapacak hale gelmesi yeterli şimdilik
+6
kullanicadi
(18.05.26)
Mutlaka üçüncü bir kreş daha vardır
0
Hallegadola
(18.05.26)
Bir önceki kaldığım evimin karşı binası özel kreşti, oraya verdim. Evde devamlı birisi varsa büyük bir lüks, 2 yaşındaki çocuk daha derdini kendi dilinde anlatamıyor, ingilizce 10'a kadar sayacak diye o kadar eziyete gerek yok.

Kreşte sorunlu bir çocuk olmasın, temizliğinden emin olun, öğretmenlerden iyi bir elektrik alın yeterli.
0
kimlanbu
(18.05.26)
45 dk'dan sonrasını okumayacaktım ama yine de okudum :) herkes için çok yorucu olur ya, hani işyeri yolu üzeri falan değilse sadece kreş için bu yol gidilecekse ben yapmazdım.. üçüncü bi seçenek yoksa evin yanındakine verirdim ben
0
mezzosprite
(18.05.26)
En iyi kreş eve yakın kreştir.
Eve yakın olana verin. O yaşta çocuk o kadar yol çekemez, yazık.
2 yaşta da anca yes no öğrenir. Jimnastik dedikleri de hopla, zıpla, kolları aç, takla attan ibarettir. Bizim okulda da var.
Bir de ilk zamanlar hasta vs olacak, zaman zaman erken almanız gerekecek vs.
0
elorelia
(18.05.26)
(11)

Araç camından kül atmak

Teran
Araçta sigara içip külünü ve en son köz kısmını atıyorum ve kalan izmariti içeriye alıp uygun bir yerde çöpe atıyorum, sizce yanlış mı kabul edilebilir mi?
Araçta sigara içip külünü ve en son köz kısmını atıyorum ve kalan izmariti içeriye alıp uygun bir yerde çöpe atıyorum, sizce yanlış mı kabul edilebilir mi?
-5
Teran
(16.05.26)
hiç atmasan daha iyi ama kötünün iyisi diyelim.
-1
jelly bear
(16.05.26)
Tabi ki en güzeli arabada kültablası bulundurup tamamını ona atmak ama sizin yaptığınız da ülke standartlarının gayet üstünde. araba camından pet şişe, bisküvi ambalajı hatta boklu bebek bezi fırlatanlara şahit oluyoruz.
+1
faberkastelli
(16.05.26)
memleket şartlarında gayet makul. jelatini açıp tepesindeki folyoyu yırtıp atan, en sonunda da izmariti dışarı atan insanlar var. siz onların yanında cennetliksiniz.
0
exlibris
(16.05.26)
Bireysel olarak bakınca önemsiz gibi görünüyor ama binlerce milyonlarca insan aynı şeyi yapınca yekünde bu da bir çevre kirliliği.
+1
kizil karga
(16.05.26)
arabanın içine küçük çöp torbalarından koyar onun içine ne varsa boşaltırsın. sen sadece kül diye atarsın, başkası da elma yer zaten organik bu diye atar, bir başkası zaten geri dönüşümcüler topluyor diye içtiği bira kola kutusunu atar. çöp atmayı normalleştirerek olmaz. çevre kirliği böyle oluşuyor.
+3
malheiros
(16.05.26)
acunun jetinin kalkış sırasında çıkardığı emisyon senin 100 yılda sokağa attığın izmaritten daha fazla çevre zararı veriyor. takma çok fazla.
-5
plastic_angel
(16.05.26)
Acun'un jeti argümanı Starbucks'ta kağıt pipet kullanıldığında işe yarayan bir argüman, kişisel olarak çevreye verilen zararlarda bu tip argümanlar çok salakça kabul edilir ve ciddiye alınmaz genelde, o zaman Acun'un Survivor yarışmacıları çevreye daha çok sıçıyor benim bireysel olarak sıçmam sorun olmaz deyip davar gibi yolun ortasına sıçalım madem.
+2
kizil karga
(16.05.26)
senin evine misafir geldiğinde evde osurup osurup gidiyor işte bu normali. senin camdan dışarıya genirmen misafirin yaptığıyla eş değer. eğer misafir senin evine gelip, odalara küçük küçük sıçarsa; işte senin kül atmana eş değer bir durum.

dünyanın zaten içine sıçıyoruz, sen daha da fazla sıçıyorsun.
-2
mikahakkinen
(16.05.26)
Mutlaka bir şeyleri sokağa mı atmak lazım; hepsini çöpe atsan olmuyor mu?
+2
rock n roll
(16.05.26)
düşük ihtimal olsa da yangın çıkarma riski var köz atmanın
+2
mezzosprite
(16.05.26)
late viper
(17.05.26)
(11)

Terazi burcu erkeğine ne diyorsunuz?

sekizdokuzon
Geçen ay aslanı sormuştum, bu ayki şanslı erkegimiz terazi. Aslandan olmaz demiştiniz, hakikaten olmadı. Teraziye ne diyorsunuz? Aşırı tatlı değiller mi? :pHer ay başka birinden hoslanacak genişlikte olduğum için benim burcumu tahmin edersiniz (balık).
Geçen ay aslanı sormuştum, bu ayki şanslı erkegimiz terazi. Aslandan olmaz demiştiniz, hakikaten olmadı. Teraziye ne diyorsunuz? Aşırı tatlı değiller mi? :p

Her ay başka birinden hoslanacak genişlikte olduğum için benim burcumu tahmin edersiniz (balık).
-1
sekizdokuzon
(15.05.26)
Düşündüğün gibi "aşırı tatlı" olmayabilir.
0
rock n roll
(15.05.26)
Bir balik olarak su burclariyla iyi anlasirsiniz diye dusunuyorum:)
0
acelaacedebela
(15.05.26)
Kefelerine göre değişir, bazı teraziler narsist oluyorlar. Hiç gerek yok. Ama yükselen terazi veya ay terazi olsa pamuk gibi olurlar.
0
muhayyer divan
(15.05.26)
ben severim ama narsist oldukları doğru
0
mezzosprite
(15.05.26)
Sana olmaz
0
benaslindayohum
(16.05.26)
bir yengec erkegi degil.
+1
banach
(16.05.26)
Adam gibi adam.
+1
onyx
(16.05.26)
ben asiri anlasirim ama saglam bi iliski falan istersen hic tatmin etmez sana yaptigi butun sirinlikleri herkese yaptigini bil. kimseye hayir demez. her an fiziksel bi ozelligine estetik tavsiyesi, giyim kusamina herhangi bi yorum gelebilir surpriz olmasin^.^ her ne kadar evden alip eve birakan, cicek olmasa da arabada surprizler hazirlayan vs model olsa da alttan alta femlik vardir
0
ala09
(16.05.26)
ay aslan, yükselen ikizler olan bir terazi burcu erkeğiyim. terazi stelyumum var. yorumları merakla bekliyorum.
+1
rain when i die
(16.05.26)
3 örneği var önümde (aile, arkadaş) önermiyorum evlilik insanı olduklarını da düşünmüyorum
0
kestane gürgen palamut
(18.05.26)
Sen çok üzülürsün her ay birine tutulmaya
0
thesomberlain
(18.05.26)
(11)

Ortaöğretimde verilmesi gereken dersler

sekizdokuzon
-İs hayatında karşılaşacaginiz insan tipleri-Ailenizdeki insanların benimsediği roller, her birinin sizden beklentileri ve bu beklentilerin yönetimi -Romantik ilişkilerdeki roller ve ilişki biçimleri -Universite bitirmeden nasıl hayatta kalınır -Psikolojik sağlamlık -Ekran bağımlılığı ve hayatımıza
-İs hayatında karşılaşacaginiz insan tipleri
-Ailenizdeki insanların benimsediği roller, her birinin sizden beklentileri ve bu beklentilerin yönetimi
-Romantik ilişkilerdeki roller ve ilişki biçimleri
-Universite bitirmeden nasıl hayatta kalınır
-Psikolojik sağlamlık
-Ekran bağımlılığı ve hayatımıza etkileri
-Cinsel hastalıkların yayılma mekanizması, nasıl korunulur
-Haz merkezli yaşamanın insan hayatına uzun vadedeki etkileri
-Avrupa neden süper bir yer değildir?
-Bulundugunuz il& ilçeyi nasıl kalkindirirsiniz
-Yapay zekanın doğru kullanımı
-Sosyal medyada ticaret, marka yaratma
-Keyif verici maddelerin insan psikolojisi ve fizyolojisine etkileri

Gençlere hayatları boyunca gerçekten ihtiyaç duyacakları şeyleri öğrendikleri bir okul kurduğumuzu düşünelim. Siz hangi dersleri eklersiniz?
-5
sekizdokuzon
(06.05.26)
Her şeyden önce sevgi ve saygı. Yaşam hakkına saygı, farklılıklara saygı, farklı türlere saygı ve sevgi.

Öğretmenler öğrencileriyle beraber sokakta yaşayan hayvanları besleyebilirler. Okulda küçük bir alana meyve ve sebze, çiçek dikebilirler ve düzenli bakımlarını yapabilirler.

Akran zorbalığı ile ilgili mutlaka ders olmalı. Bu derste empati eğitimi verilmeli.

Görgü kuralları dersi olmalı.

Bir de bazı yanlış kodlamaların doğruları öğretilmeli. Örneğin " şu, kadın işidir, erkekler yapmaz" gibi yanlış aktarılmış bilgilerin doğruları öğretilmeli ve uygulamalı dersler olmalı.

Hatta bu dersler okul öncesinde başlarsa daha iyi olur. Aileler de dahil edilerek yapılırsa çok daha iyi.
0
rock n roll
(06.05.26)
yemek yapmak ogretilmeli. dikis dikmek, temizlik (beden ve ev) vs. toplumsal kurallar trafik vb. ogretilmeli. anayasa ve temel ceza kanunlari tanitilmali.

abuk subuk ne oldugunu temelde kavratmadan sacma ileri matematik, fizik falan gosteriliyor cocuklara. biz mesela turev, integral cozuyorduk lisede ama nedir bu desen cevaplayamazdik. sadece sinav icin problem cozme ogretiliyor.

bu dersler cok daha basit seviyede fundamentaller kavranacak seviyede verilmeli. bu haliyle birkac ay sonra unutulan ve hic pratik uygulamasi olmayan dersler oluyor.
+2
antikadimag
(06.05.26)
mantik ve elestirel dusunme
0
banach
(07.05.26)
finansal özgürlük ve birikim yapma stratejileri.
+2
orpheus
(07.05.26)
çevreye (canlı-cansız) saygı ve temizlik
toplum içinde yaşama adabı
0
lil siztah
(07.05.26)
aslında rehberlik servisi bunun için var ama tam faaliyet göstermiyor maalesef
0
mezzosprite
(07.05.26)
Gençlere hayatları boyunca gerçekten ihtiyaç duyacakları şeyleri öğrendikleri bir okul kurduğumuzu düşünelim.

genel olarak okul, özel olarak ortaöğretim öyle bir şey değil, olamaz.
sihirli bir değnek olsun o değnek her şeyi değiştirsin veya bilgisayar gibi olsun, veriyi basalım veriyi basalım kişiye, yükleme tamamlanınca her şeyi yapan, her şeyi bilen idealize edilmiş insan yetişip dışarı salınsın istiyorsunuz. öyle bir şey mümkün değil. absürd.

ortaöğretimde mesleki kariyerimde çift haneli yılların içindeyim, okul öğrenmeleri muhakkak önemli ama çok ama çok abartılıyor, yani hayatta lazım olan bilgilerin çok büyük kısmı okul dışında öğrenilir, gerçekçi olan da budur . genel olarak işleri daha iyiye götürecek şey ise derslerde uygulamalı öğretimin artırılmasıdır. illa teknik işleri kastetmiyorum. benzer bir duyuru yakın zamanlarda vardı oraya da yazmıştım şu örneği. edebiyat öğretmeniyim, sözgelimi tiyatro ünitesi anlatırken, öğrencilerin gerçekten profesyonel bir tiyatro oyunu izlemeleri benim saatlerce tiyatro anlatmamdan çok daha öğretici olacaktır. dahası tiyatro denilen şeyin, okulda sınav sorusunu doğru yanıtlamak için ezberlenmesi gereken bilgi yığınından çok daha fazlası olduğunu hissedecektir. ama yerel belediyelerin veya dandik amatör özel tiyatroların ilkokul müsameresinden hallice oyunları değil tabi. mesela devlet tiyatrolarının profesyonel oyunları gibi şeyleri kastediyorum. ama bırakın öğrenci için, yetişkin için bile ulaşılabilir bir şey olmaktan çok uzak profesyonel tiyatro izleyebilmek. yani bu çok ufak bir örnek. tabii ki bu çok maliyetli ve esaslı yatırım ve organizasyon yönetimi gerektiriyor. bizde bunu yapma iradesini gösterecek ne yöneticiler ne de işbirliği yapacak halk var. her şey tamam olsa, eminim öğretmenlerden birileri mızıldanır, yav dersimi bitirip çıkacaktım öğrencilerin başında çobanlık yapıp tiyatroda başlarında durmak değil benim görevim diye sızlanır. ilçe milli eğitim müdürleri, yav başımıza iş çıkarmayın sınıfa sokun vukuatsız akşamı edin okulu kilitleyin dağılın der. veya uygulama atölyesi gerekir, devlet ona masraf yapmak istemez. hükumetlerden veya siyasi iktidarların partisinden bağımsız olarak, herhangi bir iktidarın isteyeceği şey, kuru sıralar ve bol bol kuru bilgi dersidir. çünkü bunu yönetmek çok kolay. ama hem burada hem de gözlemlerimde fark ediyorum ki, öğretmen kitaptan daha çok anlatırsa her şey çözülecek gibi bir algı var. ya 8.30 dan - 16.00-17.00 saatlerine kadar ders mi olur? ben bilgiye açım, okulun kölesi olurum beni okut lütfen babacım diyen yeşilçam çocuk karakteri olsa, tahta sıralarda saatlerce otura otura lanet olsun atom fiziğine de profesörlüğüne de diyen kadir inanır'a dönüşür.

tüm bu anlattıklarımı da bir kenara atalım. toplumda az çok bir ülkü birliği olması gerekir. diğer cevaplarda verilen hemen hemen tüm örnekler, toplumda refah ve güvenlik temelli şeyler. herkesin herkese düşman olduğu bir toplumda, kamusal alan kutsallığı sağlayamazsın, kamusal alanın kutsallığına inanmayan bir insan yığınında da çevreyi temiz tutma dürtüsü olmaz. sokağın, mahallenin hepimize ait ve korunması gereken bir yer olduğu düşüncesini içselleştirmemiş milyonlardan oluşan bir ülke var ve bunu içselleştirmesi için de insanların aidiyet hissetmesi gerekir. enflasyon olan, herkesin herkesi s.kmeye çalışarak hayatta kalmaya debelendiği bir ülkede her türlü yozlaşma olur. yozlaşan ve kamusal alanı, kendi evi gibi kendine ait bir parça hissetmeyen topluma da çevreye çöp atmak çok kötü bir şey diye öğretmenin anlatması ile bir yol alamazsın. bu çöp atma hadisesini bütün olaylara uyarlayabiliriz, o bir örneklem sadece.
0
wilhelmwasmuss
(07.05.26)
İnsan neden başka birine bulaşır?
Kavgacı insan özellikleri? Esra erol izletilip analiz yapışmalı
Boş zaman değerlendirme
Cinsel korunma. Dışarı boşalarak korunma olmaz. Sadece bunu öğrenseler razıyım
Sosyal medya mutsuzluk sebebi
Kedi köpek besleme
Giyinme becerisi
0
halk
(07.05.26)
Problem çözme teknikleri. Ders kitabı da bu: yayinlar.tubitak.gov.tr
0
merhum
(08.05.26)
Tecrübe edinmek için fırsat eşitliği, gerisini kişi kendi çözebilecek olarak doğuyor zaten
0
ffmff
(09.05.26)
İnsani/vicdani özellikleri geliştirmeye yönelik atılacak tüm adımlar zaten üç aşağı beş yukarı ifade edilmiş. Tamamen dışarıdan olacak şekilde şu andaki sınav aman eğitim modelini tamamen kaldırırdım.
Her bölüme odaklı dersler/konular eklenebilir.
Örneğin bir öğrencinin matematik dersindeki "problemler" başlığına 2026 yılında ihtiyacı yok, yaklaşık 50 yıldır soruluyor sınavlarda. Zerre faydası yok. Haricen basit ispatlar yapması şart akıl yürütmenin ne demek olduğu açısından. örneğin iki tek sayının çarpımının neden tek sayı olması gerektiği gibi.
Örneğin şu andaki tüm geometri müfredatını kaldırıp, yine basit ispatlar ile geometrik şekillerin özelliklerinin nereden geldiğini öğretmeye odaklanırdım.

Kısacası ezber yerine nedenin önemli olduğu bir eğitim modeline yöneltirdim.
0
rakicandir
(10.05.26)
(10)

Hiç estetik yaptırdınız mı?

ekimoloji
Yaptırdıysanız iyi ki yaptırmışım mı keşke yaptırmasaydım mı? (Hangi bölge olduğunu belirtmek opsiyonel)
Yaptırdıysanız iyi ki yaptırmışım mı keşke yaptırmasaydım mı? (Hangi bölge olduğunu belirtmek opsiyonel)
-1
ekimoloji
(05.05.26)
Yok
-4
artıküyeolmakistiyorum
(05.05.26)
Yaptırmadım.
-4
rock n roll
(05.05.26)
Yaptirmadim.
Sorry ama cok büyük, canini sikan bir sey olmadikca estetik yaptirip duranlar baya bos tipler oluyor.
Dogallik cok kiymetli, özel bir şey aslinda.
-6
Purple life
(05.05.26)
Evet
Burun
İyi ki
Niye sordun?
-1
Mirket
(05.05.26)
Damat dolgusu yaptırdım.
-3
runaway
(05.05.26)
4 kere Masseter botoksu yaptırdım amaaaaa diş sıkma tedavisi için. Yaptırınca yanaklarım bi toparlandı fakat diş sıkmam fazla güçlü olduğu için etkisi sıfırlandı hep. Bir yerden sonra yaptırmayı bıraktım.

Estetik amaçlı yaptırmayı hiç düşünmedim. Ben hayatı o kadar sevmiyorum ondan biraz swh
0
substituent
(05.05.26)
Saç ektirdim 15 yıl önce. Hayatımın en büyük hatasıydı. Travma oluşturdu. Çok zor kurtuldum. Halen uğraşıyorum.
0
Caletti
(06.05.26)
erkek adam modifiye yaptırmaz.
-1
mikahakkinen
(06.05.26)
Septum deviasyonu ameliyatım şekil değişikliği yaratmayacaktı ama ben estetik de olsun istediğim için araştırıp kbb uzmanına rinoplasti ameliyatı oldum. Tek pişmanlığım, neden daha önce yaptırmadığım oldu.
0
dediysem dedim
(06.05.26)
yaptırmadım. estetik görüntüleri, güzel insanları izlemeyi severim ama yapay olanları değil.
septum deviasyonu için dahi araştırırken çok korkunç hikayeler okumuştum; septumu delinenler, burnu sürekli ıslık çalanlar falan.. eğer çok niyetiniz varsa, fazla irdelemeyip gidip olun derim. burnum mükemmel oldu diyeni çok nadir duydum. biraz şans ve hata payını da kabul edip giderseniz, tatmin olursunuz. detaycı ve takıntılıysanız, girmeyin derim.
-2
lil siztah
(06.05.26)
(7)

Hidirellezi kutluyor musunuz?

krmzbvl
Hic kutladiniz mi? Neler yapiyorsunuz?
Hic kutladiniz mi? Neler yapiyorsunuz?
0
krmzbvl
(04.05.26)
Dilek diliyorum. İçimden dileklerimi diliyorum. Eskiden kağıda çiziyordum 😀

Bu sene de yine dileklerimi dileyeceğim. Umarım güzellikler olur.
0
rock n roll
(04.05.26)
Annem böyle şeylere çok inandığı için yapardık bir şeyler şimdi kendi evimdeyim bu sene gerçekleşmesini çok istediğim bir dilek için dileyeceğim. Dileğimi çizip gül ağacının altına gömeceğim.
0
ekimoloji
(04.05.26)
Beynim ve mantığım olduğu için hayır. Köylü olduğum için köyde yaşamaya devam etseydim yani aklımı kullanmak konusunda dezavantajlı olsaydım diğer insanlara uyum sağlardım.
-12
artıküyeolmakistiyorum
(04.05.26)
İki defa kutladık ben çocukken. Birisinde bahçede bir ağacın altına dileğimizin yazılı olduğu kağıt mı bez mi öyle bir şey bırakmıştık.
Diğerinde ise; komşular ateş yakmıştı üstünden atlamıştık.
0
yurtsuz john
(04.05.26)
Ben bütün belirli gün ve haftaları kutlarım. Çok büyük anlam yüklediğimden değil, etkinlik oluyor.

Bazen kafama eserse çok sıkılmışsam ve o gün bir şey yoksa illa dünyanın başka bir yerinde bir şeyin günüdür, bakar bulur onu kutlarım. Gelenek seviyorum.

Hıdırellezde gül altına bozuk para gömüyorum. Gece yatarken de cüzdanı açık bırakıyorum.
+1
akhenaten
(04.05.26)
hic yapmadim. denize, göle kagit atan suursuzlara da hayretle bakiyorum.
-7
Purple life
(04.05.26)
İzmir'deyken her mahallede ateşler yakılırdı. Sokaklarda gezip denk gelen ateşlerin üstünden atlamak keyifliydi çocukluk/gençlikte. Bi de hava güzel ve herkes mahallede eğleniyor ortamı da eğlenceli. Olayın dilek boyutuna inanmadım hiçbir zaman ama insanların toplu şekilde eğlenmesi her zaman güzeldir. İzmir dışında bu kadar coşkulu kutlandığına denk gelmedim pek. Gerçi İzmir'de de eskisi kadar her mahallede ateş yakma mevzusu kalmamış olabilir
0
nundu
(05.05.26)
(35)

ilk öpüşme

make a wish
Uzun sayılabilecek bir süredir flört ediyoruz ve aramızda yaz dizisi tadında süregelen bir cinsel gerilim vardı. Kalabalık içinde uzaktan birbirimize bakıp gülümsemeler, konuşurken küçük dokunuşlar, vedalaşırken uzun sarılmalar vb...Dün ilk defa uygun bir ortam oldu ve aniden yakınlaştık. Uzunca bir
Uzun sayılabilecek bir süredir flört ediyoruz ve aramızda yaz dizisi tadında süregelen bir cinsel gerilim vardı. Kalabalık içinde uzaktan birbirimize bakıp gülümsemeler, konuşurken küçük dokunuşlar, vedalaşırken uzun sarılmalar vb...

Dün ilk defa uygun bir ortam oldu ve aniden yakınlaştık. Uzunca bir süre sarıldıktan sonra öpüşmeye başladık. Öpüşmenin daha başlarında (10–15 saniye içinde) erkek kişi popoya hamle yaptı. O anda bir ölçüde şaşkınlık ve rahatsızlık hissetsem de irkilip geri çekilmedim. 1–2 dakika kadar öpüştük ve bu durum böyle devam etti.

Duyduğu yoğun arzunun bir tezahürü olabilir ama diğer yandan bu acelecilik pek hoşuma gitmedi. Ne dersiniz?
📊 Sence?

Bu anket sona erdi. 93 oy kullanıldı.

-10
make a wish
(04.05.26)
-merhaba
+oha resmen ahlaksızlık teklif etti
+7
HellKeePer
(04.05.26)
Kardeşim geçmiş olsun bu durum neredeyse tec*vüzecyazmak. Polise git
0
artıküyeolmakistiyorum
(04.05.26)
Allah korumus cok sikintili bir durum. Yuz, yuz elli defa date yapmadan once boyle seyler yapilmaz. Polise git +1
0
synesthesia
(04.05.26)
hayat senin hayatin. kendi kararlarini kendin almalisin.

konuya bana dokundu olarak bakacak olursak opusmek de aslinda cogu kez cinsel bi durtu olabiliyor ki sizinki de biraz oyle olmus.

kendiniz ve iliskinizle ilgili kararlari kendi yasam seklinize ve dusunce yapiniza gore almaniz daha dogru. rahatsizsan rahatsizim demekten cekinme ama bunlari yasaman gerektigini dusunuyorsan da akisina birak. hayat senin hayatin unutma;)
0
johnnie w lker
(04.05.26)
festivalde tanıştığın adam mı bu? poponu avuçlaması hoş olmamış ama öpüşme normal epeydir flört ediyormuşsunuz
+1
alester
(04.05.26)
@alester ahah hayir o gecen seneydi :D bu yeni :D
0
🌸make a wish
(04.05.26)
Hoşunuza gitmediyse gitmemiştir. Kimseye popo avuçlatma borcunuz yok. Kendinizi hafifçe çekebilirsiniz. Baktınız karşı taraf sallamıyor, öpüşmeyi de kesebilirsiniz. Sınırlarınıza saygı duymayanla işiniz olmasın.
+9
lil siztah
(04.05.26)
@lil siztah +1
ergen erkeklere sorma bu soruyu kendine sor. rahatsız olduysan olmuşsundur flört ettin diye cinsel arzularını tatmin etme senedi imzalamadın.
+3
yenibirgüzelnick
(04.05.26)
normal.
-3
Hallegadola
(04.05.26)
iyice kızlarsoruyora döndü. ergen ergen sorular
-9
plastic_angel
(04.05.26)
popoya hamleyi okuyunca ben de küçük bir cinsel gerilim yaşadım. cinsel uyaranlara çok açık erkeğin iç dünyası, anlayış göstermek lazım. ara ara parmak sallayıp bir adım geri çekilirseniz hem onun avcı modu hep açık kalır hem de ilişkinin ömrü biraz daha uzun olabilir.
-1
beyfendi
(04.05.26)
bir erkek olarak ilk öpüşmede direkt eline popoya götürmezdim.
ama bu harekete direkt yanlış denemez. sizin nezdinizde ne hissettirdiğine bakmalı.
ben sınır ihlali derim başkası demez tamamen kişiye bağlı. buraya sormak anlamsız o yüzden.
ortada rahatsızlık varsa tepki baştan belirtilmeli. eli alıp kenara koyarsın rahatsızsan, baktın devam ediyor, öpüşmeyi bırakıp dile getirirsin. ısrarcıysa da görüşmeyi kesersin.

ama bence büyütelecek bir mesele değil.
0
jelly bear
(04.05.26)
Çekim olmuş öpüşme başlamış.
Adam hamle yapmış bir tepki koymamışsın sinir çizmemissin.
ısrarcı olsa sorun ama bu durumda denemiş
+3
kisa
(04.05.26)
ilk öpüşme dediğiniz şey minik bir veda busesi tadında olmamış. 2 dakika sürmüş ve adam da hamleyi 15. saniyede yapmış.

yani siz amiyane tabirle baya arzuyla birbirinize yumulmuşsunuz. uzun uzun da öpüşmüşsünüz.

o saatten sonra popoya kayan elin günahı olmaz bence. uzun uzun sarılırken avuçlasaydı o zaman farklı şeyler söyleyebilirdim.

sınırlarına saygı falan denmiş. yani liseli falan değilseniz o saatten sonra ne sınırı? bu sınır neresi, ne zaman? 2 dakika boyunca tutkulu şekilde öpüşülüyorsa bir sonraki aşamaya geçilmiştir zaten.

arkadaşça sarılırken, yanaktan öperek vedalaşırken avuçluyorsa o zaman sınırdan bahsedebiliriz.
+10
kibritsuyu
(04.05.26)
tezahür ne ya
-5
OgutucuRecep
(04.05.26)
hiç başlama bu ilişkiye. adama yazık.
-2
gabe h coud
(04.05.26)
Ne var ki bunda. Olabilir.
-3
arbre
(04.05.26)
Uzun zamandır flört ediyormuşsunuz bu noktada ilk öpüşmede götün ellenmesi teknik olarak normal.
+5
kizil karga
(04.05.26)
bazen 15 sn olur, bazen 15 gün olur. bence mesele o değil. bence o anda bunu belirtmiş olmanız daha doğru olurdu. sınırlar daha net olurdu.

bir de bu "ortam", sadece ikinizin olduğu bir ortam mı? ev ofis vs? yoksa etrafta insanlar var mı?
0
co2s2
(04.05.26)
@co2s2 gece 2'de bir mekan kapisi. etrafta kimse yoktu, o anda sadece ikimiz vardik.
0
🌸make a wish
(04.05.26)
Burada, senin ne hissettiğin önemli. Hissettiğin rahatsızlık hissiyse evet o duygu gerçektir ve rahatsız edicidir.

Kendinden şüphe etmene hiç gerek yok. " Acaba ben mi abartıyorum aslında belki de bu düşüncem ve hissettiğim yanlıştır" diye bir şey yok.
+1
rock n roll
(04.05.26)
ben de ilk öpüşmede ne kadar hoşlanırsam hoşlanayım ve hatta aşık bile olursam olayım popomun avuçlanmasını istemezdim. öyle olunca sanki beni sadece cinsel olarak arzuluyormuş, bi ilişki istemiyormuş gibi gelir bana. öyle bi ilişki de benim duygusal yanımı tatmin etmeyeceğinden rahatsız olurum. ama eğer ben de karşı tarafı sadece cinsel olarak arzulayabilen bir karakterde olsaydım rahatsız etmezdi. siz ne hisler beslediğinizi ve kendi ilişki tipinizi bilirsiniz tabii ki. belki farkında olmadan bu açıdan baktınız siz de.
0
matilda
(04.05.26)
Uzun süre derken 1, 2 gün mü 1 hafta mı?
Popo avuçlaması önemli, bundan sonrası düğün dernek.
0
rhan
(04.05.26)
ablacim adam operken nereni sikacak, burnunu degil herhalde.
elin normal konumu zaten popo hizzasinda.
+1
cooperr
(04.05.26)
öpüşmek derken yanağından öpmedi herhalde bu adam? yani insanlar bu kadar mı tuhaf anlamıyorum. napmalıydı mesela koltuk altını mı gıdıklamalıydı ya da ellerini havada teslim ol pozisyonunda mı tutmalıydı yani
-1
deartheodosia
(04.05.26)
öpüşürken başka ne mi yapacaktı? popo ellemek haricinde yapılacak trilyon tane muazzam şey varken, popo ellemek nedir ya? hani evde bile değiller. evde olsalar nihai bir amaç var.
-3
co2s2
(05.05.26)
"sınırlarına saygı falan denmiş. yani liseli falan değilseniz o saatten sonra ne sınırı? bu sınır neresi, ne zaman? 2 dakika boyunca tutkulu şekilde öpüşülüyorsa bir sonraki aşamaya geçilmiştir zaten"

bu tamamen öznel bir değerlendirme farkındasınız değil mi? adam da böyle değerlendirmiş muhtemelen ama kadın değil? rızanın genel geçeri olmaz.
öpüşüyor, öyleyse elletecek; elletti, öyleyse 'verecek'.. bu akıl yürütme, muhakemesi çarpık olanlar için "güldü, öyleyse 'verecek'" şeklinde ilerliyor ve sonuçlarını sık sık gazetelerde okuyoruz. devir, araba camına kafa sıkıştırma devrini çoktan geçti; bence buna biraz uyum sağlamak lazım.
+2
lil siztah
(05.05.26)
evet bu öznel bir değerlendirme. evet, adam öyle değerlendirmiş ama kadın değil. kesinlikle doğru. rahatsız olmuşsa ona da diyecek bir şeyim yok, olabilir.

muhakemesi çarpık olan sapıklar için gülümseme bir işaret olabilirken, daha normal muhakemeye sahip kişiler için de bu sınırın da hangi noktada geçildiğinin, bir sonraki aşamanın hangi noktada başladığının anlaşılması lazım.

cinsellik, hoşlandığın karşı cinse karşı arzu duymak sapıklık değil. bu hemen hemen bütün hayvanlar için normal, içgüdüsel bir davranış. benim eğitim, kültür, görgü ve göreneğime göre, herhangi bir zorlama olmadan, karşılıklı, arzu dolu bir öpüşme, bir sonraki adıma geçildiğini düşündürüyor.

peki açık açık sorayım. erkek bir sonraki aşamaya geçmesi gerektiğini nasıl anlayabilir? uzun uzun öpüşürken değil. ikinci öpüşmede? yok hala değil. beşincide? hala değil mi? yani bir noktada bunun sonraki aşamaya geçmesi gerekmiyor mu? tutkuyla, karşılıklı bir şekilde öpüşen bir çift için bunun işareti nedir? ne zamandır?

kendisiyle tutkuyla öpüşürken, sevgisine karşılık bulurken bi şansını denemiş. yatırıp da hemen üstüne çullanmamış ki kafayı cama sıkıştırmak ile kıyaslama yapıyorsunuz?
+1
kibritsuyu
(05.05.26)
kadın rahatsız olduğunu bize belirtiyor zaten, yorumum da bunun üzerine. bence hatası, rahatsız olduğunu karşı tarafa belirtmemek olmuş.
bunlar çok özgül ve ilişkinin dinamiğine bağlı konular; doğru zamanın kararını ben değil, konudaki kadın/adam kendi yargılarına, takvimlerine vd göre verir. ancak bir taraf rahatsız olduğunu belirtiyorken, burada bunun normal olduğunda ısracı olunmasını doğru bulmuyorum; itirazım buna.
adamın hareketini yapmasına itirazım olmadığı gibi, sapık olduğunu falan da ima etmiyorum. ancak mevcut verilerle, cevap veren kadınlar gibi, bunun 'ilk' öpüşme için şık bir hareket olmadığını düşünüyorum şahsen. erkekler de aksini düşünüyor belli ki. adam çullanmamış ama sizler "ne zaman, ne zaman?!" diye çullanıyorsunuz ya, itirazım buna.
o zaman, birinin tek başına doğru bulduğu zaman değil, karşılıklı rıza olduğu zaman; bu kadar basit. parmak hesabına falan gerek yok yani.
+4
lil siztah
(05.05.26)
türk erkegi her zamanki gibi pasa kompleksiyle her seyi yapmayi kendine hak görüyor.
bir büyüyün artik ya.
hemen kadina deli muamelesi yapmalar falan.

parali iliski bile yasiyor olsan karsi tarafin hayir deme hakki var. 21. yüzyila hos geldiniz.
-6
Purple life
(05.05.26)
Rahatsızlık duyduğunuz an müdahale etmeniz en iyisiydi. Duruma göre ya o eli popodan bele doğru usulünce kaydırır, ya da öpüşmeyi bitirirdiniz.

Tepki vermediğiniz için, ben karşı taraf olsam hiçbir olumsuzluk gelmez aklıma.

Öpüşme ateşliyse, erkek olsun, kadın olsun, anın heyecanıyla kendini tutamayabilir. Erkekler pek hesaplı yapmaz böyle şeyleri. Daha fevri ve içgüdüsel davranırlar. Kontrol sizde olmalı.
+1
yadigar
(05.05.26)
ya benim eşim de ilk öpüşmede böyle yapmıştı fgfhghf yani direkt avuçlama gibi değil de elini oraya doğru götürmüştü ben de çok şaşırmıştım daha başında böyle yapmasına :)) neyse şimdi evliyiz.
0
Sadece soruyorum
(05.05.26)
opusmeyle popo avuclama arasi en az 3 ay olmali bence. ayip etmis.
-3
banach
(05.05.26)
Duyuru kadınlarının profili çok değişmiş. 10 sene önceki duyuru kadınları bambaşka yorum yapardı.
Neyse…
Ya ne olacağıdı?
Sevgilin seks istemiyor mu zannediyorsun? Çok masum düşünüyorsun.
0
benaslindayohum
(05.05.26)
Siz dediğiniz gibi yaz dizisi tadında olacak diye bakmışsınız ama karşı taraf aynı mantikta değil. Liseli değilsen, üniversite 1. Sınıf değilsen bunlar hayatın gerçekleri.
Sizin rahatsız olmanız olaya çok romantik baktığınız için olmuş.
Bu arada sıniri o an çizmeniz gerektiğine katılıyorum.
0
hacirotti
(17.05.26)
(16)

Kendinizle barisik misiniz?

banach
Kendinizi yargilamayi birakabildiniz mi? Eksikleriniz, basarisizliklariniz ya da kusurlariniz, bunlarla nasil basa cikiyorsunuz? Bakis aciniz nedir, paylasin da ilham olsun.
Kendinizi yargilamayi birakabildiniz mi? Eksikleriniz, basarisizliklariniz ya da kusurlariniz, bunlarla nasil basa cikiyorsunuz? Bakis aciniz nedir, paylasin da ilham olsun.
0
banach
(02.05.26)
Kendimle barışığım.

Eksiklerim, başarısızlıklarım ve kusurlarım tabi ki var. Bunlar olacak ki gelişim de olsun.

Eksikler, başarısızlıklar ve kusurlar da zaten hayatın bir parçası.
0
rock n roll
(02.05.26)
Gerçeklerle barışığım
+3
artıküyeolmakistiyorum
(02.05.26)
Genel olarak gecmisi pek düsünmüyorum.
Ileriyi düsünürken, sunu nasil daha iyi yapayim ileride derken gecmis hatalari, pismanliklari düsünmüyorum.

Gece yatmadan kafan yastikta gecen seneyi de düsünebilirsin önümüzdeki 5-10 seneyi de.
0
Purple life
(02.05.26)
No. Herkesten daha acimasizim kendime 🤝
+6
üğpoıuy
(02.05.26)
Ne kadar gerçekçi olursam o kadar kendime şevkatli yaklaşabiliyorum. Hata mı yaptım kusurum mu var hayat böyle bir yer herkesin hatası kusuru var. Bir de diğerlerinin o kusurlu hallerine rağmen kendilerine çok yüklenmediklerini görünce daha çok sahip çıkıyorum kendime
0
denizkenarısandalye
(02.05.26)
Kendime karşı çok acımasız olduğumu biliyorum, kendim hakkımdaki fikirlerimin bu yüzden çok objektif olmadığını anlıyor ve kendimi algılama şeklime çok takılmadan yaşamaya devam etmeye çalışıyorum diyelim. Kendini sevmek, olduğu gibi kabul etmek falan bu ömürde yapabileceğim şeyler değil, boşa yormuyorum kendimi o noktada.
+3
sekizdokuzon
(02.05.26)
Gençken oldukça şişkoydum, tüm sorunlarımın kaynağının kilo olduğunu sanıyordum o yüzden de nefret ediyordum kendimden. Her şey tamam da bir o problemmiş gibiydi. Sonra çok kilo verdim ama mutsuzluğum geçmedi.

Zaman içerisinde farkettim ki bütün insanların problemleri var ben dahil, ve bir büyük problemi aşınca geri kalan tıkır tıkır çözülüyor gibi bir durum yok. Senin idealin 2 + 2 = 4 ve oraya giden mutlak bir plan var gibi bir şey değil insan olmak. Karşılaştığın sıkıntı her ne olursa olsun sen elinden geleni yaptığın sürece kendine kızmanı gerektiren bir durum yok, herkes benzer sorunlarla karşı karşıya.

Evrim nedir bunu anlayıp içselleştirebilirsen hayatın boyunca kendini gerçekte karşılığı olmayan bir beklentiyle yargıladığını da anlayacaksın.
+1
redlinetheturk
(02.05.26)
Evet. Her zaman. Hayatım boyunca.
+1
gabe h coud
(02.05.26)
Sınırlarımı genişletmeye çalıştım hep. Mevcut kapasitemin biraz ötesini hedef alarak ilerlemeye çalıştım. Bunu yaparken yapabildiğimi ve haddimi bilmeye de çalıştım. Zira sınırlarımı genişletirken nihayetinde belirli bir tavanım olduğunun farkındayım. Başkalarını referans yapmadım, benim gelebileceğim nokta burası demeye çalıştım. Hem haddimi bildim hem özgüvenimi. Kolay değil elbette, hatta zordur; ama imkânsız değil.

Bu süreç, on üç ila on yedi senemi aldı. Kendimi değiştirmem gerektiğini 2007'de idrak ettim; yaşıyorum bu hayatı 2023 senesinde demeye başladım.

2017 civarında bir gezi şirketiyle yurt dışı turuna katılmıştım. Bir ara yabancı kızlarla İngilizce konuşmaya çalıştım. İçlerinden biri, "İngilizce konuştuğuna emin misin, hiçbir şey anlamadık" dedi; diğerleri kahkayı bastı. Dönüşümde İngilizce konuşma pratiğine ağırlık verdim. Üzülmesine üzüldüm tabii ama eksik tarafı gördüm ve güçlendirdim.

Bunun yanı sıra kalıplaşmış toplumsal normları referans almadım. Erkek olduğum için arabalara ilgi duymak zorunda değilim; Araba kullanmayı hiçbir zaman önceliklendirmedim, çünkü ihtiyaç duymadım. İhtiyaç duysaydım ya da bu eksiklik bir üst seviyeye geçişimin önünde engel oluştursaydı, öğrenirdim. Kavgacı bir karakter olamadım mesela. Hümanistliğimden dolayı değil, karakterim kavgacı değil. Doğuşten gelen bir şey.


Fark ettiğim şu: hayatımı hep ne istemediğim ve neyin önümü kapattığı üzerinden kurguladım. "Böyle olmasını istemiyorum" deyip tersini yaptım; "bu durum beni kısıtlıyor, o halde aşmam lazım" diyerek ilerlemeye devam ettim. Bugün bulunduğum noktanın arkasında bu iki temel refleks yatıyor.
+3
put it in your appropriate place
(03.05.26)
kendinle barisik olmak sikintili bir durum bence, gelismeyi durduruyor, sikintilarindan kacarak uzaklasamazsin.

ben de sikintilarimdan hep kacardim, ta ki ortaokul 2 gibi spora baslayana kadar.
basladigimin ilk haftasi biraktim zaten, asiri zorlandim, 2-3 gun evden cikmadim oturdum agladim.

sonra dedim ki kendime olm, hayatin boyunca karsina cikan her problemde kacamazsin, yuzlesmen gereken durumlar olacak ve bunu ne kadar erken kabul etsen o kadar iyi.

ustune gitmeye karar verdim, geri dondum. sonrasi 4-5 sene mucadele. yarislar vs.
baya birsey ogrendim, 400-500km kostugumuz seneler oldu. deli gibi agirlik antrenmani vs. ellerimiz patladi sardik devam ettik. derimi baya kalinlastirdi spor.
simdi geriye donup bakinca iyiki devam etmisim diyorum, iyiki birakmadim.

sonra universite, bazi derslerden hocalar yuzunden kacanlar olurdu, dersleri gidip baska okullarda alip saydirdilar. ben direk kayit yaptirip giriyordum. cok iyi notlar alamadik belki ama hicbir dersten kalmadim. spor bana sorunlarimla kafadan bodoslama yuzlesmeyi ogretti.

is hayatinda da ayni sekilde devam ediyorum, haksizliga tahammulum yok. hakliysam istifayi verir cikarim. cunku aklimda her zaman ben neler atlattim, bunlar cocuk oyuncagi dusuncesi var. cok daha zorlarini gorunce insan kolay sikintilari rahat geciyor.

spor onemli, cocuklari spora yonlendirin. beyinle yapilan o "artik birak kocum cok zorladin" mucadelesi cok onemli.
+2
cooperr
(03.05.26)
gerceklerle barisigim+1 bence bu kendine yapabilecegin en iyi, ust-insan seviyesine gecmenin ilk ve son adimi. gercegi kabullenip oyle mucadele etmek, yeri geldiginde acizligini kabullenip teslim olabilmek, her seyin vazgecilebilir oldugu ozgurlugune kavusmak, kimsenin degil senin kendini kurtarabecegini bilmek vs. kendinle barismanin da otesinde garip bi ustunluk sagliyor kisiye. dusunuldugu gibi ilerlemeyi de durdurmaz o yol zaten tadini aldiysan hep bi adim otesine surukler, dogasi geregi
+2
ala09
(03.05.26)
Kendi kendimin içindeyim yani kendimle de barışık olmayacaksam kiminle barışık olabilirim ki? Güçlü yönlerimi, zayıf yönlerimi bilirim. Aldığım doğru kararları ve yanlış kararları tahlil ederim. Becerdiklerimle gururlanır, beceremediklerime üzülürüm ama günün sonunda geçmişte olup değiştiremeyeceğim şeyler ve kişisel özelliklerimle savaşmam. Daha çalışkan olsam şurda olurdum diye hayatı kendime zehir edeceğime, kendimi üzmeyecek kadar çalışarak gelebileceğim en iyi yere gelmenin yolunu arar ve bulurum. Memnun olacağım bir sonuç elde edersem zaten sorun yok, edemezsem sağlık olsun diyip sonraki karşılaşmalara bakarız. Kendisiyle savaşan, hep daha iyi olmalıyım diyen insanlar toplumun gelişmesi (o da kime göre neye göre) açısından belki iyi olabilir ama hem kendilerine hem çevrelerine yük yani, hayatımda çok hırslı ve kendisiyle kavgalı insan istemem
+1
nundu
(03.05.26)
kendinle barışık olmak bence kendini yargılamamak değil de bunu ölçülü ve olabildiği kadar objektif yapabilmek... çünkü işin ucunda hiçbir şeyden kendini sorumlu tutmayan dangalak bir narsiste dönüşme ihtimali de var. kendime gereksiz yüklenmek, kendimi hırpalamak istemem ama diğer uca savrulmayı da istemem açıkçası.

kendimle barışık mıyım? değilim. bu sözünü ettiğim denge mekanizmasını son birkaç senede biraz daha iyi bir noktaya taşıdığımı, geliştirdiğimi düşünüyorum ama yine de "benlik" konusunda kafam karışık. aynaya bakınca "vay senin hayatını zkeyim itovlit şerefsiz böcek1!!" filan demiyorum ama kendimle aram çok da iyi sayılmaz, meraba meraba. yine de yoğun duygusal muhasebe ve içgörümün hatrına kendimle barışıklık düzeyime 6/10 verebilirim herhalde.
+2
der meister
(03.05.26)
hiç bırakmam. sürekli kendimi eleştiririm, başkalarına bakıp "ben de böyle yapıyorum, dışarıdan hoş görünmüyor" diyerek değiştirmeye çalışırım.
+1
neira
(03.05.26)
insan korku ve ümit arasında gidip gelir
eksikleri düşünmeyi bırakıp iyi bir şeyler yapmak için eyleme geçmek
0
mantık
(03.05.26)
kendimin taa.....
+1
duyurukullanıcısı
(03.05.26)
(17)

insanlari dis gorunuslerinden yargiliyor musunuz

antikadimag
ben fizyonomi denen olayin gercekligine inaniyorum kendi hayat tecrubemden. ornegin komik insanlarin genelde hafif toplu olmasi, gergin insanlarin zayif olmasi, tabak suratli insanlarin ebleh, sivri suratli insanlarin zeki olmasi gibi. ornekler cogaltilabilir.sizin de boyle dis gorunusten yargilamal
ben fizyonomi denen olayin gercekligine inaniyorum kendi hayat tecrubemden. ornegin komik insanlarin genelde hafif toplu olmasi, gergin insanlarin zayif olmasi, tabak suratli insanlarin ebleh, sivri suratli insanlarin zeki olmasi gibi. ornekler cogaltilabilir.

sizin de boyle dis gorunusten yargilamalariniz var mi? yoksa hic yargilamam dis gorunusten bir insan hakkinda cikarim yapamayiz mi diyorsunuz?
-1
antikadimag
(29.04.26)
Yargılamam.
+5
rock n roll
(29.04.26)
Hayır
+3
ezkaza
(29.04.26)
İnsan ilişkilerini şekillendiren bir numarali şey dış görünüş. Aksini iddia eden ılık şeyli hümanisttir.
+4
artıküyeolmakistiyorum
(29.04.26)
deliyi 3 km ilerden tanırım. bakışlarıyla yargılarım. bu kesin sıkıntılı derim.
0
mikahakkinen
(29.04.26)
tabii ki yargim olur ama ben yine de hi konusmasini duymak isterim ses ve konusma degerlendirmesi oransal olarak yuksek bende
+4
ala09
(29.04.26)
tipe göre çıkarımda bulunmam ama dış görünüş muhakkak ki ruh halninin yansımasıdır.
bunun içine de tavırlar, mimikler, temizlik, kişisel bakım, giyim tarzı vs. girer.
+3
lazpalle
(29.04.26)
yargılamıyorum da seçtiği kıyafetten saçından çantasından ayakkabısından içimde tabi bi kodluyorum. genelde yanlış çıkıyor.
+3
ruhlardan esinlenen karga
(29.04.26)
Ne kadar yargılamam desek de önyargı oluyor.
0
duyuruuser
(29.04.26)
yargılarım ve hepsi de doğru çıkar
0
Hallegadola
(29.04.26)
Hiç yargılamam diyemem çünkü ilk anda illa ki kafaya fikirler geliyor onu durduramıyorum. Ama onları kenara koyup devam etmeye çalışıyorum.
0
peki madem
(29.04.26)
ya ne kadar toysunuz hepiniz kiyamam cidden. o kadar basindasiniz ki hayatin minik bir civciv gibi insanlari dis gorunusleri ile yargilamaya devam edin, o begenip sectikleriniz size iyi kaziklar cakacak.
-4
warrior princess
(29.04.26)
Yuvarlak surat= gerizekalilik, saflik
-2
Purple life
(29.04.26)
jest, mimik, kılık, üslup birinin iyi mi kötü mü olduğu hakkında kuşkusuz fikir verir. elbette dış görünüşe bakarak yargıda bulunurum.

www.youtube.com
0
yurtsuz john
(29.04.26)
dış görünüş genetik mirasla ilgili iyi koşullarda yetişmiş, güzel eşlemiş insanların aktarımı söz konusu
maddi koşullar da iyi oluyor
ama yaşadığı hayatı onu nasıl şekillendirdiğini bilmiyoruz
genel olarak insanlara güvenmemek gerektiğini düşünüyorum
dış görünüşün etkisi altında kalmamak lazım
0
mantık
(29.04.26)
Tamamen yargılaman ama kısmen temkinli olurum . Sadece görüntü değil sesin ince veya kalın olması hatta adeta gırtlaktan da geride konuşuması bile kişi hakkında bir fikir verebiliyor.
0
diyecevaplandı
(29.04.26)
Yargılama değil bence bu. Düzenli gözlem sonucu yapılan bir çıkarım. Yeterince veri elde edilirse bilimsel temellere bile oturtulabilir.
-1
anaphylacticshock
(30.04.26)
Ek yapayım;

Büyük ve iri gözlü insanlar daha masum oluyor genelde. İçleri dışları bir oluyor.

Küçük, kısık ve çekik gözlüler (ırksal özellik olan çekik gözden bahsetmiyorum) daha sinsi ve içten pazarlıklı oluyorlar.

Aşırı heybetli, iri yapılı, kalıplı erkekler genelde iyi niyetli ve masum oluyor. Tipleri insanı korkutsa bile anlayışlı, konuşulabilir insanlar oluyorlar.

Bir de kısa bacaklı, bodur, tıknaz tipler var. Onlar için annem "Dötü yere yakından korkucan" der. :)
0
anaphylacticshock
(30.04.26)
(13)

Saçımı boyasam mı?

pembediken
Alt kısımları koyu yeşil ya da mor renge boyamayı düşünüyorum. Çalıştığım kurumda birinde aynı şekilde pembe gördüm. Ama kamuda olduğum için biraz da çekiniyorum. Tuhaf karşılanır mı?
Alt kısımları koyu yeşil ya da mor renge boyamayı düşünüyorum. Çalıştığım kurumda birinde aynı şekilde pembe gördüm. Ama kamuda olduğum için biraz da çekiniyorum. Tuhaf karşılanır mı?
0
pembediken
(25.04.26)
Güzel kızlarda problem olmuyor ama çirkin kızlarda psikolojisi bozuk olarak algılanıyor. Honestly.

Bir yere kadar evet, bir yere kadar hayır.
-6
arbre
(25.04.26)
Güzellik görecelidir
-2
🌸pembediken
(25.04.26)
Kamudan bağımsız olarak boyama derim. Doğal renkler en güzeli. beyaz saçın olduğunda boyamaya karar verirsin tabii eğer rahatsız ederse beyazlık.
Bildiğim kadarıyla saçların koyu renkse seçtiğin rengin olması için açıcı uygulanabilir o da boya aktığında turuncu olarak çıkıyor ortaya.
+1
duhan
(25.04.26)
İçinden geldiği gibi davran. Boyamak istiyorsan boya. Beğenmezsen tekrar boyarsın eski rengine.
+1
rock n roll
(25.04.26)
Ben uçlara yeşil/mavi atmıştım (saçım kahverengi). Uzadı. Şimdi gökkuşağı rengi atmayı düşünüyorum :D Çalıştığn kurumda kılık kıyafet yönetmeliği yoksa ya da içinde böyle bir madde yoksa boya gitsin.
0
truf
(25.04.26)
No way.
Sacma sapan isler.

Tuhaf karsilanir. Yüzüne bir sey söylenmese de seni yadirgayacak bircok insan olacak. Mesela ben fkfkf
-4
Purple life
(25.04.26)
Doğallıktan yana olduğunu sanıp, zerre kadar doğal olmayan kırmızı ve sarı tonlarını benimseyen, nereden gelip yerleştiği belli olmayan statükoyu körükörüne benimseyen kişileri önemseme bence. Nasıl içinden geliyorsa öyle yap.
Eninde sonunda kabulleneceklerdir.
-2
Mirket
(25.04.26)
Hevesiniz varsa yapın gitsin kimin ne düşündüğü çok da önemli değil, beğenmeyen küçük oğluna almasın.
+1
ekimoloji
(26.04.26)
Ben boyatmıştım pembeye.
hizliresim.com
Bir ay sonraki hali
hizliresim.com

Sonra mora boyattım hazır saçın açılmışken
hizliresim.com
Bir ay sonraki hali
hizliresim.com

Tamamen akınca da şöyle oluyor. Gri gibi.
hizliresim.com

Yani bence çok güzel oluyor ama hemen akıyor. Ayda bir boyatman lazım. Evde de boyayabilirsin ama zahmetli biraz, ben eşime boyatıyordum.
Bir de saç inanılmaz yıpranmıştı benim. Oyuncak bebek saçı gibi olmuştu. Kuaföre ya da malzemeye göre değişiyordur tabi.

Kamu olayını bilemiyorum ama dikkat çekiyor illaki. Tabi sadece alt kısımları boyatırsan kestirerek de kurtulabilirsin.

Yani doğum yaptığım bir dönem olduğu için daha fazla uğraşmamak için koyu renge döndüm sonra. 5 ay filan kullanabildim. Üstüne boyayarak daha uzun süre kullanabilirsin ama dediğim gibi sık gitmek gerekiyor.

Boya bence istiyorsan. Ama pembe yerine mor daha güzel gelmişti bana .
-1
elorelia
(26.04.26)
Benzer düşüncelerden geçtim zamanında ve hevesin varsa yap gitsin diyorum. Dikkati kesinlikle çekiyor. Hem kendini hem de çalıştığın yeri denemek için küçük bir miktarı boyayarak başlayabilirsin. Uçlara veya küçük bir tutama değişiklik yapınca geriye çevirmesi çok kolay olur ve daha az dikkat çeker. Asıl problem koyu renk açılırken saçın yıpranması ve boyanın hızlı akması oldu bende de, düzenli uğraşırım diyorsan bunlar da mesele değil.
-1
matlii
(26.04.26)
Neden saçma sapan ve nesi yadırganacak tam olarak? @elorelia her renk güzel olmuş sizde. Ben tamamını değil sadece alt kısımları boyarim orada gölge olan kısımlar boyayı alır.
+1
🌸pembediken
(26.04.26)
Farkli renk sac, piercing, dövme marjinal insan itemi. Marjinal olsan bile, bana göre, marjinal gözükmemen gerekiyor.

Insan taktigi tokadan, catal bicak kullanimina kadar her seyde disariya bir algi yayiyor. Bir ton kod var. Pembe sacin da yaydigi bir kod olabilir elbet.

Tartisma ciksin diye söylemiyorum valla. Senin sacindan bana ne yoksa. Sadece comara bak yhaa dersin ya da aklinin bir kösesine not eder gecersin.
-3
Purple life
(26.04.26)
icinizde en ufak heves var ise direk yapin. sonucu dönülmez bir sey degil
-1
oscar
(27.04.26)
(23)

Aktivist biriyle ilişki yaşar mısınız?

64654942
Muhalif olmaktan söz etmiyorum, daha aktif ve ön planda biri. Sendikalara üye olan, yürüyüşlere katılan, protestolar organize eden ve konuşmacı olan, çeşitli siyasi oluşumlarda etkinlikler düzenleyen, geçmişte İmamoğlu protestoları ve Gezi süreci nedeniyle bir süre gözaltında kalmış ya da hapis yatm
Muhalif olmaktan söz etmiyorum, daha aktif ve ön planda biri. Sendikalara üye olan, yürüyüşlere katılan, protestolar organize eden ve konuşmacı olan, çeşitli siyasi oluşumlarda etkinlikler düzenleyen, geçmişte İmamoğlu protestoları ve Gezi süreci nedeniyle bir süre gözaltında kalmış ya da hapis yatmış biri mesela. Çevresindekilere sendikal tepki verme, hakların farkında olma, örgütlenme gibi konularda baskı yapmıyor ama gaz veriyor da diyelim. Az çok anladınız sanıyorum.

Böyle biri ciddi ve uzun vadeli bir ilişki açısından size fazla mı gelir? Biraz fazla hareketli ya da belki saldırgan mı bulursunuz? Yoksa diğer şeyler yolundaysa çok da problem etmez misiniz?
-1
64654942
(13.04.26)
Her şeye atlayan birini sevmem.
-18
arbre
(13.04.26)
Kendisine saygı ve hayranlık duyarım. Başka, daha medeni bir ülkede olsak ilişki de yaşarım.

Ama bizim ülkemizde noo....

Kendisine, ailesine, çocuklarına zararları dokunabiliyor böyle bir şeyin.

Babam sağ-sol olaylarında alevi-sünni olaylarında yeterince savaş vermiş. Annemle boşanmışlar. Olan ilişkisine ve mental sağlığına oldu. Elde var sıfır.

Bizim ülkemizde "bırak sen mi kurtarıcan dünyayı" modunda takılmak lazım eğer düzenli bir hayat kurmak istiyorsan. Gerçi onu da herkes yapamıyor işte içi içini yiyor haksızlıklara karşı.
+1
ananiyimioguz
(13.04.26)
Bana fazla geliyor ya. Önyargısız şekilde söylüyorum. Bir konuda idealleri olan insanlarla vakit geçirmeyi, sohbet etmeyi, hayatına tanık olmayı seviyorum ama ben bu kadar aktif biri değilim. Kendim bu tempoyu ve ateşi kaldıramıyorum. Haliyle ilişki anlamında da böyle birini taşıyamazdım heralde. Yolu bahtı açık olsun deyip geçtiklerim oldu. İyi insanlardı.

Problem etme anlamında, ben problem etmezdim de, problem oluyor ister istemez. Böyle insanların beklentileri oluyor, normaldir heralde.
+4
akhenaten
(13.04.26)
bana çok çekici gelir. doğrunun peşinden giden ve korkmayan biri. bayılırım. bunu yazarken hangi doğruyu savunduğu önemli mi diye sordum kendime, tabi benim doğrularıma uyması lazım. bana uymayan bir doğrunun aktivistine (aynı olgunlukla davranıyorsa) saygı duyarım ama o çekici gelmez.
+1
mezzosprite
(13.04.26)
Geziye katılmış biri yükselmem için ekstra sebep olur. İmamoğlu protestoları zaten…
Apolitik, ruhsuz biri olmasındansa şöyle haksızlığa gelemeyen, elini taşın altına koymaktan gocunmayan biri olması yeğdir.
+1
ekimoloji
(13.04.26)
Diğer şeyler yolundaysa hanesine + puan yazar.
0
gabe h coud
(13.04.26)
Hayir.
-5
Purple life
(13.04.26)
Çok yorar.
+1
kizil karga
(13.04.26)
Imamoglu protestolarinda gozaltina alinmasi direkt ilgimi kaybetmeme yol acardi. Sadece gezi falan olsa problem olmazdi.
-11
ghilleinthemist
(13.04.26)
"hakların farkında olma, örgütlenme gibi konularda baskı yapmıyor ama gaz veriyor da diyelim."

Baskı yapmıyorsa güzel. bu ülkede başımıza gelenlerin sebebi karşı tarafın örgütlü olup bizim örgütsüz olmamız değil mi zaten?

Bu derece hareketli arkadaşlar biliyorum. Hatta ilgisi olan da oldu ancak "Böyle insanların beklentileri oluyor" denmiş daha önce de. Evet haksızlıklara gelemeyen bir insanım ama böyle hareketli biriyle olur mu diye bir düşünüyor insan. Sonuçta ben de bu kadar mental ve fiziksel efor harcamak konusunda kendime güvenemem.

Yine de iyi ve tutarlı bir insansa düşünülebilir. Ne derece beklentileri oluyor, yetişememe kaygısı baş gösteriyor mu? Belli bir süreç içerisinde anlaşılır zaten
+1
nerthus_
(13.04.26)
temeline marksizmi ve sosyalizmi almamış aktivizm bana boş geliyor. herhangi bir konuda ses çıkarıp mücadele edene saygım sonsuz, aktivizmi "her şeye burnunu sokmak" olarak gören köle zihniyetinden her türlü iyidir o ayrı bir şey ama ben kendi hayatımda o kadar harala güreleye gelemem kapitalizmi, mevcut düzeni hedef alamayan bir mücadele için. komünist kızla olur, onunla ilişki yaşamakla kalmam onu çok severim ve öperim ama gerçekçi olursak öyle yüreği olan kadın bana bakmaz zaten.
-2
der meister
(13.04.26)
Esas soru aktivist biri benimle ilişki yaşar mı?
+4
sekizdokuzon
(13.04.26)
Şule Aydın gibi akilli bir tipse olur, bombalar altinda sevisiriz.
ama depresyon hirkasi giyip, polise molotof atip iceri giriyorsa tesekkur eder kacarim.
solculuk parayi bulana kadardir turkiye'de..
-3
cooperr
(13.04.26)
Esas soru aktivist biri benimle ilişki yaşar mı? +1

Saygı duyarım duymasına ama karşılıklı yapamayız. Bu yönden aktif birisi olamadım.
+1
put it in your appropriate place
(13.04.26)
Sendikal faaliyette bulunan birine, diğer kriterlerden bağımsız olarak, amasız fakatsız müthiş saygı duyarım. İşveren olarak söylüyorum bunu ayrıca.

Marksist olduğunu varsayıyorum bu kişinin, öyleyse ciddi bir artı puan.
0
sailor
(13.04.26)
En güzel aşk, en güzel ilişki aktivist insanla yaşanır. Öyle bir insan asla unutulmaz.
0
rock n roll
(13.04.26)
bircogu otistik oluyor, sabah aksam sosyal ve politik meselelerden bahsedip saglam kafa aciyorlar. bu cevabimdaki otistik kelimesinden bile kurtlaniyorlar. hic isim olmaz.
-9
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(13.04.26)
yaşamazdım çünkü onun enerjisine yetişemezdim. fikir olarak okey iyi hoş ama ben evden çıkmayan biri olduğum için muhtemelen o da beni istemezdi. bi de ben öyle birkaç insan biliyorum, kendi hayatlarını tamamen bi kenara bırakarak yaşıyolar. bu da benim açımdan biraz yorucu olurdu. örneğin benim gündemim hafta sonu sevdiğim waffle cıya gitmek, onun gündemi ise eyleme gitmek olurdu ve anlaşamazdık.
+1
Sadece soruyorum
(14.04.26)
Aktivist kişi beni ne yapsın +1
0
peki madem
(14.04.26)
Aktivist insan iyidir, ilişkide insanı geliştirir, benim hoşuma gider.
0
blue rebel motorcycle club
(14.04.26)
Kendisine saygı duysam da, şahsen uzun süreli birliktelik için tercih etmem. Çünkü aktivist arkadaşlarımdan bile bir süre sonra sıkılıyorum. Hayata bakis acilari cok rigid. Her konuyu politik bağlamda değerlendiriyorlar. Her şeye muhalif ve agresif yaklaşıyorlar. Örneğin, onunla sırf kafa dağıtmak için basit bir Amerikan komedi filmi seyredemezsin. İkili ilişkilerde de davası her zaman senden daha önemli olacaktır.
+1
tekdir ile uslanmayan kiz
(14.04.26)
Arkadaşlık dahi etmem. Oy kullananlarla dahi etmem. Zaten ilişkiyle milişkiyle işim olmaz da yine de söyliyim.
-4
Batuhanolabilir
(15.04.26)
Hayır asla yaşamam. Katlanamıyorum. Sürekli bir yakınma ve isyan oluyor bunlarda..
-4
runaway
(15.04.26)
(20)

Partnerinizin kilosu

ekimoloji
Aşağıdaki estetik sorusundan esinlendim, kilo alması sizi rahatsız eder mi? Ederse kilo vermesini söyler misiniz? 3-5 kilodan bahsetmiyorum, zamana yayılarak üstüne koyarak, göbek yapacak kadar dengesiz bir kilo alımı…
Aşağıdaki estetik sorusundan esinlendim, kilo alması sizi rahatsız eder mi? Ederse kilo vermesini söyler misiniz?
3-5 kilodan bahsetmiyorum, zamana yayılarak üstüne koyarak, göbek yapacak kadar dengesiz bir kilo alımı…
0
ekimoloji
(12.04.26)
+20-30 kgye kadar varim sonrasi da sorun olmaz gibi geliyo ama bekara bosanmak kolay da olabilir
0
üğpoıuy
(12.04.26)
Eder :D söylerim
Sorry not sorry. Ben kendi kilomu da elestiriyorum bence saglik ve motivasyon icin farkindalik icin önemli. Hamile seker hastasi vs degilse az kilo aktif yasam uzun ve saglikli bir yasam icin önemli.
-2
Purple life
(12.04.26)
Eder. Şişkot ile işim olmaz. Ben nasıl dikkat ediyorsam aynı eforu, dikkati göstermesini beklerim. Self respect.
-7
gabe h coud
(12.04.26)
Eder. Söylerim. Üçü, beşi bile problem ederim.
-6
Mirket
(12.04.26)
Kilo almasına sebep olacak psikolojik bir durumu yoksa, salt hominigırtlaklıktan aldıysa söylerim. Konuyu kendi açar muhtemelen zaten illa, ben aldığı kilodan memnun olan kadın görmedim, istisnalar hariç. O açtığında ben de teşvik edici konuşurum. Bu illa göbekli kadın seviyorum sevmiyorum meselesi de değil, sevdiğin insana faydanın dokunması, destek olma meselesi.
0
Bruce
(12.04.26)
Söylerim sebeplerinden biri de sağlık.
Misal benim eşim bir kilo verse istatistik olarak zayıf duruma düşüyor ve şu anda kan bile bağışlayamiyor. Kendisi kilo almak istemiyor ama ben sağlığı için şöyle iki üç kilo alsa fena olmaz derim hep.
Bunun tam tersini de derim. Kendim kilo verip/alan biriyim ondan etkisini bilirim.
Sağlık için gerçekten önemli. Özellikle yaşlandıkça.
0
logisticsmanager
(12.04.26)
Söylemem.

Çünkü ben onun bedeni üzerinde söz hakkına sahip değilim ve ayrıca bu karşı taraf için incitici olabilir. Kendisini baskı altında hissedip, özgüven kaybı yaşayabilir. Şefkatli bir yaklaşım değil.
-1
rock n roll
(12.04.26)
Boşanmaların sebepleri arasında.
0
HellKeePer
(12.04.26)
Şişmanlık bulaşıcı bi hastalık evde bi kişi şişmanlıyorsa diğerine de muhakkak bulaşır, ben bana bulaşmasını istemiyorsam illa ki bi konuşma yaparım ama baktım ben de şişmanladıkça "hayat buymuş amk" aydınlanması yaşıyorum o zaman ben de salarım.
+2
kizil karga
(12.04.26)
Kendi kiloma takıntılıyım da başkası için aynı acımasızlığı yapmam :) Kendini rahat hissediyorsa benim için hiçbir sıkıntı yaratmaz.

Tabii ki kiloya bağlı çeşitli sağlık sorunları başlamışsa o zaman sağlıklı skalaya ulaşana kadar vermesi için teşvik ederim. Bu sağlık sorunları sadece fiziksel olmak zorunda da değil. Ruhsal anlamda da depresyona meylediyorsa, o işte benim kırmızı çizgim :D Depresif insanlar hayat kalitemi direkt düşürdüğü için ciddi bi konuşma yapardım muhtemelen :D
0
truf
(12.04.26)
Eder. Kilolu kadına tahammülüm yok
-6
runaway
(12.04.26)
Manitam yok ama bu konuyu şey yapayım. Şimdi benim Insta'da takip ettiğim bir kız var. 97 kiloymuş. Ama sporcu. İri bir kız ama yüzü çok güzel. Kilolu demezsin. Çünkü yağ almıyor, kas kazanıyor. Fit biri. Bu tip bir kilo ok. Tatlı bir göbeğe de okeyim.

Asıl olay şu. Liseden bir kızın ablasına denk geldim Insta'da. Çok kilo almış. Yüzden almış. Çirkinleşmiş. Yaşlı göstermiş. Eski hâli güzel bir kızdı.

Sağlıksız olduğu için kilo vermesini söylerim.
-8
arbre
(12.04.26)
Erkeğe ve kadına göre değişir bence.
0
Cezcez
(12.04.26)
saglik muhabbeti yapanlar ne alaka ya. o zaman her burger yiyene her alkol, sigara iceni uyarma ihtiyaci mi hissediyorsunuz? kimse bilmiyordu cunku.

rahatsiz eder, soylerim. ben en bastan soyluyorum zaten dis gorunuste cok kriterli biri degilim ama kilo hassasiyetim var. sadece kilo da degil, spor yapmasi onemli
-5
ala09
(12.04.26)
Eder, söylüyorum. Ki kız arkadaşım çalışma temposundan kilo kaybeden zayıf biri. Öyle olduğu halde birkaç kilo alayım diyor. Kas oranı yükselecek şekilde kilo alsa okey ama spor yapmadığı için yağ alacak gerek yok.

Ben ailemdeki kilolulara da biraz acımasızım, eleştiririm. Bir hastalığından bahsederse boğazını tut o zaman ne ök*z gibi yiyorsun derim. Kendim de fit olduğum için laf edemezler:)
-6
Unde bach canim
(12.04.26)
kendi kilomu da hicbir zaman sorun etmedigim icin morbid obez olmadigi sürece sorun yok.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(12.04.26)
Yediğine içtiğine dikkat eden, düzenli egzersiz yapan bir insan olarak, tüm kız arkadaşlarıma kilo alırlarsa sorun olacağını açık açık söyledim bu zaman kadar. Hiç toleransım yok bu konuda.
-5
synesthesia
(13.04.26)
Eger rahatsiz oluyorsaniz, soyleyecekseniz bile kalbini kirmadan soyleyin. motive edin, destek cikin bu donemde. Olayin sadece gorunus degil saglik acisindan da onemli oldugunu vurgulayin.
-1
acelaacedebela
(13.04.26)
butun siskolar eksi basmak icin firsat kollamis, topunuz gelin:)
oncelikle biriyle sevgili/es olma istegimi net etkiler.
hastaliktir, depresyondur, gecici seyler ise muhim degil, derttir cekilir. yazin kisin +-5 kilo alinir verilir hic muhim degil.
yalniz keyfine gore yiyorsa yani bir yasam tarzi haline geldiyse soylerim. sadece fazla kilo degil gerci, bunun tam tersi de gecerli. saglikli kilosundan 20 kilo uzaksa olmaz.
+2
companion
(14.04.26)
Kilo vermesini söylerim, vermesini beklerim, aksi takdirde sorun olur.
0
Amaranta ursula
(14.04.26)
(6)

Bir Türlü Olmayan Yeşil Zeytin

rock n roll
SelamlarHayatımda ilk defa yeşil zeytin kurdum Eylül ayında. Fakat hala taş gibi. Bu zeytin ne zaman olacak?Markette, teyzenin biri alıyordu ben de ona sordum nasıl yapılıyor diye. Tarif etti ve 1 ayda oluyor dedi, hatta komşusu 15 günde yapmış. Benimki 7 aydır olmadı. Sizce sorun ne?
Selamlar

Hayatımda ilk defa yeşil zeytin kurdum Eylül ayında. Fakat hala taş gibi. Bu zeytin ne zaman olacak?

Markette, teyzenin biri alıyordu ben de ona sordum nasıl yapılıyor diye. Tarif etti ve 1 ayda oluyor dedi, hatta komşusu 15 günde yapmış. Benimki 7 aydır olmadı. Sizce sorun ne?
0
rock n roll
(10.04.26)
iyi işte sen ne olmasını istiyorsun çürüsün mü?
15 günde olan çizik, kırık zeytindir.
sen nasıl yaptın ?
0
parka
(10.04.26)
Bıçakla çizik attım, kavanoza koydum, üzerine su ekledim. İki günde bir suyunu değiştir dedi. Yapıyorum ama olmuyor.
0
🌸rock n roll
(10.04.26)
acı suyu gidene kadar su değiştiriyorsun. sonra tuz atıp zeytini kuruyorsun. uzun süre de kapağını açmıyorsun.
+1
parka
(10.04.26)
Aşağıraki tarif kırma zeytin içindir. Çizik için büre biraz uzatılabilir.
15 gün, günlük su değiştirilip acılığı alınıyor. Sonra 5'lik bir bidon dolusu zeytin için bir su bardağı kaya tuzu ve bir yemek kaşığı limon tuzu katılıyor.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(11.04.26)
Ben sizin sorunuzu çok uzun zaman önceden hatırlıyorum. Çok ilginç gerçekten, bu kadar sürmemesi gerekiyordu. Bir terslik var gibi.

Çizik atarken çekirdeğe kadar yardınız değil mi zeytini? Yoksa sadece dış kabuğunu mu yaraladınız? Öyle bile olsa şimdiye olması gerekiyordu gerçi. Hiç tadına baktınız mı? Acı mı hala?
0
akhenaten
(11.04.26)
Evet çekirdeğe kadar yardım. Sert ve acı.
0
🌸rock n roll
(11.04.26)
(15)

katkı maddeli ürünlere/gıdalara bakışınız

MtKrt
kahvaltılık ürünler olsun, soslar vs olsun içeriğine dikkat ediyor musunuz?özellikle içeriğinde koruyucu, kıvam arttırıcı, asitlik düzenleyici ve renklendirici olan ürünlere bakışınız nasıl?yeni bir sos veya farklı bir marka denemek istediğimde bu aralar içeriğine daha çok dikkat ediyorum. eskiden u
kahvaltılık ürünler olsun, soslar vs olsun içeriğine dikkat ediyor musunuz?
özellikle içeriğinde koruyucu, kıvam arttırıcı, asitlik düzenleyici ve renklendirici olan ürünlere bakışınız nasıl?
yeni bir sos veya farklı bir marka denemek istediğimde bu aralar içeriğine daha çok dikkat ediyorum. eskiden umursamazdım ama nedense bi korku başladı. kahvaltılık sosta yukardaki 3 madde vardı. keyfim kaçtı.
Alınır mı ? yoksa direkt çöp mü?
0
MtKrt
(10.04.26)
Koruyucular icat edilmeseydi insanlar açlıktan ölürlerdi herhalde günümüzde kime nasıl yemek yetiştireceksin tavşan gibi ürüyoruz, bunlara takılı kalmak biraz ılık götlülük bence, günde 2 paket sigara içen içki tüketen insanlar yeri geliyor bu koruyucuları bokluyor bunların çoğu ihtiyaçtan ortaya çıkmış şeyler, ha çok kafanı karıştırıyorsa sosu da almayıver.

Senin için demiyorum tabii öyle anlama, toplumumuzda genel olarak böyle bir algı var.
+5
kizil karga
(10.04.26)
yani şöyle, temiz içerikli alternatifi kolay bulunan şeylerde çok dikkat ediyorum, mesela peynirde katkı maddesi olanlar var olmayanlar var, mutlaka etiket okuyorum. yumurtayı organik alıyorum. ama zaaflarım var, bazı atıştırmalıkları çok seviyorum ve içerikleri çöp de olsa bazen alıyorum, daha iyi içerikli olanları kesmiyor züber falan.
+1
mezzosprite
(10.04.26)
içerik okuyorum, kaliteli olanını almaya çalışıyorum ama tabii ki tam kurtulamıyorum. sebze ve meyveye dikkat ediyorum yalnız. yakınım tarımla uğraştığından kullanılan pestisitleri, miktarlarını, ve türkiye'de sirkülasyonda olan ürünlerin kalitelerini hep anlattığından bu konuda titizim. durum vahim çünkü.
+1
eileengray
(10.04.26)
yilda birkac kere disinda iceriginde bu tarz seyler olan yiyecek almiyoruz. bir tek esimin sriracha sevgisi var, onu katkisiz bulamadim. bu ara onu da almiyoruz ama.
0
lemmiwinks
(10.04.26)
Çocuk sahibi olduktan sonra daha çok dikkat etmeye başladım, içeriğini mutlaka okuyorum bilmediğim bir madde yazıyorsa yapay zekaya soruyorum.
0
ekimoloji
(10.04.26)
her gun kesin tukkettigim seylerin temiz olmasina gayret ediyorum ve icerik okuyorum evet. ama ayda yilda bir makarnaya ozel sos filan yapacaksam o kadar takilmiyorum. genel olarak icerikte sadece koruyucu olan urunlerle bir derdim yok (tursu mesela), ama mesela aroma vericiler coksa (dogal yapay fark etmeksizin) aldigim urunun kaliteli olmadigini dusunuyorum. hem koruyucu, hem renklendirici, hem kivam arttirici, hem aroma verici olunca aldigim urun aslinda aldigim sey degil, bambaska bir sey diye dusunuyorum, duzenli almiyorum.
0
taurina
(10.04.26)
bir süredir dikkat ediyorum fakat bir yere kadar oluyor. bir aydır falan biraz salmaya başladım çünkü yemek yemekten aldığım zevk azalmaya başladı. koruyucusuzun alternatifini bir şekilde bulabiliyoruz ya da doğrudan yememe şansımız var ama beni asıl rahatsız eden pestitit, tarım ilacı dolu sebze meyveler oluyor. organik mi emin olamıyorsunuz, fiyat farkı fahiş oluyor bazen.
0
black holes in the sky
(10.04.26)
sadece kalorisine dikkat ediyorum. yüksekse almıyorum.
0
yurtsuz john
(10.04.26)
hiçbir şeye dikkat etmiyorum, üç gün fazla yaşamışım az yaşamışım umrumda değil.
0
yap desem yapmazsin he
(10.04.26)
Yap desem yapmazsın he +sonsuz

Sadece anlık zarar verecek ürünleri/maddeleri eliyorum. Mideye rahatsızlık verenler gibi.
Bir de lezzet açisindan doğalına alışık olduğum reçel gibi ürünlerin hazirini almıyorum. Çok yapay bir tat geldiği için.
0
egerbiryolcu
(10.04.26)
Her gün tükettiğim bişi değilse bakmıyorum. Hayatı o kadar sevmiyorum.
+1
Bruce
(10.04.26)
Yediklerime dikkat ettiğim bir dönemde değilsem çok incelemem lezzet odaklıyım.
Eğer dikkatli olduğum bir dönemdeysem paketli gıdaların hiçbirine güvenmem ve tüketmemeye çalışırım, paketli gıdaların tamamını direkt “zararlı” kategorisine atıyorum.
0
mutekebbir
(10.04.26)
Ben de çok önemsiyorum bu konuyu. Kendim yapabileceğim her şeyi kendim yapmaya çalışıyorum. En son zeytin kurdum mesela ama daha olmadı. Eylül ayında kurdum ve umudum kalmadı 😂

Veganım ve sürekli etiket okumakla ömrüm geçiyor. Katkı maddesi konusu da önemli benim için. Katkı maddesiz bir şey bulamıyorsam ve almam gerekiyorsa o katkı maddesinin de hayvansal olmaması gerekiyor. O sebeple etiket okumaktan artık görme yetimi kaybetmekten korkuyorum.
0
rock n roll
(10.04.26)
cok onemsiyorum. kesinlikle almam. hatta nutri-score'a bile bakiyorum ve bir urun c skoru altinda aliyorsa almiyorum. yani abur cubur bile yiyeceksem c olanini seciyorum. istisnalar olabiliyor. ornegin yeni, enteresan bir urun deneyeceksem onemsemebiliyorum.

link: en.wikipedia.org
0
Sour
(11.04.26)
olabildiğinde uzak durmaya çalışıyorum. yani düşmanca bir tutumum yok, hazır gıda tüketmemeye çalışıyorum.
0
mikahakkinen
(11.04.26)
(15)

Dolandırılma riskiniz yüzde kaç?

sekizdokuzon
Benim sanırım epey yüksek ama bir şekilde Allah koruyor. Teker teker örnek verirsem cidden durumun vehametini anlarsınız (39 yaşında, 33 yaşındaki adama sugar mummy oluyordum az daha), o yüzden çok ayrıntıya girmeyeyim. Sizin dolandırılma riskiniz ne boyutta? Teşekkürler.
Benim sanırım epey yüksek ama bir şekilde Allah koruyor. Teker teker örnek verirsem cidden durumun vehametini anlarsınız (39 yaşında, 33 yaşındaki adama sugar mummy oluyordum az daha), o yüzden çok ayrıntıya girmeyeyim.

Sizin dolandırılma riskiniz ne boyutta? Teşekkürler.
-2
sekizdokuzon
(09.04.26)
hacklenme, linke tıklama şeklinde ise o olabilir ona hiç güvenmiyorum. ama telefonla ya da bir şey alırken vesaireyse yani çok da %0 diyemem ama hadi çok çok iyi bir dolandırıcılıksa %30 diyelim.
0
matilda
(09.04.26)
benim de yüksek. herkese inanıyorum maalesef. yalan söylediğini bildiğim halde ama böyle söylüyorsa doğrudur yaa diye düşünüyorum. zalaklığım karşısında bana acıdıklarını ve fazla dolandırmadıklarını düşünüyorum ya da kısaca allah koruyor bir şekilde sanırım
+1
euteamo
(09.04.26)
su yasima kadar dolandirilmadim ama tamamen sans eseri. %90 falan diyorum

sans eseri yasiyoruz. birisi beni bir sey sanip arkadasimin sesiyle beni arasa 'fakyoras paraya ihtiyacim var banka hesabima ulasamiyorum' dese, istedigi hesaba para yollarim :/

Allah koruyor+1
+2
fakyoras
(09.04.26)
0.000000000001
Beynimi mantığım esliginde kullanabiliyorum
+1
artıküyeolmakistiyorum
(09.04.26)
sıfır diyemem ama oldukça düşük olduğunu düşünüyorum. 25+ yıldır ticaret yapıyorum görmediğim çok az şey kalmıştır.
+1
orpheus
(09.04.26)
Ben çocuk doğurduktan sonra zekam %70 azaldı. Her an biri beni doladırabilir. Eşime de tembih ediyorum beni kolla her an her şey yapabilirim diye :/
+1
yenibirgüzelnick
(09.04.26)
her kararı yapay zekaya sorun, geçen beni 2 kez kurtardı Fiat yetkili servis tarafından dolandırılıyordum
0
fatihdr
(09.04.26)
Ben bi oran veremiyorum çünkü dolandırılma tekniği çok fazla. Yani birinden yırtıp diğerinde tökezlenebilir. İnsan yoğunluk/uyku sorunları/ aşırı iş yükü/hayat sorunları vs sebebiyle her an ayık olmuyor.

Her şekilde kendini koruduğunu düşünsen bile mesela geçen redditte okuduğum bir olay vardı. Kızın biri bi kozmetik sitesinden alışveriş yapıyor ve bankamatik kartıyla ödeme yapıyor. Nasılsa 2FA korumalı diye. Ödeyeceği miktar uygulamaya düşüyor, diyelim ki 15 eur ve buna onay veriyor. Ödeme yapılıyor ama sonra uygulamadan hesap özetine bakıyor ve görüyor ki üst üste 50 eur, 150 eur gibi gibi bir sürü para çekilmiş. Yani sözde 2FAın koruması gerekirdi, bu ne şimdi :D?! Hani her şeyden kendini korusan, böyle bir olay yaşarsın yine dolandırılırsın.

Onun için korkumdan Amazonda ya da ürünün kendi mağazasında pahalı falan olsa bile 3-5 başka yerlerden kısıp gidip oralardan sipariş edip alıyorum.
0
truf
(09.04.26)
dolandırılmanın seviyesine bağlı bişey bu. çok büyük zarara uğramaktan bahsediyorsak yine 0 diyemesek de 0.000000000001% +1 (bkz: swh)

ama küçük küçük dolandırılıyoruz, bazen farketmeyeceğimiz bazen farketsek de kabulleneceğimiz şekilde. arabaya teyp aldım mesela android 14 diye satılıyor, olmadığını biliyorum sahte yazılım ama yine de alıyorum çünkü piyasadakilerin neredeyse hepsi böyle... iş görecek seviyede bir cihaz, fiyatına göre çok kötü tercih değil diyip geçiyorum. aynı fiyatlara bundan çok daha kötüsü de var piyasada.

ipl cihazı aldım, 999999 atım ömürden bahsediyor, palavra ama gerçekçi olarak 100k'ları görebilir ben bunu 1m değil 100k sayarak yine mantıklı bulup aldım. 15k civarı da kullandım yıpranma var ama çalışıyor hala. etkisini de gördüm. yine teknik olarak dolandırıldım aslında dimi?

jeneratör aldım pazarlamada 3 kw algısı yaratmaya çalışıyorlar, model ismi bile 3000'li teknik detaylarında gizleniyor kva cinsinden peak güç olduğu 80% power factor üzerinden belirtildiği aslında 3kva ürünün devamlı gücünün 2000watt olduğu. bunu da almadan önce araştırıp öğrensem de aldım çünkü 2kw jeneratör benim işimi görüyor bu kapasitedeki ürün için de aldığım fiyat makuldü.

fason birçok üründe kötüsü de çok iyiyim diyor iyisi de çok iyiyim diyor. kötüsünün iyisinden pahalıya satıldığı yerler de oluyor, hiç işe yaramayacak çöpler de oluyor. arada f/p ürün bulursun hala pazarlaması palavra doludur şişirmedir aslında o da dolandırıcıdır ama fiyatına göre gerçekten iş gören bir ürün alabilirsin. bu durumda göz göre göre bilsem de alıyorum.

bir de şimdilik yaşamadım arabayı daha yeni aldım ama sanayi esnafı hakkında gördüklerim okuduklarım korkutuyor :D düzgün usta yok gibi bişey, orada da az dolandıranını bulup kabullenip geçebiliriz şanslıysak. neyseki kronik sorunlu pahalı bi araba değil. ama korkudan ufak işler için bile sanayiye gidemiyorum tanıdığın ustasına birlikte gideceğim şehir dışında vakit bulunca. şimdilik alt takımdan gelen tıkırtılar eşliğinde sürmeye devam :D
0
konetsu
(09.04.26)
Büyük konuşmayayım yine şaşar beşer ama düşük. Genel olarak kimseye pek güvenmem “işin içinde kahbelik olabilir” diyen dayı gibiyim. Ayrıca param kıymetlidir, dikkatli harcarım, borç alma vermeyi sevmem.
Bir kaç kez de annemi dolandırılmaktan kurtardım, yaş tahtaya basmam kolay kolay.
0
ekimoloji
(09.04.26)
sms ile %0 çünkü hiç okumuyorum.

çaldırıp kapatan kimseyi geri aramam. anında açtıysam ve ses gelmediyse bekleyemem kapatırım. taahhüt süreniz bitti diye arayanlara asla inanmam kapatırım çat diye.

whatsapp'tan yazanlar da çok belli ediyor kendini. direkt engellerim.

her türlü internet alışverişlerimde de çok detaycıyım. marka takıntım da var.

beni dolandırmak çok zor gibi ya.
0
batlegolas
(09.04.26)
Temkinliyimdir aslında ama insanız en nihayetinde asla dolandırılmam diye büyük konuşmak istemem.
0
rock n roll
(09.04.26)
Ben kül yutmam.
-2
michael_knight
(09.04.26)
Birinin beni herhangi bir konuda kandırması bir dakikasını alır.
Bi an var o ana denk gelirse eyvah eyvah, beynim durur, düşünemem, söylenen her şey aşırı mantıklı gelir.

Bir gün çalıştığım iş yerine bir adam geldi anlattı anlattı anlattı telefonuma bir şey yüklemeye çalıştı beceremedi ben bunu alayım da bi baktırayım dedi tamam dedim tam giderken telefon çaldı alıp açtım patronumdu anlattım o anki durumu ona, telefonu adama vermekten vazgeçirdi beni adam söylene söylene çıktı gitti.
Sonra gelen maile baktım “iphone'umu bul özelliği kapatıldı” diye mail gelmiş.
Saniyeyle kaptırmadım, telefonu birazcık geç arasa yandım.
0
mutekebbir
(09.04.26)
Birine guven eşiğim çok düşük. Genelde çok şüphe duyarım geçmiş deneyimlerim sağ olsun:/ Sanki telaşlı, koşturmacalı bir halimde dolandirlmam daha olası.
0
Amaranta ursula
(09.04.26)
(56)

Eşimin dengesiz tavırları hakkında

sacrilegious
Yaklaşık 1 ay önce doğum yaptım, ailemden veya eşimin ailesinden herhangi bir destek alamadık ve tahmin edersiniz ki halüsinasyon görecek derecede uykusuzum. Eşimin bu süreçte elinden geleni yaptığını düşünüyordum ve devamlı desteği içşn kendisine teşekkür edip iyi bir eş ve baba olduğunu söylüyordu
Yaklaşık 1 ay önce doğum yaptım, ailemden veya eşimin ailesinden herhangi bir destek alamadık ve tahmin edersiniz ki halüsinasyon görecek derecede uykusuzum. Eşimin bu süreçte elinden geleni yaptığını düşünüyordum ve devamlı desteği içşn kendisine teşekkür edip iyi bir eş ve baba olduğunu söylüyordum. Gerçekten bazı günler öğlearası işten eve gelip çorbaydı ütüydü öyle şeylerle uğraştı yani. Hakkını yiyemem diye düşünüyordum. Çok yorulduğunu biliyorum ama bu süreçte sadece ikimiziz ve bebişte kolik sancıları başladı asla uyumuyor sürekli kucakta olmazsa ağlıyor vs günde 3 saat bile uyuyamıyorum 10dkdan fazla oturamıyorum inanılmaz yoruluyorum.

Canımı sıkan şey şu: dün iki kedimizden biri eşimin elini çizmiş ben de bunu duyunca diğer odadan seslenerek dedim ki ha evet geçen hafta konuşmuştuk bu hafta onların da vet.e gitmesi lazım tırnaklarını da keserler dedim tamam diye seslendi sonra duymayacağımı düşünerek sikecem kedisini de falan filan diye koridorda sinirli sinirli bi şeyler söyleyip pat küt bi şeylere vurarak yürümeye başladı.

Bugün de o işten gelince bebişi yıkadık falan dışarıdan yemek söylemiştik ama yiyemedik soğudu. Bu arada ben bebeği sakinleştirmeye çalışırken işle ilgili bi telefon gelmiş biri onun görevi olmayan bi şey için ona fırça mı ne atmış sinirliydi. Bana sen geç uyu biraz istersen dedi. Ben de öğlen yanlışlıkla mama termosunu açık bırakıp yatağa koymuşum alez dahil herşey ıslandığı için Çarşafları vs kaldırmıştım ama temizleri sermeye vakit bulamadım. Yatak nevresimsiz olduğu için dedim ki yardım edebilir misin nevresimi serelim. Dikişlerden dolayı yorgan ağır gelecekti bi de ıslak falan. Bir anda oflayıp yine söylenmeye başladı sanki demişim ki hadi kuştüyü yastıklarımızı kabartıp yatağımıza ipek nevresimler ütüleyip serelim. O sinirle yorgana geçirirken nevresimi cart diye yırttı. Şaka değil. Yani böyle yırtıyorum diyerek yırtmadı. Bir ucundan ben tutarken çekti ve sonra parmağım takıldı özür dilerim dedi. İşte bu hareketleri beni çok korkutuyor ama bir anlam da veremiyorum. Hem her sabah bana yiyebilmem için sandviç meyve falan hazırlayıp işe öyle gidiyor hem de yapılması gerekn bir şeyi söylediğimde bir anda aşırı gerilmesi bi şeylere vurması falan beni çok geriyor. bi şey istemeden önce elli kez düşünmek zorunda kalıyorum acaba bunu istesem yine sinirlenir mi diye. Bu yaşadığımız nedir? Ben mi abartıyorum. Söylediğimde ben de insanım yoruluyorum falan diyor. Yine de normal mi bu? Siz olsanız napardınız? Çözümü var mı merak ediyorum.

Teşekkürler
-6
sacrilegious
(08.04.26)
hareketler bana dengesiz gibi gelmedi. o da sen gibi yorulmuş ve bunu da sana söylemiş zaten. o sana yardımcı olmaya çalışıyor anladığım kadarıyla, sen de onu darlama boşuna.
+14
osssy
(08.04.26)
bence sebebi de cözümü de belli.
sadece siz yorulmuyorsunuz. o da yoruluyor.
yardimciya ihtiyaciniz var. eve gelip haftada bir nevresim degistirsin, ütü yapsin, banyoyu mutfagi ciflesin.
annenizi ve kayinvalidenizi ayarlayin, haftada bir yemek getirsinler.
isten ögle arasi cikip eve gelip yemek yapan adamin asabinin bozulmamasi mümkün degil. robot mu bu?
aileden destek almamak övünülecek bir sey degil. aileyi sömürmeyin elbet ama destege ihtiyac duyulan anlarda bunu dile getirebilmek gerek.
+14
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(08.04.26)
herkes çok yorulmuş.
destek lazım. çocuk kolay iş değil. ailelerden destek isteyin.
+6
jelly bear
(08.04.26)
ikiniz de yorulmussunuz. normaldir. o surec biraz sancili geciyor. bence yapilacak en onemli sey esinizle bu durumu konusmak. tabii boyle duzgun bir iletisiminiz varsa...
0
Sour
(08.04.26)
Aile büyüklerine muhtaç olmayan, evinde aile büyüğü istemeyen kişilere kulak asmayın, aile büyüklerinden yardım isteyin.

'Dengesiz tavır' sözü kulak tırmalıyor. İşyeri sorunlarına rağmen çok gayret ediyor. Siz de yoruluyorsunuz, tamam da, daha anlayışlı olun karşılıklı.
0
Mirket
(08.04.26)
Allah allah, okuyunca ben de adamın neden mutsuz olduğunu anlamadım. Bence herkesin hayalinde öğle arasında eve gelip ütü yapıp sonra tekrar işe dönmek, akşamına da nevresim geçirmek vardır. Çok garip. Beyefendinin adı Dobby mi bu arada?
+1
huladancer
(08.04.26)
Ikiniz de cok yorgunsunuz gibi geldi.

Bir de erkekler sunu yap bunu yap denmesinden hoslanmiyor. Yapamiyormussun gibi yapicaksin, rica minnet edeceksin falan. Paşalara öbür türlü emir gibi geliyor.
-5
Purple life
(08.04.26)
Bunu yazana kadar sürekli her şeye koşturan adamla oturup konuşsan bu kadar vakit kaybına gerek kalmayacakti.
+4
artıküyeolmakistiyorum
(09.04.26)
Bazı cevapları anlayamdım. Napmam bekleniyor mesela? Heralde eşim yorgun nevresimsiz yatayım demeliydim. Bilmiyorum yani aileler kendi derdinde ve evde sürekli bi şey yapılması gerekiyor, dev bir task list var tüm gün. Haftalık temizliğe gelen bir abla vardı ama tam zamnlı işe girmiş doğum yaptığım gün.

Eşimin yorgunluğunu gerçekten anlıyorum ama herşeye bu kadar yardımcı olurken arkasını dönünce kedilere sövmesi ya da sinirden dolaplara vurması bana dengesizlik gibi geliyor. Hiç yapmasın o zaman daha iyi yani
-13
🌸sacrilegious
(09.04.26)
Bence normal değil ya. Çözümü bilmiyorum. Onun bu hareketlerinin seni gerdiğini söyle. Dikkat edebilir.
-8
arbre
(09.04.26)
Hiç yapmasın daha iyi ise o halde ondan bir süre ev işlerinde yardım isteme ve dinlenmesini söyle. Problem çözüldü.
+2
osssy
(09.04.26)
Kolik bebeğe bakmak kolay bişi değil, başına gelmeyen anlamaz. İkiniz de yorulmuşsunuz, destek almanız lazım. Temizliğe gelen abla tam zamanlı işe girdiyse başka birisini ayarlayın. En azından temizliği ütüyü falan düşünmezsiniz. İlk aylar biraz zorluyor ama giderek kolaylaşıyor, bunaldığınız zaman bu dönemlerin geçici olduğunu hatırlayın
+8
kullanicadi
(09.04.26)
Eşini haksız buldum. Şöyle ki; yorgunluk meselesinde sen artı 9 ay daha fazla yorgunsun. Bu süreç hiç kolay değil; hormonlarından tut bütün mekanizmaların komple değişiyor. Bedenin yoruluyor, ruhun yoruluyor. Bir bebek taşıyorsun bedeninde.

Doğuma giderken ölüm riski sende mesela.

Doğum yapmışsın; dikişlerin var. Hareket kabiliyetin sınırlı. Oturamıyorsun, kalkamıyorsun. Bütün gün devamlı ağlayan ve asla susmayan bir bebek var. Sıkıldım, bunaldım, yoruldum deme lüksün yok.

Bir iş yaparken bir şeylere vurup, söylenmesi yanlış. Bir de lütfen artık erkekler iş yaptığında " yardım ediyor" cümlesini kurmasın kimse, çok rica ediyorum. Ayrıca görevi olmayan bir konuda, yapılan bir hata ya da her neyse kendisine fırça atıldığında patronuna ya da bu fırçayı atan her kimse mesela kedilere söylediği sözü o kişilere de söyleyebiliyor mu ya da iş yerinde bir iş yaparken sinirlenip sağa sola vurabiliyor mu? Cevap muhakkak ki " hayır" o zaman evde de yapmayacak.

Bu arada bebeğinize sağlıklı ve mutlu bir ömür dilerim.
+1
rock n roll
(09.04.26)
erkekler erkekleri koruyor diye düşünme. ben kadınım. bence adam gayet normal. bebek ve kolik deyince ben bile buradan gerildim. adam hem işe gidiyor, hem sana da gayet destek oluyor. arada yorulup öf demesi de hakkıdır. bebek ağlaması çok aşırı sinir bozucu bir ses. ben metrobüste 10 dk dayanamıyorum bebek zırlamasına. aşırı rahatsız edici bir ses.

bu dönemlerde alıngan olmamaya, kavga çıkarmamaya bakın ikiniz de. yoksa elinizde 1 yaşında bebenizle mahkeme salonunda bulursunuz kendinizi.

öfkesi, kızgınlığı size değil. sizden bıkmadı. bebekten de bıkmadı. sadece hem işe, hem size, hem eve, hem bebeğe yetişmekten yoruldu. iş yerinde de zaten onun görevi olmayan ek işler de yüklemişler. adam kaç parçaya bölünsün? taş olsa çatlar. siz de hormonlardan dolayı alıngan ve duygu yüklüsünüz. en azından normal mi dengesiz mi diye sorgulama yapacak bilinçte kalabilmişsiniz. gerçekten normal eşinizin hali.

ben aile büyüklerinden destek istemeyi doğru bulmuyorum. dinlenmesi gereken yaşta yaşlı başlı insanlara yük olmamak gerekir. kimse bedavadan yardım etmek zorunda değil. bence eve acilen başka bir yardımcı, gündelikçi bulun.

hem bazen de nevresimsiz uyuyun bir şey olmaz. bu yoğunlukta, yorgunlukta ve gerginlikte nevresim şart değil. uyduruktan bir çarşaf serin kenarlarını bile geçirmeden, yorganı da kılıfsız üstünüze atıverin. bu lohusalık döneminde titizliğin lüzumu yok. ikinizin de hali enerjisi yok zaten. bırakın dağınık kalsın. aranız bozulacağına ev dağınık kalsın cidden.
+1
art cat chocolate
(09.04.26)
Böyle konularda genelde kadınlar haklı olur ama siz bu kadar haksız çıkmayı nasıl becerdiniz hayret?
Bu adam da robot değil en nihayetinde iş stresi bir yandan kolik bebek bir yandan… sizi de uykusuzluk germiş belli ki. Yapabileceğiniz en mantıklı şey acilen bir yardımcı bulmak tabi imkanınız varsa.
+4
ekimoloji
(09.04.26)
Ben de hamileyim. Allah razı olsun eşim elinden geldiği kadar yardımcı oluyor. Yaşadıklarınız beni korkuttu yalan değil ama eşiniz de size bence gayet de yanınızda oluyor. O da yorulmuş ben de bunun anlıyorum. Bence bir büyüğünüzden yardım isteyin ya da profesyonel bir bakıcı ayarlayın yarım gün de olsa acil olarak
+2
Hallegadola
(09.04.26)
Bebek + kolik kelimelerini birarada duyunca ben bile duvari yumrukladim simdi. Bikac ay cok sancili gececek ama gececek <3 2. ayda bi rahatlama, 4. ayda bi rahatlama yuklenecek. Herkesin dedigi gibi birilerinden yardim almak gerek.

Hatta sunu soylim esin ortalamaya gore iyi durumda bile :') ev isi yaptigi icin demiyorum, bebekle ilgili de boyle gorunuyor. Verdigi hicbi tepkiyi ustune alinma. Ama boyle yapman beni uzuyor ya da strese sokuyor diye anlatmalisin. En azindan ne hissettiginizi anlatmaya alan acmis olursun
+4
üğpoıuy
(09.04.26)
Aileden destek alınmasını doğru bulmayan arkadaşlara sormak istiyorum, o halde aile neden var? Sadece iyi gün dostu mu bunlar?
Emekli insanlar. Haftada bir gün uğrayıp 3-4 saat evi toplasa, bir yemek yapsa, buzluğa köfte atsa emekliliğine de dinlenmesine de halel gelmez merak etmeyin. Aksine insanlar çocuklarına yardım edebildikleri için mutlu olurlar.
Çocuklarını sırtlarında taşısınlar demiyoruz ama bırakın da insanlar loğusalıklarında aileden toplum baskısı hissetmeden yardım isteyebilsin bir zahmet.
Ayrıca nevresimsiz yorgan kılıfsız falan iş geçiştirip yatmaları evin zamanla daha da batıp işlerin çığrından çıkmasına sebep olur. Gece çocuğun bezinden sızma oldu, nevresim de yok, ne yapacak kadın? Koca yorganı kuru temizlemeye göndermekle mi uğraşacak bir de? İş salmak iş yaratır.

Annenizi gündelikçi yapmayın elbet, ama söyleyin, haftada birkaç saat uğraşın. İşlerinizi görsün. Sadece ortalığı toplaması, bir kap yemek yapması bile hayat kalitenizde çok şey değiştirecektir. Bir de haftalık kadın tutun, evin temizliğini, ütü işlerini falan yapsın.
+3
alice in potatoland
(09.04.26)
Eşinize aşırı yük binmiş ve adam bunu artık mental olarak kaldıramıyor. Ona da alan açın. Çok iyi biliyorum sıkılmış bıkmış yorulmuş bir adam modu. Bu süreçte size ekstradan yük bindirecek işleri kaldırın. Önemlileri önceliklerindirin. Zaten hayatınızda olağanüstü hal ilan edilmiş mesela kedi bir ugraşınız olmamalı. Sahiplendirin gitsin. Yükünüzü hafifletecek destek alın Anne veya yardımcı olabilir. Adama yüklenmeyin zaten bir iş hayatı var kendi içinde stresi var. Rahat bırakın biraz. Yoksa babasız bebek büyütürken bulursunuz kendinizi
-7
limonlu eksi
(09.04.26)
eğer erkeklerin emzirme yetisi olsaydı, kadınlar emin olsun çocuğu erkekler emzirirdi. bu net bir tespittir. bu dönemin erkekleri yani bizler atalarımızın milyonlarca yıl kadınları ezmesinin cezasını çekiyoruz.
0
mikahakkinen
(09.04.26)
hemen hemen herkes aynı şeyleri yazmış. ben de bir baba olarak yazmak isterim.

eşinizin davranışları dengesizlik değil. erkekler de insan, bizim de duygularımız, sinirlerimiz var. evet anne 9 ay taşımmış, doğum yaparken ölüm riski falan ama biz burada sıkıntı yarıştırmıyoruz ki, sen çok sıkıntı çektin, senin hakkın, ben bir şey yapmadım o zaman sıkılmaya hakkım yok. böyle bir dünya yok.

bebekle, özellikle de kolik bebekle ilgilenmek oldukça yorucu ve sinir bozucu bir süreç. baba da bu süreçte epey yorulmuş ve sinirleri bozulmuş görünüyor. bunaldığı yerde pasif agresif bir şekilde, kimseye zarar vermeden kendi kendine söverek, kırıp dökmeden sağı solu yumruklayıp sinirini sıkıntısını atmaya çalışmasında bence bir problem yok.

kediye, size, veya bebeğe doğrudan bir şey yapmadığı sürece buna dengesizlik diyemeyiz. o da yorulmuş, o da bunalmış.

bunun bebekle de ilgisi yok, her zaman olabilir bence. benim de kedim var, geçen gün son derece yoğun ve yetişmesi gereken sıkışık bir zamanımda çok sırnaştı, yaş mama vereyim dedim. tabağını aldım, mamayı koydum, tam önüne koyacakken çok canı çekti herhalde, elime atladı ve döktü hepsini. o sıkışıklığımda en az yarım saatlik temizlik çıkardı bana. nereden baksam yarım saat sövdüm kediye. koca herif oturup ağlayacaktım sinirimden. noldu yani şimdi ben dengesiz mi oldum, sıkışık anımda durduk yere iş çıkarmasına sinirlendim diye.
+10
kibritsuyu
(09.04.26)
Aslında sinirden sağı solu yumruklaması, söylenmesi ve öfke patlamaları yaşaması o evde yaşayan herkesi sıkıntıya sokar. Anne, bebek, kedi rahatsız olur.

Düşünsene evde sinir küpü gibi gezen biri var. Anne diyor ki" kızar mı, sinirlenir mi diye bir şey istemiyorum, söyleyemiyorum".

Gerekirse sıkıntı da, zorlukta yarıştırılabilir. 9 ay boyunca annenin hayatı tepeden tırnağa değişiyor, o süreçte erkek her zamanki gibi hayatına devam ediyor. Anne doğum yaparken evet ölebilir ve bu sıradan bir durum değil.

Başka zorlukları da var. Belki yemek yemek için bile eşinin eve gelip çocukla ilgilenmesini beklemek zorunda, tuvalete bile bebekle gitmek zorunda. Banyo yapamıyor, saçını bile tarayamıyor. İki saatte bir bebeğini emzirmek zorunda, sık sık bez değiştirmek için uykudan kalkmak zorunda, daha bebek çok küçük o sebeple bebeğin güvenliği için devamlı kontrol etmek zorunda. Bak halüsinasyon görecek kadar uykusuzum diyor bu çok ciddi bir şey. Şu an lohusa bir de.

Bütün bu olumsuzluklara karşı yine de nazik ve kibar bir şekilde bir şeyler istiyor. Anne daha büyük sıkıntı yaşıyor olmasına rağmen otokontrol sağlıyor, sağı solu yumruklayip , saçma sapan şeyler söylemiyor.

Erkek bu hallerini iş yerinde sergileyemiyor çünkü bunun bir yaptırımı olacağını biliyor. Demek ki aslında öfke kontrolü var sadece karşılığı olacak durumlarda bu otokontrole sahip. Aynı şekilde isterse evde de davranabilir.
-2
rock n roll
(09.04.26)
@rock n roll

O kadar haklısın ki. Kadıncağız uykusuzluktan bitap düşmüş. Hormonlar dans ediyor. Gerçekten zor durum. Bir de beyimizin öfke patlamalariyla uğraşacak.

Evet o da bunalmış sıkılmış olabilir ama bu tavırlar normal değil. Evde oluyor mesela biri alakasız bir şey istiyor ya da bir laf ediyor. İçimden öfkelenebilirim. Ama bu tarz tavırlara ne gerek var? Hadi bi kere oldu diyelim sonra otokontrolun olur ikinciye üçüncüye yapmazsın. Evi de zindan etmezsin.

Isyerinde neler neler oluyor. Ana avrat sövüp gitmek istiyorsun. Yapabiliyor musun ? No. Evde de o ortamı sağlamak zorundasın. Su an kadin X yoruluyorsun gerekirse sen 2X yorulacaksın.

Üniversitede uykusuzluk sonrasi ciddi şeyler yaşamış biri olarak, gerekirse para harcayın ve destek alın ama biraz uyuyun.
-5
basubadelmevt
(09.04.26)
desteğe ihtiyaçları olduğu kesin, ama lütfen erkeklerin de insan olduğunun farkına varın. herkesin sıkıntı atlatma yöntemi farklı. kadınlar da çok sıkıntı çektikleri dönemde ağlama krizine giriyorlar mesela, bu da kadınların sinir boşaltma şekli.

evet işyerinde de sinirlenince sokağa çıkıp, kendi kendime sövüp sövüp geri geliyorum. ya da masayı yumruklayıp yeter lan artık yeteeeaar dediğim çok oldu. ya bunlar çok da abartılmayacak, insani denebilecek yöntemler. yazıdan anladığım kadarıyla "evde sinir küpü gibi" dolaşmıyor. onca işin arasında bir de kediyi veterinere götürmek gerekince "skym kedisini köpeğini artık bi rahat verin lan yeter" diye söylenmekte ne var yahu? hnsnıskm diye sinirli sinirli nevresim geçirirken kenarı yırtılınca da özür dileyen adamın sinirinden çekinmeyin. o da insan.

kadın uykusuzluktan halüsinasyon görecek kadar yorulurken adam göbeğini kaşıyıp bir de yemek, ütü falan beklese, kendinden istenen şeylere sövse, bağırsa, sağı solu yumruklasa yerden göğe kadar haklısınız. adam da üstüne düşen her şeyi yapıp eşine ve çocuğuna elinden geldiğince destek oluyor okuduğum kadarıyla. arada bırakın da o da siniri bozulunca rahatlasın kendince.
+4
kibritsuyu
(09.04.26)
Sana yüzde yüz hak veriyorum. 1.5 senelik anneyim benzer süreçlerden geçtim.
Şimdi erkekler açıkçası hem yetişme tarzı olarak hem toplum beklentisi olarak yoğun stres içinde uzun süreli ağır çalışmaya alışkın değil. Sen 10x kadar yorulup cefa çekiyorsun. Adam da 5x çekiyor diyelim. Adama 5 çok geliyor işte. Sen fedakarlık yapıyorsun, kadın olarak iş yapmaya alışkınız, düşünmeyi organize etmeye alışkınız. 8x yorulmadan söylenmeye veya yardım istemeye bile başlamıyorsun. Sonra diyorsun ki bu adam ne işe yarıyor benim kadar yorulmuyor bile ama benden fazla sesi çıkıyor. Çok haklısın tamamen haklısın ama diğer taraftan bakınca adam da diyor ki ben 2x kadar yorulurken aniden 5xe çıktı kaldıramıyorum. E o da haklı. Adamı baştan yetiştiremeyeceğimize göre kabul edeceğiz başka çözümler bulacağız.
Eve temizliğe başkası gelecek, kedilere bakacak geçici birileri bulunur belki. Yemek için destek alacağız.
Ayrıca çocuk 9 aylık olup iletişim kurmaya başlayınca inanılmaz bir hızla rahatlamaya başlıyoruz bunu da hatırlayıp sakin oluyoruz lütfen :)
+2
Gradient_tabanlı_mor
(09.04.26)
Ne kadar anlatırsam anlatayım bazen asla anlaşılmayacağımı biliyorum ve o yüzden anlatmaktan vazgeçiyorum.

Erkeklere bu çok zorlu süreçlerinde sabır diliyorum 🙏
-3
rock n roll
(09.04.26)
öncelikle gözünüz aydın. bu süreçte evde babalarında yıpranabildiği, yorulabildiği gerçeğini unutmamak gerek.
+4
kondansator
(09.04.26)
ikiniz de yorulmuşsunuz sadece. bir yardımcı bulabilirseniz azcık dinlenin. ayrıca feminist arkadaşlar çok güzel sallamışlar ama adam evin geçinimini sağlayamazsa ne yapacaksınız. yani iş stresi, üstüne evde çocuk derdi falan bazı şeylere sinirleniyor olabilir. sonuçta size yansıtmıyor ve elinden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyor. bu yüzden olayları büyütmeyin hiç.
0
gercekdunya
(09.04.26)
Tüm yanıtlar için teşekkürler. Genel olarak kadınların bu durumlarda oto kontrollü davranıp erkeklerin devreleri yakması durumunu biyolojik ya da evrimsel artık açıklaması her neyse kabul etmem gerekiyor sanırım. Eşimin niyetini desteğini vs biliyorum, şüphem yok elinden geleni fazlasıyla yapıyor. Ama işte diyorum ya ben erkek olsam bunları yaparken söylenmezdim. Ama işte belki de kadın olduğum için bu tür işlere mental olarak daha hazırım ve bu yüzden de söylenmeden etmeden yapabiliyorum. Çözüm olarak yardımcı birini günlük almamız zor ama haftalık için arayıştayız zaten. Bulursak bir tık hafileteceğiz işleri umarım.

Böyle çabuk gerilen biriyle yaşamak zor arkadaşlar. Bazen kedilere öfkelenince acaba zarar verir mi falan diye bile korkuyorum yani. Neyse umarım işler zamanla kolaylaşır ve dönüp baktığımızda daha çok iyi anlarımızı anımsarız. Herkese iyi dilekleri için teşekkür ediyorum.
-3
🌸sacrilegious
(09.04.26)
uykusuzluk yorgunluk sinir yapar. ben anormal bi durum göremedim. size kötü davranışı da yok gördüğüm kadarıyla. sinirlendi diye kediye zarar vereceğini aklınızdan geçirmeniz tuhaf ama. neden öyle bir şey yapabilir biri gibi gördünüz eşinizi?

yani yapabileceğiniz bir şey de yok sonuç olarak zamanla bebek büyüdükçe düzelecek şeyler. eve gündelikçi yardımcı gibi birileri alarak en azından ev işlerinden yemek işlerinden kurtulabilirsiniz.
eşimle olan didişmelerim bakıcı işe başladığında son buldu bizim mesela.
+4
rayde
(09.04.26)
işle ilgili problem yaşıyorsa biraz anlayış göstermeniz gerekebilir, ama kadınlar genelde göstermiyor, acımasız oluyorlar. o yüzden de her şeyi size anlatmıyordur, arka planda problem yaşıyordur.

ben yine de söyleyeyim de.
0
kveldulv
(09.04.26)
ben de bir dengesizlik göremedim. Normalde de gergin zamanlarda ani öfke patlamaları, küfür, bi yerleri yumruklama gibi şeyler oluyor muydu? olmuyorsa şu an hayatınızda ilk defa yaşadığınız bebek gerçeğinin içinde duygularını kontrol edemiyor olmasını anlayabilirsiniz bence. Çok uzun süre devam eder, dozu artar o zaman haklısınız. Kolay değil, siz de örneğin sinir krizi, ağlama nöbeti vs geçirebilirsiniz bu süreçte. Öyle bir durumda sizin için böyle biriyle yaşamak zor denilsin istemezsiniz. haksızlık olur. Gayet de destek olan bir eşe benziyor bir süre daha gözlemleyin duruma göre konuşursunuz.
+2
dfn4
(09.04.26)
cinsiyetle ilgili değil bence, dürtü kontrolüyle ilgili. sorun çıkmasını istemiyor kendini tutmaya çalışıyor ama bi yerde patlak veriyor ama korkulacak düzeyde bi dürtü kontrolsüzlüğü gibi gelmedi bana. sizi düşünüyor, sizin yanınızda. olması gerektiği gibi babalık yapıyor o da. ama desteğe ihtiyacınız var +1. yarım gün de olsa bi yardımcı gelse çook rahatlarsınız, başka şeylerden kısıp buna bütçe ayırırdım ben
+4
mezzosprite
(09.04.26)
Gerçekten günümüzün erkekleri ne yapsa kabahat. İlgilenmese kabahat ilgilense gene kabahat.
Adam yemeği de hazırlamaya çalışıyor, öğlen arasında geliyor destek olmaya, bir yandan çalışıyor ailenin ekonomisini de sağlıyor. Bir yandan da iş yerinde kim bilir ne mobbinglerle işlerle uğraşıyor.

Buna rağmen yetemiyor, yaptıklarını beğendiremiyor ve eşine güzel güzel yorgunum ben de insanım diyor bıkkınlığını eşine çocuğuna kanalize etmemeye dikkat ediyor.

Yav adamın azıcık bile alanı kalmamış yorulmuş gün boyu da işte gerçekten bu adam ne yapsın.

Gerçekten erkek düşmanlığınız artık zıvanadan çıktı.

En son da bu durumda erkeklerin devreleri yakması, kadınların ise daha otokontrollü davranması normal diye de fikir edinmiş. Bu kadar çabuk gerilen biri ile de yaşamak zor diye de dram yapmış. Adamcağız bir yandan da çalışıyor farkında mısın acaba? Bu işin kadını erkeği yok gören de duyuruyu açanın gökten ışıkla yeryüzüne indiğini masum bir melek olduğunu sanacak bir insan bu derecede egoist olmamalı ve her şeyde karşı tarafı suçlamamalı.

Eşin dengesiz falan değil. Eşin sadece bir insan o da yoruluyor bu kadar basit. Eşinin birbirinizin kıymetini bilin, bu bıkkınlıktan dolayı da adama böyle çabuk gerilen biri ile yaşamak çok zor gibi laflar edip haksızlık etme. Mümkünse ailelerden de haftada 1-2 olsa dahi destek alın.
+3
denizgonen
(09.04.26)
koca haksız net. yardım etmesi güzel hoş da söylenerek yapması, aslında istemeden yaptığı anlamına geliyor. hayat hepimizi yoruyor. ben hamile karısının isteğine sikecem şimdi kedisini de bilmem nesini de deyip sağa sola vuran adamı haklı bulamam. düşünsenize çevrenizde birinizden işle ilgili yardım istiyorsunuz kabul ediyor ama küfür ede ede söylene söylene yapıyor, naparsınız sen de yoruluyorsun iş yerinde bence haklısın kufur etmekte bi diyeceksiniz. herkes erkeğe iş buyrulmaza çevmiş aslında ama davranıslar dogru degil.
-5
koela
(09.04.26)
Yani erkeğim diye söylemiyorum da bence kocaya fazla yüklenilmiş bu duyuruda, Adamın kötü bi anına denk gelmiştir yani olamaz mı, sinirlenmek ne zaman yasaklandı hayırdır yani? Ha sizler üstün nitelikli insanlar olup daima doğru hareket edeiyor olabilirsiniz ama herkes de sizin gibi mükemmel değil, yapacak bişey yok.

Çözüm aşırı basit, iletişim. Eşinize doğru bir iletişimle gerildiğiniz yerleri anlatsanız sanmıyorum ki öğle molasında eve gelip ütü yapan adam da laftan anlamaz bir dağ ayısı olun. İşe gitmeden size sandviç hazırlayan adam kötü adam değildir yahu, ne bileyim benim hissiyatım böyle.

Bu arada siz haksızsınız gibi bir düşüncem yok kesinlikle, ikiniz de yıpranmışsınız belli ve bu çok normal.

i le ti şin.

Bu arada eşinizin kedilerinize normaldeki davranışları yaklaşımı nasıl? Sever mi yani kedileri? Ben bizimkilere bayılıyorum ama şerefsizler arada oynaşırken aşırı derin çizdikleri zaman can havliyle tepki verdiğim oluyor.
0
kumandanim
(09.04.26)
@denizgonen sizin kadın düşmanlığınız zıvanadan çıkalı asırlar oldu.
nerde güzel güzel yorgunum demiş aynı şeyi mi okuduk? sikecem demiş. onun alanı kalmamış kadının alanı kalmış mı? anne ne kadar ebeveynse baba da o kadar ebeveyn. dikişlerim diyor kadın, ağır ameliyatlı haliyle 10 dakikadan fazla oturamıyor. adam da tabii ki yapmakta olduğu her şeyi yapacak ve bunları yapması kadının suçuymuş gibi söylenmeyecek.
kadının doğumla ilgili tüm haklarını erkekler de kullanabiliyor, işten geldikten sonra bi de evdeki sorumluluklarını yerine getirmeyi adil görmeyen erkekler kadının yerine bu izinleri kullanabilir. eskiden emzirmek dışındaki her şey derdik, artık onun da çözümü var. buyrun siz kalın evde.
-4
mezzosprite
(09.04.26)
bu ilişki yürümez. tahammül yok
+1
runaway
(09.04.26)
Bir ilişki sorusu sorulsa da konudan bağımsız kadını haklı görsem diye bekleşen birkaç kişi dışında,
Sorunun diyalogla ve aile büyüklerinden ya da ücreti karşılığı yardım alarak çözülebileceği konusunda genel mutabakat var.
Kolit bebek bu dönemde gerçekten çok zor. Birkaç aya kadar herşey yoluna girecek. Bir sene sonra, bu günleri hatırlayıp güleceksiniz. Sabırlı olun ve birbirinizin değerini bilin.
-2
Mirket
(09.04.26)
daha dün temizlikçi sorusunda kocayı %100 haklı bulduk. insanlara niyet atfetmek yerine argümanlara cevap vermek daha sağlıklı, diyalogdan bahsedeceksek.
0
mezzosprite
(09.04.26)
esinizin is yerinden stresli gelmiş ve sinirini size göstermiş olabilir. Onda da sizdeki gibi olmasa da yorgunluk mutlaka vardır. Bizim buradan daha sakin bir seklde yazmamış normal tabiki ama olay aninda sizin sinirleniyor olmanız çok doğal. Yeni bebeği olan insanlar genelde boyle zorlu donemlerden geçiyormuş. Ama dedikleri ise zamanla herseyin daha da rutine oturup düzeldiği yönünde olduğu. Yine de kapi duvar yumruklamasi ve kufur etmesi uzun vadede devam ederse onun icin ayrıca oturup konusun bence. Sinirini yansitma sekli pek saglikli degil çünkü bebekli bir evde özellikle
-1
acelaacedebela
(10.04.26)
peki o zaman argümanlarla cevap verelim.

koskoca yazı içinde aklınızda tek kalan "sikecem" mi oldu? geri kalanını okumadınız mı?

ortada bir yandan çalışan, bir yandan da eşine destek olabilmek için işe gitmeden önce eşine kahvaltı ve meyve hazırlayan, öğle arasında tekrar gelip öğle yemeğini hazırlayıp ütüleri yapan bir adam var. eşine ve bebeğine destek olabilmek için kendi boş zamanında bile eve gelip iş yapıyor.

diğer tarafta ise hamileliğiyle, anneliğiyle, bebeğiyle, dikişleriyle hiç alakası olmadığı halde yapması gereken çok basit bir şey olan mama termosunun kapağını kapatma işini yapmayıp yatağın üstüne deviren bir kadın var. nevresim geçirirken harcanacak sürenin ve enerjinin binde biri kadar bir sürede ve yüzbinde biri kadar bir enerjiyle kapatılabilecek bir kapak. kapatılmıyor ve mama yatağa dökülüyor.

adama işyerinden telefon geliyor ve kendi işi olmayan bir sebepten dolayı fırça yiyor. adam ne yapıyor? bir hanzo gibi sinirini eşinden çocuğundan falan çıkarmıyor. eşini hadi sen biraz uyu diye yatağa göndermek istiyor ki hem eşi dinlensin, adam da belki bebeğiyle oynayıp, belki yalnız kalıp biraz sakinleşsin. ama aldığı cevap ne? "kapağı kapatmadığım için mamayı yatağa döktüm, alezine kadar makineye attım, nevresim geçirelim". adamın yaptığı ne? buna sinirinin bozulması, söylenmesi, sinirli hareketler tavırlar sergilemesi.

burada adama hak verdik diye biz erkekler kadın düşmanı mı oluyoruz? şu koşullar altında adamın sinirlenmesi, sinirini de karısından çocuğundan çıkarmak yerine kendi kendine söylenerek, sağa sola vurarak atmak istemesi mi dengesizlik? "o mamayı niye kapatmadın, dökülür diye elli kere söyledik" diye karısına bile kızmamış. kendi kendine söyleniyor. ne yani hiç mi sinirlenmesin bu adam? siz erkeklerin hormonu yok mu sanıyorsunuz? kadının doğumdan dolayı yükselen hormonu varsa, erkeğin de işten güçten, yorgunluktan, sıkıntıdan dolayı yükselen hormonu yok mu? erkekleri robot mu sanıyorsunuz? robot bile vidası gevşeyince saçma sapan hareketler yapıyor, vidasını sıkınca düzeliyor. erkeğin hiç mi vidası gevşemesin? nevresim geçirelim diyeceğine kadın kişisi de "senin canın sıkkın, ben şuraya kıvrılıp uyuyayım, akşam çocuk uyuyunca geçiririz" dese olmuyor mu mesela?

bence bizim düşüncemiz kadın düşmanlığı değil, böyle mükemmel bir erkeğe karısına şiddet uygulayan, evdekileri sinirli halleriyle korkutan hanzo bir öküz muamelesi yapmanız dümdüz erkek düşmanlığı.
+4
kibritsuyu
(10.04.26)
adamın yaptıklarının bir lütuf olmadığını, baba olduğu için bunları zaten yapması gerektiğini kabul etmiyorsunuz bence. doğum sonrası dönem her iki taraf için de zorlayıcı ve bir tarafın suçu değil bu durumun zorlayıcı olması. o nedenle herhangi bir taraf triplere girip diğer tarafı geremez, haklı olmaz yani bunu yaptığında. işe gidip gelmesi hiçbir şey değiştirmez evde de sürekli bir mesai var çünkü. hatta fiziksel ve mental olarak çok zorlayıcı bir mesai, bunu yüklenen taraf da ağır bir ameliyat geçirmiş ve hala yaraları iyileşmemiş. işe gitmek bu halde evde kalmaktan daha kolay. dolayısıyla evet elinden gelen her şeyi yapacak ve bu esnada karşı tarafı korkutacak tavırlara girmeyecek.
ilk mesajıma bakarsanız ben cinsiyetten tamamen bağımsız konuştum, konuyu erkek düşmanlığına getiren mesajı görünce o bakış açısının aslında kadın düşmanlığından beslendiğine bağladım. çünkü altında yatan düşünce erkeğin çocuk bakımından sorumlu olmadığı, işe giden erkeğin eve gelince eline kumandayı alıp salonda yatmasının normal olduğu, evdeki tüm işleri kadının sırtlaması gerektiği, emeği ücretlendirilmiyorsa bunun adının evde oturmak olması vs. o yüzden bu durumda kadın şükretmeli ve şikayet etmemeli. tam olarak kadın düşmanlığı.
+1
mezzosprite
(10.04.26)
adamın yaptıkları elbette lütuf değil. baba, hatta koca olduğu için yapması gereken şeyler olduğunu en baştan kabul ediyoruz zaten. ben herhangi bir mesajda erkeğin çocuk bakımından sorumlu olmadığı, bunun kadının görevi olduğu, erkeğin de lütfederse eşine yardım edebileceğine dair bir mesaj görmedim, hiçbir mesajdan da o anlamı çıkarmadım.

neredeyse herkes diyor ki "ikiniz de yorulmuşsunuz, zor bir süreç, sinirleriniz bozuk, adamın da sinirleri bozuk ve yorgun, kimseye zarar vermeden kendi kendine söylenip küfrederek sinirini boşaltmaya çalışıyor, bu bir sıkıntı değil, aileden veya ücretli olarak bir bakıcıdan destek alın". bu soruya verilmesi gereken cevap bu. kimse "o erkektir, çocuk bakmak kadının görevidir, erkek dediğin böyle şeyler yapmaz, erkeğe nevresim geçirtirsen sinirlenmek hakkıdır" falan dememiş. bunu diyenin karşısına en önce ben çıkarım.

ama birçok kadın arkadaşımız "kadın doğum yaptı, bebek taşıdı, ölüm riski oldu, her şey kadının hakkı, kadın doğum yaptığı için istediği kadar üzülebilir, sinirlenebilir, her şeyi yapabilir, ama erkeğin sinirleri bozulamaz çünkü bebek taşımadı, doğum yapmadı. sadece işe gitti. üzülmek, sinirlenmek hakkı değil. erkek yorulamaz, sinirleri bozulamaz. azıcık sinirlenip söylenirse etrafını korkuttu, evde sinir küpü gibi gezdi, kediye tekme atar mı, beni döver mi". yahu sakin? nereden çıkarıyorsunuz bunları? adam da yorulmuş ve sinirleri bozuk sadece.

adam elinden gelen desteği veriyor denmiş, cevap: "sanki lütuf mu yapıyor". yahu görevi değildi de lütfetti diyen oldu mu? niye hemen bu saldırı dili? herkes üstüne düşeni, elinden geleni yapıyor ve herkesin bu süreçte siniri bozuluyor, herkes yoruluyor. adam yorulmuş, siniri bozulmuş diyoruz, cevap: "ne yaptı da yoruldu, sadece işe gitti, sanki bebek mi taşıdı, doğum mu yaptı, ölüm riski mi oldu, ne hakkı var üzülmeye, sinirlenmeye, evdekileri korkutuyor". adama karşı da biraz anlayışlı olmaya ne dersiniz? erkeğin yorulmasına, sinirlerinin bozulmasına da hak verseniz azıcık?

hanımefendi "kediye vurur mu, beni döver mi, dengesiz hareketleri beni korkutuyor" demek yerine eşine sokulup, sarılıp "zor bir süreç ama birlikte atlatacağız, sen de sıkıldın, yoruldun gerildin, ama hepsi geçecek, birlikte hallederiz" dese mesela?
+5
kibritsuyu
(10.04.26)
Son cümlemde çok haklı olduğumu gördüm, asla anlaşılmayacağımı anladığım için vazgeçtim anlatmaktan diye ama benim cümlelerime atıf yaptığın için tekrar yazacağım ama bu kez gerçekten son.

Ben erkek yorulamaz, sinirlenemez gibi bir şeyi savunmuyorum. O da sinirlenir ve yorulur. Demek istediğim şey burada öfke kontrolü. O evde yeni doğum yapmış lohusa bir anne, yeni doğmuş bir bebek ve kediler yaşıyor. Ne kadar sinirlenirsen sinirlen kapı duvar yumruklayamazsin, saçma sapan kelimeler ve cümleler söyleyemezsin. O evde yaşayanları geremezsin. İş yerinde patronuna, iş arkadaşlarına yapamadığın ne varsa evde kilere yapmaya kalkamazsin.

Kadın hamilelik sürecini bizzat yaşayan kişi. Doğuma giren kadın, ölüm korkusuyla 9 ay yaşayan kadın. Her yeri dikişli kadın. Lohusa depresyonuyla baş etmeye çalışan kadın. Ona rağmen kadın öfkesini kontrol edebiliyorsa erkek de çok zahmet olacak ama biraz kendine ve sinirine hakim olacak.

Mesela erkek de çok haklı o da yorulmuş gibi ifadeler var. İşte biraz vursun bir yerlere, söylensin diye yorumlar var. Peki o kadın ne yapsın? O da yumruklasin mı bir yerleri?

Bir de diyorum ki kadının durumu gerçekten daha zor ölüm ihtimali var. Karşılığında gelen cevap" biz burada sıkıntıları yarıştırmıyoruz"

Doğru haklısınız. Ölümden daha büyük sıkıntılar var hayatta.

Benim o son cevabımda anlatmaktan artık vazgeçme sebebim bu " sıkıntıları yarıştırmıyoruz" cümlesiydi aslında.
0
rock n roll
(10.04.26)
yazının herhangi bir yerinde kadının öfkesini kontrol ettiğine dair bir açıklama yok. o kısmını da beyefendiden dinlemek lazım. belki sık sık ağlama krizlerine girerek (ki bu gayet normal, sinir boşalması yaşayabilir, ağlama nöbeti geçirebilir, son derece hak veriyorum) etrafını korkutuyor, geriyor olabilir. bununla ilgili bir açıklama göremedim. hanımefendi kendi açısından sıkıntılarını belirtmiş sadece.

ayrıca gördüğüm kadarıyla adam öfke kontrolünü de gayet sağlıyor. yazıyı tam okumuyorsunuz. "evdekilere karşı sinirli tavırlar sergilemek" gibi bir şey yok. adam EVDEKİLERE KARŞI bir şey yapmıyor yahu. kadın kendisi demiş "DUYMAYACAĞIMI ZANNEDEREK skym kedisini dedi, pat küt sağa sola vurdu" diye. adam evdekilerden uzağa gidip KENDİ KENDİNE, kimseye zarar vermeden, kimseye duyurmamaya çalışarak sinirini sıkıntısını atmaya çalışıyor. bir öfke kontrolü bundan daha sağlıklı nasıl sağlanabilir? illa içine mi atsın? uzaklaşıp deliriyor işte kendi kendine. işyerinde de yapıyor belki aynısını, sigaraya çıkıp "mnsktm patronu senin ben ecdadını skm gt" falan diye kendi kendine söylenip söylenip, taşı toprağı tekmeleyip geliyordur belki, bilemeyiz. bunda ne var? kulağını dayayıp dinlersen duyarsın tabii. bırak kendi kendine delirsin rahatlasın. kadının yüzüne karşı bağırıp azarlamadığı sürece, kediye, bebeğe, evdeki eşyalara zarar vermediği, sağı solu kırıp dökmediği sürece bunda ne sorun var? en fazla sert bir hareketle nevresimi yırtmış, onda da parmağım takıldı özür dilerim demiş. sanki alıp cart curt yırtmış da al şimdi nevresimi bi tarafına sok diyip kadının kafasına fırlatmış muamelesi yapmanın ne alemi var?

kadın sinirini boşaltmak için ne yapsın? o da kendi meşrebince nasıl rahatlayacaksa onu yapabilir. bağıra bağıra ağlayabilir mesela, bunda hiçbir sıkıntı yok. sinirle ağlayan bir kadın da erkek için oldukça korkutucu ve erkeği geren bir davranıştır, erkek de ona anlayış göstersin, sarılıp sakinleştirmeye çalışsın mesela, "ağlak çıktı, sıkılınca zırıl zırıl ağladı dengesiz" dese hoş olur mu?

her şey; bu süreçte kimin daha çok sıkıntı çekmiş olduğundan bağımsız olarak karşılıklı saygı, sevgi ve anlayış çerçevesinde olsun.

ben "herkes yoruluyor, herkes yıpranıyor, herkesin sinirleri bozuluyor, herkesin rahatlamaya ihtiyacı var, karşılıklı sevgi, saygı, anlayış" derken, "ama kadın doğum yaptı, ölüm riski aldı, onun sinirlenmeye daha çok hakkı var, adam sadece işe gitti, o yüzden bi zahmet içine atacak" dersen, ben de buna sıkıntı yarıştırmanın alemi yok derim. bunun adı sıkıntı yarıştırmak. kim daha çok cefa çekmişse ona hak görüp ötekini yok saymak. üzgünüm ama öyle bir şey yok.
+6
kibritsuyu
(10.04.26)
ben şunu da anlamadım. yok doğum yapmışta, yok ölüm riskiymişde, yok her yeri dikişliymişte. eee yanii... yapmasaymış o zaman çocuğu adama hediye olsun diye mi yapmış. hastalık değil bir şey değil bu, iki kişi karar vermiş ve çocuk yapmışlar. bu kadar ajitasyona gerek var mı? napsaydı adam kendi mi doğursaydı. eğer öyle bir seçenek olsa zaten onu da yapacak bir adama benziyor.

@kibritsuyu gayet yeterli açıklamış olayları ama hala at gözlüğü ile bakan feministler işi çarpıtmaya çalışıyor ve sürekli bekledikleri pozitif ayrımcılığı istiyorlar. bir de adamın tarafını dinleyelim. bu kadın kim bilir ona ne eziyetler yapıyor. en basiti çocukla ilgilendim vakit yok diye bir kapak bile kapatmayıp yatağı kirletiyor ama kapağı kapatamayan kadın her ne hikmetse tüm çarşafı nevresimi söküp yıkayacak vakti bulabiliyor. yat dinlen diyen adama da zorla iş yaptırmaya çalışıyor. evde kanepe mi yok git yat dinlen işte hemen, adam çocuğa bakacak 2-3 saat. gece yatarken yine beraber takarsınız o nevresimi. evliya gibi adam yine sakin kalmışta bir şey belli etmeden hep destek olmaya çalışıyor.

bu olayda kadın net haksız bence. evli olmak böyle bir şey değil. sevdiğin insanı tanırsın neye sinirleniyor, neyi beğeniyor, neye üzülüyor bilirsin. sinirlendiğinde ne tepkiler verir bilirsin. karşılıklı anlayış ile de uzun süre mutlu mesut yaşayabilirsin. buradaki şahıs ise paranoyakça, kediye laf söyledi diye adamın kediye vurabileceğini düşünüyor. bu normal bir düşünce tarzı değil. lohusa ve hormonlardan dolayı böyle düşünmüyorsa acilen tedavi alması gerekiyor.
+4
gercekdunya
(10.04.26)
ben kadin olarak, gebelikte ayaklar sisiyor, gebelikte hormonlar cozduruyor, gebelikte ölüm riski var vs gibi felaket tellalligindan nefret ediyorum ve pozitif gecmesi gereken süreci bu sekilde sadece negatif etkileri üstünden tartisan kisilere kil oluyorum.
yahu, o zaman kaza oluyor diye arabaya da binmeyin?
ya da kaza oluyor diye her arabaya bindiginizde su kadar insan sakat kaliyor, bu kadar insan ölüyor diye mi düsünüyorsunuz hep?
bir aile biliyorum, annelerinin bogazina efendim bir gün balik yerken kilcik kacmis, tüm sülale balik yemeyi birakmis ahdkfl.
hayati bu kadar tedirgin, bu kadar negatif etkilere yogunlasmis sekilde yasamak cok zor olmali. bu kadar cözümü belli ve basit bir olayda bile negatif etkilerin ve bahanelerin arkasina gecip bir tarafa haklilik bicmeye calismak falan. allah kurtarsin.
+5
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.04.26)
Yorulmuş. O da büyük bir değişim yaşıyor. Keşke daha olgun davranabilseler ama sanırım erkeklerin çoğu “of sikicem işler bana kalıyo” kafasına illa bir giriyo.
+1
wild honey suckle
(10.04.26)
Bir kaç tane yorum gördüm kapağı kapatacak vakti yok da nevresime nasıl vakit buldu diye. İşte erkek bakış açısı bu. Tüm anneler ve empatisi yüksek kadınlar anladı çünkü o kapak neden kapanmadı :)
Kadın halüsinasyon görme derecesinde uykusuz diyoruz. Hani bu öyle erkeklerin günlük yaşamda deneyimlenebileceği bir şey değil. Çocuğu beşiğe koyup uykusuzluktan çocuk kayboldu sanıp ağlıyoruz ya :) zihin çalışmıyor yani ne kavanozu ne kapağı.
0
yenibirgüzelnick
(10.04.26)
işte kapağı kapatmayı düşünemeyecek kadar zihni çalışmayı bırakmış uykusuz ve yorgun bir kadın da, kocası "sen bebeği bırak da 2-3 saat uyu" diyip bebeğe bakmayı teklif edip eşini uyumaya gönderdiğinde derhal gidip bir yere kıvrılıp uyumalı. nevresimi dert edip işi yüzünden canı sıkılmış bir anında kocasına nevresim değiştirme işi kilitlemeyi düşünürken halüsinasyon falan görmüyor? orada zihin zehir maşallah. işte kadın bakış açısı da bu. hem uyku fırsatını derhal değerlendirebilir, hem sıkıntılı anında kocasına bir de nevresim falan diyip darlamamış olur.

"nevresime mama dökülmüştü, yıkadım ama şimdi geçirmekle uğraşmayayım sen de yorgunsun, ben şuraya kıvrılıyorum, gece yatarken/bebek uyuyunca/müsait olduğumuzda değiştiririz." bu da benim bakış açım, benzer durumda beklentim.

saygılarımla.
+2
kibritsuyu
(10.04.26)
her gece dışarıda içki içen, eve sabah 03:00'te gelen adamın karısı, "eve gelsin yeter" diyor.
haftada 2-3 dışarı çıkan adamın karısı, "haftada bir gün çıksa yetmez mi?" diyor.
hiç dışarı çıkmayan adamın karısı, "yemeklere yardım etse, çocuğun altını değiştirse olmaz mı?" diyor.
yemeği, ütüyü yapan, çocuğun altını değiştiren, her şeyi yapan adamın karısı "yan komşu karısına sıfır araba almış" diyor.

bu çocuk meselesinde de öyle. babalar ne yaparlarsa yapsınlar yaranamıyorlar. babaların yorulmaya hakkı yok. sürekli olarak "anne daha çok yoruluyor, anne 9 ay karnında taşıdı, doğum sonrasında da gece hep anne kalkıyor vs vs vs vs vs vs".. tamam da babalar hiç mi yorulamaz, sinirlenemez?
+3
co2s2
(10.04.26)
@kibritsuyu

nasıl yani çarşaf takmadan öyle direkt yatağa nasıl yatacak ki anlamadım?
0
Sadece soruyorum
(10.04.26)
eşiniz galiba ben ya.
çocuk doğduktan sonra böyle şeyler normal. 4 yaşına geldi bizimki, hala ilişkiyi baltaladığı dönemler oluyor (yorgunluk, gerginlik vs açısından)
eşinde bir problem yok.
sende de bir problem yok.
0
elorelia
(10.04.26)
bu tavırlar dengesiz değil. adam kendince sinirlenmiş, tepki göstermiş. size de yansıtmamış aslında. özür de dilemiş. hormonal dengesizliğiniz sebebiyle siz de aşırı tepki vermiş olabilirsiniz.

bence yapmanız gereken, gidip "bu aralar hormonlarım dengem çok şaştı, senin elinden geldiğini ve hatta fazlasını yaptığını çok iyi biliyorum, görüyorum ve bu yüzden de sana çok minnettarım. ama geçen gün kediye sesin yükseldi, çarşafı sererken biraz sinirliydin. canını sıkan bir şey mi var? benimle paylaş, sana yardım edeyim. baba iyi olmazsa, anne de iyi olmaz, bebek de iyi olmaz" ana fikirli bir konuşma yapmanız.
+2
co2s2
(10.04.26)
@sadece soruyorum

niye, ne var ki, diken mi çıkıyor çarşaf sermeyince? uykusuzluktan halüsinasyon görme aşamasında bir kadından bahsediyoruz. ben olsam fırsatını buldum mu yatağa çarşafsız değmenin hassasiyetini düşünene kadar anında yatar uyurum valla. illa değmesin diyorsan alır battaniyeyi, kendini dürüm yapıp (bir kısmını altında bırakıp bir kısmını da üstüne örterek) yatar uyursun. hem evde devrilip uzanacak yatak dışında yer yok mu, kıvrılıver kanepeye uyu işte.

bahsedilen şartlarda uykusuz bir kadının, kendisine uyku imkanı bulduğunda düşünmesi gereken son şey yatağın nevresimi olmalı.
+1
kibritsuyu
(10.04.26)
(7)

Son zamanlarda ertelediginiz

Purple life
Neler var?
Neler var?
-2
Purple life
(05.04.26)
Özellikle söyleyebileceğim bir şey yok. Ertelemek benim huyum gibi bir şey maalesef.
0
rock n roll
(05.04.26)
Fotoğraf makinesi almayı erteliyorum hep
-3
arbre
(05.04.26)
Tezim ve ödevlerim. Adeta yokmuş gibi davranıyorum.
+1
Amaranta ursula
(05.04.26)
Kilo vermek
+1
gadlemler
(05.04.26)
araca yapmam/yaptırmam gereken şeyleri çok erteledim havalar düzelsin soğukta uğraşmayayım diye. çok da acil değiller şimdilik ama yapmam lazım bi noktada :D

-teyp ve teyp çerçevesini değiştirmek.(gümrük olayı yüzünden ileride alamayacağımdan alıp kenara koydum çerçeveyi, türkiyede bulunmuyordu teyp çerçevesi. birkaç aydır bekliyor. gümrük yasağı gündeme gelmese acelem yoktu...)
-geri görüş kamerasını bağlamak.
-kör nokta aynalarını takmak.
-yan camlardaki filmleri sökmek.
-kısa ve gündüz farlarını değiştirmek.
-kaçak kontrolü yapıp park halindeki akü tüketiminin kaynağını bulmak.(gündelik kullanınca sıkıntı olmadığından erteleyebiliyorum da birkaç gün yatsa boşalır akü)
-dashcam'e hardwire kiti aldım onu bağlamak(şuan teypteki usb çıkışına bağlı)
-dashcamin arka kamerasını bağlamak.

bunlar kendi yapacaklarım bir de yaptırmam gerekenler var :D bunları burada bildiğim usta olmadığından şehir dışına gidip yaptıracağımdan bekliyor, muayeneye az kaldı zaten öncesinde illaki gidilecek ustaya...
-z rotları ve viraj demir lastikleri değişecek
-şase kablolarına güçlendirme yapılacak
-şanzıman yağı değişecek
-fren ve direksiyon hidroliği değişecek
-klimaya bakılacak gaz dolumu mu başka bişey mi ne gerekiyorsa artık...
-kalorifer de az ısıtıyor ona bakılacak, gerekiyorsa petek temizliği filan yapılır.
-genel muayene öncesi bakımı ve bilmediğim başka bi sıkıntı varsa onlar filan kontrol edilip yapılacak
0
konetsu
(05.04.26)
Tekrar diyete başlamak
Erken kalkmak
Kitaplığımı temizlemek
0
mutekebbir
(06.04.26)
Dişçiye gitmek
0
peki madem
(06.04.26)
(17)

İlk defa Duyuru'dan birisiyle yüz yüze tanıştım

silverleaf
Almanya'dan kedim için mama getirdi ve mamayı almam için buluştuk. Gönül İşleri'ne açtım duyuruyu ama hemcinsim kendisi, arkadaş olduk. Bazılarınızın dedikodusunu da yaptık. :) Günlük hayatımda Duyuru kullanan o kadar kimse yok ki bu kısmı paylaşmak çok ilginç ve keyifliydi. Ne insanlar varmış burad
Almanya'dan kedim için mama getirdi ve mamayı almam için buluştuk. Gönül İşleri'ne açtım duyuruyu ama hemcinsim kendisi, arkadaş olduk. Bazılarınızın dedikodusunu da yaptık. :) Günlük hayatımda Duyuru kullanan o kadar kimse yok ki bu kısmı paylaşmak çok ilginç ve keyifliydi. Ne insanlar varmış burada dedirten buluşmalar yaşadınız mı hiç?
+7
silverleaf
(30.03.26)
Kimleri konuştunuz anlat bakalım :)
-15
arbre
(30.03.26)
Valla bir sürü tanıdık kullanıcı adı olan kişiyi konuştuk ama kimse hakkında düzgün bir şey de bilmiyormuşuz. :D
0
🌸silverleaf
(30.03.26)
Buluşma yaşamadım.

Benim hakkımda neler konuştunuz? Umarım güzel şeyler soylemişsinizdir 😂
0
rock n roll
(30.03.26)
Evet, çok... ozellikle bir tanesi de içimde ukte

Size de mutluluklar xd kafa dengi hemcins arkadas bulmak hariku
0
üğpoıuy
(30.03.26)
iyi böbreğini çalmamış he. yıllar önce biriyle tanıştım, torbaci çıkmıştı
-1
runaway
(30.03.26)
Bundan 10 sene kadar önce duyuru radyomsu bir şey var oldu kısa bir süre. Yani radyo desen değildi ama tam adını da hatırlamıyorum. Bir nevi chatroom gibi bir şeydi aslında duyurudan insanların gelip takıldığı.
Ortaya youtube üzerinden bir şarkı açılıp, geyik yapılıyordu. İsteyen sesli konuşuyor, isteyen yazıyordu. Bir süre sonra ister istemez her gece düzenli orada takılan çekirdek bir kadro oluşmuştu. Hatta emin olmamakla beraber sonradan telegram grubu mu bir şey de kurulmuştu.
Onlardan biriyle kadıköyde görüştüm bir kere. Buluşmak değil de yani, ayak üstü görüştük. Fotoğraf çekilip, ekibin geri kalanına atmıştık.

Ben duyurudaki çok bariz delirmiş profiller dışında kimseye dair fikir sahibi olmadığımdan dedikodu olmamıştı :(
0
cay koy geliyorum
(30.03.26)
Hatırladığım kadarı ile altı kişi ile filan tanistim. (On beş yıl içinde)
İlk tanıştığım, aynı üniversitede okuduğumuz kullanıcı hayatımın bir kısmını zehir ettiği için uzun yıllar duyuruyu kullanmamış tövbe etmiştim. Ne korkaklık ne cahillik. Selam olsun. Güzel dersti.

Sonra tanıştığım insanlar tatlı tatlıydı.

Terapistimi bile burada tanıştığım hemcinsim bir arkadaşım sayesinde bulmuştum. Kaç yıldır devam ediyoruz. Hey gidi.

İlk kedimizi de buradan sahiplenmiştik, nasıl yazmayı unuturum.
0
a perfect lie
(30.03.26)
Ben de yıllar yıllar önce görece soğuk bir zamanda kamp yapacağım için uyku tulumunu ödünç verebilecek var mı diye sormuştum.

Faruk isimli bir abi bana North Face'in kaz tüyü bir uyku tulumunu ödünç vermişti. Hayatımda o kadar sıcaklamadım ve tulumun başına bir iş gelir korkusuyla da bütün günü endişeyle geçirdim çünkü bir maaşım kadar falandı muhtemelen fiyatı :)

Buradan tekrar kendisine teşekkürlerimi sunayım. O zaman bir şey ısmarlamamı da kabul etmemişti gibi hatırlıyorum çünkü.
0
chicha_v2
(30.03.26)
dedikodu detayı itici gelse de ve tanıştığım kişi sadece eski duyuru nickimi bilse de, yazayım.
10 yıl kadar önce, bi avrupa başkentiyle ilgili bir sorumun üzerine attığı mesaj sayesinde, dünyanın en tatlı insanlarından biri ile tanışmıştım. şehre gittiğimde, hiç o yönde bir talebim olmamasına rağmen, kendisinin ısrarlarıyla çok güzel üç yere götürmüştü beni <3 duyuruda yıllardır yazmıyor sanırım ve sosyal medyayı da pek sevmiyor ama arada mesajlaşıyoruz. hayalimiz, onun iznine denk getirip, birlikte benim tatil mekanıma gitmekti; bilmem gerçekleşir mi..
bu arada günlük hayatımda tanıdığım ve duyuru kullanan kimse yoktur umarım :/
-6
lil siztah
(30.03.26)
Internetten cok ama cok kisiyle tanistim ama eksi sözlük ve duyuru bunlardan olamadi. Tanismak da istemem sanirim anonim olmak daha güvenli. Bir sürü seyimizi özelimizi yaziyoruz burada.

Birkac duyurum öncesi cocuk yapip yapmamak üzerine. Böyle bir seyi kimseyle konusamam ben.
+2
Purple life
(30.03.26)
ay ne güzel, daim olsun arkadaşlığınız. benim sözlük kullanıcısı birkaç arkadaşım var (sadece biriyle sözlükten tanıştık), ama duyuruyu kullanmıyorlar
0
mezzosprite
(31.03.26)
Çok fazla kişi ile yüzyüze görüştük burada güzel dostluklarım oldu
0
basond
(31.03.26)
bir meslektaş kardeşimle tanıştım. sayesinde o dönem çalıştığı firma ile çok güzel ticaret yaptım, yaklaşık 13-14 yıldır da ticaretimiz devam ediyor. kendisi de şu anda ülkenin gururu projelere imza atıyor.

onun yanı sıra ekşi sözlük yazarlarının kurduğu bir beşiktaş grubumuz var. içerisinde çok kıymetli insanlar var. hepsi yaşını başını almış, hayatta bir noktaya evrilmiş insanlar.

internetten biriyle tanışmak gibi kümeyi büyütürsek, eşimle icq' da tanıştım :)
0
galahad reloaded
(31.03.26)
buradan edindiğim çok güzel arkadaşlıklarım var. yurtdışına taşındı mesela biri, daha geçen hafta izmir'e geldiğinde buluştuk, sarmaştık. yine burda tanıştığım bir çift var, düzenli görüşemesek de kimin bir şeye ihtiyacı olsa diğeri elinden geleni yapar. gibi gibi.
0
Phoebe
(31.03.26)
ben de bi tanesiyle tanışmıştım, şimdi sebebi uzun girmeyeyim ama yemeği ben ödeyecektim, masada ödeyip wc'ye gittim. bu koca yürekli arkadaş da gelen para üstüyle bahşiş vermiş garsona :d kimseyi de çekiştirmediydik, sıfır kazançla ayrıldım yanından...
aslında uzun yıllardır duyurudayım ama sanırım bütünlüklü bir persona yaratma konusunda iyi değilim ve buraya kendimi çok fazla açmadım. yoksa belki benim de arkadaşım olurdu, evlenenleri falan görünce bunu düşünüyorum.
0
suyin
(31.03.26)
ekşi'den çok güzel arkadaş ortamım oldu. Üni hayatım sayelerinde çok renklendi, Istanbul'da aktif olarak görüştüğüm 17-18 senelik arkadaşlarım var ama burada ben çok asosyalmişim ahah mesajlaştığım bile olmadı
0
croswell
(31.03.26)
Ben burada zamaninda 50kisiden fazla katilimli ZIRVE düzenledim, kadikoy komsular zirveleri vardi… nelerr neler gördü duyuru. Cok güzel insanlar var burada, güzel seyler bunlar:)
0
c1b2k3
(31.03.26)
(10)

Günü nasıl geçirdiniz?

baldan kaymak
Hava çok kötü değil mi, maç etkinlk film konser vs ne etkinlik buldunuz paylaşalım mıBaşlıyorum: az sonra avm ye alışverişe çıkacağım
Hava çok kötü değil mi, maç etkinlk film konser vs ne etkinlik buldunuz paylaşalım mı

Başlıyorum: az sonra avm ye alışverişe çıkacağım
+1
baldan kaymak
(29.03.26)
Kitap okuyorum ve dizi izliyorum.
+2
rock n roll
(29.03.26)
- Bugün Ne yaptım?
+ Dizi izledim. Bir bölüm daha izlerim. Mayıs ayındaki Yurtdışı gezisi hakkında ve Eylül ayında ayrı bir yurtdışı gezisi hakkında araştırmalar yaptım. İki kitap satın aldım. Az biraz kitap okudum.

- Etkinlik
3 Nisan Cuma; Standup gösterisine gideceğim.
4 Nisan Cumartesi; Palamut Zamanı adlı tiyatro oyununa gideceğim.

Gösteri ile oyuna gelmek isteyen olursa beklerim tabii.
+1
put it in your appropriate place
(29.03.26)
yemek yaptım.

biraz boğazı seyrettim.

bahçeye peyzaj malzemeleri aldım. biraz çeki düzen vereceğim.
-5
yurtsuz john
(29.03.26)
Fırtına ve yağmur vardı, klasik sıkıcı bir pazar. Ders çalıştım, yemek ve kek yaptım akşam olmuş bile…
+1
ekimoloji
(29.03.26)
literatür taradım, kitap okudum, şekerleme yaptım. kitap okumaya devam edeceğim. sevdiğim bir şarkıcının konseri vardı ama pahalı geldiği için gitmedim jdjdjd
0
black holes in the sky
(29.03.26)
Belim ağrıyor rezil bir şekilde. Bir arkadaş yakı diye bir şey verdi. Çok işe yarıyor, ayı gibi ısıtıyor o bölgeyi dene falan dedi. Ya yapıştırdım, hiçbir şey olmuyor.
Ölü gibi yatıyorum evde. Çıkıp biraz yürürüm birazdan. Dönüşte de markete uğrarım. Yemek yapar, çay içerim. Mis gibi akşam.
0
cay koy geliyorum
(29.03.26)
Sabahtan güzel bit bowl kahvalti
Sonra türi kahvesi eşliğinde derin futbol izledim
Burda hava bulutlu ama yagissizdi. Öglen yumurta yiyip arkadaslarimla yürüyüse gittim. 10 km yürümüsüm totalde ve hic yorgun degilim.

Ögleden sonra annem ve teyzemle telefonda konustum. Aksam yemegi youtube Videolari cilt bakimi ve kapanis.

0 para harcayarak güzel bir pazar gecirdim.
-1
Purple life
(29.03.26)
Ormanda arkadaşlarla 4 km yürüyüş. Solo 14 km koşu. Sonra kavurmalı pide yedik. Sonra alışveriş.
-2
gabe h coud
(29.03.26)
Çok verimsiz, bol pineklemeli geçti. Yarından büyük umutlarım var.
+1
lil siztah
(29.03.26)
İş, alışveriş, ders ve an itibarı ile kitap.
+1
rakicandir
(29.03.26)
(9)

Kendinle ev arkadaşı olsan

michael_knight
Kendinizle ev arkadaşı olsanız, iyi geçinir misiniz?Bulaşık, temizlik, çöp dökme gibi işler için hangi günler kimin işi olduğu önceden belirlenir mi yoksa kim ne zaman ne isterse onu mu yapar?En büyük kavga ne konudan çıkar?İkinizin de eşit büyüklükte odası var, salon, mutfak, banyo ortak.
Kendinizle ev arkadaşı olsanız, iyi geçinir misiniz?
Bulaşık, temizlik, çöp dökme gibi işler için hangi günler kimin işi olduğu önceden belirlenir mi yoksa kim ne zaman ne isterse onu mu yapar?
En büyük kavga ne konudan çıkar?

İkinizin de eşit büyüklükte odası var, salon, mutfak, banyo ortak.
-3
michael_knight
(25.03.26)
kendimle harika ev arkadaşı olurdum eminim. kimin ne yapacağı her şey düzenli tertipli olurdu. genelde tembel olsam da bu tarz kurallara uyulduğunu gördüğümde direkt alman disiplinine giriş yapıyorum. sadece ilk adımı atmak önemli gerisi çorap söküğü gibi gelir.
hiç kavga edeceğimizi düşünmüyorum sadece belki aynı zamanda tuvalete girme sıkıntısı yaşayabiliriz sabahları. onu da haftalık bölüşürüz muhtemelen ya. ne kadar anlayışlıyım canım kendim.
+1
ruhlardan esinlenen karga
(25.03.26)
Hayir.

Ben tek cocuk oldugumdan midir nedir çok Baskin, garip takintilari olan ve dedigim dedik biriyim.
Beni alan turnayi gözünden vurdu valla fkffkfk
-3
Purple life
(25.03.26)
en büyük kavga temizlik, ses ve misafir konularından çıkabilir.
ben temizim düzenliyim ev arkadaşımın da öyle olmasını isterim.
sürekli ses varsa yine sıkıntı.
bana sormadan eve sürekli misafir getirirse yine sorun.
ev arkadaşı olunmaz en yakın arkadaşla bile zor bence.
0
jelly bear
(25.03.26)
Çok iyi geçiririm. Benimle ortak yaşam mükemmel olur, bunu gerçekten kendimi tanıyan biri olarak söylüyorum kibir değil yani.

Her şey düzenli önceden belirlenmiş olur. Hastaysa her işi yaparım, ona yaptırmam mesela.
-1
rock n roll
(25.03.26)
keşke benim gibi bir ev arkadaşım olsa...
düzen tertip benim için hobidir.
0
eurhka
(25.03.26)
Kendimle ev arkadaşı olmayı çok isterdim. Bir kez olsun arkasını benim toparlamayacağım birisine denk geleyim ya ben de!
0
kullanicadi
(25.03.26)
kendimle çok iyi anlaşırdım çünkü titizim tertipliyim evi dagınık görmek istemem. bulasık istemem sağda solda eşya istemem her şey nizamidir. eksik varsa hemen gideririm, tamirat tadilat işlerini yapabildiğim kadar yaparım. dengeli beslenirim yediğime içtiğime dikkat ederim vs.

ama herkesle anlaşamam buna eminim. o yüzden tek yaşamayı yeğliyorum.
0
koela
(25.03.26)
Relax bir insan olup da kendiyle yaşamak isteyen yok galiba.
Sadece düzenliler istemiş.
Halbuki rahat insan hiçbir şeyi sorun etmez.
-2
🌸michael_knight
(25.03.26)
nefret ederdim ngl. en büyük sınırlarımdan biri özel alanım. bugüne kadar bir kişinin 2 günden fazla kalması beni rahatsız etmedi onla da birkaç sene sonra evlendim zaten.

kendim yapmak istediğim ama yapmadığım şeyleri diğer ben yapmadığı zaman sinir olurdum.
0
aguen
(26.03.26)
(10)

Ne zamanlar okursunuz?

AlsterWasser
Okumalarınızı (iş gereği olanlar hariç) gününüze veya daha genel anlamda hayatınıza nasıl entegre ediyorsunuz?bu soruyu sorma sebebim örneğin bugün öğlen arası boşluğum vardı. bulduğum sessizlik ve yalnızlıktan yararlanmak istedim ve yemek yemek yerine kitap okumayı tercih ettim. her zaman böyle olm
Okumalarınızı (iş gereği olanlar hariç) gününüze veya daha genel anlamda hayatınıza nasıl entegre ediyorsunuz?

bu soruyu sorma sebebim örneğin bugün öğlen arası boşluğum vardı. bulduğum sessizlik ve yalnızlıktan yararlanmak istedim ve yemek yemek yerine kitap okumayı tercih ettim. her zaman böyle olmuyor tabii..çok da aç hissetmediğim için oldu biraz da ama güzel oldu.

açsam okuyamam/çalışamam kabul ediyorum :)

yatmadan önce rutini olanlar, sabah herkesten önce kalkıp iş öncesi okuyanlar...yürüyerek kitap okuyan insanlar da gördüm...

sizde durumlar nedir? hatta burdan çok isteyip okuyamayan insanlara tavsiyelerde de bulunabiliriz.
+2
AlsterWasser
(24.03.26)
İşe giderken ve gece uyumadan önce okuyorum. Gidene kadar bir 20-25 sayfa civarında bitmiş oluyor. Yatmadan önce de sızana kadar okumaya çalışıyorum.
Son bir aydır rutine alabildim gibi görünüyor.
+1
rakicandir
(24.03.26)
gün içinde yaptığım okumadan hiç verim alamıyorum maalesef, aklım sürekli başka yerde oluyor. saat önemli değil ama kafa olarak kendimi vermem, "şimdi oturup bir saat kitap okuyacağım" diyebilmem lazım benim. toplu taşımada, boşlukta vakit geçirmek için en fazla broşür veya 3-4 sayfalık kısa metinler okuyabilirim herhalde.

genelde yatmadan önce okuyorum. hem beyni dinlenme moduna alıyor hem de telefonla uğraşmamış oluyorum. onun dışında hafta sonu öğleden sonra mesela güzel oluyor vakit varsa şöyle 1-2 gibi bi köşeye oturup okumak. kritik nokta beynimi belli bir süre kitap okuyacağıma, şu an başka bir şey düşünmemize gerek olmadığına ikna edebilmem.
+2
der meister
(24.03.26)
Benim öyle belirli bir zaman dilimim yok. Ben, oturup örneğin 1 saat kesintisiz okuyamıyorum. Kendime göre bir sistem oluşturdum.

Her saat başı iki ya da üç sayfa okuyorum. Saat 7' de kalktım diyelim, iki ya da üç sayfa, saat 8' de iki ya da üç sayfa. Bu şekilde akşama kadar epey okumuş oluyorum. Bu doğru bir sistem değildir belki ama dikkatimi ancak bu şekilde verebiliyorum.

Bir de tekrar söylemek istiyorum bu grup gerçekten çok güzel oldu. İhtiyaçmış resmen 😀
+2
rock n roll
(24.03.26)
Sabahları epey erken uyanıyorum, okumak için en güzel saatler de sabah saatleri oluyor. Onun dışında sesli kitap ile yürüyüşü birleştiriyorum. Bazen sırf kitap dinlemek için yürüyüşe çıkıyorum.
+3
thracia
(24.03.26)
E Kitabın özelliği ve güzelliği sayesinde her an ve her yerde okuyabiliyorum.
Çorba karıştırırken bile.
+1
Mirket
(25.03.26)
Şu sıralar kızımı uyutunca okuyabiliyorum sadece. Çalışırken de öğle aralarında ya da boş derslerimde okuyorum.
+1
sadakatsiz
(25.03.26)
Yolda çok iyi okuyorum, toplu taşımada kitap okumak ortamdan soyutlanma anlamında çok iyi geliyor.
Kafede kahve içerken okumayı severim, açık alanda okumak iyi hissettiriyor, bazen deniz kenarında bir yerde oturup okurum.
Evde okumaktan hoşlanmıyorum ama zorluyorum kendimi umarım alışırım.
+1
mutekebbir
(25.03.26)
Toplu taşımada okurum hep. Onun dışında belli bir saatim yok. Genelde sabah rutinini müteakip oluyor. Dışarıda bir şey beklerken de okurum. Sürükleyici bir şeyse, bitirene kadar sürekli okuduğum (günde 18 saat) da olur. Araç kullanırken, iş yaparken ve uykuya dalarken sesli kitap...
+1
yadigar
(25.03.26)
istanbul'dayken toplu tasimada okurdum. simdilerde toplu tasimam 5-6 dk suruyor, oy uzden kitap okumaya degmiyor. uyumadan once yarim saat okuyorum, reels kaydirmaktansa daha faydali oluyor.
+1
fakyoras
(26.03.26)
toplu taşımada, yolculukta ve sabahları ortam sakinken kitap okuyabiliyorum genellikle.
+1
a7x
(30.03.26)
(32)

Duyurunun hayatiniza bi etkisi oldu mu

üğpoıuy
Nasil?"Burayi hayatimi etkilicek kadar ciddiye almiyorum yeaa"cilari su taraftan alabiliriz, tesekkurler
Nasil?

"Burayi hayatimi etkilicek kadar ciddiye almiyorum yeaa"cilari su taraftan alabiliriz, tesekkurler
+1
üğpoıuy
(24.03.26)
Çocuğumun annesini buradan buldum dahası var mı :)
+8
chicha_v2
(24.03.26)
15 yıldan fazla buradayım sorduğum soruların %96'sına cevap gelmiştir. %4'ü de ultra spesifiktir.

sözlük hesabım duyuruda ismi lazım değil kişi tarafından banlanmış olmasaydı muhtemelen top soru soran kişiydim.

thanks duyuru. you are the one!
+4
duyurukullanıcısı
(24.03.26)
@duyuru, e banlanan nikler geri alinabiliyordu
+2
🌸üğpoıuy
(24.03.26)
eşimi buldum, hayatıma etkisi çok büyük
+6
kaptan maydanoz
(24.03.26)
ilk uzun ilişkimdeki sevgilimle burada tanıştım, hayatımdaki kariyerime yön veren ilk işimi buradan buldum, ilk kiraya çıktığımda da evi buradan buldum.
+3
the man with no name
(24.03.26)
ben de eşimle duyurudan tanıştım. en büyük etkisi bu tabi.
bi de eczacı arkadaş edindim mesela onu da sağlık danışmanı gibi kullanıyorum sağolsun.
hala mesajlaştığım bi iki arkadaşım daha var.
+6
elorelia
(24.03.26)
Olumlu yönde etkileri oldu tabii ki.

Hiç bilmediğim şeyleri öğrendim sorulan sorulardan. Benim sorularıma da güzel cevaplar geldi. Bazen çok motive edici ve iyi hissettiren cevaplar da oldu. Umarım benim de iyi hissettiren cevaplarım olmuştur.
+1
rock n roll
(24.03.26)
2012-2014 sonuna kadar 2.5 sevgilim oldu buradan. Sonrası online soru cevap ilişkisi.
-1
gabe h coud
(24.03.26)
yıllar önce sorduğum bir gönül işi sorusuna aldığım cevaplar sayesinde aydınlanma yaşayıp bir beladan kurtulmuştum. sağolsunlar.

onun dışında çok komik adamlar var. ekrana çay püskürttüğüm konuşmalar yapıyoruz.

zaman zaman mesaj atanlarla buluşuyoruz. öyle işte.
moda deniz kulubü gibi müdavimci bir yer oldu benim için.
+2
yurtsuz john
(24.03.26)
belki 50 tane kadın düşürmüşümdür buradan
-17
runaway
(24.03.26)
Eskiden vardı artık miyadı doldu. Nostaljik tadı dışında geriye bişey kalmadı. İşsiz, adam olmaya niyeti olmayan erkekler, gergin, ilgi görmeyen feministler kaldı sadece.
Ben biraz daha kalırsam ben de onlara katılacağım.
-1
mimikikili
(24.03.26)
Mükemmel bir dost edindim. Öpüyorum kendisini :)
0
sadakatsiz
(24.03.26)
22-23 yasina kadar cok oldu.
Yasadigim ülkeyi secmemde de etkisi oldu. Isvicreye falan gidicektim. Burda biri 10 yilda vat alindigini söylemisti de vazgecmistim.
Iliski tavsiyesi de aldim.
Yatirim tavsiyeleri dişinda her türlü tavsiye alinir burdan.
0
Purple life
(24.03.26)
seneler önce yurtdışına taşınırken önemli konularda yardım edenler olmuştu. biri orda yaşıyordu zaten ve oraya gidince en iyi arkadaşlarımdan biri olmuştu.

onun dışında burdan edindiğim bilgilerin ve binlerce kişiye de yardımımın dokunmasının bir etkisi olmuştur sanırım.
+4
ermanen
(24.03.26)
Kaleci abim spor ve beslenme ile ilgili tüm cehaletini göklerden Deus ex machina gibi gelip düzelttikten sonra yok oldu, bana en olumlu etkisi bu oldu.
+1
kizil karga
(24.03.26)
ekşi sözlük ile aynı değildi bir zamanlar duyuru chat denince farklı bir çekirdek grup vardı o gruptan dostlar edindim,kız arkadasım da oldu bir zamanlar.Yaş aldıkça okuma,yazma,konuşma üzerine bir üşengeçlik demeyim ama konuşmak bir insana zor geliyor.İnsan konuşurken birinin seni dinlemesini karşıdakinin de aynı sabırla sana cevap vermesini özlüyor.
Şimdi millet bir şeye cvp verip götünü dönüp telefonundan stalk yapmaya devam ediyor
duyuru da beni dinleyen çok insan oldu bu yüzden seviyorum burayı
+1
smokee
(24.03.26)
buradaki bazı duyurucuların görüşlerine saygı duyuyorum. belli kararlarımda etkili oluyor. her gün girip bakıyorum. demekki hayatımda yeri var.
+1
mikahakkinen
(24.03.26)
Kurulduğu günden bugüne kullanıyorum. Bazı dönemler her gün saatlerimi geçirdim. Aylarca girmediğim de oldu. Sitenin altın döneminin geçtiği de hakikat. Benim için en belirgin tarafı, yıllar içinde verdiğim cevapları okuyup nostalji yaparken, karakterimdeki değişimleri gözlemlemek oluyor.

Bir kısmı çok iyi ve yardımsever çok duyurucu ile tanışıklığımız, alışverişimiz, yardımlaşmamız ve kısa süreli irtibatlarımız oldu ama burası vasıtasıyla bir dost, ahbap, sevgili gibi uzun vadeli ilişkilerim olmadı. Duyurunun hayatımda kaydadeğer ciddi bir etkisi olmadı. Eskisi kadar olmasa da iş görüyor. Alışkanlık oldu, konfor alanı...
+1
yadigar
(24.03.26)
En yakın dostumla burada tanıştık bana onu getirmesi bile yeterli, onun dışında dönemsel arkadaşlarım oldu kimseyle sıkıntılı bir süreç geçirmedim gayet tatlılardı.

Bir dönem (harita ve moovit yokken :)) adres konularında mükemmel yardımlar aldım.

Artık çoğu konuda Chatgptden yardım alsam da özellikle bireysel deneyim konularında yine ilk koştuğum yer burası oluyor.

Bir de yıllar evvel daha buralarda engelleme yokken benim ismimi görünce hoşlanmadıklarını sezdiğim kullanıcılar vardı bilerek bana yardım etmediklerini fark ettiğimde yedek hesap açıp sormaya başladım ve tam da o kişilerin yedek hesabıma canla başla nasıl yardım ettiklerini gördüm, gerçek beni sevmeseler de ben onların iyi insanlar olduklarını biliyorum ve seviyorum :)
(Ben de iyi bir insanım neden beni sevmediniz bilmiyorum :))
0
mutekebbir
(24.03.26)
belirgin bir etkisi olmadi sanirim. 18 yil 10 aydir buradaymisim. belirgin olmayan cok etkisi olmustur tabi. ama burdan arkadas, sevgili, es edinenlere de bir ozendim su an. evliyim tabi, sevgili falan aramiyorum. ama burasinin guzel gunlerinde neden hic arkadas bile edinmedim diye biraz hayiflandim. tabi benim asosyalligimden muhtemelen. artik ben yaslandim ve duyuru da eskisi gibi degil, o yuzden bundan sonra ihtimaller daha dusuk.
+1
lemmiwinks
(24.03.26)
tanıştığım ve birkaç defa görüştüğümüz insanlar oldu. bir iki duyuru buluşmasına katıldım. onun dışında gündelik kafa dağıtma amaçlı kullanıyorum.
0
orpheus
(24.03.26)
evlenenler, sevgili yapanlar; bizde saf saf sorularımızı soralım :))
+6
sweetoffice
(24.03.26)
güzel arkadaşlıklar edindik bundan öte kırmızı çizgimize hiç ulaşmadı duyuru
0
basond
(24.03.26)
Bazı konularda ufkumu açan sorular/cevaplar görüyorum. Buradan görüp araştırdığım çok şey oldu.
+3
umutt
(24.03.26)
10 yıl önce buradan bir kız arkadaş edinmiştim ve ilk uzun süreli ilişkim olmuştu.
Yine beş kuruşsuz kaldığım bir dönemde birisi bana kullanmadığı ram'ini yollamıştı, inanılmaz makbule geçmişti.
Bunun haricinde yüksek lisans yapmaya çalıştığım bir dönemde buradaki öğretim görevlisi arkadaşlardan güzel öğütler almıştım.
Telegram grubumuzda fırsat olsa Divriği'de komün hayatı kuralım diyeceğim insanlar tanıdım :)

İyi ki varlar, iyi ki sizi tanımışım!
0
rakicandir
(24.03.26)
iki sevgilimle duyuru'dan tanıştım. defalarca ev arkadaşı buldum/oldum. yer-yön olsun, hayat tavsiyesi olsun hemen her konuda çok değerli kazanımlar elde ettim. bir keresinde bilgisayarım bozulmuştu ama iş için bilgisayara ihtiyacım vardı, buradan bir abiyle buluşmuştuk, kendisi bana geçici olarak bilgisayar vermiş ve yakın zamanda doğum günüm olduğunu öğrenince bir kutu baklava almıştı. balat'ı ilk kez onunla buluştuğumda görmüştüm mesela. ben çok çekingen ve kaçıngan bir adam olduğum için "sağol abi" demenin ötesine geçememiştim, bir daha da hiç görüşmedik zaten ama benim için inanılmaz kıymetli bir jestti. hiç tanımadığı etmediği üniversite öğrencisiyle buluşup vakit geçirmiş, bilgisayar vermiş üstüne böyle bir jest yapmıştı. şahaneydi.

yani açıkçası duyuru olmasa hayatım çok farklı olur muydu bilemiyorum ama ben platformdan razıyım ya, güzel şeyler oldu. çok şey öğrendik. burası eskiden 20 aktif kişinin bulunduğu, onların yarısının da akıl hastası olduğu bir yer değildi zaten. burada vakit geçirmiş her insanın öyle veya böyle fayda gördüğüne inanıyorum. güzel bir camiaydı.

kaldı ki ben bunları genelde pek sevilmeyen, sivri dilli olduğu için eleştirilen, çoğu insanın "uyuz" olduğu bir duyurucu olarak söylüyorum. diğer duyurucuların tecrübesi çok daha olumludur muhtemelen.

artık bu platformu her şeyi açacak kadar samimi göremiyorum maalesef, neblim duyuru'dan ilişki ya da kariyer tavsiyesi filan almam mesela ama ben 19 yaşındayken burada yol gösteren abilerim/ablalarım olmuştu, güzel zamanlardı.

kısacası duyurusuz da yaşardık ama duyuru'yla daha güzel yaşadık :)
+2
der meister
(24.03.26)
oldu. birçok çözemediğim soruya buradaki insanlar hiçbir çıkarı olmadan çözüm bulup beni bazen çok büyük zorluklardan kurtardılar. Birkaç kere kötü dönemlerimde buradan bazı arkadaşlar önerileriyle, dertleşmeleriyle destek oldular. iyi ki var duyuru.
0
biravekahve
(24.03.26)
duyuru en sevdiğim sosyal platform diyebilirim. görece kapalı ve bilinmeyen bir komünite olması insanda bir güven hissi oluşturuyor. bir de kim akıl ettiyse şu tik olayı çok güzel bir şey. insanda söylediği şeyin dikkate alındığı hissini oluşturuyor.
0
nickini degistiren yazar
(25.03.26)
kedimi buradan buldum. 12-13 yıl oldu benim için hayatımın en önemli parçalarından biri.
onun haricinde en kötü zamanlarımda buradan bana destek olan çok kişi oldu. büyük bir kısmını ismen bile hatırlamasam da hepsine ayrı ayrı teşekkürlerimi borç bilirim.
onun haricinde duyuru kesinlikle eskisi gibi bir yer değil, olacağını da düşünmüyorum.
0
denizgonen
(25.03.26)
@denizgonen, duyuruyu acarkenki motivasyonum ilk iki cumlen aslinda. Hayat gorusumu sekillendirmede etkisi buyuk oldu :) sozlukle birlikte. Ayrica burada, normalde asla denk gelemeyecegim insanlarla etkilesimde bulunup farkli deneyimler (aktivite xd) yasadim. Compu cok saol iyki yabmissin :)
0
🌸üğpoıuy
(25.03.26)
@üğpoıuy
KeNdimi değil, kedimi yazıyor. Doğru okudunuz, değil mi? Hayatının büyük parçası olan duyuru değil de kedisi diye anladım ben.
0
yadigar
(25.03.26)
@yadi, Aiyy tesekkurler ;)
0
🌸üğpoıuy
(25.03.26)
(22)

son günlerde ne okuyorsunuz?

rakicandir
Ben azar azar olacak şekilde aşağıdakileri düzenli okumaya çalışıyorum+ Darwin (iş Bankası yayınları)+ Mülksüzler (le guin)+ Bilgiyle Sohbet (Celal Şengör)+ Felsefe Tarihi (nigel warburton)
Ben azar azar olacak şekilde aşağıdakileri düzenli okumaya çalışıyorum
+ Darwin (iş Bankası yayınları)
+ Mülksüzler (le guin)
+ Bilgiyle Sohbet (Celal Şengör)
+ Felsefe Tarihi (nigel warburton)
+1
rakicandir
(22.03.26)
Moon Palace - P.Auster (hastasıyım...)

Modern Sanatın Kısa Tarihi - E.Osman Erden
+1
AlsterWasser
(22.03.26)
calikusu - ise yolda giderken okuyorum. trenle gittigim icin cok keyifli oluyor.
the 48 laws of power ayni zamanda. hala bitmedi :(
0
Purple life
(22.03.26)
tüfek mikrop ve çelik kitabını okuyorum. tarih cahili olduğum için epey öğretici oluyor benim için. ama oldukça eleştiri alan bir kitapmış tarihçiler tarafından. yine de artık başladım bi kere mecbur bitecek :')
+1
pide
(22.03.26)
Sevgili Arsız Ölüm- Latife Tekin birkaç gün önce bitirdim

Bu Hikaye Senden Uzun Osman - Aylin Balboa az önce bitti :)

The Rithmatist - Brandon Sanderson sırada bu var. 10 yaşında oğlum okumak istedi, Harry Potter'a benzeyen kitaplar var mı diye sormuş gpt'ye. Gpt bunu önermiş. Önce ben okuyayım onayımdan geçerse ona da okuturum🙈
+2
kullanicadi
(22.03.26)
Geceye bürüneceğim - sir terry pratchett
+1
sadakatsiz
(22.03.26)
terry eagleton, after theory.
bu akademisyenin çok akıcı bir dili var, kültürel çalışmalar ile ilgileniyorsanız kitaplarını öneririm.
+2
eileengray
(23.03.26)
Asimov 'dan Vakıf'a başladım.
+2
Amaranta ursula
(23.03.26)
civil disobedience and other essays - henry david thoreau
iran-israil savasi'nda güzel bir okuma oluyor.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.03.26)
Dorian Gray'in Portresi - Oscar Wilde

Bu arada bu grubu kurduğun için teşekkürler
+3
rock n roll
(23.03.26)
Agamben-Kutsal İnsan.
0
tiredofwaiting
(23.03.26)
Gurur ve Önyargı
Bomboş bir roman. Tavsiye etmiyorum.
-4
auroraaurora
(23.03.26)
saygın ersin'in yedi kartal efsanesi serisine devam ediyorum, şu an son kitabındayım.

yerli fantastik bir seriyi ilk kez okuyorum ama sevdim mi sevmedim mi, henüz çözemedim. sanki yapay bir evren gibi, bir yandan da "fantastik dünya böyle olmaz mı zaten?" diyorum.
0
m e b
(23.03.26)
savas sanati - sun tzu
+1
baldur2
(23.03.26)
Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş
Bitmesine az kaldı. Bitince Şibumi'ye sıra gelecek.
+2
egerbiryolcu
(23.03.26)
Falih Rıfkı Atay-Zeytindağı
Daha yeni Günübirlik Hayatlar'ı bitirdim.
+1
umutt
(23.03.26)
Tatil Kitabı - Mahir Ünsal Eriş
0
nyist_
(24.03.26)
Koku: Bir Katilin Hikayesi - Patrick Süskind
+1
matilda
(27.03.26)
Ruhsallık Üzerine Denemeler - Ergün Arıkdal
Şimdinin Gücü - Eckhart Tolle
Esrarname - Feridüddin Attar dönüşümlü okuyorum.
+1
sinematikcrop
(27.03.26)
yarım bıraktığım çokça kitabın ardından bunun da kaderinin aynı olmaması ümidiyle,
Iza'nın Şarkısı - Magda Szabo
0
katalitik
(27.03.26)
Engin Gençtan - Hayat (İnsan Olmak kitabını beğenip almıştım ama bunu biraz dağınık buldum yine de okumaya devam ediyorum)
+1
ekimoloji
(31.03.26)
yapraklar evi - mark z. danielewski yi okumaya başladım bugün. poe, gizem, korku, bilinmezlik, tekinsizlik sevenlere şiddetle öneririm.
+1
lüzumsuz adam
(02.04.26)
Yitik Dünya - Tom Sweterlitsch

Bilim Kurgu romanı. Pek okumam ama riske girip okumak istedim.
+1
put it in your appropriate place
(02.04.26)
(7)

Taze anket geldi. Nene/anneanne-babaanne

üğpoıuy
Anne ve babanizin annesine nene mi derdiniz, anneanne babaanne mi?
Anne ve babanizin annesine nene mi derdiniz, anneanne babaanne mi?
📊 Hangisi

Bu anket sona erdi. 60 oy kullanıldı.

0
üğpoıuy
(22.03.26)
Anneanne ve babaanne
0
rock n roll
(22.03.26)
Yabancı birine tanıtma amaçli anneannem derim. Ama ev içinde kendisine hitaben veya yakınlarıma bahsederken nene derim. Nenoo da derim. Anneanne çok uzun hissettiriyor sağlığından ve yaşindan dolayı kendisine çok sık hitap etmemiz gerektigi için de nene çok pratik oluyor.
+1
egerbiryolcu
(22.03.26)
Anneanne ve babaanne. Onların annelerine koca nine.
0
black holes in the sky
(22.03.26)
Nine, onların annelerine verilen isim bizde. Herkes için öyledir zannnediyordum, öyle değil mi? Herkes için öyle değilse hemen Twitter’da “ilk x şokunuz” sorularından birine cevap yazayım bunu.

Anneannenin annesi veya babaannenin annesi.
+1
michael_knight
(22.03.26)
Anneanne-babaanne diyoruz ama üçüncü bir kullanım örneği olarak "ebe" Hatta "aba"Gerçeği var. ( doğurtan kadın anlamının dışında) şimdiki nesil değil tabi ve örneklemim iç anadolu yöresi. Tabi ulusal çapta bir kullanım olmadığı için spesifik.
0
wilhelmwasmuss
(22.03.26)
Ulusal çapta nesillerdir herkes kullanıyor aslında küfür ederken. Ama onu "doğurtan kadın" zannettikleri için anaya sövmek kadar etkili olmuyor.

Evet anneanneninkinden bahsediyorlar.
0
kibritsuyu
(23.03.26)
anneanne, babaanne
anneannenin annesi= nine
babaannenin annesi = büyük babaanne
0
mezzosprite
(23.03.26)
(41)

Ekşi Duyuru'ya yeni bir özellik geldi: Gruplar

compumaster
Artık kendi topluluğunuzu oluşturabilirsiniz. Reddit'teki subreddit mantığına benzer şekilde, herkes ilgi alanına göre bir grup açabilir ve o grubun içinde duyuru paylaşabilir.Gruplar nasıl çalışıyor?Üst menüdeki Gruplar sekmesinden mevcut grupları görebilir, gruplara katılabilir veya kendi grubunuz
Artık kendi topluluğunuzu oluşturabilirsiniz. Reddit'teki subreddit mantığına benzer şekilde, herkes ilgi alanına göre bir grup açabilir ve o grubun içinde duyuru paylaşabilir.

Gruplar nasıl çalışıyor?

Üst menüdeki Gruplar sekmesinden mevcut grupları görebilir, gruplara katılabilir veya kendi grubunuzu oluşturabilirsiniz. Her grubun kendine ait bir sayfası, üyeleri ve yöneticileri var.

Grup oluşturmak için hesabınızın en az 6 aylık olması, en az 5 duyuru ve 10 cevap yazmış olmanız gerekiyor. Bu sayede spam grupların önüne geçmeyi hedefliyoruz.

Her grubun bir kısa ismi var ve /g/kisa-isim şeklinde erişilebiliyor. Grup adı sonradan değiştirilebilir ama kısa isim kalıcı.

Grup içindeki duyurular ana sayfada (bugün, her bir şey) görünmüyor. Sadece grubun kendi sayfasında listeleniyor. Kategoriler (soru, duyuru, müzik vs.) gruplardan bağımsız, aynen devam ediyor. Bir duyuru hem bir kategoriye hem bir gruba ait olabiliyor.

Gruplarda üç farklı görünürlük ayarı var:

- Sadece üyelere: Üye olmayanlar içeriği göremez
- Herkese açık görünüm, sadece üyeler yazabilir
- Tamamen açık: Herkes görebilir ve yazabilir

Grup sahipleri kendi moderatörlerini atayabilir. Grup moderatörleri duyuruları sabitleyebilir, üyeleri çıkarabilir veya yasaklayabilir ve üyelik başvurularını onaylayabilir.

Grup içindeki şikayetler site moderatörlerine değil, grup yöneticilerine gidiyor. Yani bir duyuruyu bildirdiğinizde bunu grup sahibi ve moderatörleri değerlendiriyor.

Site moderatörleri tüm gruplara erişebilir, uygunsuz grupları yasaklayabilir ve sahipsiz kalan grupları yönetebilir.

Gruplarım bölümü sol panelde kategorilerin altında görünüyor. Üye olduğunuz gruplardan en son duyuru paylaştığınız 5 tanesi orada listeleniyor.

Bu özellik henüz yeni. Eksikler ve hatalar olabilir, geri bildirimlerinizi bekliyorum. Keyifli gruplar oluşturmanız dileğiyle.
+7
compumaster
(20.03.26)
''Site moderatörleri tüm gruplara erişebilir, uygunsuz grupları yasaklayabilir''

istemem eksik olsun
-13
yurtsuz john
(21.03.26)
grup kurup silsen bile sağdaki GRUPLARIM menüsünden silinmiyor.
0
co2s2
(21.03.26)
Olumlu bir gelişme gibi görünüyor ama biraz erken sanırım. Bunun yerine ana sayfada açılacak duyurulara yeni kategoriler eklense daha iyi gibi yoksa ana sayfadaki hareketlilik azalacak. Zayen azalmıştı .

Zamanla açılacak gruplar gözümün önüne geldi de :)
zurna, beginner, ayna , yalnızlar, boomer, Z kuşağı, depresyondakiler, kripto, reddedilenler, batıda bohem doğuda derbeder olanlar, alış veriş rehberi, karşı cinse nasıl yürüsem?..

Neyse..hep deriz duyuruda nitelik öne çıkmalı .
+2
diyecevaplandı
(22.03.26)
compü çalışıyor, helal olsun compü!
-1
duyurukullanıcısı
(22.03.26)
compü angelusun yaptıklarını böyle unutturacağını sanıyor galiba. siteye eklediği yeni özellikleri kendisi ekibiyle takılabilir, bizlik bir şey yok.
-9
Rondak
(23.03.26)
Üye olmayanların giremeyeceği, göremeyeceği grup duyuruları ve cevaplarını , son cevaplananlar başlığında da göremezsek iyi olur.

Kendileri çalıp kendileri oynasın. Görmeyelim hiç.
+1
Mirket
(23.03.26)
Gruba nasıl gireceğim. Moda mı mesaj atmak gerekiyor
-1
tolgan
(23.03.26)
Katil dugmesine basiyorsun uyelik onayi gerekirse soyluyor. Sahibi onayliyor.
0
🌸compumaster
(23.03.26)
Reddit'te gruplara onaysız üye olabiliyorsun. Üye olmadan içeriği görebiliyorsun. Grupların akışına gelmesi için taglemek gibi bir şey. Burada akış için content ve kullanıcı az. Kapalı gruplar, onay süreci etkileşimi azaltır diye düşünüyorum.
+1
gabe h coud
(24.03.26)
Gruplara eklenen sorular tarayıcıdayken ana sayfaya düşmüyor, fyi.
0
Bruce
(25.03.26)
Anlamadim?
-1
🌸compumaster
(25.03.26)
Edit: Duzeldi. Tesekkurler compu.

Telefondaki browserdan girince layout degismis sanirim, sagdaki dropdown reklamin arkasinda kaliyor veya acilmiyor tam. sekmelere erisilemiyor. ios.
0
eileengray
(25.03.26)
Bildirim özelliği de gelmiş. Sağ üst köşede zil işareti var.
0
rock n roll
(25.03.26)
gruptaki mesajların ana sayfa akışına düşmemesi gerekiyor zaten. bug değil, özellikle öyle.

asıl; uygulamada ana sayfada çıkıyor olması bug. daha doğrusu grup özelliğinin uygulamaya henüz entegre edilmemiş olmasından kaynaklı.
0
kibritsuyu
(25.03.26)
dediğinize cevap olarak, grup üyelerinin akışına kesin düşmesi gerekmez mi? yoksa sürekli gruplarımıza girip girip soru var mı diye kontrol etmemiz gerekiyor. redditte bile üyeysen önüne düşüyor.
+1
eileengray
(25.03.26)
Gruplar sayfasina gidersen dusuyor tum gruplarin orada
0
🌸compumaster
(25.03.26)
bildirimlere de düşüyor, zilin üstünde sayı yazıyor, tıklayınca hangi grupta ne olmuş gözüküyor.
0
kibritsuyu
(25.03.26)
bildirimler çok karışık bu aşamada, sadeleşirse dediğiniz olur tabii. mesela mesaj gelince hem mesaj ışığının yanması hem de bildirim gelmesi gereksiz geldi, bildirim kısmında yer kaplıyorlar ve diğer şeyler gözden kaçıyor. telefonda görmek daha da zorlaşıyor. bildirimden girmezsek bildirim sayısı düşmüyor vb. gibi şeyler.

bir de gruplarda ve ana akışta aynı sorular açılmak zorunda kalınacak. herkes üye değil sonuçta. hatta az kişi olduğundan grup kullanımı gereksiz gelmeye başlayacak. duyuruya rakip bir mini duyuru gibi olmuş. bence grup duyuruları üyelerinin akışına düşmeli.
0
eileengray
(25.03.26)
biraz önce müzik grubunda bir duyuru açacaktım ama alışkanlık normal duyuru açıp kategoride müzik seçtim. grupta açılmamış oldu valla sil tekrar yükle yapmak da istemedim.

bence duyuru açarken kayıtlı olduğumuz grupları da seçme şansı olsa direkt o grup sayfasında da çıksa iyi olabilir. tag gibi.

ama yapılabilir bir şey mi bilemem. yine de her şey için teşekkürler
0
AlsterWasser
(25.03.26)
Tek bir grup açma hakkı mı var?
0
tithousand
(26.03.26)
her 24 saatte, evet.
0
🌸compumaster
(26.03.26)
compu merhaba, kapalı bir grupta günler önce açtığım bir duyurunun üye olmayan bir kişi tarafından bugün akışta göründüğü söylendi. Mümkün mü böyle bir şey?

www.eksiduyuru.com
0
eileengray
(26.03.26)
Saçma. Beğenmedim.
Zaten 200 kişiyiz. Bu 200 kişinin 100 tanesi de 10’lu 20’li gruplar içinde takılacaklar kalacak 100 kişi.
E hareket azalınca o 100 kişi de gidecek.

Bu grup özelliği faydalı değil bilakis zararlı bence şu aşamada.
10 bin kullanıcı her gün ziyaret ettiği zaman belki gerekebilir.
0
michael_knight
(26.03.26)
android uygulamasına henüz grup özelliği entegre olmadığı için, uygulamadan girenlerde grupta yazılanlar da akışta çıkıyor. muhtemelen uygulama kullanan biri orada gördü.
0
kibritsuyu
(26.03.26)
Aslında kendisine uygulama üzerinden mi diye sordum, browserdan girmiş. bug o zaman herhalde?
0
eileengray
(26.03.26)
ha bir de browser'da akışta değil ama son cevaplananlar penceresinde çıkıyor. belki onu söylüyordur.

ben mod olduğum için dahil olmadığım grupta yazılanları da görebiliyorum, o yüzden tıklayınca açılıyor. ama herhangi bir kullanıcı son cevaplananlarda gördüğü kapalı grup duyurusuna tıklayınca ne çıkıyor bilmiyorum. pasta dilimi çıkıyor olsa gerek.
0
kibritsuyu
(26.03.26)
Bana tam adım adım ne gördüğünüzü ve ekran görüntüsunu paylaşın lütfen zor bulması yoksa bana
0
🌸compumaster
(26.03.26)
Onaylık gerektirmesin özelliği bozuk, çalışmıyor, kaydet diyince uygulamıyor
0
baldan kaymak
(26.03.26)
baldan kaymak duzelmis olmali
0
🌸compumaster
(26.03.26)
Gruplar fasilitesi duyuru tarihindeki belki en kompleks güncelleme olduğu için, eksiği-gediği çok oluyor, normal. (Eline sağlık compu)

Benimkisi bug mı, değil mi bilmiyorum ama, açık grup olan kitap grubuna üye olmamama rağmen, duyurularına cevap yazabiliyorum. Bu, olması gereken şey mi yoksa hata mı?

Şimşek hızında edit: Evet, “herkese açık/herkes yazabilir” seçeneği varmış…
0
yadigar
(27.03.26)
olmamasina yazsini bu sekilde kullanimini ilk kez gordum, cok yaratici, masallah.
+2
🌸compumaster
(27.03.26)
yalnız ekşi duyuru kitap grubu "hiçbir zaman herkese açık herkes yazabilir" olmadı.

"herkese açık, sadece üyeler yazabilir" şeklinde grup.

eğer bu durumda da üye dışı yazılabiliyorsa o zaman belki burda bir bug olabilir.
0
AlsterWasser
(28.03.26)
Ekşi duyuru kitap grubuna hiç üye olmadım. Grup sayfasında üyeler arasında görünmüyorum:
www.eksiduyuru.com
Cevap yazdığım duyuru da burada:
www.eksiduyuru.com
Demek ki bug…

Edit: Üye olmamış olmamın özel bir nedeni yok. Olurum illa ki, şu anda üyle olmadan da görüntüleyip cevaplayabiliyorum nasıl olsa :)
0
yadigar
(28.03.26)
Bu bahsedilen bug tamamen gizli bir grupta da oldu. Bu grupta açılan bir duyuru browserda herkesin akışına çıkmış, üye olmayan birisi de cevap yazabilmişti.
0
eileengray
(28.03.26)
Sanırım üye listesinde sadece ilk 50 gözüküyor şayet bu da bir bug değilse. üye olsan da listede çıkmayabilir @yadigar :D ama bekleriz :)

edit: 50 görüntüleme limiti düzeldi.
0
AlsterWasser
(28.03.26)
bug yazmaya gelmiştim yazılmış daha önce de ama devam ediyor. kullanıcının duyurularına ve verdiği cevaplara girince kapalı gruplardaki gönderiler herkes tarafından okunabiliyor. siteye giriş yapmadan denedim.
+2
mezzosprite
(31.03.26)
duzelmis olmali.
0
🌸compumaster
(31.03.26)
düzelmiş teşekkürler
0
mezzosprite
(31.03.26)
ana sayfada sağ tarafta, gruplarım kısmında yer alan katıldığımız grupların listesinde, eğer herhangi bir grupta yeni bir duyuru varsa o grup ismi renkli görünecek şekilde ayarlanabilir mi?
0
emfuzi
(02.04.26)
Compu bir şey deniyor herhalde, tüm bildirimler gitti.
-1
douchebag
(02.04.26)
yoo?
0
🌸compumaster
(02.04.26)
(14)

Çamaşırda tek tür deterjan kullanan var mı?

substituent
Selamlar,Beyazlara ve renklilere ayrı deterjan kullanıyorum. Chatgpt ye sordum, çok gerek yok diyor. Persilin universal deterjanın çok iyi olduğunu söyledi. Ama koyularda uzun süreçte solma yapabilir diyor. Koyu kıyafetim çok olduğundan emin olamadım şimdi. Sizler nasıl yapıyorsunuz? Tek tür deterja
Selamlar,

Beyazlara ve renklilere ayrı deterjan kullanıyorum. Chatgpt ye sordum, çok gerek yok diyor. Persilin universal deterjanın çok iyi olduğunu söyledi. Ama koyularda uzun süreçte solma yapabilir diyor. Koyu kıyafetim çok olduğundan emin olamadım şimdi.

Sizler nasıl yapıyorsunuz? Tek tür deterjan kullanan var mı aramızda, ya da herkes aslında öyle mi yapıyor :)

Teşekkürler!
0
substituent
(20.03.26)
Tek deterjan kullanıyorum.
0
rock n roll
(20.03.26)
Benim makinem otomatik alıyor deterjanı bu sebeple renkliler için olan deterjanı dolduruyorum deterjan tankına. Tek istisna siyahlar oluyor onlar için de siyahlara özel sıvı deterjanı çamaşırların arasına koyup otomatik deterjan almayı kapatıyorum. Renkliler, beyazlar, 60 derecede yıkadığım havlu-çarşaf için renkli deterjanı gayet performanslı sonuç veriyor.
0
cilekli pasta
(20.03.26)
ben yıkarken de ayırmıyorum renkli beyaz siyah vs. diye. tek tip deterjanla ne varsa birlikte yıkayıp geçiyorum bi sıkıntı yaşamadım.
0
konetsu
(20.03.26)
Hayatımda hiç farklı deterjan falan kullanmadım. Hatta 2 hafta önce ilk defa yumuşatıcı aldım, süpermiş. Arkadaşlarıma bu keşfimden bahsedince 10 dakika kadar ilk insan muamelesi gördüm.
Tek deterjan iyidir.
0
cay koy geliyorum
(20.03.26)
Hangi deterjan kullanıyorsunuz bu arada?
0
🌸substituent
(20.03.26)
Rengine göre ayırmıyorum. Renkli detarjan hangisi ucuzsa onu alıyorum, özel bir marka tercihim yok. Bir sorun yaşamadım şimdiye kadar. Sadece bir tane renk koruyucu mendil koyuyorum, özellikle koyu renk kot vs. varsa anca kararıyor.
0
inheritance
(20.03.26)
Hangi deterjan vegan ve cruelty free ise onu kullanıyorum. Benim için önemli olan tek şey bu.
0
rock n roll
(20.03.26)
genelde sıvı persil alıyorum
migros'ta şu eşantiyon olarak sepette hediyeydi, tekli paket olarak bedavaya geliyordu. son bikaç yıkamada bundan kullandım www.migros.com.tr
0
konetsu
(20.03.26)
Beyazlar için ariel toz deterjan, siyahlar ve renkliler için omo sıvı deterjan kullanıyorum. Beyazlar en iyi toz deterjanla yıkanıyor gibi geliyor.
0
ekimoloji
(20.03.26)
Yünlüler için ayrı deterjan (domol) diğerleri için tek deterjan (bingo).
0
peki madem
(20.03.26)
Her şey için tek sıvı deterjan.
0
black holes in the sky
(20.03.26)
Siyahlara özel sıvı. Diğerlerine omo toz.
0
jackyr
(20.03.26)
Beyaz ve renkliler için aynı sıvı deterjan, tursil leylak bahçesi
0
Hallegadola
(20.03.26)
Beyazları yıkama tekniğim farklı deterjanı da farklı.
Renkliler ve siyahlar için de ayrı ayrı deterjanım var ama tek tür yumuşatıcı kullanırım.
+1
mutekebbir
(21.03.26)
(11)

Renkli Oje Sürenler

AlsterWasser
renkli oje süren arkadaşlar erkek/kadın/diğer farkmaz.ojeli iken evinizde beyaz veya açık renkşi renkli beyaz eşya, dolap, çekmeceleriniz falan oje renginden çiziliyor mu? böyle izler bırakıyor musunuz arkanızda?
renkli oje süren arkadaşlar erkek/kadın/diğer farkmaz.

ojeli iken evinizde beyaz veya açık renkşi renkli beyaz eşya, dolap, çekmeceleriniz falan oje renginden çiziliyor mu? böyle izler bırakıyor musunuz arkanızda?
0
AlsterWasser
(20.03.26)
Hayır.

İyice kuruyunca bulaşmaz. Tam kuruyana kadar dokunmuyorum hiçbir yere :)
0
rock n roll
(20.03.26)
Çiziliyor ve sinir bozucu. Mutfak dolaplarım artık nasıl bir boya mıdır kaplama mıdır bilmiyorum, çıkma da çıkmıyor. Eve artık kırmızı ojeli kadın sokmayacağım neredeyse.
+1
Bruce
(20.03.26)
Hayır, ojenin üstüne kurutucu katman da sürerim ben belki etkisi oluyordur öneririm.
0
mutekebbir
(20.03.26)
Maalesef, top coat bile sursem oluyor :(
Yasanmislik katiyorum diyerek avuntuluyorum kendimi💅
0
tuborg yesili
(20.03.26)
Evet lol
Evin kapisinda falan aralarda kirmizi cizgiler var. Kan gibi duruyor. Oje kuru olsa bile bir yere sürtünce iz kaliyor.

Kitap sayfalarinin arasinda bile var.
-1
Purple life
(20.03.26)
tam tersi oluyor sadece. eşyalar tırnağımı çizip ojeyi kaldırıyor.
0
eileengray
(20.03.26)
Evet özellikle kırmızı ojede kaçınılmaz oluyor. Kitap, duvar, kapı her yerde iz oluyor.
0
ekimoloji
(20.03.26)
kalıcı ojeye geçtiğimden beri böyle bir sorun yaşamıyorum. önceden oluyordu evet.
0
art cat chocolate
(20.03.26)
@eileengray+1
0
Amaranta ursula
(20.03.26)
Arabamın kapı kolu rengarenk çiziklerle dolu
0
kaptan maydanoz
(21.03.26)
Oluyor fakat aseton ile kolayca temizleyebilirsiniz.
0
ruhen hastayim ben
(21.03.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.